26 maart, 2015

Farklı

Hayallar vs. gerçekler

Şuraya ilişkinin 3 evresini yazıyorum: Hayvan gibi seviyor, seviyor gibi, hayvan. Niye mi? Ben sandım ki bana mesaj atınca akşam istemeğe gelecek. Gelmedi, ondan sonra bir daha da yazmadı.

İçeri çok mailler geliyor, yazmıyorsun diye kızıyorlar trip atıyorlar dağıtıyorlar, yıktılar yaktılar beni abartmadan çok çok çoook özür diliyorum. Ama çok fark var yurt dışı ve Türkiye arasında. Mesela metro, metrobüs, tramvay'ın farkını hala bilmiyorum ama boru kokusu gibi kokuyor her taraf. İnsanlar içime içime giriyor metro'da. Geçen metroya bindim, böyle sana nasıl söyliyeyim yemin ederim adamın kol altı böyle kanat gibi sardı beni. Meleğim dese düşüp bayılacaktım. Yer gök titredi burnumu estetik yaptırmaya o gün netleştirdim. Trabzonlu olduğum her yönden belli olmasın yarappim bu koku beni öldürüyor. En son bir yeşil gözlü dibime girmişti böyle aramızda iki cm falan var, çocuğa baktım baktım ki göz göze geleyim yarappim baktır şunu bi baksın derken çocuğa "Artık namusumsun" dedim. Aval aval baktı, "Serdar Ortaç şarkısı gibisin" dedim bu kez. Bu koku'da bi büyü var ne diyorum YA ÇOCUK ÇOK COOL GEL BENİ AL. "Anlamadım?" dedi çocuk, "O derin yeşil şu gözlerin batsın ya da ben" dedim ... "Manyak mıdır nedir" dedi bana, "Bende Serdar Ortacı bende hiç anlamam zaten manyak olabilir" dediğim gibi ilk metro durağında inmiştim. Hiç böyle saçmalamam ama n'oluyor lan bana. Bu Serdar Ortacın ruh halini çözmeye başladım... hatta Yıldız Tilbeyi bile anladım galiba...
Burada herkes bir birine çok saygısız. Ben buraya ilk geldiğimde çocuk bana "Sana yazıyorum" dedi. "Aaaa valla mı ne yazıyon?" dedim. "Yazıyorum sana yani," dedi. "Ciddi misin ya ne yazıyorsun?" diye sordum yani malız galiba anlamadım bende gülüyorum öyle Allahım yazan birini buldum çok mutluyum ayaklarındayım. "Ya yazıyorum sana yazıyorum" dedi. "Tamam da ne yazıp duruyon" dedim... "Ya Şüşü valla anlamadın mı?" diye sordu. "Hikaye mi yazıyon anlamadım valla?" dedim... "YAVŞIYORUM SANA A*K YA İLLA BUNU MU DİYECEM" dedi... Anladım dedim. MEĞERSEM ÇOCUK BENİMLE EVLENMEK İSTİYORMUŞ. Bizde öyle değil mesela. Bizde kimse sana yazıyorum, senden hoşlanıyorum, benimle çıkarmısın demez "Kime yazıyon?" diye sorarız WhatsApp'ı kast ederiz yani. "Kime onlinesin?" ... "Napiyorsun?" diye sorar "Hala mı anlamadın ya SANA PLATONİĞİM" anlamına gelir, çünkü biz hep fakir sevdik. Hatta metro'da ki "Yetersiz bakiye" uyarısını tüm istasyonun duyması için tasarlayan mühendisin içine edeyim. Topluca rezil olduğumu hiç hatırlamıyorum ama hayvan gibi YETERSİZ BAKİYE diye bağırmana da gerek yok kırmızı yanıyo zatn. slk. Bu da hep fakirlikten.
Ben mesela her zaman şarkı söylerim, neşeliyimdir, gülerim falan dürüstümdür. Bir bok yaptığım zaman da "bir bok yaptım yani haberin olsun" derim. Avrupa'da otururken çok sık Kral pop, powertürk dinledim. Bu yüzden moddan moda değişebiliyorum. İşe gider HER SABAH 5'de kanal'a gider şarkı söylerim. Geçende "Laylaylom galiba sana göre sevmeler, hopaşinanay galiba sana göre sevilmeler" diye kanalı yıktım. Kızıl diye bir arkadaşım var gelmiş bana "YETER ŞÜŞÜ YETER AMA YA" diye bağırdı abi. "N'oluyo lan" dedim. "Ulan Amsterdamdan biri geldi deseler, işte ingilizce müzik, kız böyle kültürel işte ne bileyim biraz oooo Amsterdam diye beklerim. Sen gelmişsin abi kanala HOPAŞINANAY diye, ne bu ya ne bu?" dedi. İki büklüm yere yattım öptüm kızı. Hep platonik sevdik diyemedim, MURAT BOZ İLE EVLENME HAYALLERİ KURAN Bİ KIZDAN NE BEKLİYON YA????????

