29 december, 2014

Hotel

Bu nedir ya

Demek açık büfe. Al al bundan da al. Doldur. Nasıl yer kalmadı. Sıkıştır. DOLDUR N'OLUR YANİ. Yine mi pilav. Ay pilav ve makarnayı yan yana mı koydun ya iğrençsin. Migdesizsin. Giresun'u yiyen kadın gibisin. Allah seni kahretmesin her gün evde zaten makarna yiyoruz ne bu açlık oyunları gibi. Pilavın üzerine yoğurt. Makarnanın üzerine ketçap. Ya sırf tatlılar bitmesin diye burada pilavın üzerine baklava koyan dede gördüm adjkfhgadh. Adam şeker komasından göçüp gidecek diye ödüm kopuyo, yapma yaw gurbanın olayım üç günlük ömrün var zaten ohoff.

Ben böyle mahrumiyet bölgesinde Dubai havasını veren hotel görmedim. Doğa hayatı falan tam benim kafa. Yani seviyorum hani huzur, oksijen girsin biraz beynimize öldük koktuk eksöz gazlarından. Sonra işte çok fazla insan olmayacak etrafında derken abi hotel boş olsun diye duâ da ettiğimi hatırlamıyorum ama şu an 250 kapasitelik doğa kafası yaşamak isteyen bu hotelde 15 kişi var jkahfdg. Ağır sorunluyuz galiba. Buraya gelen "Sıkıldık" diyip kafayı başka dağlara vuruyor.
Hotel'e geldiğimiz ilk gün Master yanıma koştu "Abla Allah aşkına macera banyosu var" dedi. Ne diyon falan dedim. Manyak manyak şeyler aklıma geliyor. MACERA BANYOSU. "Ya işte şimşek falan çakıyor falan zart zurt" anlattı. Gülmekten yerlere yıkıldım. Dedim dalga mı geçiyo lan bu macera banyosu da ne tövbe estağfurullah. Neyse abi ertesi gün oldu koştur koştur kadınlar yüzme havuzuna gidiyorum işte iki banyo yan yana falan. Yan tarafa geçtim abi "MACERA BANYOSU" yazıyor. Dedim Allah kahretmesin hani romantik olacaktı bu ne bu böyle milletin izleyebileceği bir şekilde koymuşlar. Neyse üç tane program var, işte istediğine basıyorsun. "BEN BEN!" diyerek atladım. Girdim abi program 1. Allah belanı vermesin. Kuş sesleri duyuluyor. Böyle suyun rengi değişiyor. İşte şimşekler, gök gürültüsü, yağmur falan derken Emrahın klibini çekmeye başlayacaktım ki: Dım dım dırıdım dım dırıdım .... PROGRAM BİTTİ. Özetle hayatım dedim çektim gittim. Macera dedikleri olaya gel yarappim durduğum yerde üzerime program kurmuşlar hep ele geçiriyorlar şu robotlar bizi. Neyse geçtim işte bilmem ne keşfediyorum her yeri. Sauna gördüm içi 75 derece, iki dakika kaldım çıktım. İçeride ki karılar kocalarını bir birine şikayet ediyor yarappim ben öyle olmim nolur ben zengin olayım ben para konuşmak istiyom ya n'olur dedim. Sauna'yı terk ettim. Karının biri "AY ŞİMŞEK ÇAKIYO GIZ KAÇ GIZ" diye koşarak macera banyosunu terk ettiğini gördüm bak napim şimdi gülimmi ağlıyımmı sen söyle. Yüzdüm falan. Aquapark açıldı. İki tane kaykay koydular. Sence hangisi? AYNEN O. VALLA O. NASIL BİLDİN YA! Abi her hotelde aynı kaykay'ı görmekten bıktım yemin ederim. Biri düz giriyor üstünde gökkuşağı rekleri falan var. Diğeri işte seni turluyor, suya atıyor. Baktım kimse yok. Koca havuzda bir ben. Kayıcam lan dedim. Bildiğin yokluktan yemin ederim 15 dakika boyunca suya cumburlop guluk guluk kendi kendime gülerek kaydım. Ama nasıl var ya "ANNEAĞĞĞ NASIL KAYCAM BAG ALLAHINI BAG BI" diye bağrıyorum. Bu nedir ya dedim. Bu nedir abi nabiyom ben. Baktım içerden sesler geliyor. İçeri yüzdüm tüm teyzeler "SENİ ANAN BENİM İÇİN DOĞURMUŞ" diye anaaaaaa. ALLAHIM. Nasıl kopuyolar. Nasıl. Bu göbek mi yaw, ne bu? Yarappim sarkmış. Ay sarkmış sarkmış bu neyy dedim kaçtım hamama. Lan hamama girdim ayrı bir dert ses geliyor abi "BİR GÜN ÖLDÜRECEEEEKSİİİİN İİHİİHİHİHİN EN SON SONUNDA SEN BENİ". Girdim içeri Allah kahretmesin babanem olabilirdin ne söylüyon böyle de Azraili çağrıyon ya dedim! Döndüm kafamı sesler geliyor lan dedim Azrail mi geliyo harbiden ne bu derken içeri sürüm gibi ÇIPLAK KARILAR. ALLAHIM, ÜZERİME Mİ GELİYORLAR NE BU NE BU YA? Ordu halinde çıplaklar abi ayy Allahım ben böyle olmim n'olur bak ben güzelim heh valla burnum da güzel valla götüm harika ya kalçalarımı seviyom yapma beni böyle. Ben ne günah işledim ki dimi? Ne? Hı. Tamam onu yapmıştım. Anaa onu da yapmıştım doğru tamam neyse ölim ozaman.

En son akşam yemeğinde "Aaa etkinlik mi var?" dedim. Adam söylüyor yanında ki korg çalıyor. "ADINI DAĞLARA YAZDIM YARIM" diye başladı. "Ulan zaten yazacak yer yok dağlardayız" dedim. Sonra adam çok şükür bin şükür seni bana verene dedi. TRABZONU YEMEĞE GİDİYORUM dedim. Ulan istek geldi bir daha söyleyin diye şaka gibi. En son oyun havası çaldı millet salata falan yiyor, pistte hep karılar hep karılar derken girdim aralarına bir de güzel ben oynadım. Oh yandan yandan. Şimdi de burdaaaaaan. Ohhh.

Doğa kafası,
Şüheda Özyar


NOT: Benimle mandalina yer misin?

Milli aquaparkımız:



22 december, 2014

Ne yapsam?

Can sıkıntısı

İlişki durumum: can sıkıntısından ne yapacağımı bilmediğim için gider arkadaşıma "napiyon?" derim. O da "napim" der. Bittii. İşte. Bukadar yani. Öldük resmen kuruduk koktuk yalnızlıktan. Yokluktan geberdik yemin ederip ızdırap içindeyim, Tuğçe Kazaz'ın din meselesi gibiyim "bu gün hangi dini tutsak yaw?". Şükür yani müslümanız yani elhamdülillah da bu Tuğçe Kazaz en son hangi dini tutuyordu? Onun kadar canı sıkılanı görmedim abi. Canı sıkıldıkça din değiştiriyor lan benim canım sıkıldığı zaman alt tarafı kırk kere mutfağa gider "ULAN HİÇ BİR BOK YOK HA YOK" der saya saya çıkarım yani, NAPİM?

Bu kız ne yapıyor abi diye sormayın. Hem sen şu OHÁ berelerini daha almadın mı? Can sıkıntısından bari al Allahını al. Ben mesela can sıkıntısından abi patlıyorum, sıkılıyorum, ruhum beş karış daralıyor giriyorum bir online mağazaya tamam mı. Full gaz alışveriş yapıyorum abi, hepsini sepete atıyorum. Böyle kesin can sıkıntısından sepeti doldurmuşumdur, bir saat boşa gitti yani. Baktım sepet doldu "neyse artık şu sitedende çıkalım" diyorum. Yani alışverişi sonlandırmıyorum. Sırf şu ruh daralması, içim açılsın diye abi bir çok şeyi beğenip sepete atıyorum sonrası fors zaten. Fakiriz. Sepete at at sonra dükkandan kaçar gibi "kapa olm kapa şurayı boş ver" diyorum. Mesela abi can sıkıntısından çarşıya giderim. "AAA ABİ HARİKA YA İŞTE BU!" diye diye elimi dolduruyorum. Giderim prova odalarına ayyyyyyyy hepsi iğrenç duruyor. Abi böyle bok gibi üzerimde duran kıyafet koleksiyonu ömrümde görmedim. Kilo mu aldım ya? HEP BU BASENLER abi kalçalardan kaybediyoruz. Boyum da yok nalet olsun yarappim o içtiğim sütler yanlamasına işe yarasın diye içmedim ya ENİNE BOYUNA derken boy ver istedim. Boy'a gitsin istedim, o girl'da da bok gibi durdu. Bende güzel durmayan kıyafet kimsede güzel duramaz. Konu kapanmıştır. Bir ton kıyafetle girdiğim prova odadan hiç bir şey almıyorum abi. Net bir şekilde, çok class bir şekilde "Hayır, istemiyorum. Çok büyük" diyorum 32 aldığım bedene kadına veriyorum, mendili çantamdan çıkarttığım gibi ağlaya ağlaya çıkıyorum dükkandan çünkü abi mutluluk bu yani. En saf şeylerden mutlu oluruz biz.
Yani can sıkıntısı arkadaşıma "napiyon lan" demek gibi bir şey. Çok yetim bit soru abi, yani diyorum ki "Gurbanın olayım ben bir bok yapmıyorum da sen napiyon Allah aşkına nasıl bir aktivite kuruyon söyle de ben de yapayım n'olur gel beraber sıkılalım öldüm" gibi bir şey. Biz insanlar söylediklerimizden daha çok şey düşünürüz beynimizde. Sokakta gördüğüm insana "Merhaba canım" derim, aklımdan geçenler "Şu kızı bir gün tımarhaneye ben sokacam ben ben valla" mesela. Ama napiyorsun? Hiç valla sen napiyon. Bari bir şey yap. Bana da hiç deme abi bana da yok napim deme. Abi kimse bir şey yapmıyor mu bu dünya da ALLAH AŞKINA, HOBİ'NDE Mİ YOK YA?
Şimdi ben çok yoğunum mesela, çok çabuk sıkılır stresse girerim diye annem bana bir güzellik yapmış tatil ayarlamış Şüşü'süne çünkü Şubat ayından sonra Şüşü'sü yarım sene boyunca İstanbulda olacak. Bu yüzden şu an Balıkesirdeyim. Dağdayım abi, dağdan yazıyorum. WİFİ var şükür valla resmen dağların arasında huzur evi gibi bir hoteldeyim. Neyse gönül kırmıyorum geldik hotele. Abi her yer huzur evi gibi hepsi de bir birine benziyor. Dedim ALLAHIM, neydi benim günahım. Stress atacayım derken abi stresse girdim ben ya! Neyse her gün yemin ederim bak abartısız bir kaç tane otobüs dolusu yaşlı teyzeler geliyor kaplıcalara. UMUDUM yok dedim aralarında benim yaşlarımda bir oğlan olacağından. Ulan akşam yemeğinde içecek bile yok ya okadar yani su ile geçiniyoruz. Kapı gibi para ödedik lan fakir değiliz içeceğim nerde? Yok hanım efendi, sadece su dedi adam. SENSİN SU! Diyemedim. Oturdum. Hortumla çeker gibi her gün su içiyorum şu an asdjkghfajh. Neyse abi ben çok social bir insanımdır mesela, her tür insanla anlaşabilirim tabii ki de burada ki yaşlı teyzelerimle de anlaştım. Yarappim anlaşmaz olaydım. YEMİN EDERİM. ALLAH ÇARPSIN ABİ tüm teyzelerle her akşam altın günü gibi gruplara sokuyorlar beni. Abi konu ÇAY. Şu televizyonda izlediğimiz doktor var ya!! Yaa aklıma gelmiyor ama bak kızım her akşam, her akşam bir kaşık bal, nane, limon, yeşil çay valla çok fit oluyorsun. Bak bana 67 der misin? turp gibiyim turp! Ağlıyorum bu arada abi yani resmen kadın bunu anlatıyor koy verdim anlıyon. Yüzme havuzuna koymuşlar iki tane kaykay, aqua park diyorlar. Kadınlar "GIZ GEL GIZ!" ... "ALLAH AŞKINA COME!" ... "YA KAYICAZ GEL GEL GIZ" diyorlar abi. İşin garip olayı abi ben de koşuyorum yani. Bağırıyorlar. 70 küsür teyzeler "come" diyor ya. "Ayşe yukarı çıkacakmısın?" ... "Yes canım, geliyorum" diyor. Hayatımın özeti abi. İlişki durumum. Hayata karşı bakışım hepsi bu.

En son saldım kendimi hep bu teyzeler gibiyim hotelde. Bornoz falan kafamda havlu saldım mevlam gayıra indim çayıra modundayım tamam mı. Yüzme havuzundan çok leş bir şekilde çıkıyorum abi TRAK! Karşımda imam hatip oğlanlar yurdu mu geldi lan bu ne 25 kişi beni bornozumla yakaladı AKDHFKJAHD. Nereye sıçıyoduk? Ha buraya mı? Iyi ozaman. Kalkalım biz. Gidelim. HANİ LAN BU HOTELE BENİM YAŞIMDA OĞLANLER GELMEZDİ? HANİ! Bu hayatın bana olan imtihanı hep böyle. Hep can sıkıntısı abi hep rezil olan ben. Bi bakıyorum yine ben.

İlişki durumum: Amaan koy götüne gitsin dediğim gün karşıma çıkan 25 imam hatipliler.

Naneli çay,
Şüheda Özyar


NOT: Dağ'da bile Wi-fi var, sen hala neyin tribindesin?

İlişki durumum:

OHÁ bere oha bere

Neeee Şubat ayında İstanbul mu?:
Evet, Şubat ayında altı aylığına Istanbuldayım yani OHÁ bomba gibi geliyor:)

15 december, 2014

OHÁ bereleri

Yeni ürüne merhaba!

OHÁ markanın yeni ürünü OHÁ BERELERİ şimdi satışlarda! OHÁ markanın git gittikçe büyüyen ve OHÁ tişörtleri ile ünlenen bu marka kış sezonu için OHÁ BERELERİ için şimdi olmazsa olmazlarından olarak satışa sunuldu!

Bir çok ünlünün giyindiği OHÁ tişörtleri: Beyazıt Öztürk, Demet Akalın, Buse Terim, Ebru Yaşar ve İbrahim Coşkun gibi isimlerle ürünlerimizi mutlu etmişizdir!

Original OHÁ BERELERİNE sahip olmak için suhedaozyar@gmail.com'a mail atıp sipariş verebilirsiniz!

Daha neyi bekliyorsun?

OHÁ bereleri,
Şüheda Özyar


NOT: Üşüdüm deme, OHÁ yani.





10 december, 2014

Odun

Olmak zorunda mısın?

Öküz öküz. Valla öküz. Sığır ya bırak. Ay verdiği cevabaaaa!!! Yok yok. Beyin yanması yaşıyorum. Allahım yeter ya yeter. Ne mu mallık ya? Ne bu salaklık. Bu danslar bu figürler. Bu cevapsız mesajlar ne bu ya. Duvar gibisin bırak. Ha duvara konuştum ha seninle konuşuyorum. Ölmek istemiyorum Allahım n'olur şu alın yazım Ali babanın çiftiliğini aştı yapma bunu bana ya. Katil olacağım bu gidişle. Keseceğim seni. O seninle konuşan tüm kızları pıcaklıyacağım! SEN KİMSİN?!

