10 december, 2015

Gelecek

Ooo 2016 süper

Acaba benim geleceğim nasıl olacak? Yok yani yine mutsuzluktan yıkılacam galiba. Artık kesin milletin torunları ne zaman evlenecek diye beklerim, bende ki bu şanssızlıkla gelecek bire göremiyorum o derecede karanlık. Hiç parlaklık yok yenim ederim, ışık falan da yok, desem ki şu dala tutunsam da bi gram mutlukuk girse cebimize o da yok. Geberdik umutsuzluktan Allah çarpsın ya. Ülkece kafayı yedik. Dışarda bi arkadaşımı görsem, "iyiyim," cevabından vazgeçmiş gibiler. "Nasılsın?," diye soruyorum ... "Eh yani kızım," dediği an uzaklaşıyorum. Kendim zaten sıkıntıdan patlıyacam huzur diyen beş harfi kelimeden eser yok. Ben mutsuz, arkadaşlarım benden mutsuz.

2016 yılı geliyor, okadar mutluyum ki baktırdığım her fal 2016'da bir ışık, bir umut bir bol miktarda para diyor. Sıkıntıların gidecek diyorlar. Ya ben böyle falların dediklerine inanan kızlardan değildim yemin ederim ama hani biri desin anlıyor musun, ya doğru olmasa bile insan inanmak istiyor. Benden öyleyim. 2015'in ilk yarım senesi çok şükür okadar güzel geçti ki, son yarım senesi, yani bu aralarda dahil, batıra batıra, sınavları göme göme, mutsuzluktan gebere gebere geçiriyorum. Ama geleceğimi çok merak ediyorum. Cidden Allah belamı versin böyle 10 saniyeliğine bile olsa ulan mutlu muyum değil miyim, zengin miyim değil miyim, evlimiyim değil miyim, bir de evleneceğim kişiyi görsem 10 saniye toplam etmez be ne günahım vardı benim ya. Bak bunların hepsine 1 saniye desen: mutluluk, zenginlik, evlilik ve eş derken dört saniye ya Allahım hayatımın bu umutsuz ve mutsuz dönemlerinde şerit gibi önümden geçecek dört saniyeyi bana çok görme yarappim only FORE.
Dildo ile İstanbula gittim geçenlerde. Ben her saniye ama her saniye bir arkadaşımla güldüğümü hatırlamıyorum. Bu da öyle biri, sanki biri Şüşü demiş de ayna koymuş karşıma. O derecede Dildo, aynı ben. O üzüldüğünde, yıpranmış halimden beter yıpranıyordum. Hiç bir arkadaşım üzüldüğünde, üzüldüğümü hatırlamıyorum ama cidden bu kızı seviyorum. Neyse gezdik, yedik vesaire derken. İstanbulda bir arkadaşımla, Güm, ile buluştuk. Sohbet muhabbet derken Güm birden, "Taksimde hiç falcıya gittiniz mi?" diye sordu. İşte bu be. İşte benim favourite arkadaşlarım. İşte beni ben yapan kankalarım. Hep gitmek istemişimdir, ama gidemedim. "Hayır," dedim ... "Ama beni götür," ... "Götür bizi n'olur," dedim. Kız tamam falan dedi gitti café'nin oraya götürdü. Ay burda ki adam öyle iyi bakıyor da böyle iyi bakıyor, herkes sıraya giriyor da bilmem ne. Bana bi gaz geldi tabii. Ama kapalıydı café, yarın arayıp randevu yapmamız gerekiyormuş o derecede iyi. Neyse Dildo'nun beyninde ki tüm etleri, hücreleri bitirdim "Bak gidecez, gideceeğğğz, o fala bakılacak, yemin ederim gidecez," dedim. Evden iki resim atıp Falcı Bacıya gönderipde iki satırlık fala mı kaldık lan, günde üç tane farklı şey söylüyor gülsemmi ağlasammı bilemiyorum. Ona bile güvenim kalmadı.

Ertesi gün oldu, café açtı "Nasıl yardımcı olabilirim?," diye sordu. Ay utandım, ne bu ya işi gücü bırakmış tek umutlarımız fallar der gibi arıyorum bir de sevgilim olsa gam yemiyecem ama neyse tamam: "Merhaba, fal baktırmak istiyorduk da, iki kişi," dedim. Öyle dolu. böyle dolu derken yarına randevu aldık. Bak okadar iyiymiş demekki kesin 2016 bana mutluluk getirecek dedim. Ama ben çok sabırsızımdır. Yani birşey istediysem hemen olsun isterim. Mesela fal. Fal baktırıcam ya ne diye bekletiyorsun beni 24 saat daha? O gün öyle birşey oldu ki, doktorumun asistanı ile konuşuyoruz. "Ne yapacaksınız?," diye sordu. "İşte fal baktıracaktık da yarına artık," dedik. Kız kalktı ayağa "OO FAL MI?," ... "Bak buraya gidin, bu kadın çok iyi, bu da numarası randevu alman lazım, banada al," dedi. O aynı gün için akşam saati 21:30'da Taksim'de başka bir café'de randevu aldık, hahahahaha so happy. Oraya gitmeden önce Nusr-et'e gittik. Fal'a yetişmemiz lazım diye etleri boğazımıza diktik, masadan nasıl kalktığımı hatırlamıyorum koşa koşa taksime gittik. Neyse geldik. Kadın hemen "Nasıl içersiniz kahvenizi?," diye sordu, orta dedik, oturduk. İçeri böyle tatlı, küçük ama ulan akşam akşam çarpılırız valla günah dediğim an Allah çarpsın bir saniyelik sadece o katın elektirikleri gitti geldi. "Dildo esheduennaillahe illallah yemin ederim bak üç harfliler dört dönüyo duâ kanka duâ ama fala bi baksın şimdi, boğazımıza tıktığımız etlere yazık yoksa," dedim. Neyse kahvemizi de içtik, içeri bi kadın geldi balkona oturdu. Bu arada falımı öyle bi çevirdim ki artık birşey çıkmalı dedim, devirdim fincanı o derecede birşeyler bekliyorum. Balkonda ki kadın başını çevirdi "Biri gelsin," dedi. Ay kendimi o an okadar umutsuz hissettim ki, bu ne lan diyip çıkıp gidecektim, yemedi. Kahve falına baktırmadan önce Dildo'ya "Kızım bak kadın falına bakarken öyle umursamıyormuş gibi davran oké mı? Hani çok merakın varmış gibi dinlersen kadını atacak da atacak o yüzden normal ol," dedim. Neyse kadın çevirdi fincanı, yemin ederim iki saniye içine baktı, koydu yerine, dışarıya baka baka anlattı. Ama lütfen, bir falcının ilk cümlesi bana karşı "Ne bu ya emekli, üç tane koca boşanmış, dört tane çocukla ortada kalmış kadınlar gibi bunalımdasın böyle, biraz kendine gel ya," dedi. Ay ben iflas. Dedim ne diyo lan bu kadın çok doğru dedi, acayip depresyondayım. İşte öyle "He salla he," kafasıyla dinliyorum ki, kadının her dediğine "Hadi bakalım," dedim. Sonunda okadar uyuz oldu ki kadın bana "Sana hadi bakalım, ben 28 yaşımda kocamı bulmuşum, sana hadi bakalım, sen kendini düşün," dedi. Yani demek kadın yalnızlığımı fincanda görmüş, güzel. Beni her gören yalnız olduğumu anlar lan zaten, neyse kadın işte 2016 çok dehşet geçecekmiş. Bu aralar full bunalım hep şanssızmışım ama üçüncü aydan sonra fena mutluluk yakalayacak mışım. Sonra kadın şükürey bin şükür asıl konuya geldi. Aklında 3 kişi var dedi HAHHAHAHAHAHA. Ya üç olsa neyse diyecem de eee? Biri seni seviyor, sen onu sevmiyorsun. Biriyle olur diyorsun o da öyle düşünüyor ama olmuyor, birini de sen istiyorsun heh işte onu unut öyle bir dünya yok dedi. YA BİR: Beni seveni ben niye sevmiyeyim ya? Geberiyorum diyorum, I cry and die, o derecede mutsuzum ya beni seviyorsa evlenelim? Neyse kadın devam etti, işte bunlardan hiç biriyle olmayacak, bunlardan bir halt olmaz dedi. Ay ağladım yemin ederim, NASIL ONUNLA OLMAZ? ONUNLA OLMAZSA BUNUNLA DA MI OLMAZ? HADİ ONLAR OLMADI, BU DA MI OLMUYOR? Sonra kadın harflerle geldi A, N, R, E harfleri ile birileri var burda, var mı öyle biri? Düşün düşün, ya aslında var. LAN. VAR VAR AYYYYYY. EVET VAR, dedim kadına. Ama burda yok, daha tanışacaksın. Dedi. Allah seni falcı yapanın da bin belasını versin be. Uzun boylu da, gözleri acayipmiş, kirpikleri çok güzelmiş, tüm kızlar hasta ama o bana hasta, iş adamıymış, anlı uzunmuş, saçları dalgalı derken kadın beklediğim kelimeyi söyledi, ZENGİNMİŞ hahahahahahahhaa. İşte bu çocukla yakın bir zamanda kalabalık bir ortamda buluşacakmışım. Ya konuştuğum ama hiç görmediğim biriymiş, ya da karşıma çıkacakmış. Sonra kadın falda ne dediyse boş. Demek A, N, R ve E ve zengin hea? Kesin o üç kişiden iki kişidir. 25 yaşımda da evlenecekmişim, 2016'dan sonra acayip kariyer acayip aşk yaşayacakmışım. BİLİYORDUM ALLAHIM, bu kulunu unutmadığını. Ay çok mutluyum lan, acaba kim bu çocuk... aaa, nnee, rrreee ve eee... hmmm KESİN O.

Sonra Dildo girdi. "Dediklerimi unutma," dedim. Kız girdiği gibi kadına yapıştı. Ya dedim hadi benim aklım sıfır, sen niye eksileri karıştırıyon canım arkadaşım? Kadın yirmi dakika dışarı baka baka anlattı geleceğimi. O günden bugüne kadar dışarı bakıp birşeyler anlatmaya çalışıyorum kendime de, "ulan nekadar mutsuzum ya," diyorum. Demek 2016 benim yılım olacakmış. Çok merak ediyorum çok. Fallara acayip sarıldım bu ara, binnazablaya veriyorum kafayı, kahvemi içtikçe falımı baktırıyorum. Hepsi ayrı bi kafadan birşeyler sızlıyor o yüzden onuda bırakıyorum artık. Bir de kadın deseydi bari, evleneceğim kişi bana TİFANNY yüzük ama en pahalısından böyle 30bin falandı galiba. 15O tane gül. Tamam mı ANRE? Ay yoksa bu salak falcı Andrew'dan mı bahsediyor? Vallaha düşüp bayılırım, çocuk yunanistandan geliyor lan Türk bile değil. Olabilir konuşmuyoruz bile, hatta kadın bu çocuk İstanbuldan değil demişti. AYYY FAK MY LIFE YA, BU DA MI FAKE? OFFFFF.

2016 size şans getirsin,
Şüheda Özyar


NOT: Duymak istediklerimizi duymayı sağlarız hep, ama gidenin elinden hiç tutamadık biz.

Ben ve Dildom, greetings from Istanbul:

suheda ozyar, gelecek, dildo, fal, komik, istanbul, taksim, bi melek, ask, evlilik, mutsuz, depresyon, OHÁ, oha, marka, t-shirt, tisort, amsterdam, arkadas, dost


40% SALE on the OHÁ HIGH FIVE COLLECTION @ 
WWW.SHOPOHA.COM

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

Geen opmerkingen:

Een reactie posten