18 december, 2015

Yanlış

Hata üstüne hata ya

Ne yapsam yanlış zaten. Sağa gitsem sola dönüyorum. Sınav sonuçları beni ağlattı zaten. Herkesin gözüne de bi ben batıyorum galiba. Sonra herşey mi yanlış gider bir insanın hayatında ya, zıt yönlere doğru kayar mı bi insanın kaderi yemin ederim dört köşe geberdim. Ama olamaz ya, ben böyle birşey görmedim. Herkesin hayatında bir poncik dönemi vardır da bende her ay mı olur ya. Yanlış üstüne yanlış, ha yanlışı ben yapsam gam yemeyeceğim, tanıdığım insanlar benden hatalı çıkıyor. Nekadar da Dildo bana, "Elinde olanın değerini bilmelisin, olumlu yönlerden bakmaya çalış," dese bile bir yerde takılıyor insan işte. Şöyle bir bakıyorum da elimde: şu var hmmm, bu da var... şunlar da var ama o yok. O da yok, şu hiç yok... bu da olmadı... ama ya yemin ederim bak olumsuzluk üzerinde hayat çizgim kurulmuş geberecem.

Yanlış yapmak bizim elimizde olan birşey değil. Biz hep doğru sandığımız yoldan gideriz. Doğru sandığımız insanları tanımaya başlarız veya sınavda doğru sandığımız sonuçları yazarız. Sonuçta, bir gün yanlış yaptığımız ortaya çıkar. Doğru yoldan gittiğini sandığında o café'nin diğer tarafta olduğunu anlarsın. Vaz geçersin, gitmezsin yani çünkü o yolu kim geri yürüyecek? Okadar ilerlemişken geri gitmeye gerek yok. Bu aralar çok istediğim birşey olmadı, hiç istemediğim birşeye bağlanmaya başladım, yanlız kalmayı herşeyden çok istemeye başladım böyle uzak kalsam da rahatlasam gibi... Sanki 2015 bitse de 2016'da herşey düzelecekmiş gibi. Herşey bir okadar da karışık, herşey bir okadar da belirsiz, darma duman, parça purcuk isyan.
Neyse, hayatında bazı yaptığın yanlışlar senin aklında kalır. Nasıl yaparım o yanlışı diye? Nasıl ya nasıl? Bunlardan bir tanesi, lise son'da ki Biyoliji dersin son sınavı. Yani bunu alırsam diploma elimde olacaktı. Hayatımda hiç bir sınav için bir hafta önce falan başlamam. Son gece başlarım, sabaha kadar, çünkü mantıken baktığın zaman anca öğrenirim diyorum. Neyse bu sınav için üç ay önceden başlamıştım. Çalış çalış, sınavı alamadım. Diplomayı alıp almadığımı öğretmen bana açıklarken işte alamadın falan dedi, nasıl yani? Biyoliji sınavını alamamışım. Niye diye sordum? Kadın iki dakika güldü. Kadın hayatı boyunca: "Karında ki bebeğin chromosonlardan kız veya erkek olduğunu nasıl anlarsın?", sorusuna böyle espirili bir cevap almadığını söyledi. Oysa okadar emindim ki doğru cevabı verdiğime kadın sınav kağıdımı bana gösterip: HAHAHAHA yorum yazdığını gördüm. O derecede berbat. Benim cevabım buydu: "X ve Y chromosonları vardır. Karında Y choromoson göründüğü zaman o bir erkektir. Çünkü Y choromonun kuyruğu var, erkeğin de bi sallantısı var, yani Y=erkek. X kapalı olduğu için, X=kız". Gül gül öğretmen geberdi. Madem okadar gülüyon verseydin ya diplomayı. O gülüyo ben ağlıyom. Lan diplomayı alamadım neresi komik bunun? Üç ay ya, üç ay önceden başladım çalışmaya. O günden sonra bir gece önecen başlıyorum, valla 55i de tutturuyorum. Neyse sonunda diplomayı aldım işte ama hayatımda unutmayacağım yanlışlardan biri buydu benim. Hala doğru cevabı bilmiyorum hahaha, gayet mantıklı geliyor yani. Bence benim strateji'm bir dahi.
Bir yanlış daha: karar vermek. Karar vermekte çok zorlanırım. Terazi burcu olarak aşırı derecede dengesizim. Bir soru üzerine saatlerce düşünürüm. Yapsam mı, yapmasam mı? Düşünsem mi, öleyim galiba? Die valla ben go. Ne giyinsem, yoksa evde mi otursam. Sonunda verdiğim karar hep doğru karardır, ama doğru karara varana kadar canım çıkar. Bazen ne yesem ya? Diye bilmediğim dönemler aç kalırım. Türkiye'de yaşadığım dönem çalıştığım şirkette ki ingilizce seviyesi eksilerde sürünüyordu. Bir çocuk vardı, aşırı derece küfür, kimseye saygısı olmayan bir tip. Herkesin de bir dövme merakı var Türkiyede anlamadım. Öyle infinitiy, böyle sonsuzluk derken bu çocuğun kolunda bir dövme vardı ki kendimi sorguladım. Lan doğru mu yazıyor acaba diye kırk kere düşündüm. "Every has a new beginning." Dedim Allahalla ne yazıyo lan burda. Her'in yeni bir başlangıcı vardı. Sapık değilim ama bir gün boyunca bu çocuğun koluna bakıp durdum. Ingilizcemi sorguladım. Okadar da kötü degildim yani biliyoz iki cümle. Every nasıl olur da new beginning'a bağlar ya dedim. Böyle present simple, şöyle past continius derken yoq. Gittim çocuğa dedim ki "Ya bu: Every end, falan olmasın?," ... "Evet ya öyle olacaktı bak düzeltti adam," dedi. Yemin ederim o dövmeyi yaptıran adam o cümlenin altına cukko gibi THE END yazdı. Bir de THE ekledi oraya. Yani cümle "Every THE END has a new beginning," oldu. Ay ağladım gülmekten. Lan dedim, yeni başlangıç olmasa da olur bu ne ya kolunu mahfetmiş. Marifetmiş gibi dolanmakta var tabiiki. Hangi kafayla koluna "Every end has a new beginning," yazdırmaya karar verdin ya? Hiç mi aklında yok, hiç mi bilinç altında yok yani, ben olsam oraya "Bugün de ölmedik amk," yazdırırdım valla her gün koluma baka baka "Ulan ölmedik valla jhsgfdjkh" der olumlu olumlu geberirim bir gün.

Hayatım boyunca bak vallaha da billaha da hep yanlış olaylar, kararlar, insanlar. 23 senedir bu dünyadaysam bi embrio dönemleri çok mutluydum galiba. Ya çok önemli abi çok çok bir gram mutluluk cidden çok önemli. Allah hepimizi doğru insanlarla karşılaştırsın cidden, mutlu olalım hepimiz, lütfen kendinizi üzmeyin be ECHT* mahfediyoruz kendimizi. Ne gerek var ya baksana şuna mübarek CUMA günü. Daha ne istiyorsun, yanında DİLDO gibi bir kankan olduğu sürece herşey tamamdır. Kendinizi sevin önce ya, git bi aynaya bak, mutlu ol, etrafında sana günaydın veya Osman diyen insanları sev. Tamam belki bok gibi bir ülkede oturuyorsundur ama onuda güzel yapmak senin elinde. N'olur çocuk evlenme teklifi boğazda yatın içinde olsun, yüzük Tifanny & Co ama öyle cukkosundan değil, bildiğin TAŞ yani, sonra beni her gördüğünde böyle toplu güller 150 civarı için herşey oke bir de düğün Four Seasons İstanbul bosphorus ya da Çırağan :( Bukadar ya. Seni seviyorum ulan. EVERY HAS A NEW BEGİNNİNG.

Bunu unutma: ÖNCE SEN, kendini çok çok sev cidden ama önce sadece kendini, aynaya baktığında "bugünde yıkılıyorum lan, yanlış giden birşey varsa elbette iyi giden birşey de olacak," de, sonra gülümse çünkü bu sana çok fazlasıyla yakışıyor. Ya bırak seni üzenleri, bu da bir sınav, nasıl üstesinden kalkacaksın sorusu? Ben sen olsam herşey yolunda gidecek zaten bir gün diye düşünüp açık çay içerdim. Çünkü çay'ın muhabbeti bir başka. Sende herkesden başkasın. Güzelsin. Doğrusun. YOU'RE THE BEST, FAK THE REST.

THE END,
Şüheda Özyar


NOT: Her insanın farklı bir seni seviyorum'u vardır...

ECHT = cidden

İngilizce ve boş vermişlik seviyemi karışıtırınca ben:

never mind, joy go tune gitsin, yanlis, hats, dogru, yol, suheda ozyar, OHÁ, mark, t-shirt, tshirt, marka, amsterdam, istanbul, the end, dövme, tattoo


10 december, 2015

Gelecek

Ooo 2016 süper

Acaba benim geleceğim nasıl olacak? Yok yani yine mutsuzluktan yıkılacam galiba. Artık kesin milletin torunları ne zaman evlenecek diye beklerim, bende ki bu şanssızlıkla gelecek bire göremiyorum o derecede karanlık. Hiç parlaklık yok yenim ederim, ışık falan da yok, desem ki şu dala tutunsam da bi gram mutlukuk girse cebimize o da yok. Geberdik umutsuzluktan Allah çarpsın ya. Ülkece kafayı yedik. Dışarda bi arkadaşımı görsem, "iyiyim," cevabından vazgeçmiş gibiler. "Nasılsın?," diye soruyorum ... "Eh yani kızım," dediği an uzaklaşıyorum. Kendim zaten sıkıntıdan patlıyacam huzur diyen beş harfi kelimeden eser yok. Ben mutsuz, arkadaşlarım benden mutsuz.

2016 yılı geliyor, okadar mutluyum ki baktırdığım her fal 2016'da bir ışık, bir umut bir bol miktarda para diyor. Sıkıntıların gidecek diyorlar. Ya ben böyle falların dediklerine inanan kızlardan değildim yemin ederim ama hani biri desin anlıyor musun, ya doğru olmasa bile insan inanmak istiyor. Benden öyleyim. 2015'in ilk yarım senesi çok şükür okadar güzel geçti ki, son yarım senesi, yani bu aralarda dahil, batıra batıra, sınavları göme göme, mutsuzluktan gebere gebere geçiriyorum. Ama geleceğimi çok merak ediyorum. Cidden Allah belamı versin böyle 10 saniyeliğine bile olsa ulan mutlu muyum değil miyim, zengin miyim değil miyim, evlimiyim değil miyim, bir de evleneceğim kişiyi görsem 10 saniye toplam etmez be ne günahım vardı benim ya. Bak bunların hepsine 1 saniye desen: mutluluk, zenginlik, evlilik ve eş derken dört saniye ya Allahım hayatımın bu umutsuz ve mutsuz dönemlerinde şerit gibi önümden geçecek dört saniyeyi bana çok görme yarappim only FORE.
Dildo ile İstanbula gittim geçenlerde. Ben her saniye ama her saniye bir arkadaşımla güldüğümü hatırlamıyorum. Bu da öyle biri, sanki biri Şüşü demiş de ayna koymuş karşıma. O derecede Dildo, aynı ben. O üzüldüğünde, yıpranmış halimden beter yıpranıyordum. Hiç bir arkadaşım üzüldüğünde, üzüldüğümü hatırlamıyorum ama cidden bu kızı seviyorum. Neyse gezdik, yedik vesaire derken. İstanbulda bir arkadaşımla, Güm, ile buluştuk. Sohbet muhabbet derken Güm birden, "Taksimde hiç falcıya gittiniz mi?" diye sordu. İşte bu be. İşte benim favourite arkadaşlarım. İşte beni ben yapan kankalarım. Hep gitmek istemişimdir, ama gidemedim. "Hayır," dedim ... "Ama beni götür," ... "Götür bizi n'olur," dedim. Kız tamam falan dedi gitti café'nin oraya götürdü. Ay burda ki adam öyle iyi bakıyor da böyle iyi bakıyor, herkes sıraya giriyor da bilmem ne. Bana bi gaz geldi tabii. Ama kapalıydı café, yarın arayıp randevu yapmamız gerekiyormuş o derecede iyi. Neyse Dildo'nun beyninde ki tüm etleri, hücreleri bitirdim "Bak gidecez, gideceeğğğz, o fala bakılacak, yemin ederim gidecez," dedim. Evden iki resim atıp Falcı Bacıya gönderipde iki satırlık fala mı kaldık lan, günde üç tane farklı şey söylüyor gülsemmi ağlasammı bilemiyorum. Ona bile güvenim kalmadı.