Odun olma gurbanın olayım. Yapma bunu. Seni kıskanacağımı düşündüğün için o boşuna ilgi çekmeler yapma etme bak soğutuyorsun beni kendinden. Beni senden soğutma bak ahır olma. Çiftlik olma. Sığır olma. İnsan ol ya. Buluştuğumuz zaman "ne yapalım?" diye sorma, tut kolumdan "BURAYA GİDİYORUZ İTİRAZ YOK!" de. Bak nasıl seviyorum seni. Bak nasıl da DJ Akman dinlemekten vaz geçiyorum. Beni bazı alışkanlıklarımdan vazgeçirenim ol, en çok da beni sana alıştır ama gidenim olma. Bana "hangisi güzel?" diye sorma "Bunu aldım, ben beğeniyorum sen de beğenirsin muhtemelen diye düşündüm" de. Ulan bi değişik ol. Bi tarz yap kendini. Bi Özlem Özden'in erkek versiyonu ol gel ya, Ferrari ol Porsche ol, gelmişsin Fiat Fiat takılıyon kezban gibi.
Şu erkekler hiç romantik değil abiii hiç ya. Bi romantik ol abi bi insan gibi ol. Şu kalbin MSN profil fotoğrafında ki adam gibi sağ tarafında mı ne, ne herşeyi götünden anlıyorsun ya. İlla lesbian mı olak. Adam mı sevmiyek? Sizin yüzünüzden ağaçlara karşı bi sempati tanıyorum yemin ederim. Nerede ağaç görsem "Odun kızım odun" ... "her yerde karşıma çıkıyor" diyorum. Best odun of the world ödülünü sana temsili olarak veriyorum çünkü sığırsın abi.
Siz kızlar sanki hiç odun değilsiniz? Diye düşünen erkeklere karşı cevabım: Sen sevdin de biz odun mu dedik? Napak yani ölek mi? Asfalt mi kemirek? Mazot mu içerek? HİÇ ROMANTİK DEĞİLSİNİZ. En son bir çocuğa sarılmanın nekadar çok güzel olabileceğini anlattım. Öyle sarılırım yok böyle sarılırım diye yazdım. Valla destan yazdım, devran döndü, taş patlı, Kara Para Aşk'da mutlu sonlar yazıldı, İntizar yeniden gişe rekoru kırdı derken çocuk "hmm güzel" diye cevap yazdı. Beni hayattan soğduracak cümleler kurma Yıldız Tilbeyi başına salarım senin!!!! Bir çocuk gelmiş Rap diye bir çocuğun fotoğrafın altına "playboy" yazmış. Nasıl güldüm Allahm anrdm rşmn slk. :) Yani dedim ki çocuk resmen altına şerefsizsin diye yorum yazmış. Afferin dedim beni anlayan var. Şu kendini beğenmiş oğlanlar yok mu yarappim come on! Playboy benim kelime hazinemde şerefsizsin demektir. Tüm kızlar sana bakıyor da sana tapıyormuş da ne yani yıldızlı bir göt olduğunu mu herkese duyurmak istiyorsun. SEN KİMSİN? Bu soruya bayılıyorum abi, bi özgüveni var bir cesaret bi "I AM THE BEST, FUCK TE REST" liseli gibi hissediyorum kendimi. Düğünde dansa kalkmayan ama masa da ki çerezleri bitiren insan gibi hissediyorum, öyle başarılı ve öyle mutlu ki. Böyle ilgi çekmek için tüm yolları deneyen çocukları da anlamıyorum yani ayrı bir öküz, ayrı bir mal yani enayi değiliz seni kıskanacak veya stalklıyacak kadar da seviyene düşmedim yani öyle bir niyetim de yok. Bakma yazıyorum, malzeme olan herşeyi yazarım.
Odunsun. Önde gideni hatta, sapması da yok. Şu ağaçlarda sallanan dallardan ne farkın var Allasen bi şöyle yani? Dışardayım abi çocuğa "çok soğuk ya" diyorum hani beklentim "sarılayımmı?" öldüğünü düşündüğünüz an YANILIYORSUNUZ. Çünkü abi odunlar "tarzan gibi giyinme sende" der, "napim?" der "neyse kapatıyorum annem geliyor" der. Ne biçim çocuk. Seni siliyorum. Seni engelliyorum. Sen benim duygularımla oynuyorsun! Niye umut verdin bana! Senden nefret ediyorum! O kızların hepsinin Allah belasını versin beni kaybettin! HEP BAHANE UYDURUYORSUN BAŞKA KIZLARLA KONUŞUYORSUN DİMİ HEP ONLİNESİN ZATEN İSTEMİYOM SENİ OVER DOEG BAY BANA NE. Biz kızlar ne cool insanlarız ya. Acayip abartıyoruz yemin ederim çok havalı lan.

Kaç kişiyle konuştun bugüne kadar? Diye sorsalar: Kimseyle... yani ben hep odunlarla veya sığırlarla konuşurum, bazen öküz de oluyor aralarında. Evet. Kurban bayramını bu yüzen seviyorum. Evet hepsini ben seçiyorum yani odun olmalarını ben istedim. Allah vergisi yani çekiyoruz böyle. Gökten insan düşse bana hayvan düşer. Aynen. Okadar da şanssızız. YA BAK NE YAZDI YA? YA BUKADAR ODUN OLUNMAZ ALLAHINI BAK. AL AL PRINTSCREEN ATAYIM SANA. VALLA KONUŞMAYACAM BUNUNLA BU BENİ STRESE SOKUYOR. VERDİGİ CEVABA BAK YA HARBİ MAL. ULAN Bİ AYAK UYDUR YA ROMANTİK OL NE BİLİM YA. SALAK YEMİN EDİYORUM. ÖKÜZ ÖKÜZ HEP BENİ BULUYORLAR OFFFFF.

ODUN.
Şüheda Özyar

NOT: İnsanlık bende kalsın.

Aaa bak ne yazdı?:

05 december, 2014

Boş konuşmak

Ne diyon yaw?

VALLAHA BAKIYOR! Ayyy kızım kafasını çevirip yeniden sana bakıyorrrr. Evet. Bakıyor dedik ya. Ayyyy kesin konuşacak kızımmm!! Ha. Döndü lan. Gitti gitti. Gitti boş ver. Aynen boş ver gitti zaten. İşte buna benim hayatımın özeti derim. Baktı ve gitti. Vardı ama yok. Güzeldi çirkin oldu gibisinden. Konuşmayana kadar herkes güzel. Sonra baktın çocuk konuşuyor, kaçacak delik arıyorsun. Arkadaş olduğun herkes çok şanslı bence. Seninle arkadaş ve sen buna değersin. Mesela arkadaşlar en çok bu anlar için: "Bakıyo mu la?" ... "La olm baksana" ... "Baksana ya gidecek!!" ... "OLM YUH! İÇİNE GİR DEMEDİK!" ... "Yaw tamam zaten senden bir şey isteyende kabahat".

Baktı, bakıyor veya hiç bakmayan da var. O düğünlere gidip de çocuğu kestirdiğin an var ya. Sırf o baksın diye nasıl oynuyorsun pistte öyleee. Ayyyy. Halay başı olmuş bir de sırf çocuk görsün diye roman bile oynuyorsun! Ama çocuk bakmıyor. Sırf bazen o düğünlere gidip de kestirdiğim çocuğu kolundan tutup "BURADA Kİ KIZLARA BAKAMAZSIN. BİR TEK BANA BAKACAKSIN" diyesim geliyor. Ya o çocuk benim bir kere! Sen kıg! Seni istemiyom. Bizim benimsemek gibi bir durumumuz da var. Kimi görsek "aha o benim" ... "bu da senin olsun" diyoruz. Mesela ben en güzelini kaparım, en kırosunu Ağırızaya odaklarım "La olm bak şu da seninki olsun" derim. En yakışıklısı benim Oley! Düşlerimde çok mutlu bir insanım aslında. Eğer hayal ettiğim herşey anında gerçekleşseydi??? OVVV Murat Bozzz!! Vayyy Kıvaçççç!! YUUH Çağatayyy!! derken aynaya bakıyorum abi aramazsan arama yar aramazsan arama moduna gidiyorum. Yani elin öküzü için krizlere girmeye değer mi? Değmez! Hatta şu ki hiç yalnız kalmayan insanalr var ya. Nerden buluyorsunuz yaaa? ALLAH AŞKINA? LOVE ADINA. Bi söyleyin. "Aaaaa şu yakışıklı kimm?" diyorum, "Ya yeni tanıştık" diyor. Yani diyor ki Şüşü come on bende yok yok yani who the fuck do you think you are. Hep var onlarda. Allah seni kahretsin. Allah sizin belanızı vermesin sor bakıyım kuzeni falan varmıymış? Kardeşi? Abisi? Dayısı da olur yani? Arkadaşı falan? Hı? Yok mu? Nasıl yok? Neyse...
Okulumda bile "yuh ulan bu nezamandan beri bizim okulda?" diyorum. Ya çocuk evrim geçirdi de böyle yani hiç görmedim ya da vardı da ben görmedim ama imkansız yani her gün arayıştayım adjhgfakjg. Okulumda ki çocuk bile imkansız abi nasıl yani var ya hayaller Murat Boz, gerçeği de yok anlıyon. Geçen okulda yürüyorum bi baktım uzaktan beşli altılı grup çocuklar yürüyor. Cebimden Biskremi çıkardım belki reklamlarda ki gibi etkisi işe yarar diye. Durakladım. Şoktayım abi nerden çıktı lan bunlar diye, bir de elimde Biskrem... çocuklar yanımdan geçti. Var mıyım yok muyum belli değil AMA ÇOK YAKIŞIKLIYDI LANNNNN VALLA. Haftalardır bir çocuk üzerinden konuşabilirim. Biri için canım çıksın ulan conim conim yemin ederim senin haberin yok ama seviyorum ulan seni!! Bu gönül iki dakikdadır seni seviyor! Her yerde herkesi seviyorum. Ama yakışıklı olman şartıyla. En son biri benim boyumdaydı. Krizlere girdim. Lan zaten bende boy yok gurbanın olayım yapma bunu bana, topukda mı giyinmeyek? Biz istiyoz, Rabbim veriyorda biz beğenmiyoruz galiba. ALLAHIM N'OLUR BİRİ MESAJ ATSIN YA Bİ SEND TUŞUNA BASSIN COME ON! diyorum. Dayım gelmiş Facebook'da fotoğrafımın altına "Annenler nasıl? diye soruyor. Mesela en büyük örnek yani nasıl söylesem "Amaan valla ha kim görecek beni?" diyorum bir kol gibi bu cümle bana giriyor. Herkes gördü. HERKES. Eski sevgilimden tut, umut ettiğim yeni sevgilim bile gördü yani. BAKKALIN OĞLU bile gördü, artık o bile istemiyor beni. En son umudum oydu benim. Bir söz var ya nasıl dı o, hıh "Her gün son gününüzmüş gibi yaşayın" diyor. Yemin ederim bu cümle gibi yaşamak istiyorum ama olmuyor lan. Olmuyor yani zorluyorum kendimi. Bakıyorum oram kıllı, buram kıllı, kış gelmiş sakal, bıyık all inclusive uzmanı gibiyim ulan az sonra geberip gitsem yıkasalar beni "ıııyyy bu neyyy" diyip beni kenara koyacaklar diye ödüm kopuyor çünkü BITCH PLEASE I AM FABULOUSE.

Bir çok şeye anlam veremiyorum bazen: BAKIYORRRR BAKIYORR diye mahalle karıları gibi bağıran arkadaşıma mesela. Baktığı gibi giden çocuk? Veya güzel kızlar çirkin oğlanlarla. Veya güzel oğlanlar en zottirik kızlara çıkarken. OĞLAN BIRAKMADINIZ OĞLAN! Sonra bizim okulda ki o oğlanlar Allah aşkına nerelerdeydiniz? Düğüne gittiğim zaman o çağresiz danslar? Düğün yemeklerin hep pilav ve et olması gibi mesela. Veya oğlanların boyu niye kısa lan hadi biz kızlar anladık. İngilizceyi niye anlamıyoz? bir dizi seyrediyorum. Adam "Shut up!" diyor. Annem "Shut up neydi yaw" diyor. Lan okadar yordu ki bu soru cevap bile vermek istemdim. Kadın kendi kendine çözmeye çalışıyor işte "neydi yaw" diyor ... "Bizim bildiğimiz şarap mı?" dedi dedim WHAAAAAAAAAAAATTTT?? ALLAHIM AL CANIMI N'OLUR YAW.

Ne dedim?
Şüheda Özyar


NOT: Açık çay var.

Arkadaşım "BAKIYOO VALLA BAKIYO" diye abartırken ben:


03 december, 2014

Abart

Hadi ordan!

Adriana Lima ve Acun? NEEEEEEE? ÇÜŞ YANİ ABART. Ben ve Murat Boz gibi yani. İmkansız. Dalga mı geçiyorsun? OHÁ. Gerçek mi lan? ÖLELİM. Adam imkansızlığı başarmış da Adriana Lima sen hayırdır? Abartmak büyük hobilerimden biridir mesela. Acun nasıl da Adriana'yı kaptı abi kaç gündür bu soruyu sorup duruyorum. Herşeyi geçtim: PARA! İşte burada bu iş dönüyor diyorum. Acun bana bir kere daha bu hayatta hiç bir şeyin imkansız olmadığını öğretti. Yani bir Murat Boz aşkı yaşayabilirim demek? Yessssss!! AYYYY! NASIL ÇIKIYORLAR? Kim kimle çıkıyorrr? Yuuuuh o mu evleniyorrr? Ayy my Lord yani hayatım ikinci el gibi, beğenmeyen bana vermiş bende çekiyorum!

