Pagina's

Posts tonen met het label sinav haftasi. Alle posts tonen
Posts tonen met het label sinav haftasi. Alle posts tonen

15 januari, 2015

Ders çalışmak

Biraz da buraya gideyim

Yeter bukadar Grahaam. Tamam çalıştım yeter artık (5dk oturdu). İlk okul da ki qanqlrm napıyo acaba gideyim bir de araştırayım onları. Neyse kim evlenmiş şimdi ona bakayım. Leke mi o? AAA N'olmuş lan duvarıma. Ayy acıktım galiba bir de yemek yiyim yani yemek önemlidir. Kahve de koysam olacak. Ay akşam oldu galiba en iyisi uyumak (Gece 2; gözler hala pört). Sabah kalkınca mesaj çekeyim arkadaşıma "bu sınav da girdi ben söylim sana". Umutsuz vaka herşey. Test mi çözsem? Anaa birinci soru doğru. Yeter tamam kapatalım, çözdük artık diğerlerini de bilirim yani. Bukadar. Hayatım da en ciddi ders çalışma oranım 5 dakika. 3 günlük dünya da 5 dakika ders çalıştım.

Ders çalışamıyorum lan. Allah kahretmesin ya yemin ediyorum bu nedir. Dün sınavım vardı, iyi geçti galiba ilk kez benim de iyi geçen bir sınavım oldu. Tabii ben şok. Ama şimdi yarın sınavım var. Olmuyor yani. No it's not working. Girmiyor in the beyin. Olursa olur diyorum, olmazsa tekrarlama sınavı, olmadı okul uzar napalım yani yapacak bir şey yok. Sıkılıyorum net, herkesi inceliyorum; Twitter, Instagram, Facebook derken Whatsapp'a bakıyorum. Hayatta Facetime yapmam ama sınav haftasında herkesle facetime yaparım "nabiyon lan anlat" derim. Böyle sıkılıyorum, valla ruhum daralıyor ders çalışmak istemiyorum ama diplomam elimde olsun istiyorum. Veya ders çalışmak istiyorum ama konsantre olamıyom, ne yapıyım? Bu koca olayı çok doğru lan valla. ZENGİN OLSUN ALLAHIM. AMİN cümletten. Fakir fukara bizi buluyo yemin ederim. Şizofrenlere uğraşıyoz bu dünya'da Allah belanızı vermesin. Böyle alın yazımın içine edeyim. Çocuk çok cool ama nasıl konuşulur diye de unuttuk. Tersliyorum resmen. Sonra bakıyım, hava da zort. Az kaldı Türkiye'ye gidiyorum artık bir zengin alırız. Kopya kağıtları hazırlamakta diplomalı master olmuşum ama sınavda elim terliyo ozaman. Sınav kağıdını mı düşüneceğim, kopya olayına mı yanıma kös kös yürüyen hocaları mı valla bilemedim. Sanki sınavda öğretmenler bana odaklanmış bana bakıyorlar, suçluyum abi n'olur öldürme Allah aşkına ben terk etmedim onuy vayya o teyketti beni şeyefsiz yemin ediyom kıyma moduna giriyorum. Allahım nekadar saçma bir yazı yarappim. Yarın ki sınav için her normal öğrenci gibi ders çalışmam gerekiyor çünkü bu bizim hayatımız ama yoooog benim DNA'mda çakışmak YOG. Duvarlar bile gözüme güzel görünüyor. Edebiyat parçalıyorum camdan bakınca, felsefeyi sevmeye başlıyorum. Kalkıp tarihi araştırıp Bu Tarz Benim niye iki kere var lan? diye sorabiliyorum kendime. Çağatay ayrıldı mı lan? diye bir umuda kapılabiliyorum, her yeri delik deşik ediyorum. Instagram'da fotoğrafların altına yorum yapan herkese kendi kendime gülmeye başlıyorum yani what's happinink with me? Sırf gönlüm rahat etsin diye etrafımı kitaplarla doldurttum "Heh ders çalışma modum olsun da ders çalışmasam da olur" beynim yangın alarmı veriyor abi iflaslardayım. Ben böyle düşünen bir kız değildim ne oluyor bana? Keşke ileriyi görebilseydik, bu okulu kaç senede bitireceğimi çok merak ediyorum da zengin olsam çok farklı olurdu lan. TABİİ Kİ OKUMAZDIM. COME ON. Bu arada sınav haftaları kendime koy veriyorum. Tip leş, saç, kaş, bıyık, sakal hepsi karışmış. Tipten fakirlik akıyor. Dolaptan sırf annem onlardan bez yapmasın diye sakladığım yırtık eşofmanlarımı giyniyorum YA ÇOK RAHATLAR. Odam annelerimizin ata sözünü götürüyor. Resmen kitaplar bana "gurbanın olayım al beni de çalış amk zaten beynin yok iki cümle okusan ölcen mi lan" diyor. Küfür ediyor yani. Yok yok. Olmuyor böyle. Ben gideyim de biraz ders çalışıyım. Vicdan azabından gebermeden önce yine kim kimle çıkıyor diye kontrol edeyim.