Ertesi gün oldu, café açtı "Nasıl yardımcı olabilirim?," diye sordu. Ay utandım, ne bu ya işi gücü bırakmış tek umutlarımız fallar der gibi arıyorum bir de sevgilim olsa gam yemiyecem ama neyse tamam: "Merhaba, fal baktırmak istiyorduk da, iki kişi," dedim. Öyle dolu. böyle dolu derken yarına randevu aldık. Bak okadar iyiymiş demekki kesin 2016 bana mutluluk getirecek dedim. Ama ben çok sabırsızımdır. Yani birşey istediysem hemen olsun isterim. Mesela fal. Fal baktırıcam ya ne diye bekletiyorsun beni 24 saat daha? O gün öyle birşey oldu ki, doktorumun asistanı ile konuşuyoruz. "Ne yapacaksınız?," diye sordu. "İşte fal baktıracaktık da yarına artık," dedik. Kız kalktı ayağa "OO FAL MI?," ... "Bak buraya gidin, bu kadın çok iyi, bu da numarası randevu alman lazım, banada al," dedi. O aynı gün için akşam saati 21:30'da Taksim'de başka bir café'de randevu aldık, hahahahaha so happy. Oraya gitmeden önce Nusr-et'e gittik. Fal'a yetişmemiz lazım diye etleri boğazımıza diktik, masadan nasıl kalktığımı hatırlamıyorum koşa koşa taksime gittik. Neyse geldik. Kadın hemen "Nasıl içersiniz kahvenizi?," diye sordu, orta dedik, oturduk. İçeri böyle tatlı, küçük ama ulan akşam akşam çarpılırız valla günah dediğim an Allah çarpsın bir saniyelik sadece o katın elektirikleri gitti geldi. "Dildo esheduennaillahe illallah yemin ederim bak üç harfliler dört dönüyo duâ kanka duâ ama fala bi baksın şimdi, boğazımıza tıktığımız etlere yazık yoksa," dedim. Neyse kahvemizi de içtik, içeri bi kadın geldi balkona oturdu. Bu arada falımı öyle bi çevirdim ki artık birşey çıkmalı dedim, devirdim fincanı o derecede birşeyler bekliyorum. Balkonda ki kadın başını çevirdi "Biri gelsin," dedi. Ay kendimi o an okadar umutsuz hissettim ki, bu ne lan diyip çıkıp gidecektim, yemedi. Kahve falına baktırmadan önce Dildo'ya "Kızım bak kadın falına bakarken öyle umursamıyormuş gibi davran oké mı? Hani çok merakın varmış gibi dinlersen kadını atacak da atacak o yüzden normal ol," dedim. Neyse kadın çevirdi fincanı, yemin ederim iki saniye içine baktı, koydu yerine, dışarıya baka baka anlattı. Ama lütfen, bir falcının ilk cümlesi bana karşı "Ne bu ya emekli, üç tane koca boşanmış, dört tane çocukla ortada kalmış kadınlar gibi bunalımdasın böyle, biraz kendine gel ya," dedi. Ay ben iflas. Dedim ne diyo lan bu kadın çok doğru dedi, acayip depresyondayım. İşte öyle "He salla he," kafasıyla dinliyorum ki, kadının her dediğine "Hadi bakalım," dedim. Sonunda okadar uyuz oldu ki kadın bana "Sana hadi bakalım, ben 28 yaşımda kocamı bulmuşum, sana hadi bakalım, sen kendini düşün," dedi. Yani demek kadın yalnızlığımı fincanda görmüş, güzel. Beni her gören yalnız olduğumu anlar lan zaten, neyse kadın işte 2016 çok dehşet geçecekmiş. Bu aralar full bunalım hep şanssızmışım ama üçüncü aydan sonra fena mutluluk yakalayacak mışım. Sonra kadın şükürey bin şükür asıl konuya geldi. Aklında 3 kişi var dedi HAHHAHAHAHAHA. Ya üç olsa neyse diyecem de eee? Biri seni seviyor, sen onu sevmiyorsun. Biriyle olur diyorsun o da öyle düşünüyor ama olmuyor, birini de sen istiyorsun heh işte onu unut öyle bir dünya yok dedi. YA BİR: Beni seveni ben niye sevmiyeyim ya? Geberiyorum diyorum, I cry and die, o derecede mutsuzum ya beni seviyorsa evlenelim? Neyse kadın devam etti, işte bunlardan hiç biriyle olmayacak, bunlardan bir halt olmaz dedi. Ay ağladım yemin ederim, NASIL ONUNLA OLMAZ? ONUNLA OLMAZSA BUNUNLA DA MI OLMAZ? HADİ ONLAR OLMADI, BU DA MI OLMUYOR? Sonra kadın harflerle geldi A, N, R, E harfleri ile birileri var burda, var mı öyle biri? Düşün düşün, ya aslında var. LAN. VAR VAR AYYYYYY. EVET VAR, dedim kadına. Ama burda yok, daha tanışacaksın. Dedi. Allah seni falcı yapanın da bin belasını versin be. Uzun boylu da, gözleri acayipmiş, kirpikleri çok güzelmiş, tüm kızlar hasta ama o bana hasta, iş adamıymış, anlı uzunmuş, saçları dalgalı derken kadın beklediğim kelimeyi söyledi, ZENGİNMİŞ hahahahahahahhaa. İşte bu çocukla yakın bir zamanda kalabalık bir ortamda buluşacakmışım. Ya konuştuğum ama hiç görmediğim biriymiş, ya da karşıma çıkacakmış. Sonra kadın falda ne dediyse boş. Demek A, N, R ve E ve zengin hea? Kesin o üç kişiden iki kişidir. 25 yaşımda da evlenecekmişim, 2016'dan sonra acayip kariyer acayip aşk yaşayacakmışım. BİLİYORDUM ALLAHIM, bu kulunu unutmadığını. Ay çok mutluyum lan, acaba kim bu çocuk... aaa, nnee, rrreee ve eee... hmmm KESİN O.

Sonra Dildo girdi. "Dediklerimi unutma," dedim. Kız girdiği gibi kadına yapıştı. Ya dedim hadi benim aklım sıfır, sen niye eksileri karıştırıyon canım arkadaşım? Kadın yirmi dakika dışarı baka baka anlattı geleceğimi. O günden bugüne kadar dışarı bakıp birşeyler anlatmaya çalışıyorum kendime de, "ulan nekadar mutsuzum ya," diyorum. Demek 2016 benim yılım olacakmış. Çok merak ediyorum çok. Fallara acayip sarıldım bu ara, binnazablaya veriyorum kafayı, kahvemi içtikçe falımı baktırıyorum. Hepsi ayrı bi kafadan birşeyler sızlıyor o yüzden onuda bırakıyorum artık. Bir de kadın deseydi bari, evleneceğim kişi bana TİFANNY yüzük ama en pahalısından böyle 30bin falandı galiba. 15O tane gül. Tamam mı ANRE? Ay yoksa bu salak falcı Andrew'dan mı bahsediyor? Vallaha düşüp bayılırım, çocuk yunanistandan geliyor lan Türk bile değil. Olabilir konuşmuyoruz bile, hatta kadın bu çocuk İstanbuldan değil demişti. AYYY FAK MY LIFE YA, BU DA MI FAKE? OFFFFF.

2016 size şans getirsin,
Şüheda Özyar


NOT: Duymak istediklerimizi duymayı sağlarız hep, ama gidenin elinden hiç tutamadık biz.

Ben ve Dildom, greetings from Istanbul:

suheda ozyar, gelecek, dildo, fal, komik, istanbul, taksim, bi melek, ask, evlilik, mutsuz, depresyon, OHÁ, oha, marka, t-shirt, tisort, amsterdam, arkadas, dost


40% SALE on the OHÁ HIGH FIVE COLLECTION @ 
WWW.SHOPOHA.COM

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

04 december, 2015

Tırnak

Fake

Everything is fake. Sen fake, senden önce ki de fake. Ulan nasılsın sorusunda ki İyiyim cevabı bile dünden fake. Gülüyon mutlu sanıyorlar o bile fake. Ya bir insanın yüzünde ki gülücük de mi fake atar insana ya. Ayak üstü kazık yemeyle ülkece başı çekiyoruz. Yemeyle? Yemek? Yemek yemek? Acıktım. Her cümlenin sonunda "Ne yesem ya?," sorusuyla çelişkideyim. Her günüm besmeleyle başlar, ondan sonra "Ne yesem?,". Fena bunalımdayım. Yemek mi yesem, "Ulan bu dünyanın taa bilmem nesinin fe-sine," diye cümle mi kursam yoksa "Ama Allahım bukadar, bak bukadar şanssız da olunmaz ya, neyin günahını çekiyorum cidden ı am sorry vallaha soryy de şunu bi üzerimden çek n'olur amin."

Evet tamam tamam, tamam haklısın bu kızda bi yazıyo bi yazmıyo ya diyip duruyorsunuz ama what can I do. Okadar bunalımdayım ki, yazılarımı okuyan benden beter halde çoğunlukla. But ne yapıyım? I went to İstanbul for a few days, for business. Şimdi bunu anlamayan da vardır yemin ederim, diyorum ki İstanbula bir kaç günlüğüne gittim iş için ama döndüm. Çok özlemişim. Döndüğümde bir ayrı sıkıntıya girdim. Unuttum sandığım çocuğu bile dört gözle her yerde aradım. Gelsin diye vaaz verecektim Ortaköy camiisinde'de, hayırlısı değilsede olmuyor be... Sonra okulun Allah belasını versin hep bu ilk semester zaten sınavları batırarak geçiriyorum. On üzerinden iki aldım ya, iki iki. Neyse fak skool. Başka şeylerden bahsedeyim, mesela sahte. Türkiye'de herşey çok sahte. Çok fake, çok yapmacık. Ne gerek var zengin, fakir ayrımına. Bu ayrım eğer varsa, fakir kısmına giriyorum. Ulan hayatımda ki şans bile bu ya. Onur Air hava yolu şirketiyle geri döndüm Dildo arkadaşımla. Ya yemin ederim bukadar fakir bir uçak şirketi hayatımda görmedim. Ya uçak okadar ekonomik ki, business class'ı bile yok. HERKES ama HERKES economic ve fakir. Uçağa girdik, "Ulan amk Dildo yemin ederim uçak düşse fakir uçağı diye de kimse bizi takmaz o derecede şanssız," dedim. Yani uçağa girer girmez herkesin anlında "Fakiriz," yazısı yazılır mı ya? Business bölümü bile yok. Economic diye kaynıyor etraf. Bir de el insaf be insan yemek, yiyecek birşeyler verir dimi okadar uçuyoruz sonuçta. Herşey parayla. Ya ne diye satıyorlar ki zaten uçakta anlamıyorum. Dünden fakiriz, bir de bir su için 4 TL vereceğimi düşünmüyorsun değil mi? Her neyse, okadar fakirlerle takıldım iyi insanlarmış. Uçak bir de okadar dar ki önde ki adam üstüme oturacak falan sandım yani. Koltuğu bi arkaya attı, dayanamadım bak "Ağızıma gir amca istiyorsan?," dedim yani. Zaten üç koltuk önde ki kızın ağız kokusunu oturduğum yerden çekiyorum. O kadar iç içeyiz ki nefes alamadık. Dildo bir ara suskundu, "Hayırdır lan?," diye sordum. "Düşünüyorum da Şüşü, can yeleğiniz koltuğunuz altındadır diyor," ... "Eee?," ... "Lan eğilemiyoruz bile bak," ... "Bak bak," ... "Kafa yarıda iflas ediyor yani," ... "Ölsek ulan can yeleği alamadık diye geberecez yemin ederim," dedi. Gülmekten sağlı sollu bile gidemedim. Okadar dardı ki amk iç içe çürüdük. Yanda ki amca 45 yasında, annesiyle whatsapp attığını gördüm "Elveda annem, hakkını helal et, al uçağın resmi, beni hatırla," falan yazıyordu yani bana yazıyor gibi oldu okadar yakındı adam ."Helal olsun oğlum helal," dedim. Bi bakış attı adam, gülsemiydim ağlasamıydım bilemedim.