Abartmayı seviyorum. Abi abartmaya bayılıyorum. Böyle büyük bir hobi'ye sahibim, yani benden sana zarar gelmez. Adriana Lima ve Acun? Hımmm. Nasıl anlaşıyorlar lan? "Acun abi beatbox yapcam" gibi mi yani acaba Adriana Lima ne diyor yani. "Aşkım" yerine "Oşkum" mı diyor yani. "Acun money?" diyip Acun abi para mı veriyor yani ne bilim kafamda deli sorular. Galiba burada Serdar Ortaç devreye girmesi gerekiyor yani NELER OLUYOR? Adriana Lima ve Acun'un aşkı bildiğim bir şarkının sözlerini unutur gibi. Mesela: hagdjhfgdfhg Magarena... ahdgfkjhagkfh magarena... adhgfkajgfh magarena.. AAAAA MAGARENA AAHA. Yani diyor ki Allah aşkına what the fuck is going on biri bana anlatsın? Acun'un çirkin olduğundan değil. Yani adam yakışıklı, ben beğeniyorum bi kere, sempatik, komik, gülüşü acayip ya seviyorum, siyah tişörtleri bile cool duruyor adama anlıyor musun ama yani sen kim Adriana Lima kim? Yakında Adriana Lima Pazar keyfi sunuculuğu yapar yani bence yapar. Sonra gittim bu haberin doğru olup olmadığını bir check yapayım dedim. Biz kızlar yok mu biz kızlar. Stalklamakta master okumuş insanlarız. Anlımızda diplomamızla geziyor gibiyiz. Hayatta aklıma gelmezdi ama gittim Adriana Lima'nın instagram hesabına kimi takip ediyor diye baktım. TRAK. Zeynep Ilıcalı'yı takip ediyormuş. Lan dedim bu işte bir hayır vardır da sevdiğin adamın ne yaptığını kontrol etmek için karısını takip etmekte yeni galiba da bir yere yazayım belki bir gün işime yarar. Acun, Zeynep'den boşanmasın için Zeynep 50 milyon istemiş. ÇÜŞŞŞŞŞ ULAN. ABART. Ver gazı ver. Bende ayrılırdım. 50 milyondan bahsediyoruz yani money, money, cash money. Sonra durdum ve dedim ki, vay ulan biz yemeğe çıkarken bile odunlarla çıkıyoruz çocuğun yemeğini bile biz ödüyoruz. Adam gelmiş sırf bir Adriana ile aşk yaşıyor diye karısına 50 milyon verip boşanıyor. Yani diyorum ki Adriana'ya bak Adriana'ya. Bi victorias secret olamadık işte, ama sarma sarabiliyorum. En çok da, adam bildiğin WhatsApp'a girince orada kapı gibi ne yazıyor diye merak ediyorum? Adriana Lima mı. Nasıl havalı ama. Veya uhmm My Love mı? Veya Love mı yani ne bileyim. Bence kesin orada Yeşil gözlüm yazıyordur ahjdgkajhg. Tipik turkish yani. Ama herşeyi abartırım yani. Birini kıskanırsam abartırım. Araştırmanın daniskasını yaparım. Mesela en son Rap diye bir çocukla konuşuyordum, çocuğa "BENİM DUYGULARIMLA OYNAMAYA HAKKIN YOKTU" dedim. Bi baktım abi WhatsApp ekranında gülüyorum. Çocuğa karşı birşey bile hissetmiyoruz ama maksat dram yaşatmak. Arada bir katkımız olsun. Hep bu romantik filmler, dizilerin yüzünden yani. Nasıl dram nasıl. Sen benimle oynadın falan filan da boş yani adhgfkjgfd. Sonra dedim Şüşü abartma yani çocuk cidden sevdiğini sanacak bokunu çıkarma boş ver dedim geçtim. Bi baktım bu çocuk yazıyor tamam mı işte ne yazmıştı ya "ben sana her inandığımda bir buz dağına çarpıyorum" falan birşey dedi. Lan dedim abart anasını satıyım Titanık mıyım neyim yani batan geminin malları gibi kaç kere çarptın? Kaç kere dram kitap, sözler okudun. Ay dedim çocuk depresyon takılıyor kaç. Şüşü KAÇÇÇ. Yani diyorum ki abartırız. Herşeyi abartmayı severim. Sonra benimle konuşmak isteyen trilyonca insan var yani sen konuşmasanda olur pek umrumda olmaz hani o saate kadar seni stalklamışım, aramızda ki bağ koptuktan sonra da takip bile etmem yani. Ve mesaj ile bitirmek de ne ezik seni. Zayn müslmn bi kre. slk. Yalnışlıkla bile profiline girmem hani. Bak Acun'a, Allahım bana da böyle bir alın yazısı nasip et yarappim bi ne bileyim Murat Boz'dan başlarız sonra bakarız yani. Adamın alın yazısında "Adriana Lima" yazıyor demekki. Fantaziye gel.

En çok da merak ediyorum abi Acun Adriana'ya trip atıyormudur veya tersi? "You where online at 09:30pm and you read my message but you don't answer it WHY ADRİANAM WHY. WHY YEŞİL GÖZLÜM WHY?" ... Ulan o kadının tribi bile acayiptir ya bence. ŞOK ŞOK ŞOK! Adriana Lima Acun Ilıcalıya trip atıyor! Okudu ama cevap vermiyor. Şimdi! Yhaaaaaa! Bende istiyom bende. Banane. Bende istiyom baynada vey yayappim. Adriana Lima ve Acun gibiydi aşkımız. Ne oluyor belli değil yani. Sonra biri çok güzel günaydın yazıyor her sabah. Açık çay da seviyor. Adriana Limanın erkek versiyonu gibi. Hem ünlü, hem zengin hem yakışıklı, tüm kızlar onu seviyor ama o beni seviyor. YESSSSSSSSS! Ama yine de Adriana Lima'nın kuzeni falan var mı acaba yani beni anca o kurtarır adjhgfakjhdg.

Olacak olacak,
Şüheda Özyar


NOT: Sen imkansız değilsin.

Acun ve Adriana'nın aşkını öğrenince ben:

28 november, 2014

Platonik

Bakıyor mu?

İster sev ister sevme bizimkiler seni görünce seninki geldi diyorlar. YANİ PLATONİĞİM. Anla artık. Senin ki geldi, senin ki bakıyor, aha seninki orada derken çocuk içimizde kurudu gitti yemin ederim benimki de benden haberi yok. Baya düz platonik seviyoruz. Platonik sevmek böyle bir şey. İçimize atıyoruz abi bildiğin içli dışlı geberdik gittik. Artık sev be. Uzun sürdü lan sev sev bukadar mı zor. Eskiden internet üzerinde herkese platonik aşıktım da karşı taraf bunun farkında değildi işte. İşte ne bilim Facebook! Heh. Facebook'tan evlenme teklifleri yağardı lan! Şimdi her ay Selam diye yazan var. Cevap bekliyor işte, o da bana platonik napsın gönlüm onda değil.

Platonik sevmek, sevilmek çok bok bi durum. Abi sen seviyorsun çocuğun haberi yok. Ya otobüse binip de otobüsden inen çocuktan aşk acısı çekiyorum. Çocuk okadar yakışıklıydı ki bi selam bile vermeden bindi, gitti, indi yani. Ona en çok ben yakışırdım. Biz çok hayal kurmayı seven insanlarız. Sevdiklerimızle daha çok hayal kurarız, daha çok sevmeyi iyi biliriz biz sevmeyi hak edene sevmeyi öğretmeye çalışırız. Otobüse binen çocukla nasıl hayaller kuruyorum nasıl. Böyle geniş bir dünyaya sahibim işte. Ama o da mal, ben de. O da bakıyor bende. O benden önce otobüsden iniyor. Daha nezaman göreceğim seni otobüs aşkım? Sen de benimki mi oldun şimdi? Arkadaşlarımın "seninki" dediğin kişi mi oluyorsun şimdi. Lan platonik olduk gittik vallaha. Çok merak ediyorum var mıdır beni görüpte arkadaşlarına "seninki geliyor lan" diyen? (Allahım n'olur enough yani olsun)
Neyse, ben çok platonik herkesi sevmişimdir. Böyle kesin bi yüz olmuştur sayısı. Sokakta beğendiğim çocukla kurduğum evlilik hayalleri Çırağan sarayına kadar. Ondan sonra başka birini görüyorum, onu seviyorum. Ben zor sevmem, ben çok kolay severim. Baktım benimle konuşuyor, severim abi. Sevmenin bukadar zor olduğunu düşünmüyorum. Sevmek ve vazgeçmek bende çok kolaydır. Mesela bir çocukla konuştum zamanında. İşte bilmem ne attım buna sağkolum falan dedim. Sonra çocuk sınav haftaları falan derken zort bir hafta bana yazmadı. BİR HAFTA. Bilmem ne whatsapp'a girdmedim falan dedi. Gördük anasını girmediğini de, facebook falan online'dın, instagram falan onlinedin abi beni mi kandırıyorsun hani enayi değiliz. Dedik çocuğa what's your problem? İşte ben emin değilim sorularım falan var cart curt, çok kavga ediyoruz. Sanki çocuğa git ekmek al dedik. Sanki ondan borç istedik fakirliğin gözü kör olsun. Aylardır konuşuyoruz bir bok yok ortada tabii kavga çıkaracağım. I am a girl. Bir kız net bir şey olsun ister. Ya sevgilimsin ya değilsin. Ya malsın ya da önde gideni. Sevgilim olursan zaten kavganın K'sını çıkarmam yani sonuçta benimsin. Neyse çocuk gitti işte. Ben dedim sıkılırım böyle. Platonik olduğum zaman da herkesi severim. MSN döneminde herkesi sevdim lan, karabelaaşk diye nickname olarak beni ekleyen kişileri bile TRAK diye seven insanım yani benden zarar gelmez. Çocuk gelmiş "ben biraz ileriyi düşünerek hareket etmeyi seçiyorum" demiş. Sanki biz yeşilçam beyinliyiz. Sanki Hülya Koçyiğit nasıl hareket etti lan acaba bi izliyeyim de ona göre davranayım dedik. Ama anlatabildin yani. Anladık. İstemiyorum artık desen de anlardık yani uzatmana gerek yok.
Sokakta gördüğüm çocuğa "bu benimki" diyorum. Çiçek, çikolata alıp çocuğa koşmak istiyorum abi "sen benimsin!" diye. Arkasından sevgilisi geliyor. Bok gibi. Çok güzel kız yarappim Allahım neler yaratıyorsun beni de yap böyle yaw nolcak. Burnuma yap bi güzellik. Parmaklarımı ince yap Allahımmmmm noluuurrr. Kız almış benimkini gidiyor işte! İnşAllah ayrılırsınız da çocuk bi daha yüzüne bakmaz benim gibi bakarsın! Platonik sevmek de acayip bir şey abi. Master olduk bu işte. Ünlü birinin fotoğrafını instagrama paylaşmak gibi bir şey. ÇAĞRESİZLİK. Abi beğendiğin ünlü birini instagrama paylaşmak gibi de çağresiz olmak istemiyorum Allahım nolur okadar yalnızlıktan kokmak istemiyorum. Lan bu devirde çocuk mu yok (YOGGG), o ünlü zaten sana bakmaz. Onu geç sevgililer tanıyorum abi çocuk sırf Adriana Lima'yı instagrama paylaştı diye ayrılanları gördüm. "O kadını mı payalşıcan beni mi!" diye. E çocuk senden beklediğini görmüyor abisi napsın? Şu sağkoluma başka isim vereyim, Rap olsun. Rap söylerdi zaten sağkolum olmaktan çıktı. Bu Rap abi buluştuk bir kaç kere tamam mı gelmiş ınstagrama "Ben seni ilk gördüğümde anlamıştım zaten sen olmayacağını" demiş. E ozaman biz kalkalım. Gidelim yani ozaman. Üzerime alınmayayımda napayım. Benden başka biriyle görüştüğün mü var ne yani, öyle bir şey mi paylaşılırmış, beni mi aldatıyon lannnn!! Benimle dalga mı geçiyonnn? Şerefsizsen söyle de bilelim. Platonik miyiz, neyiz abi. Karşılıksız yani anlıyor musun. Bazen bir şeyin karşılıklı olması lazım. Bize kalsa çocuğun üzerine zıplayıp beyaz mendil sallayacağız "SEVGİLİM VAR ULAN BAKANIN GÖZÜ ÇIKSINGGG!" diye. Çocuk gelmiş "hıhhh, olmazz" diyor. Sensin lan olmaz. Platonik mal.

Biz eskiden çok platonik sevdik. Online sayfalar açardık kendimize. Tüm güzel çocuklara aşık olurduk. Profilini sildikten sonra platonik aşığız. Sonra MSN de çok platonik sevdik biz. Engelleyip sildiğinde fake msn açar eklerdik. Otobüsden inen çocukla aşk acısı çeken insanlarız biz ya bizden zarar gelmez. YAAA. Yaz tatilinde nasıl platoniğim abi nasıl. O hotelde bulunan çocuk sonra o gittikten sonra yerini dolduran başkası. Veya sokakta yürürken sen. Veya o. Bana uzun uzun aval aval mal mal bakan çocuk ama bir bok demeyip giden çocuğa da hala platoniğim, niye konuşmuyorsun ya! Allahım ben hep mi platonik yaşamışım yaw bu ne. Veya sinemaya giderken arkamda oturan oğlanı da platonik sevdim. Instagramda "ÇÜÜŞŞŞŞŞ LAN BU NE!" dediğim çocukların hepsine platoniğim abi bir gün sizinkiler de benim hakkımda "seninki geliyor" diyecek. İNANIYOR. DİRENİYORUZ!

Kızlar benim sevdiğime kenetlenmeyin Allah aşkına bissürü oğlan var.

Bak bakıyım bakıyor mu?
Şüheda Özyar


NOT: Papatya yaprakları da haklıydı, ne beni sevdiğin belli ne de sevmediğin.

Platonikleri görünce ben:




25 november, 2014

Dalış

Dalarım!

Dalış, dalmak, denize dalmak... hepsi bana yazı hatırlatır. Yine yazı bekleriz çünkü çok özledim. Freedom giyinmek, güneş, her sabah mutluluk. Etrafımda benimle sık sık iletişime geçmek isteyenler. Gülümseyen insanlar, deniz, havuz, kumsal... Akşam olunca balkon keyfi sonra bilmem pop müzikler, akşam gezmeleri falan filan. Kışın sinirimi bozan herkese dalma gibi bir özelliğim var. Kışın çok soğuk, bu yüzden senin beni sarman gerekiyor. Sözlerin ile uzaklaştırman değil veya beni kendinden soğutmak olmasın amacın. Bir insan nasıl kendini birinden soğutmak ister hiç anlamam. Çay varken, ben dururken... biz olabilme bir imkanı hayat sana ve bana sunmuşken mesela? Ama baktım çocuk ignore ediyor, kısa cevaplar, dövmeler, beni strese sokacak tüm hareketler... dalarım mesela. Adam mı yok sanki. Ama sen beni güzel seversin sandım, yani en azından seversin sandım.
Dalmak, darılmak, girişmek, halletmek günlük kelimelerim olmasa bile seviyorum bu bir kaç kelimeyi. Döverim ulan! Online gelip offline gidiyon, mavi tık çıkmış sinir ediyon beni bir de onu kontrol ediyoruz. Ama en çok da neye üzülüyorum bir sor bi? Senin bana vermen gereken değeri başkaları veriyor. Uzak kalıyorsun baya biliyor musun, sonra seninle çay bile içmek istemiyorum artık...