Şu ana kadar 5 sevgilim falan oldu yirmi kişiyle konuştum 500 kişiye platoniğim bu koca İstanbul'da, hepsi ya beni bıraktı ya ben onları bıraktım. Biri var ya son noktayı koydu bak olay bu: Ben şimdi her zaman "Allahım sen vana ver boyfriend yani" diye duâ ettim. Bu duâlar nereye gidiyo yarappim bi vermiyon ya diye ağlarken bir çocuk çıktı karşıma. Abi bi güzel, bi yakışıklı, bi tarz, bi yeşil gözlü derken çocuk karşıma gelmiş "Bıyığın çıktı" dedi. YOK ARTIK YA, YOK VALLA OLEYİM İSTİYORSAN dedim. NEYSE COK GÜZEL BU ÇOCUK BIRAKAMAM. En son sabah sabah çocuk arıyor işte uykuluyum. YEMİN EDERİM uykum var baku ölüyorum abi o derece telefonu açarken "Hııhhmmm" diye açtım tamam mı, hani yorgun olursun falan normal yani. Bi baktım anaaa çocuk suratıma kapattı. Noluyo lan dedim sabah sabah tripcan gibi. Aradan bir kaç saat geçti çocuğu arıyorum, telefon kapalı. YEMİN EDERİM, 10 saat boyunca telefonu kapalıydı. En son açtı "NE YAPIYORSUN YA?" dedim. "Sen kimsin de bana ben seni ararken telefonda Hııhhmm diyorsun saygısız!" dedi. ABİ BEN ŞOK. Yarappim dedim ettiğim duâları bu çocuk neresinden anladı ya of bu da next. Çocuğa bi baktım "Bu fakir triplerini kendine sakla, sonra kaybettiğin kıza dön bi bak istedim" dedim. QAPAQ.

Hayaller vs Gerçekler çok zort abi yemin ediyorum. Mesela instagrama koyduğum fotoğraf tam hayalim, telefonun ön kamerası açıldığı zaman gerçek yüzüme yüzüme "bok bok bok" diye vuruyor, yapma.

SEN İSTANBULSUN,
Şüheda Özyar


NOT: İstanbulun gürültüsü tüm sesleri unutturur.

İSTANBUL

suheda, suheda ozyar, oha, istanbul, turkiye, ohá, tisort, bere


09 maart, 2015

Elit

Zengin vs. fakir

Nolur sabah beni biri uyandırıp sana yıllardır şaka yapıyoruz aslında çok zenginsin al buda ferrarinin anahtarı desin, AL İŞTE AL FAKİR. Yüzüme yüzüme vurup duruyorlar. Ağızımı burnumu deşiyorlar. Fakirlik çok boktan bir durum olsa da elit olmayı hiç sevmiyorum. Seviyorum ama bir yere kadar, porsche'm olana kadar. Sevgilim bana al moruk bu senin ferrarin desin. Yani hem kanka olalım hem elit olalım. Hem bana moruk desin sonra bana Christian Louboutin dan ayakkabılar alsın. Aşkım para lazım mı? diye sormasın. AL SANA KREDİ KARTI HARCA HARCA DUR desin, al kredi kartı ama limiti aşma fakirim ben zaten borcum var demesin. Niye vermiyon Allahım bu kuluna yaaaaa, benim o zenginlerden para hariçinde ne farkım var?