Sahte kelimesi çok geniştir aslında Bir çok şey yazabilirim bu konu hakkında ama lütfen bunu okuyan herkes ARKADAŞLARINIZI iyi seçtin. Kurbanın olıyim nekadar zor olsa da kime nasıl davranacağını ve neler anlattığınıza dikkat edin. Neyse, fake friends. Allah herkesi bildiği gibi yapsın. Birşey demiyeceğim ama gözlerime baka baka yalan konuşan insanlara tahammülüm yoktur. Neyse, buna da neyse be buna da... İyiyim kelimesi bile fake. Hikaye uzamadan hemen. Türkiye'ye gitmeden önce manikür yaptırıyım dedim. Doğal olarak biraz bakımlı. Neyse gittim, kadın tırnaklarımı ciks yaparken yanımda sahte bir el mankeni gördüm, yani sahte eller oluyor ya tırnakları showen yapıyorlar, baktım şu parmakta ki bu tırnak cidden çok güzel duruyor abi bundan istiyorum. Kadına hemen söyledim "Bak şu tırnaktan istiyorum," dedim. Meğersem bunların adı protez tırnakmış. HOW DO I NOW? Cidden bi fikrim yoktu çünkü hiç fake tırnak taktırmamıştım. Dalgınlığıma mı verdim yoksa ne olduysa bir an kendi parmaklarımın o manken eli gibi olmadığını fark ettim. Yani bunu çok geç fark ettim. Benim parmaklarım etli butlu tamam mı. Allah belamı versin bak parmaklarımı bana doğru çevirdiğim zaman baş parmağım tavuk butu gibi görünüyor o derecede facıya. Dedim fak. Napıcam? Ay bir de tırnaklarımı sivri istedim yani ne bileyim güzel durur sandım ama olmadı yani şu parmaklara bakar mısın ya, paketlesen 14,99 diye tavuk sosis diye satılır. Kadına hemen sordum "Ne zaman çıkar?," diye. "İşte 6 hafta durur," dedi. Ay ben iflas. Şok üstüne deprem. Bu parmaklarla bir de İstanbula gideceğim yarappim annem beni öldürecek dedim. Neyse iki saate anca çıktım. Bu tontiş parmaklara iki saat bakım çok fazla dedim. Hadi dedim Allahım vücut yapım zaten koy verdi de parmaklarımın ne günahı vardı ya? Çıktım gittim kimseye birşey demedim, ilk ablamı gördüm. Ablamdanda kaçmaz hemen "AYY BU NE BÖYLE İĞRENÇÇ SANA ANLATAMAM WİCH GİBİ,". Bende desem bok gibi diye dibe batacam dedim, "Niye öyle dedin şimdi güzel bence ama alışmam lazım," dedim. Neyse beş dakika geçmeden ablamın bi açığını yakaladım hemen tehditleri yağdırdım, "Bak kimseye birşey demem söz, ama bir şartla" ... "Eğer anne, BU NEDİR? derse, bence güzel anne yani yakıştı diyeceksin," dedim. Hemen oke dedi. Bunu kurtardım. Neyse hemen çabuk çabuk geceğim, annemde düştü bayıldı tırnakları görünce küfür üstüne küfür bi ben savunuyorum bi ablam savunuyor tırnaklarımı. Değer mi be dedim bu parmaklar için, değer mi yani? Hiç bir yere basamadım, yazamadım işte, evin alarmını bile kapatacaktım bu kahrolası tırnaklar yüzünden kapatamadım sirenler polisler geldi eve hırsız var diye. O derecede bir tırnak aksiyon yarattı. Neyse bir sürü küfür yiye yiye İstanbula gittim. Gece bir kulüpte bi çocukla kopuyoz. Ya bak görmüyorsun ya, karanlık hani ortam, çocuk ciddi ciddi "Tırnakların gerçek mi?," diye sordu. Ulan mal geldin mal gidiyon bakışı attım çocuğa, sonra "He gerçek sana anlatamam, el bebek gül bebek bakıyorum onlara, onlara birşey olsa yaşayamam," dedim. "Cidden çok güzel, beğendim," dedi. Parayla satacaktım o derecede tırnaklarımı çıkarmaya hazırdım. Burdan sana sesleniyorum, ulan MAL - hadi tırnağı geçtim - BU PARMAKLARA O TIRNAĞI NASIL BİR GÖRDÜN HELE BANA Bİ ANLAT???

Gerçek sandı. Bu nasılsın? sorusuna iyiyim cevabı gibi birşeydi. İyisin diyorsun, öyle sanıyorlar. Hala tırnakları takıyorum bu hikayeyi de zor yazdım zaten ben cici kız falan olamıyorum ya. Biraz erkek gibiyim, fazlasıyla doğal ama fake atamıyorum işte. Herkes okadar fake atarken bunu bile beceremiyorum ben. Şuan okadar depresyondayım ki anlatamam. Cidden geberiyorum mutsuzluktan. Onur Air bile olsa tüm fakir ailemin aralarında oturup "beni uçurun," derdim. Şöyle bi yalnız kalmaya çok ihtiyacım var, denizin beyaz olduğu yere gitmem lazım. Orada olmam lazım benim artık, dinlenmem lazım, huzur olması lazım. Sahte insanlardan o derecede bıktım, iyi insanlar olsun. Bu tırnaklar da olmasın ya hikaye yazarken anasını ağlattı ve bir de parmaklar şişince "üç lira üç!," diye bağırıp satasım var şu parmakları da buna da şükür be.

Ya sevgilim olsa elimi tutsa, yastık tutuyo falan sanar galiba be offfff çok dertliyim lan!!!

Ne olur geçsin,
Şüheda Özyar


NOT: Bugün dağların dumanı aralandı, hoş geldin

1. Annem tırnaklarımı görünce, annem:
2. Çocuk tırnaklarımı beğenince, ben:
3. Onur Air'de önde ki adam koltuğu arkaya yatırınca, ben:
4. Uçakta hepimiz fakir miyiz lan? diye şok üzerine deprem yaşarken, ben:
5. Normalde, ben:
6. Her gün, ben:
7. BEN:

tirnak, parmak, suheda ozyar, ohá, onur air, istanbul, caps, sahte, protez tirnak, amsterdam, komik, blog, marka, t-shirt, tshirt

40% SALE on the OHÁ HIGH FIVE COLLECTION @ 
WWW.SHOPOHA.COM

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

20 november, 2015

Ergenlik

Olamaz olamaz sensiz yarim

Kimse bana ergenlik döneminin famouse girl TRIPKOLİK dinlemedim demesin. İnanmam. Geri dönüyoruz the 90's: Döndün gittin bir hoşçakal demeeeeheen. CASH FLOW - HAYATA Küstüm hayallerim kayboldu yo. Seninle ilk defa ölüyorum aşkımdan. AMA MELEK Bİ YANDAAAAN ŞEYTAN Bİ YANDAAN. Çılgın bedişim yok başka işim. SIE LIGT IN MEINEN ARMEN, ICH LIEBE NICHTE GINZIFOR galiba böyleydi. Bebeğim benim hayalet sevgilim. Aynen hayalet. NE DINLERDIK BE. Hayalet sevgilim dedi dedi ergenlik dönemimde, full gaz devam. Sevgiliden eser yok ama Sago'nun dediği gibi odamın hayaletisin sessizliğine aşığım. Derdime çağreee baytarım yok dengime destek tutki durayımmmm. Ergenlik dönemimde ki hayalat sevgili şuan çokta farklı değil. Veya her yağmur yağdığındaaa gözlerin hep aklımdaaaa, adını ne zaman ansam yağmur yağar buralardaaa. Sinem sister seni de unutmadık. ANNEN EVDE Mİİ, ANNEN EVDE Mİİ, ANNEN EVDEYSEE BİZE GİDELİM. O Allah, o dönemde iyi değildim şimdi de.

Iyy Rober Hatemo. Beyaz ve sen, Allahım vur geberterlim bu adamı. Bi şarkısı daha vardı biiiiiiiir çok sıkıldım ikiiii dışıg dışıg indirin bu adamı devam etmesin!! Ay bir de bu şarkıyı o zamanlar 3310 telefonuma melodi olarak indirmiştim. Kanal D falan alt yazılarda yazıyordu, işte ROBER HATEMO BİR yaz 3490'a gönder melodi cebine girsin. Bu şarkıyı çalar saatimin melodisi yapmıştım. Bir sene boyunca adam BİİİİR diye söylediği zaman ikiye gelmeden hemen dikiliyordum ayağa. O adamın sesinden artık nefret ediyorum. Yeter gençliğimizi heba ettik. Veya İstanbul seni hapsetmişşşş diri diri diri dir eski bir banda kaydetmişşşş, yüzlerce binlerce insaaan aman Allaaaah hep bu şarkıyı söylemiş. Yıllar sonra cidden söylüyorum ve ezbere biliyorum bazı şarkıları. Geçen ablamla arabada ergenlik çağımızın müzikleri hakkında konuşuyorduk, sonuç olarak "Ulan nekadar mutsuzmuşum," dedim... "Hala da mutsuzum yani ne hikmet," dedim. Doğru tespite ne denilir?
Cash Flow'ın hayata küstüm rapına ne demeli? 2006 ya hahahaha. 10 sene önce şaka gibi abi. YUUUH 13 yasındaymışım hhahaha, fak my life vallaha o yaşta bile sıkıntılıymışım her yerimi sedef hastalığı ile kapladım hahahahah. Yaşamak zor oldu, hayallerim kayboldu cash flow bilmem ne gençliğimi ziyan etmişim onu anladım. Nasıl fakirdim yarappim. Bilgisayarın arkasına geçmek zaten ölüm yani sıra bekliyorduk. Geçtiğimde de böyle şarkılar dinlediğim için günah yazma Allahım cidden özür dilerim ne bileyim ben böyle olacahını. Kapı gibi bilgisayarın önüne geçmek için can veriyordum. İlla da internet, illa da MSN. İlla da bakıyım beni kim eklemiş ya da yine gitarıyla youtube'da kimler ünlü olma yolunda çabalıyor bi seyredeyim. Sonra 14 yaşındayım ya on dört Kaderimdee bu da mı vardıııı sevdiğimi başkalarıylaa. YUH. YUH. YANİ OHÁ. Ayyy şarkı sistemimin içine edeyim. Bu neyin duygusallığı be bu neyin tribi, kim kimi almış, hangi sevgilin, kaçıncı platoniğin başkalarıyla bana anlat. Bu neyin kafası kime ağlıyon yanı. Nasıl bir kafa yaşıyordum ya utanç verici ama bravo. Vallaha da bravo. O yaşta o duygusallığı nasıl bir araya sığdırdım yemin ederim bilmiyorum. Ya Davut Güloğlunun Katula Katulasına ağlıyimmi güliyimmi? O denizin içinde firework yapmak da ne demek? Denizin içinde horon teperken çıkan şimşeklerin açıklamasını kim yapacak bana biri anlatsın? Ne oldi sana ne oldi böyle cidden şaka mısın?? Hayatımda gördüğüm en kötü efekt Allah belamı versin ya o klipten sonra deniz üzerinde neler yapabilirim diye düşünmeye başlamıştım. Hatta gittim yüzmeye falan yazıldım. Tüh be. Sevmesen de beni özledim sesini git desemde yine gitmesennnn? Who nowss? Çok iyi ya, ağlama seremosine girmek için çırpınıyorduk. O şarkılar illa da CD-çalar ya da MP3 çalarımda olması gerekiyordu. Hatta MSN'de ikinci nickname olarak ne dinlediğim belli olsun, heh şimdi görsün nekadar çok acı çektiğimi :( . Fincan kahvem hatrına saydım, Sago feat Cezaa mamamamamammaykrofon show. Dale dale don dalee makehsgkfshgh GALE ahjdgfakjhg GALE ağdkahgdf Dale dhfgakjdfg Daleeeeeeh. HAHAHA Ay nerden atlasam? Hatırlayınca güzel de o aralar niye böyleydik. Okadar gothic gibiydim ki anlatamam. Beni çok eskiden hatırlayanlar iyi bilir. Saçım bir kenarda böyle. Bi göz mutlaka kapalı. Fotoğraflarımda hiç yüzüm yok ama never. Photoshop'un anasını ağlatıyordum arkamda şimşekler falan ne bileyim ManiAq_StylEe.61 o 61 her zaman vardı. İnsanlar nereliyse hepsinde bir pilaka numarası 68, 34 sonra 35 sen söyle KaysRılIyIzz.38 playboYy. Geberdim. Yıkıldım şuan sağlı sollu. ahgdkajhg SENTELLOO, NO ADA Aadhfgkajhgd Sentellooo. Ulan bilmeyen bir şarkı üzerinde atıp tutturuyordum, ne dediklerini bilmediğim halde SENTELOO cümlesini söylediğim an çok mutluydum ben be. Benden mutlusu yoktu. Huntara Gassoliinaa, danara gassolinaa ama huntara gassolinaaa danana gassolinaaa. Çok mutluyum suan. Okadar duygusallık, bilmeyen sözler kullandım ki ingilizcemin şuan hala neden kötü, bir onu anlıyorum, iki ulan duygusallıktan hala ölecem ona yanıyorum. Demekki hepsi ergenlikten.

Aradan çok yıllar geçti çok sular aktı düştüm bu haleee, KOLERAAA sen nasıl bir insansın. Bu şarkının sözlerini hep nickname'ıma yazardım. Sonuçta nasıl bir insansın cümlesi kadar cool bir cümle yoktu o dönemler. O yüzden çek git bebeğim uzaklaraaa çek giiiiiiit bavulunu topla bebeğim çeeeek git. Go away. Yaaar ellerin nerde, ya beni de götür ya da gitmeee. Gitti. Geleceği de yok. Hiç olmadı da, yıllar 2006/2007/2008 ne kadar yakın gelsede bir okadar uzak. O dönemler günlerce aynı şarkı üzerinde ağlayıp takılabiliyordum ama şimdi hepsine gülebiliyorum. Öldürmeyin zalim beni. Çok mutsuzmuşum lan ben ahhahahahaha hala da öyleyim hahahahah fak.