Bazen böyle işte "ne dedi bu kız yine?" moduna giriyorum. Benim işim de zor lan. Çocuk okadar hoş ki WhatsApp'tan sizli bizli konuşuyoruz Allah kahretmesin ya. Direk sevgili moduna girsin, yani ben saygılı ol dedim de bokunu çıkar demedim niye böyle oluyo yarappim. VALLA KİMSEYE BAKMAM. İnternete giriyor online alışveriş yapıyorum resmen, sepete atıp siteyi kapatıyorum. Al sana boşa giden vakit al sana SAF insan mutluluğu. Okul derslerini gördüğüm saniye moralim bozuluyor. Aslında var ya okuyacaksın, adam olacaksın. AMA STEVE JOBS OKUL TERK ANNE YA BAK ADAMA! SONRA SABANCI DA SİMİT SATARAK MİLYONER OLDU ŞİMDİ KONUYU AÇMIYALIM YANİ.

Ders çalışamadım,
Şüheda Özyar


NOT: Sohbet edelim.

AJHDGFKAJHGFJ BEN:


30 oktober, 2014

Sınav

Nasıl geçti?

Bok gibi geçti nasıl geçsin dalga mı geçiyon benle böyle bir soru mu olur olum. Hani ne öğrendim diye sor bi bak yok anlıyon cevap yok. Okadar çalıştım (çalışmadı), okadar derse gittim (uyudu) hala nasıl kötü geçtiğini anlamıyorum. Nasıl da stress'e giriyorum ay Allahım bu Ekim ayın sonları, sonra Kasım ayın başlangıçları niye böyle he mi Lord? Niye böyle Allahım. Kasım da aşk başkadır derken bunu mu kast ettiniz millet dalga mı geçiyonuz benimle. Çok psikolijik baskı var çoook. Böyle her sınav mı bok gibi geçer, bir tanesi de mi "Olm Şüşü gurban olayım B şıkkını ver bak C'ye gidiyon yanlış bak ben bile yoruldum" demiyor. Bu sınav haftaları organizasyon edenleri de anlamıyorum zaten, gelmiş tüm sınavları eşşek oyunu gibi üst üste koymuş, hafıza çok geniş ya çok sağol ya öğretmenim hııı cnm bnm:) tbbi ki sviyoz sni:)