Neyse yaz tatilini Ağırıza ile geçirdim. Bu Ağırıza tam benlik yaaa. Tam tam. Gırgır, şamata, kafana göre takılmaca, herşey bununla güzel gibi. Önce Alanya, sonra beraber Fethiye, Bursa, İstanbul derken trak bok gibi ülkeye geri döndük. Yaz tatilinin başından beri Ağırıza "Olm Fethiye de dalış yapacağız" dedi. "Yav he he" diyip geçiştirdim. "Dalalım" dedi, "Sana dalabilirim" dedim. "Dalacağız olm" dedi, "Lan tamam tüple dalacaz tüple" dedim. Neyse dalalım dalalım falan filan derken Fethiye'ye geldik. ALLAHIM. Cennet cennet. Hem Boylar yüzünden hem de Fethiye, Fethiye olduğundan dolayı. Yarappim denizde yürüyen Yamanlar. Ben bir Mira, onların hepsi Yaman copy paste şezlonk şezlonk dolaşıyorlar. Neyse dalalım dalalım derken yazdırdık, yarın dalıyoruz. Özel dalıyoruz. Gruplu dalışlar da vardı, ama dedim yok olm Recep İvedik gibi olur kırk kişiyle dalıp öleceğime özel dalarım belki kurtaran olur. Neyse oldu ertesi gün dalmaya gidiyoruz. Dört kişiyiz. Ben, Ağırıza bir de İstanbula staj için gelmiş iki Hindistanlılar (Biri kız biri oğlan). Giyindik abi bikinileri. Dalış yerine yürüyoruz. Abi dedim kesin bizim dalış öğretmeni şu filimlerde ki gibidir, six packlı falan saçlar şekil ooo Şüşü. Bok. Yani bok yani öyle birşey olmadı. Dalış hocamız Pirates of te Carabian filmine özenmiş galiba, o gazla öğretmen olmuş, kafa, sakal, saç baş hep o tarz. Dedim hay anasını satayım, dipte balık görsek kaçar lan bu ne. Neyse üç tane hocamız varmış. Hepsi Carabian üyeleri. Dedim salla, bunlardan bir şey olmaz bari şu Türkçe bilen hindistanlı çocuğu ayarlim belki bir filmde falan oynarız. Bu arada hocalar "Türkçe mi İngizlizce mi anlatayım?" diye sordular. "Anlat ingilizce abi" dedim. Bunca senedir ingilizce dersimiz boşuna gitmesin hani. Döndüm Ağırızaya "Sçtık olm, adamın dediğini anlamasak denizin altında diğer tarafa boylacağız" dedim. Neyse adam "Dalgıç elbisesi giyinmek isteyen var mı?" diye sordu. Lan dedim mecbur değilmisin? "Sıkabilir, bunalabilir, daralabilirsiniz" diye anlatılış şekli vardı. "İstesende giyinmem artık o ne lan" dedim salladım. Neyse su paletlerini giyindik. Okey. Tamam. Fena değil. Adam yeleklerimizi verdi. Hani ona da okey. Maymun gibi olduk amk bu ne diye bakış attım Ağırızaya. Üzerine bir de adam bize tüp müp derken ölüyoz anasını satayım su gözlüklerini de verdi. Sexy bikininin üzerine bu haşama olmadı dedim. Bu tüpler, bu ölümcül gözlükler abi terk terk yani gidiciğiz bugün. Ama Ağırıza bu gözlükleri taktı abi ben yıkıldım. Gözlerimiz anayasadan göründü anasını satayım göz falı baksan yirmi yıllık fal çıkar dedim. Ne hayal ettim yarappim ne yaşıyorum. Adam baktı ben çok gülüyorum "Eğer su altında ağızınıza su girerse şuraya basın tüm sular çıkar" dedi. Tamam lan dedim işte aradığım icaat. Bir kaç kere denedim, hani suyun altında niye güleyim lan manyak mıyım bile bile ölürmüyüm ben, diye düşünsem bile bi deneyim dedim, baktım işe yarıyor tamam dedim ölmeyiz öyle kolay kolay. Neyse adam işte bir kaç hareketler öğretiyor. Yok okey dediği zaman böyle bir hareket yapman gerekiyor, işte dilsiz nasıl anlaşabiliriz falan filan. Neyse hepsi copy paste anladık. Üç tane hocaları dördümüze böldüler. Allahım dualarım kabul olduğu için şükür şükür: hindistanlı yakışıklı bollywood aşkımla ben beraber olacaktık. Ağırıza ve diğer kıza özel başka hocalar falan. Neyse biz önden gidiyoruz. Ağırıza arkadan geliyor. "Allahım n'olur gülmiyeyim n'olur" diye diye denize giriyoruz. Balıkları da sevmem aslında ama Ağırıza için katlanıyoz işte seviyoz kızı. Balık gördüğüm yerde çırpınan biriyim. Hepsini köpek balığı sanarım. Yiyeceklermiş gibi yüzüyolar abi hep etrafımdalar. Neyse baktım baya diplerdeyiz. Lan dedim suyun içinde de bollywood'ı nasıl ayarlıyacağım anasını satıyım gözlerim pört pört zaten bok gibi görünüyorum. Arkamda tüp, üzerimde yelek, ayaklarım bir deniz kızı olmasa gibi bok gibi bunlarla nasıl yüzüyorlar??? Neyse abi bi 15 metre dibe girmişiz. Hala gülmedim, dizlerimizle yere değdik işte oğlanla bakışıyoruz. "Okey misin lan?" der gibi hareket çektim "Okey'im" dedi. Bu çocuk bana aşık abi diye sonuç çıkardım. Bana denizin içinde evlenme teklifi etsin. Etrafımızda balıklar dans etsin diye hayaller kurdum ki baktım abi yukardan bi bacaklar, bi çırpınmalar bize doğru iniyor. Lan bu gözlük ve tüpün yüzünden yukarı da bakamıyoz ki derken baktım bu Ağırıza. ABİ AJDHGFJKHDGFJHAG. Gülmemek için kendimi zor tutuyorum "Gülme Şüşü gülme" ... "Kızım saçmalama" ... "Lan 15 metre diptesin geberip gitçen kıyma" ... "yapma etme gurbanın olayım" derken Ağırıza da dizlerinin üzerine çöktüğü gibi göz göze geldik abi jahsgdfhsdgfkjhgdfjhgadfjhg. LAN! Yıkıldım! Ulan bir insanın kafası bukadar mı komik olur. Gözleri "ulan sıçtık amk ya napiyom ben" der gibi bakıyor. Yanında ki hoca da almış eline kamerayı selfie çekiyor kızla. Ulan bende bi dumanlar, bi baloncuklar. Uçuyorum abi yeni yıl kutlamaları gibi patlama yaşıyorum. Lan ağızıma, boğazıma, ciğerime su girdi ölüyom lan o çocuğu da çok sevmiştim Allahım affet günah hepsi affet diye diye su ağızımdan gitsin diye düğmeye basıp durdum. Sonrasında zaten çıktık, ölmedik. Yaşıyoz hala çocuktan nefret ediyorum bi kere.

Denizden çıktığımız gibi Ağırıza" "Olm bir balık aynı sana benziyodu valla" dedi. "Mal mısın olm sen?" dedim.  Hani hangi balığa benzettiğini de iyi biliyorum hepsi aynı. Ardından Bollywood "I think that one seems like you" diyip Ağırızayı gösterdi. Abi asjhdgfajhdgfdjkhg, Ağırızaya dönüp "8 yıllık ingilizce eğitimimde duyduğum en anlamlı cümle" diyerek geçtim.

Okey?
Şüheda Özyar


NOT: Yaz gelse de sevilsek.

Ağırıza'yı görüp de yaşam ile savaşırken ben:


19 november, 2014

Abiye

Renkli renkli

Düğünlerde giyilen abiyelere son! Ya şuna bak ne giyinmişşş? İğrenççç kırmızı, ayy buna bak yeşil... lan bu ne gökkuşağı gibi. Cinayet sebebim olabilir. Böyle abiye mi olur lan valla moda ölmüş. Bu insanlar nasıl düşünüyor. Hangi kafayla bu abiyeleri alıyor hiç anlamıyorum. Gelin tarafında ki tüm kadınlar bir biriyle red carpet'a gider gibi yarışıyorlar abi rengarenkler. RENGARENK. Bir de damat tarafına bak. Çocuk onlardan diye... şu tipe bak şu tipe. Bok gibi giyinmiş kızım. RESMEN BELLİİİİ. Ay OHÁ. Hangisi gelinin kız kardeşi, hangisi yengesi, hangisi halası, kuzeni hiç belli değil. İğrenç ötesi. Neyi ölçüyorsun? Sabrımı. Artık nefret ettim. Tahammül sınırım da, artık sabrım tükendi. ŞİŞTİM. Sinir hastası oldum ya, akıl sağlımı kaybettim.

Bu elbiseler ne böyle abi stock'da abiye mi yok. Bitti mi yani tükendi mi. Doğru düzgün bir renk de mi yok? Siyah giyin. Bana kalsa siyah giyerim, hiç de bile cenazeye gider gibi durmuyor. Gayet şık. İlla düğün var diye ne olmamı istiyorsun yani? Özlem Özden mi olayım? Fake nişanlım mı olsun istiyorsun. Zaten şu orta pistte tüm sevgililer oynarken orada yapayanlız "hay anasını satıyım bu kaçıncı düğün hala yalnızım" diyorum. Bu da bi siyah giyebilmemin bir nedeni galiba.
Konu abiyeler ise, COME ON. Come on baby okadar da zor değil sana yakışan bir abiye giyinmek. Lan teyze'ye bakıyorum bordo, yenge yeşil, kız kuzenleri hooop mor ve ötesi, sana kırmızı çok yakışıyor, sarı gelin, turuncu yar esmer yar sonra bir pembe mezarlık olmak istedim. Hadi o renkleri geçtim abi niye üzerine yakışmayanı giyinmiyorsun. Kız gördüm 17 yasında sırt dekoltesi New York'a kadar. Direk bileti alaydın canım? Sen onu nasıl kaldırıyorsun? Hiç mi bir Nur Yerlitaş yorumunu dinlemedin? Hiç mi abi bi o tarz benim, bugün ne giyinsem'e bakmadın, hiç mi ayna bulamadın lan mirror mirror. Birini daha gördüm, elbise iki çift. Dedim okey olabilir. İşte üst taraf crop top, göbek desen bunalım, boşluk yani ve sonra uzun bir etek. Bi bakıyorsun: oh fena değil. Sonra dön yeniden bakıyorsun: O NEY? Allahım boşluk diye bıraktığı deliğe bi bak istedim, göbek ne o göbek. Salonda 1500 kişi var. Kız gelmiş üçlü elbise giyinmiş. Üst kısım, göbek, etek. Böyle nasıl bok. Nasıl iğrenç abi hiç mi biri gidip de demez "değiştir" şunu diye. Abi işte bilmem ne, balık formlu elbise giyinmiş milletin yorumu: kesin ip var amınakoyım bak oraya. Çizgiyi de mi görmüyor. Yeşil yeşil giyinmiş brokoli gibi gelmiş, orayı çek burayı çek. Biri gelmiş kırmızı kırmızı, lan biri de değil sülalecek kırmızı giyinmişler, domates değil manav mübarek. Düğüne geldik kalıp "iki kilo beş lira beş lira" diye gaza geliyorum. Hatta Allahım. Yarappim. Bu saçlarrr neeee. Ayyyyyy. Kuş sepeti gibi. Bok bok. Bok gibi. Ne yapmış o öyle. Topuza bak yaa. Ne bu kafa ne? Bu neyin kafası? Abi elbiseyi beğendik desek kafadan kaybediyor. Gideceğin kuaför çok önemli. ÇOOOOK önemli. Yemin ediyorum anlamıyorum. Kafalarına şekiller, güller, topuzlar, oradan toplamalar, örgüler, bana bırak diyişler. Yüzünde ki makyaj ne? Ay bunaldım. Bana bırakacaklar bu düğün organizasyon işini hepsini ben ayarlamam gerekiyor. Kız 20 abi 20, yüzünde ki makyajdan dolayı kızla iletişime bile geçemiyoruz "kinişimiyrim" diye. Şu düğünlere abiye giyen herkes hormonlu abi. Aynı o ses türkiye de ki yarışmacılar gibi. HEPSİ HORMONLU. HEPSİ. Abi dün 16 yaşında bir kız çıktı. ÇÜŞ LAN! dedim. Elimi kolumu uzattım televizyona girişiyordum. Bu on altıysa ben neyim abi. Kızlar görüyorum ben yirmi diyorlar. Ben neyim ozaman? Ben öleyim ozaman, şuradan gideyim oldu ozaman kalkalım biz. İlla bunalım, illa bi sıkıntı, bu yüzden televizyon seyretmeyi sevmiyorum abi bu hormonlar nerden geliyor? Bir kız daha vardı, ben 23 dedi: "ANNE HALA UMUDUM VAR VALLA ŞÜKÜR" dedim. Kız güzeldi lan. Napalım bizde işte bizden güzelini görünce çürüyoz, kokuyoz, kıskanıyoz napalım yani hormonlar böyle çalışıyo.
Ama en güzel elbiseler siyah elbiseler bence. Ama taşımasını bileceksin. Gelip de gökkuşağı gibi yürümeyeceksin. Incıklı bıncıklı, starwars hayranı bir şey ile gelmeyeceksin. Sade olacak sade. Mutlu oluyoruz sizi görünce çünkü abi bok gibi durmuş. En son ablamın kınasında çok sexy göründüğümü hatırlıyorum, çok açık mavi renki strapless bir elbise derken kafam bir elidor kızı, vücut yaza doğru olduğundan dolayı victorias secret. Kısmetimin açılma nedeniydi o elbise. Düğünü oldu abi böyle bombok bir renk, hatta borumbok bir renk giyindiğimi hatırlamıyorum. Saksı mavi bir elbise istedim, geldi bana götlalesi bi mavisi. Sonra dedim ki abi bu gelinin kız kardeşlerinin bir suçu yok. Düğünün verdiği gazdan dolayı biz böyle giyiniyoruz hepimiz. Üstelik düğünde saç bile bozulmuştu en son elbise de yırtıldı dedim oh abi kebap bu ne rahatlık yırtıl yırtıl sende hatta ben de şuradan yırtayım olsun mavi. Bu kınalar hep düğünlerden daha güzel oluyor bi anlamadım gitti.

Hep kızları çekiştirdim ama siz erkekler. Your adamlar. Siz her halinizle sexy insanlarsınız. Abi siyah bir pantalon üzerine beyaz tişört bile giyinseniz yakışıyor size. Düğünlerde siyah pantalon, cıks bir ayakkabı, beyaz bir gömlek giyinsen bile you are so hot (FİZİK DE ÖNEMLİ TABİİ). Gelip de beni bir dansa kaldırmadığınızdan dolayı hepinizden nefret ediyorum. Ama kızlar giyinmeyin abi. Teyzenize söyleyin kahverengi giyinsin ona yakışan bir renk giyinsin sende gelme öyle kırmızı kırmızı kan kırmızı bok yakışmıyor bile aldanmayın Hande Yener'e o da ne dediğini bilmiyor bazen. Sana kırmızı çok yakışıyor diyor gelmiş mutfakta hıyar kesiyor??????

Gözüm kara kalmadı yara oldum rongo rongoronk,
Şüheda Özyar


NOT: Gökkuşağı gibi gülüşün var.

Ablamın kınasından:


17 november, 2014

Kilo

Zayıflamam lazım!

Spora gidelim. Evet bence de. Aynen yarın gideriz. Neyse haftaya. Kızım kış sezonu zaten ye bence yazın zayıflarız. Her neyse seneye artık eritiriz (Obezit oldu, kan şekeri, tansiyon falan derken fırladı gitti). Allahım bu kilolar ney ney. Ruhmen daralıyorum böylesi yok. NEREDE O VİCTORİAS SECRET'DA Kİ VÜCUT NIRDI? Bu vücudum çok merhametsiz. İşine geldiği zaman yiyor, konu spor olunca "Oruç geliyo oruç, 10 saat yemiyecen boşver 5 ay bekle sen" diyor. Nasıl da ileri görüşlü oluyoruz istesek. NEE? Ayyyyy götlalesine bak ya yemin ederim nasıl zayıfladı o öyle? Kesin kelepçe taktırdı. E salak. Valla salaggg, de ona kelepçe bileğe takılır mığdende ne işi varmış cnm:) Aşkı götünden anladı buna denilir galiba ahdgfakjhg.