Hadi bana hepsi yalan de, beni bırakma
Şüheda Özyar


NOT: Değiştiremeyeceğim anıların hepsi koca bir melodi.

"O Photoshop yapma çabalarım hepsi de boşuna mıydı yani? O denizin üzerine kalpler koymalar, şimşekler, kanlar, güller??"

HAHAHA ULAN DAVUT:

ergenlik, sarkilar, melodi, muzik, rap, sagopa, ceza, tripkolik, komik, eski, 90, 90lar, eskiler, suheda ozyar, suhedaozyar, OHÁ, oha, blog, davut guloglu

40% SALE on the OHÁ HIGH FIVE COLLECTION @ 
WWW.SHOPOHA.COM

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar


16 november, 2015

Rezil

Number one

Bir insan kendi kendini nasıl rezil eder adlı başlığı koysalar başı çekecem o derecede. İmkansızı nasıl beceriyorum, bu şanssızlık neyin hikmeti, bu tip neyin kılıfı yarappim? Çöp bile benden daha fazla dışarı çıkıyor, o derecede suç günah bilmem bende neyin rezilliği bu? Hayatım boyunca hep rezil olan kişi ben olmuşumdur. Arkadaşlar grup halinde yürüse bile arkadan paytak paytak gelen ben oluyorum. İlk mesajı atarken de çok rezilim. Gülerken bile hunharca gülüyorum ya alayına rezilim, rezil!

Demin arabayla okula geliyorum, altımda ha durdu duracak yolun ortasında ki Suzuki, iç aynamdan bakıyorum abi arkamda Porsche. Ya başladım kendi kendime konuşmaya. "Allahım, duy beni yarappim.. Bu neyin hikmeti? Bu nasıl bir ayrımcılık ya. Ulan ben ya ben, Suzuki ile çökertmeleri oynarken niye Allahım gözüme gözüme sokuyorsun bunu ya. Ben Porsche sahibi olsam şu an: Ulan önde ki fakire bak ya Suzukisinle ilerlemeye çalışıyor," derim. BENİM DEĞİL BENİM DEĞİL, ama ayağımı yerden kesiyor, siz zenginler ne bilirsiniz. Fak rich people. Her boyutta rezilimdir. Düğünlerde zorla ayağa kaldırıp oynadığım zaman, HD boyutta tüm salonun beni gördüğü o an ve o da ne? Allahım nasıl oynuyorum ya? AY ÇIK KIZ ÇIK OYNAMA, ayyy. Neyse hep rezilimdir. Bu boyutun bir üst aşaması varsa o da benimdir. Sınıfta şaka yapıcam diye herkesin surat ifadesi, ben. Aynanın karşısına geçip de, "şu tipe bakar mısın?," rezilliği. Seni bilmem ama, ben her bulaştığım işte kendimi rezil ederim, bu net bilgidir.
Geçenlerde bir çocuktan yine hoşlanıyorum. Neyse mesaj atıyor, ben atıyorum falan derken ayy şarkı mı söylesem dedim çocuğa Snapten. Nasıl olsa 10 saniye falan. En fazla bir kere daha dinler oldu 20 saniye, daha da açamaz dedim. Çocuk değer veriyor falan sanıyorum bende, işte dünya bi yana benim saflığım bi yana. Çocuk hep mesaj atıyor falan derken gittim en gargamel sesimle çocuğa şarkı söyledim, üstüne üstelik "Hahahah ayy ses berabat," yazdım. Kendimi ezdirme vol 2645617. Neyse bekledim çocuk Snap'ı açsın diye. İki dakika içinde Snapı açtı, sonra bir kere daha dinledi diye bilgi geldi. O günden bu güne kadar şuan tam anlamıyla 26 gün geçti ve çocuktan haber yok ahahahahaha. Allahım çok rezilim yemin ederim kendi kuyumu kendim kazıyorum sanki. Çocuk resmen sesi duydu gitti yani. Kayboldu, "kaç olm kaç," demiştir galiba. Ama anlamadı işte, bu subminal mesajımı çocuk anlamadı. Sen ne anlarsın lan medya'dan ve iletişimden. O şarkı düğün şarkımız olsun demek istedim ama sen daha sevgili olmadan terk ettin handsome boy. Sen bilirsin. Neyse asıl anlatmak istediğim olay şu, rezilliğim yüzünden etrafımda ki insanların yüzde 99 kaybetmişimdir. Mesela yakışıklı çocuğun yanından geçip ağızımdan kaçırdığım küfür yüzünden arkadaşlarım "Neyse biz kalkalım," diyişleri ya da bakışları zaten beni iflas ettirdi.
Bundan sonra ne yazdıysam sildim hepsini. Tüm gün içim rahat etmedi, ayıp dedim. En iyisi bu. Olay su ki rezillik seviyem tavan yapmıs. Her bir olayın basını mutlaka ben çekerim. Sadece dügünlerde halay bası olmam o ayrı.

Geçen yine mutsuzum, "HADİ KAHVE İÇELİM KAHVE FALI BAKTIRALIM," dedim. Ablamla oturduk kahvelerimizi içtik, şip şap iki fotoğraf gönderdim kadına sorumu da sordum "Aşk hayatımda beni neler bekliyor? Harflerle lütfen," diye sordum. L harfi biriyle tanışacaksın 2016 yılında dedi. ULAN L HARFİ ADI ALTINDA ERKEK VARSA ÇIKSIN HEMEN EVLENİYOM. L harfiyse Leyla galiba, bende Mecnun oluyorum böylece. Neyse.

Böyle rezil olmayı nasıl başarıyorsun?
Şüheda Özyar


NOT: Bu kez kırıldım

Yine kim rezil oldu???

rezil, rezillik, komik, argo, sanssiz, ugursuz, ask, mutluluk, mutsuz, ayrildik, suheda ozyar, suhedaozyar, oha, OHÁ, amsterdam

40% SALE on the OHÁ HIGH FIVE COLLECTION @ 
WWW.SHOPOHA.COM

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

12 november, 2015

İşsiz

Çok güzelim be

Ne yapsam? Sağ tarafa mı dönsem, sol taraf mı. WhatsApp listemde kime mesaj atsam, ayy canım çok sıkılıyo ya, neyse şu oturma odasında biraz daha takılayım da o ney? Ay annemin bana olan bakışlarına bakar mısın işi gücü yok yine neyin peşinde şu işsizliğe bakar mısın gözüyle bakıyo. Neyse "Noldu anne?," ... "YOK YANİ TUTUNACAK DALIM OLSA SARILICAM YANİ NAPİYİM ÖLİYİMMİ?,". Bana bakan çok umutsuz bakıyor "Bu kızın hali ne olacak böyle?" der gibi ama ben bile kendimi işsiz güçsüz, ekonomik krizine yakalanmış asgari ücreti bile olmayan eleman gibi hissediyorum ya. Ev içinde ki stajyer gibiyim. Ne beni gören var ne de duyan. Ders mi çalışsam? Ay yok. Okulu mı bıraksam? Bence evet ya. Ay aynen okulu bırakmam lazım ya yeter bukadar yıllardır okuyorum hala "Ne olacaksın?," sorusuna "Mezun," diye cevap veriyorum be.

İşin gücün mü yok? Yok işim gücüm. Benim işim de yok gücüm de yok, daha nasıl açıklıyabilirim bilmiyorum. Evlenmeye bile mealliyim yani. Çocuğun soy ismini en hızlı şekilde nasıl kazanabilirim diye düşünürken yarı yolda kalıyorum hep. Ne yesem diye mutfağa giriyorum. "Ulan yemek yok, yemin ederim bugün kesin ölecem," diyip oturma odasına geçip ölmeye hazırlıyorum kendimi. Bu derecede. Geçen hafta sınav haftamın son haftasıydı, girdiğim her sınavdan, "Nasıl geçti?," sorusuna "Almadım," dedim. "Nasıl biliyorsun?," sorusuna. Altıncı hissim kuvvetlidir, ne yazdığımı hatırlamıyorsam alamamışımdır yani. Rivayetlere göre üç vakte kadar alamadım sonuçları gelecekmiş. Nasıl oluyor da elimize verecekleri olan kağıt parçası için g•tümüzü yırtıyoruz ya. Benim tek kurtuluşum o çocuk.
Bazen çok çabalarsın, herşey olur. Bazen hiç çabalamazsın, hemen olur. Bazen çabala çabala, öl. Şu son cümle gibiyim. Çok çabalıyorum ama hiç elde edemiyorum. Çok istiyorum, duâların anasını ağlatıyorum ama olmuyor birşey elime geçmiyor. Ne bu şanssızlık yani anlamıyorum. Odamda oturuyorum bazen, "Ne yapsam?," sorusunu sorarken Facebook'da geziniyorum. Sonra sıkılıyorum, aynı şeyi kırk kere görüyorum. Neymiş? Kız sözlenmiş ama benim Facebook'ımı eline geçirmiş. Onu bile aldı kız. Kız benim özgürlüğümü bile çaldı ve bende hala birşey yok. Okadar yazmama, çabalamama ve çalışmama rağmen nasıl oluyorda kendimi işsiz hissediyorum anlamıyorum. Durduk yere "Ulan bukadar da sıkılmaz ki," diyorum. Kendimi mutlu etmek için tatil yerleri bakıyorum, "Nereye gitsem?," diye. Mavi olan herşeyi seviyorum. Denizinde en açık mavisinden en huzurundan istiyorum. Bak bak, kapat. Yani ben bile böyle küçük şeylerden mutlu olabiliyorsam, sen bana niye yazmıyorsun zalim? Aslında olay bana yazıp veya yazmaman değil. Biri de yok aklımda ama olay psikolojikmen bitiyor yani. Etrafımda ki herkes öyle sözlenince, pat başka soy isime sahip olunca "Acaba lan?," diye düşünmüyo değilim. Geçen anneme "Şu ocak ayı geçsin de her ay başka bir ülkeye gitmeye karar verdim arkadaşımla," dedim. Ülkeler boğazımda dizildi yemin ederim, nerden de söyledim. "EVLEN DE GİDERSİN, SANA BAŞKA ÜLKE YOK," dedi net olarak. Ne dedim ben ya? Özgürlüğümü kısıtlıyorlar Allahım gör bak gör, yazsın çocuk artık gelsin istesin de gideyim buralardan. En çok da bu ülkeden gidip herhangi bir ülkenin zengin aile kızı rolünü oynamak istiyorum. Hatta şaka yok, bazen öyle hayaller kuruyorum ki kendi kendime, gerçekleşecekmiş gibi gözlerim doluyor ya. Hayalden gözlerim doluyor inanabiliyor musun. Götüm ya Allah kahretmesin. Sokağa çıkıp dilensem dahada zevk alırım galiba yani, hem insanlar var, evde kendi kendime konuşacağıma sokakta konuşur cebe para gelir en azından ne bileyim yani. Net olarak hiç bir işe yaramıyorum galiba. Bazen kendimi mükemmel sanıyorum, bazen de aynaya bakarak "Şu tipe bakar mısın," diyorum. Telefonumun ön kamerasıda beni her gün sevmiyor zaten. İşine göre bazen güzelim bazen çirkin çıkıyorum. Herkesin keyfine göre yemin ederim ayak uyduruyorum resmen. Benim hayatım diye rest çeksem, hayat bana "nereye gidiyon la?," der okadar uğursuzum. Yine Victorias Secret show'ı geçti günümüzde. Yuh yuh, OHÁ lan OHÁ be yeter, hıııı ayyy şuna bak ya offf Allahım be vallaha billaha of. Taş gibi kadınlar. Sonra dönüp kendime bakıyorum, "şişir şişir, işin yoook, gücün yoook, yemek ye sen otur afferin kendi kendine de ağla zaten çok iyi,". Ama kim ne derse desin, ben yinede güzelim be.

Etrafımda ki herkes benden güzel sanki ya niye böyle oluyor ben anlamıyorum. Okulda yazıyorum şu hikayeyi, herkes harıl harıl proje için çalışıyor bi benim nedense hiç çalışasım yok. Okulu mı bıraksam? Yanımda ki kız susmadı abi ya, nefret ediyorum okul için bukadar stresse girenleri. Ya zaten yoluna girecek yani neyine strese giriyorsun? Olmazsa bidahakine olur, o diplomayı bir gün eline alacaksın zaten ne bu alev alev tutuşur gibi. "Bi susarmısın ya?," dedim. "Ben senin gibi boş konuşmuyorum en azından fallar hakkında," dedi. Şimdi doğru dedi bak, demin internetten "Hangi falıma baktırsam acaba? Tarot mıı yoksa Astroloji mi?," diye sordum bunlara hahahahahahah. Napiyim lan öliyimmi. O çocuğu istiyorum doğruyu söylesinler. (15dk sonra) Ay tarot falını seçtim, okadar şanssızım ki Allah belamı versin okadar kart arasında hep ters kartları seçmişim. Para BILE tersine çıkmış. ULAN BAZEN DE DİYORUM Kİ, MİLYARLARIM OLSA DA BOŞ OTURSAM MK YA.