Hafızamızın sadece yüzde 10% kullanıyormuşuz. Geri kalan 90%, what the fuck abi nerdesin beni unutsun demişsin? Demek bu yüzden terk eden edene, krizler, depresyonlar, çarpıcı sözler, ooh wauuw satırlar kuruyoruz. Beyin sadece 10%, geri kalan 90% boş zaten. Öylesine nasıl söylesem çalışmıyor. Ya zaten beynimizin sadece 10% kısmını kullanabiliyorsak, ne diye sınavları araya zumbulluyorsunuz. Bu öğretmenlerin de bir suçu günahı yok garibim okul zorluyor. Bazen okulların düşünme tarzını sevmiyorum, bina bile bok gibi insanın giresi yok. Girdiğin gibi surat bir Nur Yerlitaş oluyor abi motivasyon zart diye düşüyor. E bakıyorsun içeri de ki insanlara ay hiç benim seviyem değil, düşük hepsi, onu geçtim kimse benden daha güzel değil diyorum bi İvana Sert mode on.
Sınavlar bence çok gereksiz. Şimdi Hayat bir sınav diyeceksiniz ama bitch please okul sınavlarından bahsediyorum. Ya bir insanın hedefi 55 olur mu. Olur mu hani soruyorum. BENİM OLUR. Çünkü 55 çok samimi. Çok ohwww cool. Çok benlik. 100 üzerinde 55 aldık mı kurtardık abi biliyorum ben. 100 üzerinde hedefi 80 olanı gördüm. Bakışımı yakalasın o, o nasıl bir öz güvendir. Bir de sınıfda kafa dengi olan bizim gruba bakıyorum "Olm 55 tutturduk mu aldık puanları ha"... "Lan Balık arkamda otur sen sınavda bir puanda bir puandır" ... "Kopya çekek bence bizi anca o kurtarır". Sınav döneminde mantık olarak hiç bir konuda çalışmayan bu beyin, bırak 10%'unu bildiğin 5%'ini kullansam mutlu olacağım o derecede. Sınavlar insanı çok zoruyor. Durduk yerde panik, stress, sıkıntı, bir de okulun "bu sınavı alamazsan devam edemezsin" diye bir tehdit show'u var. Şeytan diyor ki: Öyle mi? GET THE FUCK OFF! Al sana sınav, ha yok aminno asitto eşşoğlu eşşeğe bak benimle oyun mu oynuyorsun lan diyecem çekip gidecem abi. Havam olur, diplomam olmaz, evdekilerden bir sürü azar, karşılaştırma, sıkıntı, baskı derken zorbela geri gidersin. Olay bence bizim okulu takıp veya takmamız değil, evden bi baskı yiyoruz abi "Öyle okudum, böyle okudum, o böyle okuyor, bu böyle okuyor, bi alamadın şu sınavı" derken insan e yeter da diyor, alayım şu sınavı da başka konular hakkında konuşalım.

Bir sınav için çalışmaya başladığım ilk dakikasında konsentrasyonum dağılır. Bildiğin ders hariç "ulan dünyayı nasıl kurtarsam" düşüncesine bile sahip oluyorum. Kendimi çekiyorum, şarkı söylüyorum, kalkıyor bir odaparty veriyorum, fal bakıyorum, eski sevgililerimi gözden geçiriyorum, yeni sevgili adayları arıyorum sonra kim kimle çıkmış kim napmış napmış??? AYYY YUUUH hemen bi printscreen yapayım da whatsapp'dan atayım biraz daha konsantrasyonum dağılsın, saçmalama tabii ki de ders çalışıyorum derken aradan üç saat geçiyor "taam taam yeterince çalıştım" diyor konuyu kapatıyorum. O cümleler, o kelimeler, o altını çizmeye çalıştığım satırlar derken abi kitabı salladım o dersin özeti bile 15 sayfa. İçli dışlı hepsi önemli işte o koyuyor adama. Hiç bir zaman "Evet. Şimdi ders çalışacağım" diyipte bildiğin tüm gün ders çalıştığımı hatırlamıyorum çünkü abi biliyorum yine sonunda o 55'i tutturacağım. O diploma zaten elimde olacak anlıyor musun, ister 4 sene sürsün ister 8 sene, bir gün inşAllah mezun olacağız zaten.
Sınava girdiğin an var, okuduğun ilk soru "la kolaymış şükür" diyip de ikinci soruyu okuyup "sçtk:)" kelimesinin arasından saniyeler oynuyor. Sınav sonrası hiç bir zaman "Bilmem fena geçmedi" dediğimi hatırlamıyorum. "Nasıl geçti lan sınav?" ... "Bok gibi" derim çünkü abi çok samimi bir kelime. Başka açıklaması yok anlıyor musun, harbiden bok gibi geçti ama ciddi anlamda iki tane sınavım bu dönem bok gibi geçti yani yok anlıyon başka bir kelime yok. Benim Balık diye bir arkadaşım var. Ne desem saniyesinde unuttuğu için ona Balık derim. Şimdi benim sınavlarım iki haftaya bölmüşler. Bunun ki bildiğin 5 gün arka arkaya. Geçen ders çalışıyordu bi baktım facetime'dan arıyor. "Lan nabiyon olm dersine çalışsana" dedim... "UYGU YOG, GAFA YOG" diye bi cümle kurdu ajhdgfkajhgdfj. Yıkıldım. Yarım saat güldüğümü hatırlıyorum resmen çünkü abi biliyorum biz öğrenciler hep aynıyız, farklı olanı görmedim. Uykusuz kalırız çünkü hedefimiz 55'i tuttursak da kurtulsak amk bu nedir ya uygu yog gafa yog.