Benim yiyip de zerre kilo almayan arkadaşlarım var ki ben hiç o katagoriye giremiyorum. Bir de her ne yediğine dikkat edip "ay bu 100 kalori" diyen arkadaşlarım var da bunlarla takılsam kesin Gone Girl'da ki Amy kadar psikopat olurdum galiba. Bu kilolar ne ve bu kilo ne abi göbek nedir yani bu ne? Bu kilolar çok fazla. Her yerdeler. HER YERDE. Bacak, kalça, göbek, baldır falan filan derken bi bu kiloları kaybedemedik. Herşeyi kaybederiz de kiloyu asla. Hadi onu salladım kilo almak için herşeyi yiyen ama 1 gram bile kilo almayan insanlardan nefret ediyorum. Evet aynen. O nasıl bir özgüvendir o. Nasıl yiyorsun da kilo almıyorsun. O nasıl bir ciğer. Bir böbrek, safra kesesi, gırtlak gırtlak bence o nasıl bir g•t yarappim yediği gibi de çıkıyor tövbe lan tövbe. Yiyipte çıkaramamak diye bir olay da var. Ozaman sar kendini yeşil çay'a sarıl nane çayına, sarıl kahve'ye iyi ki varsın.
Yaz tatilinden bir ay önce acayip spor yaptım. Böyle haftanın beş günü full gittim. "Bu yaz kaptık six packlı sevgiliyi" derken gaza gelip her gün iki saat spor yaptım. Beni görenler "aaa zayıfladın!" dediler. İşte duymak istediğim bu. Yaz tatiline gittik, fizik desen o biçim herşey harika yaz tatili sırf bu fizik yüzünden bile iyi geçti. Neyse yaz bitti, sıkıntı, stress, depresyon, bunalım, tansıyon sonra bir de Bu Tarz Benim derken baktım hiç kilo almadım ama ayna bana öyle demiyor. Ayna abi beni çok yanıltıyor. Baldırlar, kalça desen harita kadar, bacak hiç olmamış. ŞİŞMİŞİM. KİLO ALDIM ALLAHIM. Ama nasıl oluyor da tüm kıyafetlere sığıyoruz yine de. Neyse spor salonu yemin ederim bi 20 metre uzakta ama hiç gidesim yok. Geçen evdeyim. Sınavlar bitti oh şükür 3 sınavdan iki sonucu almışım, birini 55 ile tutturdum valla diyerine 70 aldım. Kalkıp halay çektim, göbek attım, horon teptim, halay başı oldum o ne lan o nasıl yüksek puan diyerekten sevindim. Diğerini bekliyoz işte. Tuttuysa tutmuştur. Neyse herşey yolunda gidiyor gibi ama sevgili hala yok derken abi biri bana "İnsanity" demişti. İvana Sert'in anladığı insan eti değil bu INSANITY. Evet. İnsanıty evde açıyorsun abi hop iki üç hareket minimum 30 dakika, maximum 45 dakika böyle herşey sıkılaşıyor ve yağları eriyor dediler. Aynen böyle anlattılar bana. Oh iyi lan dedim. Pilates gibi yani. Geldim gaza evde en ala programı buldum. 30 dakika sürüyormuş. Dedim oke. Açtım dolabımı bir Bülent Ersoy'un şarkıya başlamadan önce ki ruh hali gibi. TRAAAK çıkarttım içinden spor kıyafetlerimi. Spor yapacağım olum ben ne diyon sen der gibisinden giyindim kuşandım aynaya baktım "Bu bacaklar gidecek ulan!" diyerek kendimi bir güzel de gaza getirdim. Artık hazırım! Artık bende bir o mükemmel sevgili olmaya hazırım dedim ve spor programını açtım. YEMİN EDİYORUM. Bak Allah belamı vermesin ikinci dakikada nefes darlığından yere oturdum "Bu ne lan!" ... "Lan bu ne ölüyoz olm kendime eziyet"... dedim. PES ETMEDİM! Go Şüşü! YOU CAN! YES WE CAN! Dedim Allahım böyle kendime gaz verdiğimi görmedim. Verseydim evlenmiştim valla. Devam ettim. Sevgili olacak! Ve başladım yeniden. Ama nasıl zıplıyorum. ÖLDÜK LAN GEBERDİK KOKTUK. Nasıl hareketler bunlar ya. İndim, çıktım, koştum vallaha zıpladım derken abi en üst katta odam, Masterın odasına çökecek bu ne krak kruk ötüyor. Bi baktım Master odama daldı "Napiyon lan manyak mısın kafayı mı yedin bu ne?" dedi. El kol uzattı böyle. "İNSANITY OLM SEN NE ANLARSN:)" dedim. "Ya bırak okulda da yapıyorlar bizim sınıfımızda ki kızlar 10 dakika bile dayanamıyor" dedi. "Ben 60 gün boyunca yapıcam" dedim. "He bok" dedi. "Var mısın lan iddaaya €50?" ... "Yok ben seninle iddaaya girmem"... "Tamam €100 ozaman"... "Yok hayır girmem"..."Sana 15 dakika veriyorum. 15 dakika idare et" dedi. "Tabii olm ayıpsın" dedim çocuk gitti. Bana 15 dakika verdi. Bi güldüm önce. 15 dakika da nedir gelir geçer dedim. Sonra açtım Allah belamı vermesin 17 dakika da bıraktım arada 10 dakika da ara vermiştim hani sonuçta 17 dakika oldu. Zıplamalar koşmalar hepsi bu kilo yüzünden. Git spor salonuna yap sporunu gel eve ya yazık odanı yıkmaya değmez dedim. Master geldi geri odama baktı yerde iki büklüm Emrah gibi oturmuşum terden su oldum geberdim "Noooldu?" dedi. "17 dakika" dedim sustum.

Niye kiloluyum Allahım niye niye. Niye bu yağlar bu eritmeyen cipsler, şekerle, çikolatalar why my lord why? Böyle bazı kızları görüyorum abi canları çıkıyor spor salonlarda. Bazen özeniyorum işte ne bilim her yerim hamur gibi, bi kıyması eksik diyorum. Sonra diyorum ki "olum ben böyle güzelim daha ne". İki saniye sürüyor bak yemin ederim. Burcu Esmersoy'u görüyorum böyle ne bilim Serenay falan nasıl zayıflar. Beni bi ayakta tutan Kim Kardashian. Kardaşım benim yemin ederim onda da kalça var. E zayıf falan da değil yani direğim benim mübarek beni bi sen mutlu ediyorsun böyle. Ne yesem ya? Çikolata? Ihmm. Şeker olur. Patates kızartması!!! Ay bol ketçap mayonez üzerine de soğan yedik mi ver elini "bu çocuk beni niye beğenmiyor lan?" düşüncesi. İnsanity. Spor. Yaz olsa da zayıflasak yemin ederim kilo aldım.

Zayıflamak için günde üç litrle su içeni gördüm, kızım sen hayırdır depo musun? Pınar su musun? Franchise yapalım istiyorsan maşAllah. Nerede bu Murat Boz gibi six packlı yakışıklı beni kıskanan kimseyle paylaşamayan sevecen adamlar nerdeeeeeee?

Merhaba kilo,
Şüheda Özyar


NOT: Beraber yemek yiyelim.

Her gün ben:


10 november, 2014

Geniş

Ben seni on üç harfli sevdim.

Ben seni çok harfli sevdim. Çok cümlelerle. Çok satırlarla sevdim seni. Bir sürü yazabildiğin hikayelere sığdırdım seni. Ben seni çok uzaktan sevdim. Hiç konuşmasan sevebileceğimden. Ben sen konuşmadan sevdim seni. Selamsız sevdim seni. Otobüs de ki yolculuk kadar çok sevdim seni. Cam tarafında oturduğun zaman sol tarafdan kaybettiğin yaşam gibi sevdim seni. Ben seni senin her nefes alışınla sevdim. Her nefes alışında bir umut daha besledim kendime. Belki sen de nefes alırken seversin diye. Ben senin gideceğini bile bile sevdim seni. Gelişin olsun da, gidişini her haliyle kabullenirim diye. Ben hiç aşık olmadım. Aşk'a inandığımı da hiç söylemedim ama ben seni gelmeyen mesajlarınla bile çok sevdim. Belki mesaj gelir diye beklediğim zamanlarımda bile sevdim seni. Ben seni zamanım diye sevdim, bazen günler bazen aylarca sevdim seni. Ben gülleri sevmiyorum mesela ama papatyaları severim. Ben herkesleşemem bu yüzden papatya yapraklarını her zaman seviyor diye avuttum kendimi. Bana gelirsen papatyaları kopar da getir. Ama koparırken seviyor de, büyüsü bozulmasın. Bir papatyanın bir tane daha yaprağı olsaydı sen de severmiydin beni? Ben seni evde içtiğim sıcak çikolata gibi çok sevdim. Saçım dağınık sevdim seni. En berbat eşofman takımımla sevdim seni içine düştüğüm uzun gelen kazağımın kolları gibi sevdim seni. Beklerken, içerken ve hatta çikolatanın tadını hissederken. Hayal kurmayı sevmem ben bilirsin bir gün ya olmazsa dediğimden. Ama seninle hayal kurmayı bile sevdim ben, bir gün yine de gelmeyeceğini bildiğimden. Ben seni kocaman bir adam yerine koyarak sevdim. Dört harfli sevdim seni ben, adam. Mesela ben sabırlı değilimdir bilirsin sabır edemem ben. Seviyorsam çıkıp söylerim hemen ama sevmediğini bildiğim için hep içime attım ben. Bu yüzden seni hep içime atarak sevdim ben. Makarnayı severim veya aynaya bakıp gülümsemeyi. En çok da kendimi sevdiğim gibi sevdim ben seni. Konudan konuya atlamayı severim çünkü buluşmamız gereken çok konu var. Geçmişten bahsetmeyi sevmiyorum; o vardı, olacakdı, gidecek di -dı, -ti, -deydi kelimelerden hoşlanmıyorum. Ne önemi var ki şimdi sana geçmişimden bahsetsem, yarını bile sen tamamlayacağını bilsem? Karşımdakine çok inanırım hemen. Öyle fazla uzatmayı sevmem mesela. Kısa keserim olayı. Seviyorum der papatyaları saklarım. Veya gel diye emir vermeyi sevmem, kendim gelirim yanına beraber oluruz, fena mı? Beklemeyi sevmiyorum, baktım zaten olası yok, ben gelirim, zaten senden kaybedecek bir şeyim yok derim. Çünkü seni bekleyerek sevdim ben. Saniyelerle sevdim. Beni tanıyorsan makarnayı, çikolatayı ve patates kızartmasını severim. Sana en çok ben değer veririm ama yeri geldiğinde hiç umrumda olmazsın. Hayal kurmayı sevmem ama zengin olmayı çok isterim. Boğazda evim olmasını, seninle çay içmeyi severim. Hiç ciddi olamam, çünkü gülesim gelir. Seni severim ama gülerim. Gözlerime uzun bakanından hoşlanmam, yine gülerim. Hayal kırıklığından çok korkarım. Mesela sen sevmiyorsun, bu benim en büyük hayal kırıklığım. Yani hayal kırıklığından hoşlanmam. Hayali silerim, geri kalanlarla devamını kurarım. Çok yazı yazabilirim. Attığımı tuttururum. Çok inatçı olabilirim ama seni çok güzel de sevebilirim. Aşırı derecede senden hızlı bir şekilde bıkabilirim. Bu yüzden saniyelerle severim seni. Bu benden kaynaklanmadığını da iyi bilirim. Sen olayı fazla uzattığındandır o bilirsin iki kere iki bile dört ederken benden; senin beni sevmeni beklmememi bekleme. Binlerce hikaye kurabilirim ama boş oturmayı sevmem. Kelimeleri bir araya getiremediğim zaman içim sıkılır, sonra döner seni yine severim. Boş işlerle uğraşan insanları sevmem. İnsan satanı sevmem. İki yüzlü insanlardan nefret ederim. "Zaman," diyenden uzak dururum. Benimle konuşmayı seven insanlara sıkı sarılırım. Çok iyi sarılabilirim. Kaburgalarını yerinden çıkartabilirim. Seni çok kaburgalı sevdim ben. Sana sarılabilirmiyim? derim mesela, öyle de çok severim seni. Doğum günlerini sevmem. Kendi doğum günümü "Evet doğmuşum ben şükür" der ertesi güne bakarım. Aşk dolu olan geleneksel günlerini sevmem. 14 Şubat'tan nefret ederim. Yalnız girer, yapayalnız çıkarım. Sonra işte ben seni hep dün gibi sevdim. Ben seni her zaman gideceğini bile bile sevdim. Ben seni her zaman boşverdim. Bu yüzden sen benim en güzel boşverdiğimsin. Ben sana çok çabuk darılabilirim çünkü ben başka severim. Herkesleşmeyi sevmiyorum. Ben sana darılırım sen de beni biraz daha sev. Ben seni çok başka sevdim. Herkes seni sevebileceği gibi seni de ben sevmek istemedim. Ben senin benimle dalga geçmelerini sevdim veya beni umursamadığın hallerini daha çok. Makarna yerken bile sevebilirim seni. Ben beni kıskanmayanı sevmem. "Pek takmam öyle nezaman cevap verdiğin, ister az sonra, ister şimdi ister yarın," cümlelerden nefret ederim; takmam, umursamam, sallamam, ilgilenmiyorum, fark etmez, ne yaparsan yap dedirten cümleler kurulduğu sürece oradan uzaklaşırım. Benlik bir şey değildir o. Ben umursarım mesela, çok da takarım. Ben seni çok umursadığım için severim seni. Seni en çok sana verdiğim ilgimle sevdim seni. Benim sana yazmam seni ilgilendirmesi gerekiyor çünkü ben çok harfli severim. Benim alfabem çok geniş değildir aslında ya seni seviyorum dur ya da seni sevmiyorum. Ben seni on üç harfli sevdim, senden de aynısını bekledim..

Ben seni çok geniş sevdim,
Şüheda Özyar


NOT: Umursamadı, kalk bir çay iç.


"Ne sevilmedik ama..."




07 november, 2014

Mavi tık

Abartma

Sadece okuduktan sonra iki saniye sonra cevap verdi abartma bence. Saçmalama tabii ki de ayrıl. Küfür gibi ya ben olsam terk ederdim. Aynen, üç kere boş ol der engellerdim yani. Afferin, beğendim bu düşünceni. Ya manyaklaşma kızım mavi oldu işte ondan sonra neeeeeeeeee? Ay OHÁ kırk iki saniye sonra mı cevap vermişşş. Çüş, sende de iyi sabır varmış valla. Ben direk basardım kavgayı, ayrılıdım yani. Sil şu WhatsAppı kurtulalım. Yani bence hepimiz ayrılalım. Allah bilir kimlerle konuşuyorrrrr. Aynen... NEEEE? Mavi olduktan sonra hemen mi cevap vermişşşş? Ay ona mavi olalım mı de, valla bak anlarsa senindir anlamıyorsa öküzdür yani.

Ne bu şimdi? Mavi tık? Adamlar gri tıktan sonra renk katalım derken olayı sonsuzlaştırdı. Bence hepsi çok saçma. Yok okudu ama cevap vermedi diye bir olay net olarak var bu saatten sonra ama niye yani bence çok gereksiz. Bu icaatı kesin ben çıkarmış olmam gerekiyor. Nezaman yazmış, nezaman online gelmiş oysa last seen'ı kapatan bir insandım ben ne ara böyle oldum. Hep mi hayatımda biri olması gerekiyor derken bi ignore da biz çakalım istedik. Kontrol etmeyi sevmem ama kontrol edersem diplomalısını yaparım yani beni buna zorlama. Bence mavi tık çok saçma bir şey. Artık herkes bir birine istemese bile daha da dikkatli bir şekilde bakacak, dikizleyecek, hesap soracak... en kötüsü o printscreenlar hep "Yollandı" ... "Görüldü" ikilisinin arasında gidip gelecek. Eskiden mesaj atardık bir birimize: "Okumadım la gelmedi" derdim her zaman. İşe yarardı. Şimdi öyle bir lüksüm yok. En son okadar çok duygu kattım ki yüreğime gittim eskilere "İyi geceler :)" yazdım. Yüreğim gidiyor abi niye cevap vermedi lan bu gece oldu derken WhatsApp'a baktım kapı gibi yasal uyarı geldi gönderilmedi diye. Ay dedim şükür Allahım sen ne kadar büyüksün işte sen yollamıyorum diyince yollamıyorsun böyle bana ilettiğin mesajı seveyim diyorum ama artık öyle bir şey de yok çünkü mavi anlıyon.
Eskiden mesaj atardık, gitti mi gitmedi mi diye bir derdimiz yoktu. Bir mesaj da okadar çok kontör gidiyordu ki bir mesajın içine günaydınlar, napıyorsunlar, ne yapacaksınlar, seni böyle özledim şöyle özlüyorum kelimeler. Şimdi bakıyorum abi biri günaydın yazıyor karşı taraf da günaydın yazsın diye müebbet bekleyeni gördüm. Lan sabah atılan günaydın mesajına öğlen cevap verilir mi? Şimdi yeterince sevgili bir biriyle kavga etmediği yetmiyor gelmişler "Okundu ama sallamıyor seni" mesaj iletisi koymuşlar. NE BU? BU NE BU? Ya yok böylesi anlıyor musun. Yuvalar yıkılacak. Depremler oluşacak. "OKUDUN AMA SALLAMIYON DEĞİL Mİ?" diyecek herkes atacak printscreen'ı susacak karşı taraf diyordu Nihat Hatipoğlu.
Benim gibileri de vardır "Yazdı mı la?" ... "Al şuna bi bak en son kaçta online gelmiş" ... "Bak dedim sana takmıyor diye dimi" ... derken sesimiz evrene duyuldu galiba adamlar "Öyle mi? AL SANA MAVİ TIK" dedi bizi menapoza soktu. Amaaa... abartmayın. Bence boş ver ya. Ha okudu ha okumadı, ha okudu iki saat sonra cevap verdi. Bazen aceleden okuyup kapatıyorsun hani acelen var. Veya sallamıyor TAKMIYO SENI YANİ DON'T CARE DEDİ BLUE. Mavi'yi severim. Sonsuz olan her şeydir o ama o ne? Çocuğa seni seviyorum dediğimi farzet, okunmuş ama iki dakika sonra gelmiş bende seni seviyorum dese ne yazar? Terk ediyorum lan seni. Buna dayanamam ben bünye kabul etmiyor. Sevgili benlik bir şey değil galiba. WhatsApp da bunalıma girmeye değmez. Gelmiş "iletildi" ... "Okundu" ... diyecek sonra ben kara kara niye yazmıyor, kimle yazışıyor diye diye yiye yiye yiyeceğim kafamı beyin kalmadı yemin ederim. Lan senin üzerine düşündüğüm gibi okula verseydim kafamı kesin masterı bırak lüksek lisansı da salladım doktoramı almıştım bildiğin.
Ama konu mavi tıksa. Helal olsun lan. Çıkarana da helal olsun bence. Bence de bana direk cevap vermen gerekiyor, sen kimsin de beni ignore yapıyorsun? Adamlar bildiğin demiş ki "Şüşü sana özel bir uygulama çıkarıyoruz, artık seni mi engelliyor başka birine mi yazıyor al bak gör" ... bir de kamera olayını çıkarsalar. Hani takip edebileyim ne yapıyor falan diye, yoksa çok mu abartılı olur bu? Böyle Whatsapp'dan bakayım kim yazmış kim napmış diye. Şu kızlar niye benim hoşlandığım çocuğa yazıyor? Bilmiyorum ya bence abartmıyalım. Zaten çocuk senden hoşlanıyorsa verir cevabını. İster şimdi, ister sonra. Sana ilgi gösteriyorsa "Mavi tıkı boşver, ben sana yazıyorum artık sen anla..." desin yemin ederim sallamam mavi'ymiş yok griymiş yok bilmem ne sen benimle evlen.