Gücün yok mu sevgilim,
Şüheda Özyar


NOT: İşim sen olsan da, tüm gücümü sana versem.



Oturmaktan sıkılınca ben:


issiz, gucsuz, ibrahim tatlises, bos bos oturmak, sikilmak, sikiliyorum, suheda ozyar, suhedaozyar, ohá, oha, t-shirt, martka, tisort, amsterdam, yazar



40% SALE on the OHÁ HIGH FIVE COLLECTION
WWW.SHOPOHA.COM

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

08 november, 2015

Yok artık

Buna kim bakar be HAHAHAHAHA

Duâ mi edicen artık ne edeceksen et yemin ederim YOK ARTIK AMA AAAA BU NEDİR YA? Ben Facebookda kim sözlenmiş, nişanlanmış, evlenmiş fotoğraflarına bakmak için mi doğdum yani bu neyin bedduâsı? Evlenme hevesim yokken var ettiniz ulan yeter be. Kusacam artık. Bundan bi halt olmaz dediklerimin hepsinin parmağında yüzük, dilinde gençlik başımda duman, ilk aşkım ilk heyecan. Al sana al. Al ilk askmış ya kime yediriyon Allah kahretmesin. Etrafımda kimi tanıyorsam "Oo buna kim bakar be HAHAHAHAHA" diye güldüğüm 10 harfden oluşan büyük harfli gülücükler bi tarafıma monte edildi, hepsini teker teker yutuyorum. "Neeee?", ... "YOK ARTIK"... "YOQ,"... "NİŞANLANAMAZ BU," ... "LAN BUNA KİM BAKAR BE HAHAHAHA". Gül Şüşü gül. Sen git fakir fakir çocuk sana mesaj atsın diye ergen kızlar gibi hala bekle. Bekle bekle kuru sen. Afferin, yazacak o sana hala dimi HALA umudun var.

Demin bir kız gördüm nişanlanmış. Yemin ederim bu kızı her gördüğünde kimse bakmaz lan dedim çünkü ben erkek olsam ona bakmam HAHAHAHAH. Ama kıza benden önce bakıldı. Yine tüm haberleri Facebook sayesinde öğreniyorum. Etrafımda bekar genç kız kalmadı be, çoluk çocuğa bile karıştılar. Bi arkadaşımda hala yalnız, ama onunla görüşmek istemiyorum paso bunalıma giriyorum. Yok hepsi evli de bi biz kalmışız. Ama Allah ayırmasın CNM ne diyim. Bunu gördükten sonra bu hikayeyi yazmaya karar verdim. Bayadır yazmadım, sınav haftalarım vardı yine okul giydiriyodu. Yazmaya aklımı, beynimi yoramadım. Olmadı bir türlü yani o bakımdan. Şu sınav dönemi de herkes sözlenmeye yemin etmiş gibi, biri gelinlik giyinmiş, biri nişanlık, biri tuzlu kahve biri tanışma.
Son noktayı bi Düğün organizasyonu koydu. Blog yazılarımı okuyorlarmış, artık topluca mı oturuyor beni mi okuyup gülüyorlar HAHAHA ALLAHIN YALNIZI diye bilemedim. Olay şu, aaa mesaj geldi diye mesaj kutumu açtım mesaj tam olarak bu "Vurur yüze ifadesi, nişanlanda kuralım sana bir kına tanesi," ... ay ne kadar güzel dedim ya, ama mesaj bitmedi tabii devam ediyor, "Seninde evleneceğin yok ama insan bekliyor işte..." WHATTTTT? Bu organizasyon kaça patlayacak bilmiyorum ama seni tanışmaya, istemeye, söze, nişana hatta düğünüm için tutuyorum lan. Kaç yaşımda olursam olayım bu mesajı sizlere yedirttirecem. Bitmedi tabii devam ediyor "Şaka şaka, yazıların süper," bak bak organizasyona bak. Gülsemmi ağlasammı bilemedim. Sinirden mutluluk göz yaşları döktüm, ulan en azından organizasyon hazır bu da bi anonsdur, bir işaarettir Rabbim tarafından o biliyor dedim yani. O dereceden de umutsuzum yani. Ümitlerim tükendi, çünkü ne Ümit var, ne Hasan var lan Hüseyin ismine bile razıyım da artık ne olacaksa olsun. Yemin ederim ben böyle aman sevgilim olsun da, yok evleneyim artık diyen bir kız değildim. Ama ne bileyim bakıyorum ben mutluluk pozları vermem gerektiği yerde kız benden mutlu. Zafere giden yolda çekilen çile miyim ben amk niye hepsi çok mutlu. Biz hala bekliyelim. Ama yaz be bana insanfsızın oğlu ya, okumadığım duâ kalmadı, dinlemediğim Hakan Altun, Orhan Ölmez şarkısı kalmadı bana beklemekten, olmayan ama var olmuş gibi de bitmiş aramız bozulmuş gibi aşk açısından da bahsettirtme. Çok kısa birşey anlatıcam şimdi.
İşteyim, sevgilisinden yeni ayrılan kız arkadaşım var benim. Yeni derken yarım sene falan oluyor. Kız yedi yıldır bu çocukla çıktı, sonunda ayrıldı. Neyse şimdi bu yalnız oluyor benim sözlüğüme göre. Çalışıyorum, kız yanıma geldi "Şüşü çok yalnızız lan," dedi. Direk ama, paso fors bunu söyledi. Yaw bekle bekle anasını satıyım be, ulan mıgnatıs mıyım ben niye yalnızlığınıza beni de dahil ediyorsunuz anlamadım. "Napıyım be," dedim. Kız devam etti, "Böyle yalnızım da şöyle yalnızım, yaw yalnızlık çok kötü, kimseyle konuşmuyorum, etrafda yakışıklı yokmuş gibi, zenginlerde ortalıklardan kayboldu, cidden yalnızım be kimse konuşmuyor, yani olmuyor, yüzüm gülmüyor," susmuyor ama. Araya girdim "Yeter kızım, işteyiz ya ne bu Orhan Ölmezin besteleri gibi söyleniyon," dedim. Insan olarak gelin bana ya yeter yemin ederim.

Bukadar yalnızlık iyi değil. Ki aslında kız yedi sene boyunca yalnız kalmamış. Yedi sene beraberlik de ne demek? Seven years ya, bukadar sevmeyi de az gördünüz. Çocukluğundan beri çıkıyor demek. Ben ne ayrılıklar çektim hepsinin üstesinden Hakan Altun, Orhan Ölmez'le geldim. Ama en son bi rüya gördüm. Çocukla pek konuşmuyoruz ama hevesle gittim çocuğa yine de "Seni rüyamda gördüm," dedim ama guess what? NO ANSWER. Çocuk açık açık "Anca rüyanda canım hahahaha bye" demek istedi. Hahahaha sensin göt.

CNM,
Şüheda Özyar


NOT: Sana cümle kurmadan önce nekadar çok düşündüğümü bilseydin keşke...

"O kızı kim alır lan HAHAHAHAHA" cümlesinde ki kız nişanlandı haberin olsun;

yok artik, nisanlandi, evlendi, sozlendi, mutlu, ask, huzur, para, suheda ozyar, ohá, oha, marka, amsterdam, istanbul, tshirt, tisort

BU ARADA:
WWW.SHOPOHA.COM 'dan T-SHIRTLARINIZA SAHİP OLUN!

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

20 oktober, 2015

Büyük konuşma

Dedim sana

GÖR BAK GÖR. AL BAK. GÖR. Senden önce gitti, otur sende afferin. O hayatta evlenmez be diye diye çeyrek tak sen afferin. Yani büyük konuşmak istemem de ben asla Trabzonluya varmam be, ne Trabzonlusu (TRABZONLUYLA EVLENDİ, ZORLA TRABZONSPORLU OLDU, HORON BİLE TEPTİ, YAYLADA OTURUYOR, YAZ KIŞ FINDIK TOPLUYOR). Ya büyük konuşma bak tersi başına geliyo yemin ederim yarın kınasına sonra ev ziyaretine gidersen görürsün sus bence. Böyle böyle demiştin hatırlatırım, never say never diye boşuna demiyor Justin dedim sana onu dinle diye de işte yine beni sallamadın kanka. Beni sallayacaksın yoksa gidersin fakire oturur ağlarsın böyle. Zamanında böyle dedim de çok büyük konuştum keşke demeseydim. YA DİMİ keşke. Artık düğününe gelirim.

Büyük konuşmak kadar tutan bir duâ yoktur. Bu yüzden geleceğe dair planlarımı ve sözlerimi her zaman dikkatli seçerim. Yani eskiden mesela "HAYATTA TÜRKİYEDEN BİRİYLE EVLENMEM VALLA, ALLAH KORUSUN, HAYATTA," diyordum. Şimdi ulan iyk öyle demişim kesin tutar bu çünkü bi zengin iş adamıyla evlenip Türkiye'ye gitmeyi kim istemez? Boğaz'da evi veya her daima Porsche'ım kapımda olsa fena mı. Ama dikkatli konuşurum "Allah var şimdi, büyük konuşmak istemem de kısa boylu boyfriend mi?????? Tabiiki de hayır," diyorum. Böyle şeyler ama hangi konuda büyük konuştum bir düşüneyim.. Ha.. Neyse. Evet. Şunu dedim. Bunu da dedim. O da vardı. Evet. Neyse. Tamam bittim ben kesin bittim.
Eskiden çok fazla büyük konuşmuşluğum vardır, hepsi teker teker tutuyor galiba bilemedim. Bu yüzden genç yaşlarda, hatta olgunlaştığın dönemde ne dediklerini anlamasan, bilmesen, bilinç altında olmasan bile gerçekten dikkat etmek gerekiyor. Benim örnek verebileceğim bir sürü arkadaşlarım var. Hepsi büyük konuştu, ne konuştularsa da başlarına geldi. Bugün kızlarla arabadayım, Dum, Dil'aya ikide bir "Ben sana dedim dimi," ... "Dedim ben sana büyük konuşma diye," ... "Bak dedim sana," ... "Gidersin şimdi Ankaralıya," ... "Dedim, bak". TAMAM ANLADIK DEDİN TAMAM. Böyle arakadaşlıklar iyiki var "Dedim bak," cümlesini nerden geldiğini hatırlatıyorlar. Büyük konuşmayacaksın kanka. BIG. Bizim bir arkadaş grubun içinde kız: "Aramızda en geç kesin Durmaz evlenir, ay yemin ederim o hayatta evlenemez," dedi. Yemin billah o kız hepimizden önce evlendi. Hemde öyle bir evlendi ki, çeyrek taktık çeyrek, ev ziyaretine gittik be ev. Sonra zengin zengin diye tutturuyorum, elin fakiri gelip beni isteyeceği günü de biliyorum yani bukadar heves ettim şimdi okadar konuştum tersi çıkar. Dünyanın en şanssız kızlar listesinin başını çekiyorum be sen ne diyorsun. Biliyorum yani kendimden, etrafımdakileri mıgnatıs gibi çekerim, sanki arkadaş grubumu bilerek seçiyorum hepimiz bir mutsuz, hepimiz bir ne konuştuysa başına geliyor. Kız cidden bak 7 yıldır ben Karadenizliyle evlenmem dedi, 7 yıl, Allah belamı versin bak şuan evli ve evde hamsi pişiriyor ve kuymak'ı çok seviyor. Öğğğğğğ be. Biri ben hayatta ülke dışı sevgili yapmam, erkek mi yok dedi dedi, şuan Fransa'dan sevgilisi var ve evlenecek. Ben pinti adamla niye evleneyim ya benim için herşeyi yapacak dedi, Allah çarpsın çocuk sırf para harcamayım diye evden sandwich yapıp getiriyor ve kız çok mutlu. AY ALLAHIM ALLAH KORUSUN YEMİNLE. Geçen annemle konuşuyoruz işte yine klasik "Yok mu birileri?," dedi ağlıyorum yani. YOQ ANA diye dizlerine çöküyorum daha neyine nasıl inandırayım. Telefon sık sık elimde tamam, bi yazanım yok ama, kendimi yalnız hisssettirmemek için o telefon elimde, lütfen. İnandıramıyorum işte. Sonra annem ve benim görüşlerim biraz farklıdır bazı konularda. Kadını bi şekilde uyuz ettim, "İNŞŞŞALLAH SANA BİR HOCA DÜŞER," dedi. AY BEN ŞOK. "ANNE TUTAR O"... "ANNE ÇEK GERİ NOLUR BAK TUTACAK" dedim. Öyle içten söyledi ki hissettim. Annem ne duâ ederse tutuyor buna şahidim. Kadına bi ters birşey söyliyeyim, sınavımı 55 alacağıma 54 alıp geçemiyorum o kadar bi şanssızlık yani. Yalvardım geri çek diye çünkü tutar bu ve hayallerim suya düşer biliyordum. Ben diyorum tüm alışveriş merkezlerini alt üst yapacam, arabamı Vale'lere verecem herkes beni tanıyacak, annem diyor ki cami'den camiye gidecen ve cami'de ki market seni tanıyacak. "Tamam," dedi, "o zaman inşAllah karşına hayırlı, imanlı ve...," Bakıyorum kadına yani de diyorum, ZENGİN DE ANNE ZENGİN YA ÖFFH ÖLCEM BAK TUTACAK DİYORUM SANA, "ve zengin bir eş nasip etsin," dedi. AYH AMİN. VALLAHA BİN KERE AMİN dedim. Yani hoca olmasına karşı değilim, bende şükür elimden geldiği kadar imanıma düşkün olmaya çalışıyorum ama come on please, HOCA? İmanlı olsun, insan olsun, büyük konuşmasın, yakışıklı olsun, boyu uzun olsun, hayırlısı olsun, zengin olsun, beni çok sevsin, fazla kıskanmasın hep yazsın, arasın para para para parağğğğ that's oké.