Ben sınavları aşka biraz çok benzeterim. Bu yüzden galiba sınavlar Kasımda ve Kasımda aşk başkadır. Sınavlara çalışırsan alırsın çalışmazsan zor bela inişli kalkışlı ya alırsın ya da saya saya tekrarlama sınavına girersin ama o sınavda sana girer. Aşk da böyle bir şey. Emek gösterirsen, senindir... göstermezsen inişli, kalkışlı, ha var ha yok, ha senin ha başkasının der kaybedersin. Sonunda kurduğum cümle aynısıdır "Aranız nasıl lan?" ... "Bok gibi olm böyle soru mu olur", der yoluna bakarsın.

Uygu yog, kafa yog
Şüheda Özyar


NOT: Kasımda aşk başkadır, sen Kasımda gel...

Her sınav da giyilmesi gereken original OHÁ tişörtleri şimdi dünyanın her yerine kargo ücretsiz!:
#kasımdaaşkbaşkadır


11 april, 2014

Sınav haftası

Bitti ama bitmedi gibi

Bitti diyerekten bitmiyor o sınav. Neyse kötü geçti zaten, finallere kalırız. Harbi kötü geçti yani, yalnız baya kötü geçti. Baya baya tüm sınavlar kötü geçti. Neyse final haftası bunlarıda alırız, avuntuya gel. Biz kendimizi çok avuturuz. "Amaan yarın yaparım"... "YUUH 1 ay var sınavlara, haftaya başlarım", sonra başlarım. Ondan sonra başlarım. Neyse sınav gününden bir gün önce başlarım. Neyse sınav sabahı erken kalkarım. Neyse ne artık Allah ne verdiyse yani elimden geleni yaptım. (Sınavı alamadı, finallere kaldı, depresyona girdi, bir daha çıkamadı)

Uyku ders çalıştığım zamanlar çok değerli. Sınav haftası ne mübarak ay, nasıl bir ay bu böyle On bir ayın sınav Sultanı gibi, sınavları alamayacağımı önceden seziyorum. "Lan alamayacağım galiba bu sınavları" diyorum, arkadaşım "Daha sınavlara bir ay var lan nerden biliyorsun?"... "Hissediyorum kızım baya baya derinden böyle, hissediyorum" diyorum. Yani his etmek, bilmek iki farklı şey ama bir birini çok iyi tamamlıyor. Mesela ben seni papatya yaprakları kadar çok yakın hissettim kendime, ama koparacağını bilemedim. Sınav haftalarıma bazen benziyorsun biraz. Önce hiç umursamam, sonra sınavlarım yaklaştı mı çok sıkılırım, bunalıma girer sana patlarım sonra kaybederim. Keşke bunalıma giripte seni kaybetmeseydim, sınavımı kazanabilmek için elimden geleni yapardım belkide böylece finnallere kalmayacağımı bilirdim...

"Çalıştın mı lan?"... "Yok,"... "Sınav yarın?"... "Ya tamam yarın sabah erken kalkar çalışırım,"... Sınav sabahlarını çok seviyorum, biliyorum ki zaten alamayacağım. Hatta son saniyelerinde beni kurtaracak dualar ediyorum "sıkıştın anca mı aklına geldim lan" dediklerini duyabiliyorum. Hani çok dua ederim ama sınav gelmeden önce ki son saniyelerde ben bile kendimi kaybediyorum. "SINAAĞĞVV" diyorum ardından "AMİN. AMİN."
Sınavdayız. Depresyon'a "Arkamda otur, sıkıntı olunca tekmele alttan. Hani yok, soruyu bileceğimden değil ama yardım ederiz," dedim. Soruyu bilmem ama yardım etmek için elimden geleni yaparım. Allah rızası sonuçta. Yakalanmamak için riske giriyorsun yani büyük sevap. Yok böyle bir sevap. Baya baya büyük bir sevap. Sen sırf yakalanma ama arakadaşına yalnış cevabı ver diye riske gir. Helal olsun.
Depresyon her bir sıkıntıda aniden bunalıma girer. Adamı hasta eder, otomatikmen depresyona sokar. Yani bizi depresyona sokan arkadaşlarımız var. Seninde seni depresyona sokan bir arkadaşın vardır elbet. Beni mi hasta ediyor, kenedini mi belli değil.
Sınava çalıştım. O sabah çalıştım. Alamam ama yinede deniyeyim. Almam lazım, çok çalıştım derim. Bir tutar yanım yok yani ama Depresyon arkamda otursun ben yinede ona cevap veririm. Sınav başladı. İlk soru geldiği gibi "BİR NE LAN BİR BİR?!" diye ortaya attım. Belki biri cevaplar "ALLAH RIZASI İÇİN BİR NE LAN?" dedim. Baktım kimseden tık yok bi ben yokluktan bir bir diye bağırıyorum, sustum. Zaten sınava bu sabah çalışan tek insan benim galiba. Depresyona döndüm "Lan"... "Depres"... "Bir ne?"... "Bir bir"... "Bir lan?"... "Bir mi yok?"... "Nasıl yok?"... Bir de mi yok?"... "Ya bırak ya" dedim. Biri bilemedim. Depresyon biri çözmeden ikiye geçmiş. Neyse sınav gidiyor, geçiyor bildiğin bok gibi gidiyor. Yani böyle borumbok geçen bir sınav görmedim, hissetmedim sevmelere seni ben. Aradan bir saat geçti. Baktım sınavı bitiren kalkıp gidiyor. Böyle bitirip gidenleri görünce benimde sinirlerim bozuluyor. Baktım sınavı gözleyen adamları görmüyorum. Resti çektim. "YETER LAN" dedi iç sesim, o gazlada arkamı döndüm Depresyona baktım "YANİ BEN SÖYLİM DE, BOK GİBİ GİDİYOR BU SINAV. YANİ BİL İSTEDİM" dedim önüme döndüm karşımda adam. "Ne yapıyorsun?" dedi, "Valla hal hatır sordum yani," dedim... "Ama iyiymiş yani, benim sınav bok gibi gitmesine rağmen baya baya iyi yani" dedim. "He tamam," dedi adam sonra gitti. HE TAMAM? HE? TAMAM? Lan ciddi ciddi kopya çekseydim adam kesin sınavımı elimden alırdı. Bu bok kelimesinde bir şey var. Bir sihir. Bir çekicilik. Bir lüksluk, bir medcezirlik. Bir yaman olmayan sevgili mutluluk sınav kağıdı naber lan yeter artık cümlesinin noktasının vurgulüne, yoruldum. Ne diyorum lan ben?

Depresyon sınavdan sonra "Olm senin sınavın bok gibi geçiyor diye benim ne gibi bir suçum var?" dedi. "BENİ Mİ ALDATIYON LAN?" dedim. "Ne alaka lan arsız bela" dedi. "Beni aldatıyorsun!" dedim. "Şüşü Allahını sus tamam ya yeter be. Kız olmama rağmen aldatıyorum diyorsun".. "Sus"... "Tamam?"... "Yalnızlığa bak ya"... "Kız yalnızlıktan, yokluktan bana sarıyor abi yok böyle" dedi. Sınav haftaları psikolojimi bozuyor abi n'apım? Medcezir mi izlim? My mad fat diary mi izlim alt yazısız? Napim yani?

He tamam,
Şüheda Özyar


NOT: Bazen hissedersin ama sorunun cevabını bilmezsin.

03 april, 2014

Olur öyle

Aklıma geldin, geçtin gittin...

Bu yazıyı yazmak için çok şarkı aradım dinlemek için. Belki seni bana hatırlatır diye. Belki aralarından bir kaç cümle seni yeniden yaşatır diye. Seni ben hep çok aradım, ama hep aradım... çok arayıp bulamadığım günlerim oldu benim. Bazı şarkılar sen oluyor, dinlemeye kıyamıyorum. Sözleri sen oluyor, anlmaya yetmiyorum. Ben seni hep çok aradım, ama sadece aradım.