Kim çıkardıysa o mavi tıkı kendisini bi tıklasın. Bok var da lüzümsüz yere icaatlar çıkarıyorsunuz. Last seen'ı keyfimden kapattım sanki. Özelim olsun. Okuduysam okudum, okumadıysam da sana ne yani sen kimsin? Sevgilim değilsin bir şeyim değilsin, kan bağı bile yok, kimsin? Yazarsa senindir, yazmazsa zaten hiç senin olmamıştır. Zaten okudum yani yakında mavi uygulamayı kapatabilecekmişiz öyle dediler, uğraşıyorlarmış. Bİ ZAHMET YANİ ARTIK BİTSİN ŞU OLAY. İKİ GÜNDÜR KAFAYI YEMEDİM SADECE PSİKOLOJİKMEN GİTTİK HANİ KAYBOLDUK YOG OLDUK.

Giden hiç dönmedi mavi,
Şüheda Özyar


NOT: Seni seviyorum  icon-blue 

Şüşü'nün bakışından mavi tık:



05 november, 2014

O kim?

Kıskanmadım?

BEN Mİ? SEN KİMSİN YA? Whoaryou? Ya git bi işine bak, başka işim yokmuş gibi tabii ki kıskanıcam o kız km englle sil onu:) cinimi sıkıyon:) Kıskanmak mı? Ağır hobilerimden bir tanesidir. Ay bayılıyorum kıskanmaya. Kıskanmayanı da anlamıyorum zaten. Ciddi anlamda anlamıyorum. Doğuştan yetenekliyimdir. Çok ağır kıskanırım ay hemde öyle böyle değil. Döverim de. Trip mi? Yetenek sizsiniz'e katılma nedenim olabilir okadar kendime güveniyorum. Dört evet'i alıp ayrılabilirim ikinci tura bile gelmem. Kıskanmak, dövmek, vurup parçalamalar, tripler, hareketler, figürler falan ay anam o kim??? Ne yazmışşşşş? YUUUUH ay OHÁ benim ki altına yorum mu yapmış? OVER. Terk ediyorum seni, bildiğin aldatıyon beni.

Sevmek, sevilmek, aşk, sevgi, saygı, güven falan BİNGO hepsinin içinde bulunan gen: kıskanmak, sonra devreye ben giriyorum vuruyorum tabii, parçalamak, hırpalamak, sileceksin onu diye tehditler, ayrılmalar, sızlamalar sonra hoppa yine yalnızız. Şüşü'nün dünyasında böyle. Bir önce ki hikaye de çirkin kız güzel oğlanlardan bahsediyordum veya tersi. Abi o çocuklar niye sevgililerini kıskanıyor anlamıyorum, lan kız güzel bile değil. Gel çık benimle. Beni kıskan ne diye kendini zora sokuyorsun onu kıskanıyorsun ya? Abi hiç anlamam. Beni bile kıskanmayan birini ben n'aaaapim hani? Sevmiyorsun derim. Çünki ben ağır basarım. Biz kızlar böyleyiz. Hatta ben böyleyim abi, bana uyan "bende!" desin. O kız kim? Hiii. Peki bu kim? Tamam anladım. Peki şu kim şu? Yorum yazmışsın iki sene önce ki fotoğrafı altına? E ÇÜŞ ŞÜŞÜ ABART İSTİYORSAN. Sevmiyorsun beni dimi? Al git çık o kızla hadi. O daha değerli zaten, al hadi bye. der çeker giderim. Valla giderim yani o nasıl bir işmiş öyle. Ben kim diye soracağım sen bana çüş, OHÁ, sıkma, etme mi diyeceksin. Excuse me? O benim kitabımda yer almıyor hani who the fuck is she? Sil gitsin. Delete. Are you sure? Çok sure evet, sil. Bence bir insan kıskanmalı. Ama dozu kaçmadan. Abartmadan kıskanacaksın hani sende sıkılmayacaksın, hoşuna gidecek güleceksin yani oyşşş diye sevecen beni ne var sanki. Bence biri bana bunu demesi gerekiyor yani "O kim?" ... "Silerimisin şunu?" ... "TÜM OĞLANLAR BAKIYOR BENİ SİNİR Mİ ETMEK İSTİYORSUN?" DESİN YA NOLUR NOLUR ALLAHIM DUY SESİMİ DESİN HADİ YOLLA BANA BÖYLE BİRİNİ BEKLİYOM.
Çocuğun dediğini umursayacağımdan değil. Sil dediğinde silmeyeceğim. Şunu bir desin ama hani bi göreyim. Tıpkı biriyle buluştuğun zaman kızın ödemesi gibi. Kızın ödediğini hiç gördünüz mü? Valla ben gördüm bildiğin ben ödedim yani. Yaz tatilinde Zengin ile buluştum bir kaç kere. Abi dedim evleneceğim adam işte ne olsun, bi yerde okumuştum "Bir erkeğin veya adamın yanında kız ödemez ama o eli bi göreyim, bi cebe gittiğini hissedeyim" diye. Dedim abi ben bunu uygulayım. Aklıma sıfatıma tüküreyim bir daha internette okuduğumu yapmıyorum lan. Zengin beni en zengin kahvaltı salonuna götürdü. Nasıl yiyeceğim Allahım masa dolu hatta sucuk mu lan o???? Allahım kızartılmış, bir tane ya bir tane sucuk koymuşlar. Masa da aramadığın peynir yok, bizim köy peyniri bile var. Neyse geçtik hepsini. Çocuğa baktım: "Bak ben ödüyorum, ona göre, ya ma yok" dedim. Bildiğin çocuk bana bakarak "Tamam sen nasıl istiyorsan" dedi. AY. ZORT. MOR ÖTTÜM MOR. Bildiğin telefonumu elime alıp bankama girme arasında saniyeler oynadı. Vay mal. Vay gereksiz insan. Vay zengin dedik bana ödettiren çocuk. Vay sıpa vay Allahım n'olur param olsn nolur vlla rzl olcm yha:)). Baktım çok şükür param var, gittim kapı gibi iki kişilik kahvaltı için 200TL ödedim anasını satıyım o parayla gider ayakkabı alırım lan, kıyafet alırım sen kimsin? Odun ya. Ondan sonra biz kızlar oğlanlara neden odun veya öküz dediğimizi yeniden hatırladım. Ya insan der ki "Saçmalama öyle bir şey mi olur, bak konuşmam bir daha" .... "Tamam sen nasıl istersen" diyip de kenara çekileni gördüm ya valla ben de ki şanssızlık işte ölcem sonunda. Ama hani okadar soğdum ki Zenginden, kıskanmak mı? Çüş lan 200 TL kahvaltı ödedik anasını satıyım sucuk bile bir dilimdi, diyorum. Sucuk lan sucuk. Bizim bakkaldan toptan alır yine karlı çıkarsın. Ben eskiden daha da çok kıskanırdım. Şimdi yoruluyor insan. Kıskanmak mı? Abi beni kıskandıracak duruma getirme nolur. Biliyorsun sevmediğimi, yapma. Kızı sevmiyorum abi git ne yaparsan yap ama ben görmim yoksa bildiğin herşeyi araştırırım. Kavga gürültü bitiririm olayı net. Biz kızlar herşeyi araştırırız. Senin bulamadığını buluruz biz. Ben bu konuda çok yetenekliyimdir. Kendimi zorlamam ama bulursam mahfederim olm seni. Facebook, Tumblr, Instagram, Twitter, Google'a bile adını yazar senin geçmişini bulur dökerim ortaya. Kim napmış, kimi like etmiş, kim kime yorum yapmış, nezaman paylaşmış, en son WhatsApp'da kaçta önline gelmiş??? Bir de Facebook'da en son kaçta online dı?? Facebook'da kim öyle yorum yapmış ya?? Hii amcasıymış neyse geç. Instagram'da fotoğraf beğenmiş mi??? NE? EVET Mİ? AY BENİ IGNORE EDİYOR YA VALLA CRAZY OLDUM BEN YETTİ YAW.... Bu kız da kim her fotoğrafını beğenmiş çocuğun, çocuk mu görmemiş gelmiş benimkini beğeniyor. Salak valla beni sıkıntıya sokuyorlar.

Tabii ki de kıskanmanın dereceleri var. Çok kıskanırsan giderler, hiç kıskanmazsan "sevmiyorsun" der yine giderler. Demek ki sonunda gidiyorlar yani bence kıskan hani kimseye zararı yok. Bence ben gidersem kimse seni bukadar güzel araştıramaz ve bence ben seni çok güzel kıskanırım. 

Kıskanmadım ya, sadece o kim?
Şüheda Özyar


NOT: Seni en güzel ben kıskanırım.

O kız kim? diye sora sora ben:


03 november, 2014

Çirkin

Bu mu sevgilisi?

Sevgilisine bak AYYYY. I am so more beautiful yani. Bu ne yaaa? Valla bok gibi uyum söylim sana. Kriz geçiricem ay tut beni. Bu ne la? Ayyy bu ne inanmıyorum. Hayatta olamaz. Ben BİLE daha güzelim ya bu nasıl bir şey. O çocuğun yanında ben olmam gerekiyor ya adaletine edeyim dünya. Böyle uyumsuzluk mu olur ya. Matamatik sorusunda ki X gibi. Ayy Halil Sezai ft. Burcu Esmersoy kadar uyumsuzlar. Ya bana niye gelmiyor bunlar, bana bana. Dış görünüş herşey değil derer yani come on hepimiz biliyoruz dış görünüş is everithink. Everythink? EVEREYTHİNK. Yani ne diyorum "Ay kız şunun sevgilisine bak"... OOFF NOO. NO Allahım NOO. Bu nasıl bir alın yazısı Allahım NOO. Benim bile böyle bir alın yazım yok ya sevgiliye bak: ÇÜŞŞŞŞ. YUH LAN BU NE??? Nasıl nasıllll? AYYY ÇOCUK ÇOK MU AŞIKMIŞ???? YHAAA bu ne yaa. Ben kızın tipini gördüğüm zaman yön değiştiririm ya yön yön, bu çocuk nasıl ona aşık olmuş da bana olmamış???

Bir insan bukadar şanssız olamaz. Bukadar evrenin zort dönüşü olmaz abi hayat bana Halil Sezai gibi uzattıkça uzatıyor, dalgasını geçtikçe geçiyor lan yok böyle bir şey. Her bir insanın dönüş noktası varmış, benimkisi noktalı virgüllü, noktalı virgüllü gidiyor. Onun nasıl öyle yakışıklı bir sevgilisi olur? Sorusunu her gün kendime soruyorum. Dışarıda yakışıklı birini görüyorum "Bu var ya bu"... diyorum "Benim olaydı ya"... "aaaa haddiii yaaaaaa. Sevgilisi mi varmış? Bu mu sevgilisi? BU MU?" ... - Çalınan şarkı: Güvendiğin dağlara karlar mı yağdı... - Yani diyorum ki, acayip yakışıklı bir Brad Pitt'in yanında Jolie gezmesi gerekirken (yani ben), niye bir Brad Pitt'in yanında Yıldız Tilbe gezsin? Niye abi niye? O nasıl bir kızdır ya. Biz kızlar başka kızlara gıcık oluruz. Ben benden güzel olan herkese, sevgilime yazan, yanına yapışan, onun tüm kız kankalarına uyuz olurum çünkü why? anlıyon. Boş işler bunlar. O kızın bile sevgilisi var ya ölcem. O nasıl bir özgüvendir o. Çaşıdayım, Allahım neler kaçırmışım neler yaaaa. Ben evde otururken tüm Boy'lar burada geziyormuş, benim kısmetim buradaymış diyorum Allahım artık duvardan başka birini sevebileceğim derken bi bakıyorum tüm o yakışıklıların yanında bokkey gibi bir kız. Selena'yı üç kere çağırsan seni kurtarmaz anlıyon. Geziyorum abi çarşıda bakıyorum benden bakımsız biri tamam mı, zort yanına biri geliyor Allahım diyorum arasam bulamam. Facebook'ı, ınstagramı delik deşik etsem bulmam bu nasıl yakışıklı bir çocuk. Onun bile sevgilisi var ya anlamıyorum. Aynaya bakıyor "Peh"... "Ulan benden daha güzeli yok" diyorum, bakıyorum yanıma boş. Solum boş, sağım boş e eski sevgililerim desen zaten hepsini hangi kafayla beğendim bende anlamıyorum, so bitch please beni bile hak etmiyorsun. En son çalıştığım bir mağzada Marka ile kısmetimizi aradık. Dedik: kesin bulacağız. Nezaman yakışıklı çocuk görsek arkadan sevgilisi çıkıyor. Ya yok böyle bir şanssızlık dedik. Kimi beğensem, bi sevgili. Sevgili olmasa da beni beğenmiyor arkadaş bende anlamadım. Onun BİLE sevgilisi var, nasıl oluyor? Kıza bakıyorum MY LORD diyorum sonra bu soruya cevap bulamıyorum. Ben sözlenmeyi, nişanlanmayı, evlenmeyi geçtim zaten düşünmüyorum ulan benimle çıkarmısın diyen de yok hani de bari anlıyon, çay içelim de bir şey de. İnsanlar nasıl oluyor da bi güzele çirkin gidiyor I don't know. Mesela Murat Boz OWWWWW, eski sevgilisiyle ayrıldı diye bir kına yakmadığım kaldı, yani bana kalacağından değil abi o nasıl bir kızdır? Belki de yetmiş milyon insan arasından benimle çıkar nerden biliyon? Böyle bazen çok tuhaf ama dünya da bir çok insan var sen gelmişsin yalnızlığın dibini boyluyorsun. Tüm yakışıklı oğlanları o çirkin kızları kaptı NOLUR BANA GEL YA. Bari çirkin olsun ama zengin olsun ona da rağzıyım da oda beni bulmuyor hani. Marka ile mağzada kısmet aradık abi yok böyle yokluk. Çıkacağından değil hani insan bekliyor işte. Bence kendine güvenen "abi ben yakışıklıyım, güzelim, bana herkes bakar ama sadece sen bak bana yeter," diyen biri direk mail atsın abi böylece online Esra Erol izdivacımı da gerçekleştirmiş oldum (oh be rahatladım). Ama böyle işte nasıl oluyor da elin hödük kezbanı bir pirens yakalıyor ben kurbağı bile zor buluyorum anasını satıyım ya. AYRILMIŞ MIIII? ALLAHIMMMM!! YESSSS!!! Çocuk bana kalacağından değil ama çocuğa yazık ya öyle bir kızla ömür bile geçirilmez. En son bir düğündeydim. En güzel düğünlerde süzerim. Abi kız bok gibi, çocuk baya bildiğin yakışıklı. Kız evleniyor ben kendimi kızın yerine koyuyorum dahada güzel yakışıyoruz diyorum ya bu nasıl bir beyin terkdir. Sonra bir çocuk gördüm Allahım, DELİCİOUS, BABY YOU'RE MİNE diyorum, ayarlıyacagğiiim seni spaydiiiiimmm, YESSSS, aşkım kelimesi de sana nasıl yakışıyor ayyy bana papatyam dediğini buradan duyabiliyorum derken bi bakıyorum parmağında yüzük arkasından Nur Yerlitaş face kız geliyor, kolundan tutuyor alıp götürüyor aşkımı.... gitme.... çok hayaller kurmuştum seninle.............. "Bok gibi kızın aldığı çocuğa dön bi bak istedim" dedi Hayat. :)))))