Kim zamanında büyük konuştuysa hepsi başlarına geldi. Arkadaşlarım benim hakkımda "Bu kesin hemen evlenir gider bu," dediler. Hepinizin Allah belasını vermesin amk hepiniz evlendiniz hala yalnızım lan yalnız. Nekadar büyük konuştuysalar bir okadar da yalnızım şuan. Neyse, gelir geçer tabii ki de herşey Allahtan. Bilip bilmeden konuşmayın. Bilin ve öyle konuşun. İstediğiniz ne varsa duâ edin. Hep duâ edin, ne isterseniz. Elbette bir gün tutar. Mevlam ne diyor sen yeterki Duâ et; Ben kabul ederim. Böyle eskiden sihir falan varmıdır acaba diye düşünüyorduk ya, işte en büyük sihrin değerini çok bilmiyoruz bence. Bu hikaye için de Dum'a çok teşekkür ediyorum, okadar çok BEN DEDİM SANA BÜYÜK KONUŞMA DİYE DEDİM, dedi dedi sonra döndü bana "Al sana hikaye buldum bloğuna yaz bana da teşekkür et," dedi. Çok haklısın valla, ben neler dedim de şuan sizlerle bir arabanın içindeyim yarappim SEN KORU YA SEN. Sonra ben eskiden "AY HAYATTA KILLI BİR OĞLANA ASLA GİTMEM YANİ, ÇİFT GEZECEZ" dedim, şuan arada sırada öyle biriyle konuşuyorum. Çok az yani, ay inşAllah seninle evlenirim be. Müzik zevkimiz aynı nasıl olsa, ağda falan da yapıyorum sorun olmaz yani. Sen gel beni iste, verdim gittim kendimi.

Dedim ben sana dimi,
Şüheda Özyar


NOT: Seni istemiyorum de, ben sana evet derim.

Büyük konuşunca ben:

buyuk konusma, buyuk, konusmak, komik, argo, ohá, oha, suhedaozyar, suheda, hikaye, t-shirt, marka, tshirt, brand, moda, tovbe, arkadas, yalniz

15 oktober, 2015

Aynı şarkı

Bıktım ya

Nefret edene kadar kusana kadar öğğğğ dedirtene kadar bıktım aynı şarkıları duymaktan. Hatta KİM BİLE BİLEĞĞĞ YOK SAYAR TÜM HATALARINIIIIIHHH. Bağırma kanka ya bağırma Allah kahretmesin iğreniyorum senden sesin güzel değil çıkar şu kulaklıklarını valla bıktım sesinden kınağa geldi kulak seslerimi felç ettin yapma ya. Otomatikmen şarkıyı söylemekten bıktım amk ya bıktım resmen hep aynı şarkılar çalıyo. İflas sirenleri çalacak ya KAÇ PARA ULAN Bİ ŞARKI? Normal şarkılar olsa neyse de tüm ülkeyi iflas ettiriyorsunuz, modumuz down diye bir gün bir ülkeyi bukadar batıramazsınız ya. Hatta bu şarkı kalbimin tek sahibineeeeğğğğ diye şarkıyı söyleyen kadından tut o iniş çıkışlar o Do dan La lara çıkmalar. Ay bıktım. Love, this is infrared... Museum of injured... I can't move. Yani diyor ki aşk bu kızıl ötesi, yaralı müzesi, hareket edemem. Yaw ne diyon ne? What the fak dedirtme bana da bi kendini çöz.

Aynı şarkıları duymaktan, farklı insanların ağızından çıkan detone seslerden, "Ooo kanka çok güzel söylüyorsun," diye gazlayan fake friendslardan, o gazla beraber sosyal medya'ya paylaşanlardan Allah kahretmesin hepinizi hepinizden iğreniyorum be. Hepinizden nefret ediyorum bi şarkıyı sevdirtmediniz illa düşman kesildiniz. Radyolarda şarkılar bitti sanki anasını satıyım bir saat içinde aynı şarkıyı üç kere çalıp bir günde bıktırmayı nasıl beceriyorsunuz anlamıyorum. Nasıl bukadar şarkı kıtlığına girdik yapmayın radyocular, sanatçı mı eksik? Şarkılar mı eksik. Neyin kıtlığı bu anlamadım, neyin ekonomik krizi bana bir anlatın. Radyolardan bıktırdınız beni. Telefonumda duran o klasik şarkı listesindende nefret ediyorum artık, hep aynı şarkılar ya bıktım be. Ben saydım ulan, göz göre gittiğin o kör kuyularını... Bak bak sendroma bak, dedim ben bu şarkılar bana iyi gelmiyor diye.
Herkesin dilinde aynı şarkı, hepimiz aynıyız ama ne hikmetse bir birimizi bulamıyoruz. Hatta o sosyal medya'ya "ben şarkı söyleyebiliyorum," kafasını yaşayıp onbeş saniyelik kulaklarımızı felç eden siz dalga mı geçiyonuz ya anlamıyorum. İnanmayın o fake friendslara. Tabii ki de "OHÁ kanka çok güzel söylüyorsun," diyecekler. Paylaşma, paylaştırtma. Hatta sevgili olupta şarkı söyleyip sosyal medya'ya paylaşanları gördüm. Çocuğun sesi zorla çıkıyo zorla kızım duymuyor musun ne bu sevgilimle şarkı söylüyorum havaları Allah kahretmesin sizi be. Ağladım be, ağlattınız beni yazık çocuğa yazık. Benimle daha mutlu olabilirdi. Bukadar fake bir ilişki, yapmacık, aşığız rolleri, arkadaşlıklar, insanların hayranlıkla bakmaları, izlemeleri iğreniyorum lan sizden. Böyle devam edin afferin, albüm de çıkarın. Çok güzel.
Şimdi bir şarkı ilk çıktığı zaman "OHÁ LAN OHÁ ÇOK İYİ," der bi heyecanlanır gözlerim dolar. Hiç duymadım ama cidden çok beğendim, hemen bıkana kadar dinlemeliyim moduna giriyorum ister istemez. Nerde olsam tekrarlarım, çünkü bitch please ben keşfettim. Bir şarkıyıda hevesle arkadaşlarıma anlattığım zaman kimse beğenmez. "Lan dur daha nakaratına gelmedi," diyorum. Yine beğenmiyorlar. Ben böyle arkadaşlıkların da içine yemin ederim hepiniz bir ben değilsiniz. Olay şu. Ben Türkiye'de yaşadığım dönem Gülben Ergen ve Oğuzhan Koç'ın şarkısı Aşkla aynı değil çok modaydı. So in sana anlatamam. İlk ben keşfettim. Buna yemin edebilirim. Ben tam bıkıyordum ki, taksi'den bu şarkı çalmaya başladı bangır bangır. Ay dedim ben bu çocuğu unutamıcam ve yıllar boyunca depresyonlu yaşayacağım kesin yani biliyorum artık kaderimde var bu. Neyse o aralar yine ben terk edildim tabii. Bıktım bu şarkıdan dedim yedi yirmi dört bu şarkı. Ulan bor günde yasin süresini bukadar çok dinleseydim yemin ederim ezebere biliyordum şuan. Neyse bu şarkıyı, repeat repeat yapıp durdum. ÇOK SEVİYORUM LAN ÇOK, modundan asla vazgeçmedim. Çocuğumu seviyordum şarkıyı mı bilemedim. Sonra bu şarkı benim çıkmazım oldu. Yolda yürürken, otobüse minibüse binerken. Bir çocukla kahve içerken bir kulağımda kulaklık ve tabiisi bu şarkı. En sonunda bıktım. Dedim ya yeter bu nedir kos kocaman İstanbuldasın yapma bunu kendine. Bıraktım bu şarkıyı. Haftada bir kere duysam yeter dedim. Ben tam vazgeçtim derken, dışarda ki tezgahta, evimin güvenlik kapısında, iş yerimin güvenlik tarafında, iş yerinde kostüm odasında, iç yapımlarda ki tüm personellerin bilgisayarında, yayın yaparken bile canlı yayında bu şarkı, sokakta yürürken gruplu apaçilerin ceplerinde sonra sen söyle marketlerde, butiklerde hatta ve hatta trafik olduğunda arabaların içinde çıkan bu bangır bangır SENİN ADIN AŞKLA AYNI DEĞİL. YETER BE BIKTIM BIKTIM. İyi ki de bir tane şarkıdan vaz geçtim her yerde karşıma çıkıyor. Ulan ne depresyonlu ülkeyiz biz Allah kahretmesin ya. Nekadar damarcıyız herkesde bu şarkı dilinde olmaz ki ama this is too much. En son evdeyim, cam açık derken ben uyumuşum. "Kim bile bile yok sayar tüm hatalarını, ben saydım," ... "Tövbe tövbest noluyo lan rüya mı görüyom," dedim uyandım böyle. Bu kadar olmaz dedim rüyalarıma giriyo bu şarkı derken Allah sizin topunuzun belasını versin be. Camdan bi kafamı uzattım. Orda, tam evimin yanında kırolu apaçiler toplanmış. Ateş yakmışlar, telefondan ulusa seslenir AŞKLA AYNI DEĞİL, bir de grupça söylüyorlar MSN dönemindeyiz sanki. SANKİ BUNLAR GRUP SABII. Bukadarı fazla dedim, uzattım kolumu dışarı bi bağırdım "YETER ULAN!! FUCK THE MUSİC YOKSA ATEŞİ BAŞINIZA YAKACAM LAN YETER AMK", dedim. Pırt bunlar suspus. Nasıl bağırdım bak cidden kınağa geldi artık HEPİNİZDEN İĞRENİYORUM LAN BENİ HAYATTAN SOĞDURTTUNUZ BE.

En kötüsü de ne biliyor musun? Türkcell'den bi ara telefonumun ekranına "Bip Bip sesi yerine Gülben Ergen & Oğuzhan Koç - Aşkla aynı değil şarkısını duymak ister misiniz?" yazdı. Bu da ne ya dedim, onaylıyorum tuşuna bastım. Ondan sonra beni biri aradı "Depresyona mı sokalım kendimizi yani bunu mu istiyorsun Şüşü?," dedi. Ne diyon dedim, olm seni arıyayım dedim bi baktım Oğuzhan Koç bağıra bağıra şarkı söylüyo. KAPAT KAPAT dedim hemen. Meğersem beni aradıkları zaman bu şarkı çalıyormuş. Gittim Türkcell'i aradım. Kapatın şunu istemiyorum dedim rezil oluyorum yarappim bu nedir. Kapattık dediler, rezil rezil 2 hafta boyunca bu şarkıyla yürüdüm. Arayana açıklama yapmaktan yoruldum. Şimdi soruyorum, bi şarkı bukadar bıktırılır mı? Kusacam artık yemin ederim hep aynı şarkılardan ve hala o şarkıyı bir yerde duyduğum zaman ağlıyorum ya ağlıyorum. 77 milyon kere dinlenmiş youtube'da ülke halinde depresyondayız amk be, sinir sistemimiz bozuldu.

Bilemedim,
Şüheda Özyar


NOT: Sen aklımda çalan aynı şarkısın.


Demek beni aramışsın?




BU ARADA:
WWW.SHOPOHA.COM 'dan T-SHIRTLARINIZA SAHİP OLUN!

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

12 oktober, 2015

Bekle

Nereye kadar?

Allahım şu paranın içinde yüzeceğim kısmına geçelim n'olur artık beklemekten bıktım bıktım musluğu açtım tıpasını taktım musluğu açtım tıpasını taktım ya BARANIN BABASI DİYORUM. Onu bekle. Şunu bekle. Bunu da bekle kanka. Yok sen yarını bekle daha güzel olur kanka bekle. Öleyim istiyosan? Tövest niye öyle dedin anlamadım. YOK YANİ BEKLERKEN ÖLEN GENÇ KIZ MANŞETİ OLMAK İSTEMİYORUM DA. Artık no beklemek. No just a seconlar, one minutelar. Gelsin hemenler, fastlar evlilikler çocuklar yatlar katlar villalar. Neyse bunlar hayal şimdi beklerken kurudum. Beklerken hayalleri paslandı diye WhatsApp durumu yapacam gerçekten beklemek istemiyorum artık. EY ZAMAN, lan duy beni ya ben bile sıkıldım beş dakika ordayım dediğimde bir saat sonra orda olmaktan. Hep beklettiğimiz için biz bekletiliyoruz şimdi. Ama şöyle bi bakıyorumda ben kimseyi bekletmedim, herkes beni bekletti. Ay yaşlandım. Ay Bihterin annesi gibi oldum. Ay neyse neyse tamam yemek yiyeyim.

Kırk yere yazıp sildim. Ne yazsam diye. Beklemekle geçiyor ömrümüz, ulan acaba cidden mutlu olacakmıyım ben ya çok umutsuz bakıyorum bu işe. Acaba gelir de yazar mı diye. NE ZAMAN ZENGİN OLACAĞIM DİYE, bekliyorum hala bir gram birşey yok bir gram. Bir ip uçu bir sevgiliye dair bir ışık da yok. Ya deseler ki bana "Sen sonradan çok zengin olacaksın, kocanı tanıyorsun çevrenden biri, işte yatlarda katlarda uçacaksın havalara uçacaksın, düğünün dillere destan, araba anahtarların F harfi ile başlıyor ERARI ile bitiyor, koçan okadar da yakışıklı değil ama seni çok seviyor, sen sonsuz mutlu olacaksın ama şuan pek konuşmuyorsunuz, bekle" dese biri AMENNA. Allah şahidim hemen üzülmeyi bırakırım. Evi barkı satar sokaklarda yatarım zaten kocam beni tanıyomuş bir ömür onu beklerim prizin yanında. Moralimi bozmam asla! Aksine "Ulan bir gün bunlar olacaksa şuanın tadını çıkarayım," diye düşünürüm. Sonunda bu yaşadıklarımız hepsi yazılmış, biz yaşıyoruz. N'olursun yalvarırım gerçek olsun ya herşeyi beklemekten, onu bunu dinlemekten, biriyle konuşup ondan sonra terk edilmekten yoruldum ay valla menapoza girdim. Kilo aldım hep dönem dönem spor yapmaktan baygınlık geldi yemin ederim selülitlerin şaftı kaymış nereye çıksak amk bu kızın ne yaptığı da belli değil ya diye. Demek çocuğu tanıyorum. Ay kesin o. AYY İĞRENÇCCC. Neyse çok sevecekse beni sıkıntı yok. Takılsın şimdi sonra beraberiz zaten. Şimdiden sana aşık oldum da ah bir haberin olsa, ah bir Ahmet Kaya dinlesek beraber de AH ULAN AH.
Neyse sonuçta hep beklemiyor muyuz? Ben çok beklemişimdir. Ulan bi mutlu haber gelsede yüzümüz gönlümüz gülümsemeyi öğrense yeniden unuttuk gittik. 10-10 tarihinde bu kızın doğum günüydü. Yani bir yaşıma daha "Ya bari bu sene şanslı geçsin YA N'OLUR" diye girdim. Beklediğim herkes doğum günümü kutladı O BİLE. (Kutlayan herkese buradan çok teşekkür ediyorum.) O an iki saniyelik mutluydum. Yani şu yukarda bahsettiğim çocuk bile doğum günümü kutladı. "The level is complete", diye onay verdim. Artık doğum günümü kutladığına göre gel beni iste yoksa ben gelecem. İyi şeyler olsun diye hep bekledik. Bazı şeyler beklemeye değdi, ama bazı şeylere değmedi. Ben hiç beklediğime değdi dediğim günü hatırlamıyorum. Çocuk bana "Yemek yiyip arıyacam seni," diyor. Aramayacağını bile bile bekledim. Ama aramadı. Ertesi gün oldu yine aramadı. Ay, yıl oldu aradığınız kişiye şuan ulaşılmıyor GÖT. "Beş dakikaya ordayım," dediğim insanları hep beklettim. Çünkü bitch please beş dakikaya orda olanı da görmedim hiç. Beş dakika diyorsam, otuz dakikadır o. Sonra iyi bir iş için bekle, bekle bekle öl. Sınav sonuçları için bekle, bekle bekle geberdik gittik a*k öğretmenleri saatinde sınava girmemizi istersiniz, sonra sınav bize girdikten sonra sınav sonuçları için üç hafta bekletmesini de bilirsiniz. Ulan ne ADALETSİZ dünya Allah belamı vermesin ya çok unfair. Sınav sonuçları da 53 diye gelir. Veremedin dimi 2 puan da, 55'i tuttursaydık. Ay neyse ben Türkiye'ye ilk gittiğimde, emlakcı anlatıyor işte "Evin önünden iki tane otobüs geçiyo falan dahada yok," dedi. Bende 1 hafta boyunca o otobüsleri hep aldım eve doğru çıktım. Bir gün yağmur yağıyor delice, ben yine eve gitmek için o otobüsü bekliyorum. On dakika oldu gelmedi, yirmi dakika oldu gelmedi, otuz, kırk dakika oldu yok. Bak iyi sabrettim. Dondum soğuktan sırılsıklam oldum, dedim fak that shit taksiye binecem. Taksiye bindiğim gibi iki metre ilerde beş dakikada bir benim evin oraya çıkan minibüsleri keşfettim. ALLAH TOPUNUZUN BELASINI UÇAN ROBOTLARLA VERSİN MATERFAKERZ.

İnsan levha koyar oraya "Şurdan minibüsler seni yukarıya getiriyor" diye 1 TL'ye ben 10 TL verdim. Bazı şeylere kafam çok iyi çalışıyor da kolay şeylere hiç çalışmaz. Hazıra konarım, annemin "hep hazıra konun siz zaten," diyişine sonuna kadar arkasındayım destekliyorum valla. "Evet," diyorum. Yalan mı söyliyeyim, fena mı olur herşey önüme gelse de çalışmasak, araştırmasak? Sınav cevapları cebimize gelse, önümüze gelen ilk adam adam gibi adam olsa, aklımızda ki kişiyle evlensek de okadar stalklamasak, iş için bukadar beklemesek. Arar mı acaba diye beynimizi yemesek, beklemesek boşu boşuna direk Cennete girsek de hep para dilesem. Ay bu hikayede çok bekledim. Valla sıkıldım artık bunalıma girdim beynim patlıyo güzel şeyler olson do boklomosok ya OFFFFFFFFFFH.

Vur g•te gitsin be yeter,
Şüheda Özyar


NOT: Bence herkes işine baksın.


Bekle bekle bu hayat nereye kadar böyle gidecek Yarappim diye düşünürken ben:

bekle, beklerken, hayat, mutluluk, suhedaozyar, ohá, oha, marka, t-shirt, komik, blog, ask, sevgi, iliski


BU ARADA:
WWW.SHOPOHA.COM 'dan T-SHIRTLARINIZA SAHİP OLUN!

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

07 oktober, 2015

Zor

Difficult

Biz kızlar zoru severiz bebeğim but we are easy. Aynen, öyle ilgi manyağı yapacaksın beni kıskanacan trak yüzüğü takacan Çıraganda bir düğün yoksa kaybedersin. Bizim gözümüz birşey görmez bacım, ya Arda Turan gibi verirsin kredi kartını 20bin euroya çanta alırım görgüsüzüm ya ben ya da neyse öyle birşey imkansız şimdi boşver de ne bileyim kanka en azından yazar sandım. Bekledim yani valla ahım gitti vahımda peşinden koştu okadar şanssızım ama yazmadı. Acaba benim evleneceğim çocuk hangi kıza seni çok seviyorum hiç ayrılmıcaz diye saçmalıyo ahahah salaklar ya ne hayaller kuruyorlardır. Sen istesende istemesende kadere karşı gelinmez. Gelinmez bencede. Gelin. Düğünüme gidecemmi acaba ben ya. Yok yani gelinlik falan giyer miyim ben ama kesin hiç bir arkadaşımı davet etmiyecem. "Seni ben evlenirken hayal edemiyom" diyolar, etme o zaman. No see. Ben evlenirim tek başıma. Feministim olm ben. Bana şaka yapılmaz.

Eğer aramızda erkek adam bunu okuyorsa. Zor muyuz biz? Yani zormuyuz cidden merak ediyorum. Çok mu şey istiyoruz, zengin olun diyerek ben çocuklarımı düşünüyorum o da benim gibi fakirlik çekmesin diye. Yakışıklı olmanı istiyorum çünkü yine çocuk yani o da benim gibi bahtsız olmasın. E boyun olsun istiyorum yine çocuk için, Murat Dalkılıç şansı olsun da ne bileyim gelinimin yanında kısa kalmasın. Sonra bi yalıda oturmanı da kendim için niye istiyeyim aşkım yani sanki residancelarda oturuyoz, VALLAHA BİLLAHA çocuk hep onun için çalışıyorum, böyle büyüdüğünde rahat büyüsün diye sonra bizi mutlu etsin. Gold kredi kartın olsun istiyorum bu da ev için yani alışveriş yapıcam sana sarmalar sarıcam üzüm yapraklı ondan sonra yüzmehgakjgf ajdhfjhe4uhdf asdghfjsgfh hsegreygüğfyuasgdfhygkhf..... Hepsini istiyorum bak ama aşkımız için, bir sen bir ben bir de bebek. Berdan Mardini gibi hayatımız mutlu geçsin çünkü senden bebeğim olsun istiyorum, gözleri senin gibi baksın. Diyorum yeşil gözlü ol diye de kahverengi mavi de olabilir. Bana ben dünyanın tek kadınıymış gibi hissetir de, yani bana güzel bak. Bukadar. Zor değil anlıyor musun. Biz geleceği hep düşünerek hareket ediyoruz. Yani diyorum ki seni seviyorum Allah kahretmesin ya nerdesin bi çıkmadın karşıma what the fak.
Aslında istediklerim imkansız değil. Olabilecek şeyler. Çünkü bu hayatta aaaa asla olmaz ya dediğim herşey habere çıktı. Mesela eski sevgilisine bomba hediye etmiş. Ben imkansız sandım doğru çıktı. Var demekki benim gibi düşünen de ben daha bulamadım öylesini. İmkansız değil hiç bir şey, ama benim gibi anadan doğar doğmaz şanssız doğmuşsan, zor bacım zor. Benim kuzenlerim 35 yaşına geldiler hala evlenmediler ama ALLAHIM BENİM KADERİM ONLARINKİNE BENZEMESİN AMİN. Annem "zor diye birşey yok, çalışırsan olur," diyo. Oturdum düşündüm. Ulan hayalimde ki kocayı elde etmek için nasıl çalışmam lazım? Bulamadım birşey. Yıllardır hala düşünüyorum da, yoq. Millette bir şans var Allah belamı versin bak onlarda ki şansın yüzde biri bende olsaydı milyoner olmuştum milyoner. Burda bi kız var tüm ülkeyle çıktı, onunla yattı kalktı şununla öptü öpüştü ama en son durmadığı halde nasıl da turnayı gözünden vurdu anlamadım. BÖYLE İNSANLARA VERİYONDA BİZ DE SENİN KULUN DEĞİL MİYİZ ALLAHIM? Valla karşı çıkmıyorum da bu da nasıl imkansızlık seviyem benim yerle gök arası yani uzayda su varmış kadar. Başka bir ülkenin zengin çocuğu bu kızı görsün, aşık olsun 1 sene peşinden koşsun, kız tüm eski sevgililerini bıraksın bir çapıda langırtık tıngırtık şimdi de bir ay sonra düğünü var four seasonda. Ben ONE seasonsu bile görecek miyim bilmiyorum da millet dörtlerde evleniyo. Ya benim hayatım tam "Yar seni bekleyeli, belki 14 bahar geçti". Geçen bu şarkıyı dinledim. Harbiden lan 14 bahar kaç yıl oluyo dedim? TEN YEARS. Ulan ben çocuk whatsappdan yazmıyo diye evde Bihterin son sahnesini kendi kendime çeken bir insanım bir kaç saatlik ölüyom yani 14 baharı beklesem ne durumda olurum acaba çok merak ettim.
Ama zor değilim. Herşeyi geçtim çok netimdir. İstediğim belli, istemediklerim de bellidir benim. Mesela örnek veriyorum. Geçenlerde bir çocukla konuşuyorum. Yine başka bir ülkede yaşıyo sorun yok dedim I can multitask. Bu çocuğa bir şans verdim. İlk başlarda böyle kıskançmış gibi davrandı işte gece eve gelmeni sevmiyorum hem de erkeklerle dedi. Ulan bu dünyada ki tek özgürlüğüm zaten ayda yılda bir lise kankalarımla yemeğe çıkma gelmiş sevmiyorum diyor. NORMALDE, bir çocuk bana bir gün boyunca soğuk davranırsa veya trip atarsa hemen siler atarım. Ya erkek adamlık rolünü iyi oynarsın ya da benim kadınsı hormonlarım var de anlarım. Bir gün boyunca bana trip attı niye erkeklerle gidip yemek yiyip de gece 1de eve gelmişim diye, sonra bir de bi soğuk davranıyo bana ya amk sen kimsin? Dedim sabır Şüşü sabır. Gittim hatta konuştuğum tüm erkeklerin isimlerini tek tek saydım anlattım da. Hiç yapmam dediğim şeyler neyse, bu çocuk yazmamaya başladı. Bïr gün içinde 5 kere toplasan yazıyo. Yoğunum, işte yoğunluktan ölüyom, maçtayım işte abuk sabuk şeyler. Bir de bana çok mu zor o yoğunluğun arasında bir dakikanı ayırıp bana yazmak diyordu. YA FOK YOU VALLA. "Yazamadın mı?," diye sordum, "Çok zorsun," dedi. BEN? SENİN HAYAT KRİTERLERİN ZOR BACIM ÇOCUKLARIMI DÜŞÜNMEM LAZIM BANA LAYIK DEĞİLSİN BYE. Dedim konuşmuyoz artık.

Oysa her online gelişinde yazsaydın, uyumadan önce iyi geceler deseydin. Gün içinde arasaydın, özür dilemesini bilseydin. İki saat yazmadım diye "Merak ettim seni, herşey yolunda mı?" deseydin, bana yazmadığın anlarda online gelip çıktığında ben sormadan bana ss atsaydınashdgfkjhgskfh  dfvakhdcg chcdg... demekki BUKADAR DA ZOR DEĞİLMİŞ İSTEDİKLERİM ABARTMA. Bence zor olan karşında ki kişi değil. Yani senin ona nasıl davrandığın çok önemli. Değer bilmen gerekiyor ve herkes bu değeri iyi bir şekilde değerlendirmiyor. Arkadaşlıklar da zordur. Mesela beni anlayan her zaman biri yoktur. Zor olan benmiyim lan masum masum şeyler istiyoz bu dünyada. Ya ne bileyim bence biz kızlar zor değiliz. Herşeyi geçtim vallaha 24 saat boyunca whatsapp'a online gelmiş mi gitmiş mi diye kontrol ediyoruz o kadar basic bir hayatımız var artık. Yazmıyo diye ayrılık sahnesi çekmezdim her hafta ve buzdolabına sakladığım o çikolatayı biri yedi diye de ağlamazdım. Ama do you now what zor is? KİLO VERMEK ÇOK ZOR BAK KİLO ALLAH BELAMI VERSİN SO DİFFİCULT.

Anlamadım ya,
Şüheda Özyar

NOT: Kusura bak, ben böyleyim.


amsterdam, arda turan, ask, erkekler, iliskli, kizlar, kusuruma bak, oha, ohá, online, saygi, sevgi, Suheda Ozyar, suhedaozyar, whatsapp, zor,

BU ARADA:
WWW.SHOPOHA.COM 'dan T-SHIRTLARINIZA SAHİP OLUN!

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

04 oktober, 2015

Yıqıldım

Ne tarafa?

Artık hangi tarafa doğru yıkılacağımı şaşırdım. Şu tarafa mı yoksa bu tarafa mı bilemedim. Yemin ederim ruh halim şu japon görmez olsun klibi gibi. Ben hayatımda ingilizcede 1 diyip, ne ne? diyen kankalarım var günahkâr olurum bunların yüzünden. İşte bu yüzden NERİMAN İPLİKÇİ gibi kanka olma duası, ENTER enter enter enter *motherload* para da gelsin fast. Kendimi kendine iyi bak diyen Ömer Köroğlu hikayesi gibi hissediyorum valla AYYYH fena oldum yemek mi yesem yarappim. Biz eskiden öylemiydik, Ömer Köroğlu hayatımızı kurtarıyordu o dönemler vesaireee diye reklam yapıyodu böyle arada sırada ama aldırmıyorduk çünkü biz eskiden BöyLeE HaRfleRLe bÜYüdük. Kendine iyi bak derler, ve giderler. Hadi ben bunalıma girdim ne dediğimi bilmiyom kanka da sana ne oluyo sana? YAW BİR TANE NORMAL ARKADAŞIM OLMAZ MI BENİM? BİR TANE, ONLY ONE.

Aq yıqıldım. Cidden hangi tarafa doğru kaysam diye bilemedim. Her yere yıkıldım galiba anlamadım. Çok bi değişik hissediyorum kendimi hatta nasıl bir değişik onu bile bilmiyorum. Böyle bir değişik yani ruh halime noluyo yarappim what's going on? Depresonda mıyım? Am I in depresyon? Nasıl bileceğim bunu yani depresyonda olduğumu nasıl öğreneceğim? Saçımı da kesmedim ama bi şekil yapmayı düşünüyorum. Galiba ağır bunalımdayım, exclusive versiyon of bunalım. Because ve love to be loved. Titanic mı izlesem? Ay yok barbie daha güzel, evet.
Depresyonda mıyım? Bilmiyorum ama fena canım sıkkın. Böyle oturup, mavi'yi izleyebileceğim bir manzaram olsa. Evimin her tarafı cam böyle, güneş hafiften vuruyor, çok sıcak değil ama soğuk da değil aslında normal. Elimde sıcak çikolata üstünde krema'sı. Elimde sigaram olmasın içmiyorum ama fena izlerim. Yani sadece o deniz manzarasını, evimin her tarafının cam olması, hava durumu ver kimse olmaması yanımda bence beni rahatlatır. Huzur var bu işte. Derinden derine bir sonsuz deniz manzarası ve sessizlik. Sonra ne mi oluyo? Pat put sesler geliyor. Arkamı bi dönüyorum, yarappim a handsome boy!! Elinde sıcak çikolata bana doğru geliyor. Bana la bana bana sana değil yani. Hayal kurmak bedava git kendine kur. Neyse devam ediyorum. Çocuk "Aşkım," diyor. WHAT THE FAK LAAA?? Çocuk yeşil gözlü, uzun boylu, kaslı ve bi gülümsüyor ben ağlıyorum o kadar güzel yani. Bi detay gözüme çarpıyor, masa'da golden creditkard iki tane (ZENGİNİZ YANİ). Bir de Porsche arabamın anahtarı da yanında. Çocuk yanıma geliyor, kahveyi masaya bırakarak belimden sarılıyor ve diyor ki "Bu manzarayı her zaman seninle izlemek istiyorum..." KESTİİİK. Yönetmen Şüşü aracılığıyla bu bölüm de sona ermiştir "YA GERÇEKÇİ BİRŞEY YOK MU, REAL YANİ?". Fake fake takılıyorum yarappim odamın dört duvarına yapışık kalmışım. Sims'de aile kursam bile daha mutlu oluyorum ya bu nasıl bir hayat. En azından Sims oynarken adamlar benim gibi fakirlik çekmesin diye "Motherload" kodunu girer birden cebe 50.000 sims parası gelirdi. ALLAHIM, BİR ARALAR KURDUĞUM HAYAT BİLE ZENGİNDİ YA. Bu yaşadığımız hayat bir oyunsa, yokmu yarappim bir kod, bir şifre, bir duâ hemen tutsun da şu bankamı açtığımda içinde yüzbinlerce trilyonca money cash money bulunsa? Ya bak aile ile bir araya geliyoruz, aile şu şekil "Aynen bence cafe açsak çok iyi tutar. Pideci de açabiliriz. Açalım evet, kafe açalım. Açıyoruz hemen tamam," diyorlar. Bukadar lafta kaldı kelimesine inanmazdım, ama bizim aile hep lafta kalıyor. Ne zaman bir araya gelsek bunlar zengin olacak, kafe açacak da biz faydalanacaz. ON sene önce bunlar "Simit Sarayı açsak var ya fena tutar" dediler. ON sene sonrayız, biz değil başkaları açtı. Ve adam şuan bir ferrari sahibi, bir köşk bir hizmetçi bir gold creditkard masterı ve ben hala bugün ne yapsam da sonra kurtulsam fakirlikten diye düşünüyorum? BEYNIM YANDI BEYNIM. Demin bi sigara cümlesi kurdum. Depresyonda olanlar sigara içiyormuş. Bilmiyordum, taaki ben Türkiyede bir paket alana kadar. Depresyondaydım ama coollık olsun diye bir kaç tane içmeye başladım, because sevdiğim çocuk damat olmuştu. Sonra napiyorum falan dedim paketi verdim birilerine. O bir kaç sigara bana cidden zarar vereceğini düşündüm hemen bıraktım. Beni bırakıp düğün gününde evet diyen bir çocuğa değmez dedim. Sende eğer sigara kullanıyorsan, bırak demeyeceğim. Eyvallah derim, sende kendini rahatlama yöntemini böyle bulmuşsun demek. Ben namaz kıldım böyle cidden rahatlatıyor beni. Duâ da ediyorum tabii ki de ama şuan fena birşey geldi aklıma. Duâ ederken "motherload" diyecem artık adjhfgajhkg ARTIK NEKADARI TUTARSA. 10.000 EURO DA YETER ŞİMDİLİK AMA OLSUN. SEVERİZ BİZ. RİCH PEOPLE.

"Ya cidden nasıl yalnızsın sen anlamıyorum," diye mesajlar geliyor. YA BEN ANLAMADIM SEN NASIL ANLAYACAN? Diyemiyorum çünkü ne zaman telefonumun ön kamerasını açsam  kamera bana gapa gapa Allah aşkına diyo. O kız ben değilim aşkım yemin ederim ön kamera aramızı bozmaya çalışıyor anlamıyorsun. FİTNE FESAT YEMİN EDİYOM SANA NE ARARSAN ÖN KAMERADA VAR AŞKIM PLEASE BELİEVE ME. Bi Justın Bieber şansı olmadı anasını satıyım durduğum yerde keşfedilemedik. Veya sokakta yürürken bir yönetmen yanıma gelip de "Seni ünlü yapacağım, sen acayipsin!!" demedi hala yirmili yaşlarımda keşfedilecek insanım ben niye bana Ajda Pekkan muamelesi yapıyosunuz yaaaaa gencim ben genç!!!

Beni anlayacak biri çıksın hemen evleniyom,
Şüheda Özyar


NOT: Gülüşüm seni sevmişti.

Demek o da zengin koca buldu?
depresyon, bunalim, yiqildim, yikildim, komik, suheda ozyar, ohá, oha, blog, yazi, hikaye, allahim, dua

BU ARADA:
WWW.SHOPOHA.COM 'dan T-SHIRTLARINIZA SAHİP OLUN!

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

30 september, 2015

How to get your OHÁ shirt?

High five collection!

Çoğu ünlülerin tercih ettiği OHÁ markasının ürünlerine nasıl mı sahip olunur? WWW.SHOPOHA.COM 'dan WORLD WIDE SHIPPING özelliğiyle şimdi ürünlerinize sahip olabilirsiniz. Yaz 2015 çıkan HIGH FIVE COLLECTION, OHÁ markası yeni tişörtleriyle giriş yaptı! OHÁ markanın sahibi, Şüheda Özyar, samimiyetiyle en mutlu anlarında bile çevresine high five vererek tanılıyor. Böylece ortaya tüm samimiyetiyle çıkardığı çak bir beşlik koleksiyonu satışa sunuldu. Eğer SENDE: Burcu Esmersoy, Demet Akalın, Beyazıt Öztürk, Gökhan Sakı, Mert Vıdınlı, Buse Terim, Ebru Yaşar, Selen Görgüzel ve survivor yarışmacısı Berna Canbeldek ünlüler gibi bu şahane tişörtlere sahip olmak istiyorsanız zaman kaçırmadan WWW.SHOPOHA.COM 'dan siparişleriniz verebilirsiniz!!

HIGH FIVE COLLECTION - OHÁ by Şüheda Özyar
WORLD WIDE SHIPPING
PAYPAL ve IBAN ödeme aracılığıyla!!

Visit WWW.SHOPOHA.COM and buy your original OHÁ t-shirt. 
Dress like the turkish celebs!!!

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha



unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha

unluler, ohá, oha, marka, brand, t-shirt, tisort, tshirt, suheda ozyar, suhedaozyar, oha by suheda ozyar, burcu esmersoy, berna canbeldek, beyazit ozturk, demet akalin, gokhan saki, mert vidinli, shopoha