Sınav haftalarım başladı, bu yüzden yazılar paylaşamıyorum pek. Ben çok şey paylaşamadım. Hayatımda bir çok şeyi paylaşamıyorum. Kardeşimi mesela, onu kimseyle paylaşamıyorum. Sonra seni kimseyle paylaşamadım. Patates kızartmasını'da kimseyle paylaşamıyorum ama o başka konu. Seni paylaşamadım. Böyle okuyorum'da, hepimizin hikayeleri aynı gibi. Çok sevdim, gitti diyorlar. Gelen, gidiyor. Giden bir daha geri dönmüyor. Hayatın böyle olmasına bazen çok kızıyorum. Çok seven insanları görüyorum, çok seven bile ayrılıyor. Ya hiç seven bir gün çok severse? Hiç sevmediğine kızar mısın? Papatya gibidir ayrılık. Yapraklarını koparsan ne sever. Koparmasan ne sevmez? Ben çok severim. Mesela ben sıkı severim. Ben seni çok severim. Papatyalar kadar çok severim. Bu yüzden papatyaları güllerden daha çok severim. Banyo yaparken şarkı söylemeyi severim. Sonra hava güzel olunca saatlerce seni izliyebilirim. Hava soğuk olunca, saatlerce seni düşünebilirim. Isınırım. Çok kıskanırım, bu yüzden belki kaybederim. Olduğundan fazla değer veririm, vermemem gerektiğini bile bile. Çünkü severim, ben seni öyle severim. Sana çok yemek yaparım, hamaratlı kızım ben sana bakarım demiyorum. Makarna yapabiliyorum sadece, ya yersin ya'da dışarıda yersin. Makarna yerken ben seni izlerim. Seni izlemeyi çok severim, bir daha nerede göreceğim seni? Ya yarın yoksan? Özlemeyi sevmiyorum. Hatırlarım diye. Eskileri konuşmak istemiyorum, geleceğim var iken. Zaman kaybı geçirmekten nefret ederim, beni zaman kaybına uğratan insanları sevmem. Zaman kaybım olma, ikimiz de kaybederiz.

Bazen aklıma çok geliyorsun, zaman kaybediyorum. Konuşmanı istiyorum. Eskiden çok duâ ettim. Kabul olacağına hep inandım. Konuşman için yalvardığım günlerimi hatırlıyorum. Ağlamadım ya. Duâ ederken ağlanır mı? Çok ağladım. Duâlarıma kadar geleceğini bilemedin. Duâlar mektup gibidir. Duâ edersin, yazılır. Duyulur, yazılır hepsi. Sen duâ et derler, sen yaz... Duâ edersin, belki bir umut o mektup ona ulaşır diye. Açar beni okur diye. Kapalı bir mektup gibisin. Çok mektup yazdım sana. Hiç biri ulaşmadı. Eskilere çok benziyorsun. Kapalı kutunun içinde hiç okunmamış mektuplar gibisin. Eski resimler gibisin kıskanıyorum seni, belki de bana hiç böyle bir mektup yazılmadı diye...

Konudan konuya atlamayı severim çünkü yazmam gereken çok konu var. Seni hatırlamam için çok cümlelerim var, çok zaman kaybım var. Seni sevmek için çok neden ama sevmemek için çok mektuplarım var benim. Bu yazılarım mektup gibi. Yazarım, ama okumazsın. Zaten sen beni nezaman okudun ki? Sahi sen beni hiç okudun mu? Keşke beni papatyalarla sınamasaydın. Ne seviyor ne sevmiyorsun, olur öyle...

Çok seviyorum diyen bir insan nasıl oluyor da bir gün çekip gidiyor? Makarna bile yapamadım sana, seni izleyemedim. Hiç mi sevmedin beni? Hiç, değil mi? Patates kızartmasını yemeye devam edeyim ben, onu kimseyle paylaşamıyorum. En azından gitmiyor, miğdeye oturuyor, kilo alıyor ama mutlu oluyorum. Patates kızartması bile senin bana verdiğin mutluluğu vermiyor. Hiç mi? Hiç.

Böyle neyse, gittin işte eyvallah.
Başka birini sevdin, olur öyle...

Herşeyim değil, hiçbirşeyimin herşeyisin.
Aklıma geldin, geçtin gittin yine...
Şüheda Özyar


NOT: Giden geri gelmesin, bekleyenin var senin, bırak o gelsin.