Ben çok çabuk sıkılırım aslında. Baktım bu iş çok uzuyor, kısa cevaplar veririm, isteksizce yazarım hatta seni umursamayan bir noktaya beni getirdiğin zaman haberin olmadan kaybedersin. Çirkin sevgili de böyle bir şey. Bana yakışsın ya abi bok gibi görünmesin veya zengin olsun ona da okey. Hatta benden ayrıldıktan sonra benden çirkin olan bir kızla çıktığını gördüğüm zaman ki reaksiyonum: HAHAHAHAJHGDFJKHSGDFKHAJSGKFHJG.

Zaten benden güzeli yok ya neyse,
Şüheda Özyar


NOT: Armutun iyisini ayılar yer.

EVLENSEM Mİ?



31 oktober, 2014

Diyorsun?

Dedim bile

Söylediklerin değil de, aklından geçenleri bilsem yeterlidir benim için. Bir insanın yaptıkları benim için çok önemlidir. Hareketleri, davranışları, karşında ki kişiye olan saygısı. Seviyorum dersin, ardından gidersin. Gidersin ama seviyorum diyemezsin. Diyorum ki, biz insanlar belirli bir yaştan sonra herşeyin neden tekrarladığını kendimize sormaktan vazgeçmeliyiz. Sen giderken, niye gidiyorsun? Değil de, gidersen yolun açık olsun diyebilmeliyiz veya gitmeden önce "Gitmeyeceksen, gel. Gideceksen hoşça kal" demeli bir insan. Biz insanlar çok hassas insanlarız. Kalbimiz çok çabuk kırılır, mesela benim kalbim çok çabuk kırılır. Bir papatyanın yaprağını kopardıkları gibi koparırlar beni. Bence aslında biz insanlar kendimizden başkasına inanmamamız gerekiyor. Önce sen, sonra yine sen...

Çok hassas bir insanım. Hani çok çabuk alınganımdır mesela, veya bir şeyin olacağına çok çabuk inanırım veya hissederim. Benim hazinemde zaman diye bir kelime yoktur çünkü zaman aslında sadece beş harften oluşan bir kelime ve bizi teselli etmesini inandığımız bir anlamı var: beklemek, geçecek, unutulacak ve her şey güzel olacak. Neden bir şeyin şimdi güzel olacağından kendimizi garantiye alamıyoruz? Veya neden bir insan gerçek yüzünü hemen karşında ki insana göstermiyor? Zaman kelimesine inanmam çünkü bu insanlara bağlı olan bir şey, hayırlısı derim. Olayı uzatmadan konuya giriyorum. İnsanlar çok boş. Kimse sen değil ve kimse asla senin gibi düşünmeyecek. İstersen 1 dostun olsun, istersen bin tane... hepsi bir birinden farklı. İstersen bir sevdiğin olsun, veya konuştuğun birileri, abi boş işler anlıyor musun. Bazen laf olsun diye ağır sözler paylaşıyoruz ama iyi değiliz anlıyor musun. İçten gidiyor abi, kanıyoruz kendimize, karşımızda ki insanlara inanıyoruz, arada ki hata bu biliyor musun, biz insanları çok ben yaparız, karşımızda ki insan bizi sallamaz bile. İsterse sağ kolun olsun, isterse sol kolun, insanlar boş anlıyor musun. Seni takıyor gibi yaparlar ama takmazlar. Gelip gidiyorlar abi, yeri geldiğinde sallamıyorlar. Kullanıp atmasını biliyorlar ve asla kimse senin dediğine ne değer verir ne de seni anladım diyerek geçiştirir. Biri bana "seni anlıyorum" dese, "Kendince 'anlamak' ne ise, onu anlamışsındır" derim. Çünkü benim ne düşündüğümü sen bilemezsin, anlamazsın abi sen. Kimsenin sığınacak bir kapı aramasın. Otur duâ et derim. Allaha sığın. Ona inan, ona âşık ol. Ona bağlan.
İnsanlar abi çok saf, gereksiz bazen ve cahil olduğunu düşünüyorum. Lan kafayı yiyorum niye diyorum biri senin o kişiye verdiğin değeri o da aynı şekilde sana vermesin diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Niye bir insan sana durduk yere bok gibi davransın? Hani moralini bozmaya değmez anlıyor musun. Yeri geliyor "siktir et" diyorum abi çünkü net bir kelime anlıyor musun. Senin adamlığına siktir et. Senin verdiğin değeri siktir et abi zaten insan olsaydın önce karakterine sahip çıkardın sonra beni önemserdin. İnsan abi sevdiği insanı bilmez mi? Hani ne bileyim yok ya, cümle kuramıyorum bukadar şerefsiz olunmaz diyorum. Bir kadın da şerefsiz olur adam da, farklılık yok.
Değer abi... saygı diyorum. Nasıl olur da bir insan bunların ikisini ön plana alamaz? Nasıl olur da bir İNSAN, bak İNSAN diyorum bu ikisinin kelime hazinesinde çok ağır kelimeler olduğunu bilmiyorlar. Sinirlerim bozuluyor abi milletin hiç bir boktan haberi olmadığını görünce. İnsanların boş konuşmalarına dayanamıyorum çünkü her KELİME önemlidir. Mesela sevdiğin insan bile ağızından çıkan bir kelime ya, bir kelimeye bile bakar okadar değerlidir kelimeler, satırlar, cümleler. Kimse kimsenin değerini bilmiyor, bilen de götten sallıyor amk. Bile bile kaybedilmez bu hayatta, vardır bir nedeni. Bile bile çekip gidilmez, bunun da var bir nedeni hatta bile bile bir insana şerefsizlik yapılmaz bunun nedeni de karakterindir, sensindir.
İnsanların sonradan boku çıkması gibi bir olay var hepimiz aynı darbeyi yiyoruz. Ama mavi olan herşeye inan. Mavi sonsuzluktur, ne seni aldatır ne de yanıltır. İnsanlar boş abi. Gider, döner dolaşır gezer sayar söver kabul edersen: sende de var bir ayarsızlık. Mavi olan her şey güzeldir tıpkı güzel olmasını istediğin insanlar gibi.

Bence beni fazla oyalama. Diyorsun? Dedim bile. Oyalama abi, insanlar bir birini boku bokuna oyalamasın. Benimle boş işlerle uğraşma abi. Önce kendini bir tanı, geçmişini unutamayan bir insanın geleceğine dair planları zaten olamaz. Mavi dediğin zaman tutacaksın kolundan "Benimsin," diyeceksin bitecek olay. İnsanlar diyorum, ne istediklerini bilmedikleri zaman seni oyalar "zaman" der, vurur darbeyi giderler. İkili oynama abi, iki kişilik insanlık bitti bu dünya da.

Öyle mi diyorsun Şüşü?
Dedim bile,
Şüheda Özyar


NOT: Oyalamadan git. Yolun açık olsun.

"Tek bir harfin değerini bilmedikten sonra papatya yaprakların suçu ne?..."

30 oktober, 2014

Sınav

Nasıl geçti?

Bok gibi geçti nasıl geçsin dalga mı geçiyon benle böyle bir soru mu olur olum. Hani ne öğrendim diye sor bi bak yok anlıyon cevap yok. Okadar çalıştım (çalışmadı), okadar derse gittim (uyudu) hala nasıl kötü geçtiğini anlamıyorum. Nasıl da stress'e giriyorum ay Allahım bu Ekim ayın sonları, sonra Kasım ayın başlangıçları niye böyle he mi Lord? Niye böyle Allahım. Kasım da aşk başkadır derken bunu mu kast ettiniz millet dalga mı geçiyonuz benimle. Çok psikolijik baskı var çoook. Böyle her sınav mı bok gibi geçer, bir tanesi de mi "Olm Şüşü gurban olayım B şıkkını ver bak C'ye gidiyon yanlış bak ben bile yoruldum" demiyor. Bu sınav haftaları organizasyon edenleri de anlamıyorum zaten, gelmiş tüm sınavları eşşek oyunu gibi üst üste koymuş, hafıza çok geniş ya çok sağol ya öğretmenim hııı cnm bnm:) tbbi ki sviyoz sni:)

Hafızamızın sadece yüzde 10% kullanıyormuşuz. Geri kalan 90%, what the fuck abi nerdesin beni unutsun demişsin? Demek bu yüzden terk eden edene, krizler, depresyonlar, çarpıcı sözler, ooh wauuw satırlar kuruyoruz. Beyin sadece 10%, geri kalan 90% boş zaten. Öylesine nasıl söylesem çalışmıyor. Ya zaten beynimizin sadece 10% kısmını kullanabiliyorsak, ne diye sınavları araya zumbulluyorsunuz. Bu öğretmenlerin de bir suçu günahı yok garibim okul zorluyor. Bazen okulların düşünme tarzını sevmiyorum, bina bile bok gibi insanın giresi yok. Girdiğin gibi surat bir Nur Yerlitaş oluyor abi motivasyon zart diye düşüyor. E bakıyorsun içeri de ki insanlara ay hiç benim seviyem değil, düşük hepsi, onu geçtim kimse benden daha güzel değil diyorum bi İvana Sert mode on.
Sınavlar bence çok gereksiz. Şimdi Hayat bir sınav diyeceksiniz ama bitch please okul sınavlarından bahsediyorum. Ya bir insanın hedefi 55 olur mu. Olur mu hani soruyorum. BENİM OLUR. Çünkü 55 çok samimi. Çok ohwww cool. Çok benlik. 100 üzerinde 55 aldık mı kurtardık abi biliyorum ben. 100 üzerinde hedefi 80 olanı gördüm. Bakışımı yakalasın o, o nasıl bir öz güvendir. Bir de sınıfda kafa dengi olan bizim gruba bakıyorum "Olm 55 tutturduk mu aldık puanları ha"... "Lan Balık arkamda otur sen sınavda bir puanda bir puandır" ... "Kopya çekek bence bizi anca o kurtarır". Sınav döneminde mantık olarak hiç bir konuda çalışmayan bu beyin, bırak 10%'unu bildiğin 5%'ini kullansam mutlu olacağım o derecede. Sınavlar insanı çok zoruyor. Durduk yerde panik, stress, sıkıntı, bir de okulun "bu sınavı alamazsan devam edemezsin" diye bir tehdit show'u var. Şeytan diyor ki: Öyle mi? GET THE FUCK OFF! Al sana sınav, ha yok aminno asitto eşşoğlu eşşeğe bak benimle oyun mu oynuyorsun lan diyecem çekip gidecem abi. Havam olur, diplomam olmaz, evdekilerden bir sürü azar, karşılaştırma, sıkıntı, baskı derken zorbela geri gidersin. Olay bence bizim okulu takıp veya takmamız değil, evden bi baskı yiyoruz abi "Öyle okudum, böyle okudum, o böyle okuyor, bu böyle okuyor, bi alamadın şu sınavı" derken insan e yeter da diyor, alayım şu sınavı da başka konular hakkında konuşalım.

Bir sınav için çalışmaya başladığım ilk dakikasında konsentrasyonum dağılır. Bildiğin ders hariç "ulan dünyayı nasıl kurtarsam" düşüncesine bile sahip oluyorum. Kendimi çekiyorum, şarkı söylüyorum, kalkıyor bir odaparty veriyorum, fal bakıyorum, eski sevgililerimi gözden geçiriyorum, yeni sevgili adayları arıyorum sonra kim kimle çıkmış kim napmış napmış??? AYYY YUUUH hemen bi printscreen yapayım da whatsapp'dan atayım biraz daha konsantrasyonum dağılsın, saçmalama tabii ki de ders çalışıyorum derken aradan üç saat geçiyor "taam taam yeterince çalıştım" diyor konuyu kapatıyorum. O cümleler, o kelimeler, o altını çizmeye çalıştığım satırlar derken abi kitabı salladım o dersin özeti bile 15 sayfa. İçli dışlı hepsi önemli işte o koyuyor adama. Hiç bir zaman "Evet. Şimdi ders çalışacağım" diyipte bildiğin tüm gün ders çalıştığımı hatırlamıyorum çünkü abi biliyorum yine sonunda o 55'i tutturacağım. O diploma zaten elimde olacak anlıyor musun, ister 4 sene sürsün ister 8 sene, bir gün inşAllah mezun olacağız zaten.
Sınava girdiğin an var, okuduğun ilk soru "la kolaymış şükür" diyip de ikinci soruyu okuyup "sçtk:)" kelimesinin arasından saniyeler oynuyor. Sınav sonrası hiç bir zaman "Bilmem fena geçmedi" dediğimi hatırlamıyorum. "Nasıl geçti lan sınav?" ... "Bok gibi" derim çünkü abi çok samimi bir kelime. Başka açıklaması yok anlıyor musun, harbiden bok gibi geçti ama ciddi anlamda iki tane sınavım bu dönem bok gibi geçti yani yok anlıyon başka bir kelime yok. Benim Balık diye bir arkadaşım var. Ne desem saniyesinde unuttuğu için ona Balık derim. Şimdi benim sınavlarım iki haftaya bölmüşler. Bunun ki bildiğin 5 gün arka arkaya. Geçen ders çalışıyordu bi baktım facetime'dan arıyor. "Lan nabiyon olm dersine çalışsana" dedim... "UYGU YOG, GAFA YOG" diye bi cümle kurdu ajhdgfkajhgdfj. Yıkıldım. Yarım saat güldüğümü hatırlıyorum resmen çünkü abi biliyorum biz öğrenciler hep aynıyız, farklı olanı görmedim. Uykusuz kalırız çünkü hedefimiz 55'i tuttursak da kurtulsak amk bu nedir ya uygu yog gafa yog.

Ben sınavları aşka biraz çok benzeterim. Bu yüzden galiba sınavlar Kasımda ve Kasımda aşk başkadır. Sınavlara çalışırsan alırsın çalışmazsan zor bela inişli kalkışlı ya alırsın ya da saya saya tekrarlama sınavına girersin ama o sınavda sana girer. Aşk da böyle bir şey. Emek gösterirsen, senindir... göstermezsen inişli, kalkışlı, ha var ha yok, ha senin ha başkasının der kaybedersin. Sonunda kurduğum cümle aynısıdır "Aranız nasıl lan?" ... "Bok gibi olm böyle soru mu olur", der yoluna bakarsın.