Türkiye de çok zengin-fakir ayrımı var. Ya zenginsin ya da fakir. Ortası yok. Bir tek ortak noktaları: fakirin bile iphone'u var. Samsungarla geziyorlar 'BU DA BENİĞĞM' diye. Eskiden 3310 telefonu tüm Türkiye'yi sarmıştı çok iyi hatırlarım. Şimdi milletin elinde iphone'lar: aha whatsapp geldi diye de yazan yok onlara ama bana var. Yani çok fark var aslında. Avrupa da böyle bir şey yok mesela. Herkes aynı giyer, aynı takılır. Kimse 'bende para var. Sende yok. Sen fakir ben rich' demiyor. Burada herkes öyle ama. Zengin olanlar takıldığı yerler bellidir mesela 'Abi bebekteyiiimmmmmmm' ... 'Nişantaşı beybiii' ... 'Taksimdeyim moruk' desen sıçtın zaten 'Ay napıyosun orda fakir' der geçiştirirler. En son bi club karşılaştırması yaptım. Bi arkadaşım full Riddim Riddim dedi Taksim de. Gittim, ağlıyarak çıkıyordum yani çok seviyesiz bir mekan hiç sevmedim. Yanımda Ayşe Bahtiyarı götürüyor, 10 dk sonra aynı Ayşeyi bu kez Hasan yiyor. Millet nasıl kopuyor yarappim derken başka bir gün Elit bir mekana gittik. Zenginleri görünce 'Aradım seni yıllarca çok aradım, yağmur çamur demedim çok yollar açtım' diyip yazılarımı yüzlerine vurmak isetdim 'İLLA SENİ BULACAM DİYE BURADA MI TAKILMAM GEREKİYOR' diyip gidip trip atmak isterdim ama yemedi. Çocukları bulmuşum kaçar mıyım? Tabii ki de evet evleniyorum seninle. Tapu mu? Alalım bi dal.
Elit olayı her şeyde var. Kıyafet, araba, ev falan derken yemek de bile. Geçen kardeşim geldi çıktık abi dışarı yemek yemeğe. Sana yemin ediyorum bak Allah belamı vermesin Çökertme yemeği diye bir şey var, dışarda yesen sana maximum 25 - 30 TL falandır en çok. Menu kartına baktım 'LE ÇÖKERTME' yazdı. Allah çarpsın LE ÇÖKERTME yazıyordu. Le la le lo la si do re mi fa sol. LE çökertme olduğu için yemeğin fiyatı 65 TL oldu. LE SKTR GİT AMK. Gelmiş fransız kafasıyla takılıyo bize yedirttirecekler. Ardından başka yere gittim, patates kızartması vardı. Adamlar buna Patates a la kızartma koymuşlar menu de hadsgfjhs. Sensin lan a la kızartma diye böyle bi menu mu olur çıktım gittim patates kızartması yedim 3 TL.
Bizim iş yerinde Gerçek diye bir kız var, abi çok komik tamam mı şimdi ne yapsam sıkıntı oluyor. Aaaa lan 800 TL VALLA ÇOK UCUZ BENCE diyorum hani 3'e bölüyorum, kız ağızıma le sıçıyore 'O FİYATLA AİLE GEÇİNDİRİYORLAR KAPAT O SİTEYİ AYIP GÜNAH HARAM YAZIK' diyo, beynime giriyo napıyım bende günah lan diyip önüme bakıyorum ama seni çok seviyorum. Yani Türkiye de şu zengin fakir ayrımı çok boktan. Niye abi yani? İlla anlımda 'Zengin koca arıyom gel beni al' mı yazması lazım kı ferrarili gelecek diye. Geçen çocuğun teki gelmiş bana 'Bence bi daha taksi ile gitme otobus neyine yetmiyor, benim seni taksi ile götürecek param yok haberin olsun' dedi yemin ederim ben okadar çok dua ediyom yarappim bu nedir ya. Ya bu nasıl bir şeydir, ben Porsche diyom çocuk bana metrobus, otobus diyor. KOK diyor bana. BOK gibi kokuyor zaten. Ferrari isterken Şahincileri nasıl çekiyorum ben ya? Çocuk bana otobüsle git diyor, ertesi gün marka marka ayakkabı alıyor. BOK FAKİR, para sıcıyo bize çektiriyo pezevenk. Bu İstanbul insanı kandırmak için çok büyük bir şehir de aşık olmak için oldukca küçük...

Farzet böyle zil çalıyor tamam mı, KİMSİN LAN? diyorum sinirli sinirli kapıyı açıyorum çok uykuluyum falan derken böyle takım elbiseli bi adam bana anahtar uzatıyor. Noluyo dalga mı geçiyon diye triplere giriyorum, adam 'Şüşü hanım?' diyor 'EVET EVET EVET?'... 'Arabanız şu an kapınızın önünde' diyor ben de koşuyorum tabii ne göreyim?? KIRMIZI FERRARİ. Ağlıyorum şu an. Hayale gel ya fakirlikten gözlerim yaşardı gerçek olabilme ihtimali sıfır yani. Çocuk gelmiş bana taksiye verecek param yok benim al sana otobus diyor, ben hala ferrari, porche, range rover, taxi, minibus, metrobus, otobus derken bu gidişle yürücez amk hep ya beni bulur böyle şeyler zaten.

Le çökertme,
Şüheda Özyar


NOT: İçin güzel olsun, gerisi İstanbul...

Güzel insan:

suheda ozyar, susu, oha, busra etgu, acunmedya, tv8, tisort, medya, bere