04 december, 2015

Tırnak

Fake

Everything is fake. Sen fake, senden önce ki de fake. Ulan nasılsın sorusunda ki İyiyim cevabı bile dünden fake. Gülüyon mutlu sanıyorlar o bile fake. Ya bir insanın yüzünde ki gülücük de mi fake atar insana ya. Ayak üstü kazık yemeyle ülkece başı çekiyoruz. Yemeyle? Yemek? Yemek yemek? Acıktım. Her cümlenin sonunda "Ne yesem ya?," sorusuyla çelişkideyim. Her günüm besmeleyle başlar, ondan sonra "Ne yesem?,". Fena bunalımdayım. Yemek mi yesem, "Ulan bu dünyanın taa bilmem nesinin fe-sine," diye cümle mi kursam yoksa "Ama Allahım bukadar, bak bukadar şanssız da olunmaz ya, neyin günahını çekiyorum cidden ı am sorry vallaha soryy de şunu bi üzerimden çek n'olur amin."

Evet tamam tamam, tamam haklısın bu kızda bi yazıyo bi yazmıyo ya diyip duruyorsunuz ama what can I do. Okadar bunalımdayım ki, yazılarımı okuyan benden beter halde çoğunlukla. But ne yapıyım? I went to İstanbul for a few days, for business. Şimdi bunu anlamayan da vardır yemin ederim, diyorum ki İstanbula bir kaç günlüğüne gittim iş için ama döndüm. Çok özlemişim. Döndüğümde bir ayrı sıkıntıya girdim. Unuttum sandığım çocuğu bile dört gözle her yerde aradım. Gelsin diye vaaz verecektim Ortaköy camiisinde'de, hayırlısı değilsede olmuyor be... Sonra okulun Allah belasını versin hep bu ilk semester zaten sınavları batırarak geçiriyorum. On üzerinden iki aldım ya, iki iki. Neyse fak skool. Başka şeylerden bahsedeyim, mesela sahte. Türkiye'de herşey çok sahte. Çok fake, çok yapmacık. Ne gerek var zengin, fakir ayrımına. Bu ayrım eğer varsa, fakir kısmına giriyorum. Ulan hayatımda ki şans bile bu ya. Onur Air hava yolu şirketiyle geri döndüm Dildo arkadaşımla. Ya yemin ederim bukadar fakir bir uçak şirketi hayatımda görmedim. Ya uçak okadar ekonomik ki, business class'ı bile yok. HERKES ama HERKES economic ve fakir. Uçağa girdik, "Ulan amk Dildo yemin ederim uçak düşse fakir uçağı diye de kimse bizi takmaz o derecede şanssız," dedim. Yani uçağa girer girmez herkesin anlında "Fakiriz," yazısı yazılır mı ya? Business bölümü bile yok. Economic diye kaynıyor etraf. Bir de el insaf be insan yemek, yiyecek birşeyler verir dimi okadar uçuyoruz sonuçta. Herşey parayla. Ya ne diye satıyorlar ki zaten uçakta anlamıyorum. Dünden fakiriz, bir de bir su için 4 TL vereceğimi düşünmüyorsun değil mi? Her neyse, okadar fakirlerle takıldım iyi insanlarmış. Uçak bir de okadar dar ki önde ki adam üstüme oturacak falan sandım yani. Koltuğu bi arkaya attı, dayanamadım bak "Ağızıma gir amca istiyorsan?," dedim yani. Zaten üç koltuk önde ki kızın ağız kokusunu oturduğum yerden çekiyorum. O kadar iç içeyiz ki nefes alamadık. Dildo bir ara suskundu, "Hayırdır lan?," diye sordum. "Düşünüyorum da Şüşü, can yeleğiniz koltuğunuz altındadır diyor," ... "Eee?," ... "Lan eğilemiyoruz bile bak," ... "Bak bak," ... "Kafa yarıda iflas ediyor yani," ... "Ölsek ulan can yeleği alamadık diye geberecez yemin ederim," dedi. Gülmekten sağlı sollu bile gidemedim. Okadar dardı ki amk iç içe çürüdük. Yanda ki amca 45 yasında, annesiyle whatsapp attığını gördüm "Elveda annem, hakkını helal et, al uçağın resmi, beni hatırla," falan yazıyordu yani bana yazıyor gibi oldu okadar yakındı adam ."Helal olsun oğlum helal," dedim. Bi bakış attı adam, gülsemiydim ağlasamıydım bilemedim.

Sahte kelimesi çok geniştir aslında Bir çok şey yazabilirim bu konu hakkında ama lütfen bunu okuyan herkes ARKADAŞLARINIZI iyi seçtin. Kurbanın olıyim nekadar zor olsa da kime nasıl davranacağını ve neler anlattığınıza dikkat edin. Neyse, fake friends. Allah herkesi bildiği gibi yapsın. Birşey demiyeceğim ama gözlerime baka baka yalan konuşan insanlara tahammülüm yoktur. Neyse, buna da neyse be buna da... İyiyim kelimesi bile fake. Hikaye uzamadan hemen. Türkiye'ye gitmeden önce manikür yaptırıyım dedim. Doğal olarak biraz bakımlı. Neyse gittim, kadın tırnaklarımı ciks yaparken yanımda sahte bir el mankeni gördüm, yani sahte eller oluyor ya tırnakları showen yapıyorlar, baktım şu parmakta ki bu tırnak cidden çok güzel duruyor abi bundan istiyorum. Kadına hemen söyledim "Bak şu tırnaktan istiyorum," dedim. Meğersem bunların adı protez tırnakmış. HOW DO I NOW? Cidden bi fikrim yoktu çünkü hiç fake tırnak taktırmamıştım. Dalgınlığıma mı verdim yoksa ne olduysa bir an kendi parmaklarımın o manken eli gibi olmadığını fark ettim. Yani bunu çok geç fark ettim. Benim parmaklarım etli butlu tamam mı. Allah belamı versin bak parmaklarımı bana doğru çevirdiğim zaman baş parmağım tavuk butu gibi görünüyor o derecede facıya. Dedim fak. Napıcam? Ay bir de tırnaklarımı sivri istedim yani ne bileyim güzel durur sandım ama olmadı yani şu parmaklara bakar mısın ya, paketlesen 14,99 diye tavuk sosis diye satılır. Kadına hemen sordum "Ne zaman çıkar?," diye. "İşte 6 hafta durur," dedi. Ay ben iflas. Şok üstüne deprem. Bu parmaklarla bir de İstanbula gideceğim yarappim annem beni öldürecek dedim. Neyse iki saate anca çıktım. Bu tontiş parmaklara iki saat bakım çok fazla dedim. Hadi dedim Allahım vücut yapım zaten koy verdi de parmaklarımın ne günahı vardı ya? Çıktım gittim kimseye birşey demedim, ilk ablamı gördüm. Ablamdanda kaçmaz hemen "AYY BU NE BÖYLE İĞRENÇÇ SANA ANLATAMAM WİCH GİBİ,". Bende desem bok gibi diye dibe batacam dedim, "Niye öyle dedin şimdi güzel bence ama alışmam lazım," dedim. Neyse beş dakika geçmeden ablamın bi açığını yakaladım hemen tehditleri yağdırdım, "Bak kimseye birşey demem söz, ama bir şartla" ... "Eğer anne, BU NEDİR? derse, bence güzel anne yani yakıştı diyeceksin," dedim. Hemen oke dedi. Bunu kurtardım. Neyse hemen çabuk çabuk geceğim, annemde düştü bayıldı tırnakları görünce küfür üstüne küfür bi ben savunuyorum bi ablam savunuyor tırnaklarımı. Değer mi be dedim bu parmaklar için, değer mi yani? Hiç bir yere basamadım, yazamadım işte, evin alarmını bile kapatacaktım bu kahrolası tırnaklar yüzünden kapatamadım sirenler polisler geldi eve hırsız var diye. O derecede bir tırnak aksiyon yarattı. Neyse bir sürü küfür yiye yiye İstanbula gittim. Gece bir kulüpte bi çocukla kopuyoz. Ya bak görmüyorsun ya, karanlık hani ortam, çocuk ciddi ciddi "Tırnakların gerçek mi?," diye sordu. Ulan mal geldin mal gidiyon bakışı attım çocuğa, sonra "He gerçek sana anlatamam, el bebek gül bebek bakıyorum onlara, onlara birşey olsa yaşayamam," dedim. "Cidden çok güzel, beğendim," dedi. Parayla satacaktım o derecede tırnaklarımı çıkarmaya hazırdım. Burdan sana sesleniyorum, ulan MAL - hadi tırnağı geçtim - BU PARMAKLARA O TIRNAĞI NASIL BİR GÖRDÜN HELE BANA Bİ ANLAT???

Gerçek sandı. Bu nasılsın? sorusuna iyiyim cevabı gibi birşeydi. İyisin diyorsun, öyle sanıyorlar. Hala tırnakları takıyorum bu hikayeyi de zor yazdım zaten ben cici kız falan olamıyorum ya. Biraz erkek gibiyim, fazlasıyla doğal ama fake atamıyorum işte. Herkes okadar fake atarken bunu bile beceremiyorum ben. Şuan okadar depresyondayım ki anlatamam. Cidden geberiyorum mutsuzluktan. Onur Air bile olsa tüm fakir ailemin aralarında oturup "beni uçurun," derdim. Şöyle bi yalnız kalmaya çok ihtiyacım var, denizin beyaz olduğu yere gitmem lazım. Orada olmam lazım benim artık, dinlenmem lazım, huzur olması lazım. Sahte insanlardan o derecede bıktım, iyi insanlar olsun. Bu tırnaklar da olmasın ya hikaye yazarken anasını ağlattı ve bir de parmaklar şişince "üç lira üç!," diye bağırıp satasım var şu parmakları da buna da şükür be.

Ya sevgilim olsa elimi tutsa, yastık tutuyo falan sanar galiba be offfff çok dertliyim lan!!!

Ne olur geçsin,
Şüheda Özyar


NOT: Bugün dağların dumanı aralandı, hoş geldin

1. Annem tırnaklarımı görünce, annem:
2. Çocuk tırnaklarımı beğenince, ben:
3. Onur Air'de önde ki adam koltuğu arkaya yatırınca, ben:
4. Uçakta hepimiz fakir miyiz lan? diye şok üzerine deprem yaşarken, ben:
5. Normalde, ben:
6. Her gün, ben:
7. BEN:

tirnak, parmak, suheda ozyar, ohá, onur air, istanbul, caps, sahte, protez tirnak, amsterdam, komik, blog, marka, t-shirt, tshirt

40% SALE on the OHÁ HIGH FIVE COLLECTION @ 
WWW.SHOPOHA.COM

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

Geen opmerkingen:

Een reactie posten