Uygu yog, kafa yog
Şüheda Özyar


NOT: Kasımda aşk başkadır, sen Kasımda gel...

Her sınav da giyilmesi gereken original OHÁ tişörtleri şimdi dünyanın her yerine kargo ücretsiz!:
#kasımdaaşkbaşkadır


24 oktober, 2014

Dj Akman

Ne dinLeRdiMmM

Mc Serkan, Tripkolik, Musa ft. Gülşah, Grup Sabii, Ercan Demirel, kanlı gül msn profil fotoğrafları vs. derken bi bakıyorum ki baya 15 yaşında falan ağır depresyondaymışım. Kırılıyorum abi nasıl damar sözler dinlemişim. Nasıl da herşeyi dinlemişim. Nasıl da bildiğin ağır yaralıymışım. MSN'de platonik herkese aşıktım, ama herkese. Online olup yazmadığında bir DJ Akman açardım, status görünsün diye çırpınırdım. Profil fotoğrafıma yanlışlıkla kalbini sağ tarafını tutan adamın resmini koyardım. Kanlı resimler, apaçiler modanın damgasını vurmuştu. Abi bildiğin DJ Akman ya, nasıl dinlerdim yarappim, nasıl sıkıntıya sokardım kednimi... nasılda çok sevmiştim seni, sonra seni, nasıl güzel online olup offline giderdin zalimin çocuğu, nalet olsun bu aşklara, ben bir defa severim bin defa sevemem DJ AKMAN - BEDDUA!! YeTerrRr HaYaTTt GüLüMm(U)

Bazen diyorum ki 'lan ben hangi kafadanmışım?'. Bildiğin bu soruyu soruyorum hani şu şarkıları dinlediğim zaman. Ya şarkı da değil aslında bildiğin rap. Nasıl in, nasıl moda, nasıl bir trend yarappim kanıyorum o derecede. Nasıl dinlerdim ya nasıl da ezbere bilirdim tüm sözleri. Çok dinlenirdi, ama herkes tarafından. Biz çok dertli insanlardık o yüzden psikolojimiz bozuk. Biz çok DJ Akman dinledik o yüzden bu dünya bize fani dünya dostuMmMmm! Bazen geri dönüp baktığım da bukadar çok güleceğimi hiç beklemiyordum. MP3 çalarıma basa basa indirirdim. MP3 çalarımı boynuma takardım moda diye, havam olsun diye. Next diye basardım TRAK, DJ AKMAN - Gitme, diye çıkardı. Dersde bir kulağıma takar dinlerdim. Okula bisiklet sürerken, gece yatağa girerken menapoza giriyordum amk valla ertesi sabah şişmiş bir şekilde uyanırdım. Sırf sms'lerim bitti diye. Bazen MSN'de kendimi Busy moduna koyardım sırf online gelir diye bilmem ne. Biz eskiden çok sevdik, ama eskiden gerçekten sevdik. Dönüp şarkı sözlerini dinlediğim zaman çok ağır geliyor, lan diyorum bukadar iç açıcı sözler olamaz. Bukadar adamı sıkıntıya sokan sözler bulunamaz. NEDenN giTtinN sEnN?? Şimdi ki şarkılara bakıyorum abi Hande yener "Naber?" diyor, Hadise "Nerdesin aşkım" diyor ama hepsi pop anlıyor musun. Bizim Raplerin sonunda bir Film Gibi programında ki fon müziği gibiydi. HATTA, bunu hatırlamayan ağır ilk okulludur hani bir klip vardı, böyle japonlar, kızın gözleri görmüyor bilmem ne çocuk aşkından gözlerini veriyor. Youtube'da "Dünyanın en duygusal klibi" diyerek beni ağlatan, hıçkıra hıçkıra sövdürten bir klip görmedim ömrümde. Çalan şarkı ise "Görmez olsun". Ya bilenler vardır elbette. Bu nasıl bir kliptir? Bu nasıl bir menapoz temsili bir iştir hiç anlamadım. Ondan sonra Şüşü niye stresslisin? Şüşü neyin var? Anlamıyorlar abi bazen, ben 90lı yılların çocuğuyuyum. Ben DJ Akman ile lise dönemlerimi yaşadım, ben yeri geldim apaçi oldum, yeri geldi kanlı güller yağdırdım, yeri geldi çok sevdim sonra hep damar dinledim, kafayı yemedik şükür iyiyiz hani. İnsanların değerini bildik. Bu şarkı sadece sevenler için, seviyorum diyip sevmeyenler için değil, sadece yürekten sevenler için dedi o anda vuruldum falan. Bence biz insanlar o dönemler çok rap dinledik. Çok o tür rapler sevdik. En son Sağkolum geldi. Ne dinler, ne sever bilmiyorum. Bilmem, bazen bir insanı tanıman için sık sık bir araya gelmen gerekiyor, sesini duyman gerekiyor veya neler yaptığını görmen gerekiyor. Sonra sakin olan bir yere gitmeye karar verdik. Araba da bu MC Serkan açtı. Abi şaşırdım. Baktım çocuk bildiğin rapi kafasından ezberliyor, söylüyor ama mutlu biliyor musun, gülüyor. Sözler ağır olsa bile, onu geçmişine getirse bile eski rapleri dinliyor. Sonra bir tane daha açtı "Bunu bilmen gerekiyor," dedi. Baktım biliyorum, güldüm. Baktım o tüm sözleri kafadan ezbere biliyor, mutlu oldum. Sağkolum aslında bir şey öğretti "Hepimiz aynıyız". Bunu okuyan herkes, biz biriz. Çocuk sözleri kafasından biliyor abi eskileri seviyor dedim, işte aradığım mizah, işte aradığım eskiler, işte aradığım kol bu kol dedim ahdgafkjhg. Ondan sonra eskileri dinledim ve devamlı güldüm. Eskiler bize ne yaşatırsa yaşatsın sonradan gülmemize neden oluyor dedim. Ercan Demirel beni zaten sonradan bunalıma sokan adamlardan biri. Ayrılamam ki severken diye girdi olaya, mp3 çalarımı alt üst etti.
Olay Tripkolik ise bu kadın tribinden rap yapmaya başladığını şimdi anlıyorum. O zamanlar safdık be abi ne bilelim. O zamanlar sevmek, sevilmek, sevilmeyi çok isterdim çünkü şimdi boku çıkıyor. Herkes bir şerefsizlik peşinde. Eskiden gerçekçiydik biz, biz eskiden sözlerin değerini bilirdik, rap yapar, rap söylerdik, şimdi ise sözlerin değeri alayına dalgacı oldu. Çok tutulmuştu lan bu Tripkolik, bildiğin kopuyordum bunun üzerinde. Saçım yandan. Bir gözüm kapalı bir şekilde dolanırdım. Böyle fotoğraflar da hep yüzümü kapatırdım. Esrarengiz style olmuştum. Maniakstyle derdim kendime abi adjhgfakhj bu ne ya. Yedim kafayı. Trıpkolik bana evrimi yaşattı, Converse giyerdim, biri beyaz biri sarı. Bok bok giyerdim anladığın, bok gibi de görünürdüm hani beni o dönemler bilen iyi bilir. Tabii şimdi bir Jolie'yiz artık. Şimdi evrim yaşıyoruz. Sagopa dinliyorum mesela veya Ebru Gündeş abi bu ses bir acayip. Orhan Ölmezi bazen devreye sokuyorum. Rock dinlerim bazen, Seksendört, Gripin falan sonra bi bakıyorum döndüm yine bir DJ Akman, MC Serkan Crazy Ossie. Youtube'dan herkes ünleniyordu o zamanlar. Mesela en son olarak Grup Sabii vardı. Beş kız falan oturuyorlar, biri gitar "ANLADIM SEVMİYORDUN, YÜREĞİMDE DE YOKTUN, BAŞKASINA HAPSOLDUN AAAAAAAAA AAAAAH" ... seviyorsun sandım, sonun da yalnız kaldım.

Bunların hepsi 6/7/8 senelik önce ki olaylar. Biz herşeyi yaşadık galiba. Ben çok gülüyorum eskilere. Sağkolum rap yaptığı zaman belki bununla telefonumun şarjı bitene kadar ekranıma görünen elma olabilirim dedim. Belki bununla rap yaparım ya nerden biliyorsun dedim. Dj Akman diyorum lan Mc Serkan diyorum, Tripkolik diyorum Allah belanı vermesin o Japon klipden bahsediyorum bu ne ya offff. Biz eskiden çok ağladık be. Güldük demiyorum abi çünkü hepimiz emekli olduk ashdgfkjghdf.

Eskiler işte,
Şüheda Özyar


NOT: MP3 çalarımda çalan şarkılar gibisin...

"Beni anlamadığın zamanlar DJ Akman dinle..."

İşte bu:


22 oktober, 2014

Şarj

Bitti bitti!

Dolu ya idare ederim 100'de şimdi. (1 saat sonra): AL BİTTİ BİTTİ N'OLDU? Sevgilim bile yok lan ne ara 30% oldu valla bunalım, valla terk-i diyar bu ne be! İlla uçuş moduna koymam mı gerekiyor bu nasıl bir on-social-life böyle. Tabii cnm mesaj atan yok biliyoruz ama illa bi atan olacak hani o 24 saat boyunca (kimse atmadı). Sen şarjsın ya sen bukadar çabuk bitemezsin. Senin bitmeye hakkın yok. Sen sevgili değilsin, niye trip atıyorsun. Ama aslında... sevgili olsan kesin seninle evlenirdim. İnterneti kapat, ışık mı? siyah ekran olsun, whatsapp? sms atabilirsin, eski fotoğraflara bak "bu nedir ya" de ve hepsini sil, sonra oyunları sil, uçuş moduna koy kendini... veeee... beş dakika bile olmadan uçuş modundan kaldır, "kesin mesaj geldi," diye düşün ve bir şey gelmesin. Sen boş umutlara kapılma. Kapa kapa, kapat şunu, koy uçuş moduna biraz da ulaşılmaz ol a aaaa kalmış orada 20% şarj zaten!

Telefonu anladım ama niye bu telefonun şarjıları bukadar çabuk bitiyor? Evet işte hepimiz bu sorunun cevabını öğrenmek için buradayız veya hepimizin şarjı bitti bitiyor, çıktığı gibi bittiği için bunu okuyoruz çünkü????? HAYAT BİZİMLE DALGA GEÇİYOR SAYIN OKUYUCULAR. Tabii ki: bizden bi bok olmaz düşüncesi telefonum şarjına geçmiş. İndikçe iniyor. Bittikçe bitiyor pezevenk. Böyle imtihan mı olur ya anlamıyorum. Telefonu şarjdan çıkarıyorum 100% diye mutluyum. Şarjdan çıkarıyorum TRAK 99%. Hiç bir zaman 100 ile dolaştığımı görmedim zaten. Hiç bir zaman bir sınava 100 aldığımı da hatırlamıyorum hani ya 55'dir ya da küfürü bastığım için 54. Telefonun şarjı neden bukadar çabuk bitiyor? Aslında abi doğruya doğru, sevgilisi olanın şarjı bizim yoksullardan daha çabuk bitiyor. "Nerdesin aşkım?... Burdayım aşkım... Nerdesin aşkım?... Burdayım aşkım... Ha burdasın burda taam..." bazen Cem Yılmaz bizi iyi anlıyor diyorum. Yani güzel anlıyor. Baya baya anlıyor. Nerdesin aşkım diye biri soran olmadığı için şarjı bazen çok dert etmiyorum. Eğer sevgilinizin şarjı sizinkinden daha çabuk bitiyorsa "KİMİNLE KONUŞUYORSUN?" diye sor. Sor bi ya. Yollamazsa printscreen bitirin olayı. Ondan size zarar gelir. Şarjımı bile bitirmeyen sevgiliyi ne yapayım? Bir şarj neden biter veya neden bukadar çabuk biter? Hiç bir şey yapmasam bile şarj bitiyor lan. Masanın üzerinde seyrediyorum abi anaaaa 89%... 88%... 40% ne? 40 mı? Haaah... öyle işte. Yhanı hiç farkında olmadan mesaj geldi mi gelecek mi, kaç dakika arayla mesaj geldi diye bakmıyorum tabii ki yedim kafayı. Durduk yere şarjım bitiyor çünkü abi o BİLE yoruldu anlıyormusun. Şarj bile diyor ki "La olm yazacaksan yaz oyalama bizi bitmiyelim" diyor. Bazen telefonum şarjı yerine ben şarj olmam gerekiyorum. Bazen çok yoruluyorum. Mesela şimdi sınavlar, projeler derken abi güzel şeyler ama şarjım bitiyor. Sonra bir de seni düşünmekse konu, bitti yani, status: 10% şarjınız kaldı. Pilim bitiyor anlıyor musun, bir de sen yorarsan beni, beni bitiriyorsun. Bazen telefonuna vereceğin değeri bana ver diyorum lan okadar mı zor cevap vermek mal valla mal, ne biterim ne de sana bildirim veririm giderim diye. Beni oyalamadan git, sadece ben yoksam düşüncelerinde git dedi şarj. Şarj olmak böyle bir şey. Mutluysan yüzde yüzsün. Mutluluk falan, huzur derken şarjın bitiyor: sinir, stress, bunalım... hassktr yha:) btti anasnı satıym :):). Deli gibi "ŞARJIN VAR MI?" diye sorduğum oluyor bazen insanlara, o şarjım bittiğinden değil "lan elbet de bir gün mesaj gelecek, kendimizi garantiye alalım" telaşısı o.
Uçuş standında olan bir telefonun neden bataryası su gibi bittiğini anlamıyorum. Lan sen uçuş modundasın ne ayaksın? Uçuş modu = abi bi sktr git valla seninle uğraşamayacağım, demektir. Ne diye krizlere giriyorsun hiç anlamıyorum. Durduk yere bitiyor lan bu şarj, sen kimsin? Abi sakladığım bir şey yok ama ekran bildiğin kara, kap kapra, black modus'a koyuyorum hani bir yandan hongong'da ki susam borsasıyla ilgilenmiyorum bile. 6üstü derdim şarj olmuş. Bazen herşey 6üstü bir şey. Altı üstü bir aşk. Altı üstü bir sen. Lan konuya bak: şarj. Hepimizin derdi aynı olmuş. Hepimiz monotonlaşmışız. "Ya yazarsa?," dediğim bir olay var TRAK şarjım bitiyor. O elma ekrana gelince sana da sayıyorum telefona da. Anasını satıyım ki bi dibimizde bitmeyen şarj telefonu yapamadılar. Google Glass bile çıktı biz hala şarjım bitiyor diye çırpınıyoruz. Geceden sabaha kadar telefonum şarjda, öğlen olmadan bitiyor. Bok var da bitiyorsun sen de herkesin biten bir hikayesi gibisin. Bazen beni kaybetmemen için elinden geleni yap derim, çünkü benim de şarjım bir yere kadar... ya biterse?

Şarjım bitiyor sonra konuşalım diyen de var. Şarjım bitene kadar konuşalım diyen de. Bir de hiç şarjı bitmeyen ben varım ajhgdfajg. Okadar zor değil be sevgili seni seviyorum demek veya sana değer veriyorum demek. Benimle şarj olurmusun de mesela... EVET EVET SENİNLE 100% OLMAK İSTİYORUM. Telefonumun ekranına "elma" görünene kadar seninle beraberim...

Sonuç olarak bu sarj niye bitiyor amk? diye soruyu hala kendimize soruyoruz asdghfjh.

Şarjım bitmek üzere,
Şüheda Özyar


NOT: Her güzel bir hikayenin sonunda bir elma vardır.

Şarj bilidirimi gelince ben: