28 november, 2014

Platonik

Bakıyor mu?

İster sev ister sevme bizimkiler seni görünce seninki geldi diyorlar. YANİ PLATONİĞİM. Anla artık. Senin ki geldi, senin ki bakıyor, aha seninki orada derken çocuk içimizde kurudu gitti yemin ederim benimki de benden haberi yok. Baya düz platonik seviyoruz. Platonik sevmek böyle bir şey. İçimize atıyoruz abi bildiğin içli dışlı geberdik gittik. Artık sev be. Uzun sürdü lan sev sev bukadar mı zor. Eskiden internet üzerinde herkese platonik aşıktım da karşı taraf bunun farkında değildi işte. İşte ne bilim Facebook! Heh. Facebook'tan evlenme teklifleri yağardı lan! Şimdi her ay Selam diye yazan var. Cevap bekliyor işte, o da bana platonik napsın gönlüm onda değil.

Platonik sevmek, sevilmek çok bok bi durum. Abi sen seviyorsun çocuğun haberi yok. Ya otobüse binip de otobüsden inen çocuktan aşk acısı çekiyorum. Çocuk okadar yakışıklıydı ki bi selam bile vermeden bindi, gitti, indi yani. Ona en çok ben yakışırdım. Biz çok hayal kurmayı seven insanlarız. Sevdiklerimızle daha çok hayal kurarız, daha çok sevmeyi iyi biliriz biz sevmeyi hak edene sevmeyi öğretmeye çalışırız. Otobüse binen çocukla nasıl hayaller kuruyorum nasıl. Böyle geniş bir dünyaya sahibim işte. Ama o da mal, ben de. O da bakıyor bende. O benden önce otobüsden iniyor. Daha nezaman göreceğim seni otobüs aşkım? Sen de benimki mi oldun şimdi? Arkadaşlarımın "seninki" dediğin kişi mi oluyorsun şimdi. Lan platonik olduk gittik vallaha. Çok merak ediyorum var mıdır beni görüpte arkadaşlarına "seninki geliyor lan" diyen? (Allahım n'olur enough yani olsun)
Neyse, ben çok platonik herkesi sevmişimdir. Böyle kesin bi yüz olmuştur sayısı. Sokakta beğendiğim çocukla kurduğum evlilik hayalleri Çırağan sarayına kadar. Ondan sonra başka birini görüyorum, onu seviyorum. Ben zor sevmem, ben çok kolay severim. Baktım benimle konuşuyor, severim abi. Sevmenin bukadar zor olduğunu düşünmüyorum. Sevmek ve vazgeçmek bende çok kolaydır. Mesela bir çocukla konuştum zamanında. İşte bilmem ne attım buna sağkolum falan dedim. Sonra çocuk sınav haftaları falan derken zort bir hafta bana yazmadı. BİR HAFTA. Bilmem ne whatsapp'a girdmedim falan dedi. Gördük anasını girmediğini de, facebook falan online'dın, instagram falan onlinedin abi beni mi kandırıyorsun hani enayi değiliz. Dedik çocuğa what's your problem? İşte ben emin değilim sorularım falan var cart curt, çok kavga ediyoruz. Sanki çocuğa git ekmek al dedik. Sanki ondan borç istedik fakirliğin gözü kör olsun. Aylardır konuşuyoruz bir bok yok ortada tabii kavga çıkaracağım. I am a girl. Bir kız net bir şey olsun ister. Ya sevgilimsin ya değilsin. Ya malsın ya da önde gideni. Sevgilim olursan zaten kavganın K'sını çıkarmam yani sonuçta benimsin. Neyse çocuk gitti işte. Ben dedim sıkılırım böyle. Platonik olduğum zaman da herkesi severim. MSN döneminde herkesi sevdim lan, karabelaaşk diye nickname olarak beni ekleyen kişileri bile TRAK diye seven insanım yani benden zarar gelmez. Çocuk gelmiş "ben biraz ileriyi düşünerek hareket etmeyi seçiyorum" demiş. Sanki biz yeşilçam beyinliyiz. Sanki Hülya Koçyiğit nasıl hareket etti lan acaba bi izliyeyim de ona göre davranayım dedik. Ama anlatabildin yani. Anladık. İstemiyorum artık desen de anlardık yani uzatmana gerek yok.
Sokakta gördüğüm çocuğa "bu benimki" diyorum. Çiçek, çikolata alıp çocuğa koşmak istiyorum abi "sen benimsin!" diye. Arkasından sevgilisi geliyor. Bok gibi. Çok güzel kız yarappim Allahım neler yaratıyorsun beni de yap böyle yaw nolcak. Burnuma yap bi güzellik. Parmaklarımı ince yap Allahımmmmm noluuurrr. Kız almış benimkini gidiyor işte! İnşAllah ayrılırsınız da çocuk bi daha yüzüne bakmaz benim gibi bakarsın! Platonik sevmek de acayip bir şey abi. Master olduk bu işte. Ünlü birinin fotoğrafını instagrama paylaşmak gibi bir şey. ÇAĞRESİZLİK. Abi beğendiğin ünlü birini instagrama paylaşmak gibi de çağresiz olmak istemiyorum Allahım nolur okadar yalnızlıktan kokmak istemiyorum. Lan bu devirde çocuk mu yok (YOGGG), o ünlü zaten sana bakmaz. Onu geç sevgililer tanıyorum abi çocuk sırf Adriana Lima'yı instagrama paylaştı diye ayrılanları gördüm. "O kadını mı payalşıcan beni mi!" diye. E çocuk senden beklediğini görmüyor abisi napsın? Şu sağkoluma başka isim vereyim, Rap olsun. Rap söylerdi zaten sağkolum olmaktan çıktı. Bu Rap abi buluştuk bir kaç kere tamam mı gelmiş ınstagrama "Ben seni ilk gördüğümde anlamıştım zaten sen olmayacağını" demiş. E ozaman biz kalkalım. Gidelim yani ozaman. Üzerime alınmayayımda napayım. Benden başka biriyle görüştüğün mü var ne yani, öyle bir şey mi paylaşılırmış, beni mi aldatıyon lannnn!! Benimle dalga mı geçiyonnn? Şerefsizsen söyle de bilelim. Platonik miyiz, neyiz abi. Karşılıksız yani anlıyor musun. Bazen bir şeyin karşılıklı olması lazım. Bize kalsa çocuğun üzerine zıplayıp beyaz mendil sallayacağız "SEVGİLİM VAR ULAN BAKANIN GÖZÜ ÇIKSINGGG!" diye. Çocuk gelmiş "hıhhh, olmazz" diyor. Sensin lan olmaz. Platonik mal.

Biz eskiden çok platonik sevdik. Online sayfalar açardık kendimize. Tüm güzel çocuklara aşık olurduk. Profilini sildikten sonra platonik aşığız. Sonra MSN de çok platonik sevdik biz. Engelleyip sildiğinde fake msn açar eklerdik. Otobüsden inen çocukla aşk acısı çeken insanlarız biz ya bizden zarar gelmez. YAAA. Yaz tatilinde nasıl platoniğim abi nasıl. O hotelde bulunan çocuk sonra o gittikten sonra yerini dolduran başkası. Veya sokakta yürürken sen. Veya o. Bana uzun uzun aval aval mal mal bakan çocuk ama bir bok demeyip giden çocuğa da hala platoniğim, niye konuşmuyorsun ya! Allahım ben hep mi platonik yaşamışım yaw bu ne. Veya sinemaya giderken arkamda oturan oğlanı da platonik sevdim. Instagramda "ÇÜÜŞŞŞŞŞ LAN BU NE!" dediğim çocukların hepsine platoniğim abi bir gün sizinkiler de benim hakkımda "seninki geliyor" diyecek. İNANIYOR. DİRENİYORUZ!

Kızlar benim sevdiğime kenetlenmeyin Allah aşkına bissürü oğlan var.

Bak bakıyım bakıyor mu?
Şüheda Özyar


NOT: Papatya yaprakları da haklıydı, ne beni sevdiğin belli ne de sevmediğin.

Platonikleri görünce ben:




25 november, 2014

Dalış

Dalarım!

Dalış, dalmak, denize dalmak... hepsi bana yazı hatırlatır. Yine yazı bekleriz çünkü çok özledim. Freedom giyinmek, güneş, her sabah mutluluk. Etrafımda benimle sık sık iletişime geçmek isteyenler. Gülümseyen insanlar, deniz, havuz, kumsal... Akşam olunca balkon keyfi sonra bilmem pop müzikler, akşam gezmeleri falan filan. Kışın sinirimi bozan herkese dalma gibi bir özelliğim var. Kışın çok soğuk, bu yüzden senin beni sarman gerekiyor. Sözlerin ile uzaklaştırman değil veya beni kendinden soğutmak olmasın amacın. Bir insan nasıl kendini birinden soğutmak ister hiç anlamam. Çay varken, ben dururken... biz olabilme bir imkanı hayat sana ve bana sunmuşken mesela? Ama baktım çocuk ignore ediyor, kısa cevaplar, dövmeler, beni strese sokacak tüm hareketler... dalarım mesela. Adam mı yok sanki. Ama sen beni güzel seversin sandım, yani en azından seversin sandım.
Dalmak, darılmak, girişmek, halletmek günlük kelimelerim olmasa bile seviyorum bu bir kaç kelimeyi. Döverim ulan! Online gelip offline gidiyon, mavi tık çıkmış sinir ediyon beni bir de onu kontrol ediyoruz. Ama en çok da neye üzülüyorum bir sor bi? Senin bana vermen gereken değeri başkaları veriyor. Uzak kalıyorsun baya biliyor musun, sonra seninle çay bile içmek istemiyorum artık...

Neyse yaz tatilini Ağırıza ile geçirdim. Bu Ağırıza tam benlik yaaa. Tam tam. Gırgır, şamata, kafana göre takılmaca, herşey bununla güzel gibi. Önce Alanya, sonra beraber Fethiye, Bursa, İstanbul derken trak bok gibi ülkeye geri döndük. Yaz tatilinin başından beri Ağırıza "Olm Fethiye de dalış yapacağız" dedi. "Yav he he" diyip geçiştirdim. "Dalalım" dedi, "Sana dalabilirim" dedim. "Dalacağız olm" dedi, "Lan tamam tüple dalacaz tüple" dedim. Neyse dalalım dalalım falan filan derken Fethiye'ye geldik. ALLAHIM. Cennet cennet. Hem Boylar yüzünden hem de Fethiye, Fethiye olduğundan dolayı. Yarappim denizde yürüyen Yamanlar. Ben bir Mira, onların hepsi Yaman copy paste şezlonk şezlonk dolaşıyorlar. Neyse dalalım dalalım derken yazdırdık, yarın dalıyoruz. Özel dalıyoruz. Gruplu dalışlar da vardı, ama dedim yok olm Recep İvedik gibi olur kırk kişiyle dalıp öleceğime özel dalarım belki kurtaran olur. Neyse oldu ertesi gün dalmaya gidiyoruz. Dört kişiyiz. Ben, Ağırıza bir de İstanbula staj için gelmiş iki Hindistanlılar (Biri kız biri oğlan). Giyindik abi bikinileri. Dalış yerine yürüyoruz. Abi dedim kesin bizim dalış öğretmeni şu filimlerde ki gibidir, six packlı falan saçlar şekil ooo Şüşü. Bok. Yani bok yani öyle birşey olmadı. Dalış hocamız Pirates of te Carabian filmine özenmiş galiba, o gazla öğretmen olmuş, kafa, sakal, saç baş hep o tarz. Dedim hay anasını satayım, dipte balık görsek kaçar lan bu ne. Neyse üç tane hocamız varmış. Hepsi Carabian üyeleri. Dedim salla, bunlardan bir şey olmaz bari şu Türkçe bilen hindistanlı çocuğu ayarlim belki bir filmde falan oynarız. Bu arada hocalar "Türkçe mi İngizlizce mi anlatayım?" diye sordular. "Anlat ingilizce abi" dedim. Bunca senedir ingilizce dersimiz boşuna gitmesin hani. Döndüm Ağırızaya "Sçtık olm, adamın dediğini anlamasak denizin altında diğer tarafa boylacağız" dedim. Neyse adam "Dalgıç elbisesi giyinmek isteyen var mı?" diye sordu. Lan dedim mecbur değilmisin? "Sıkabilir, bunalabilir, daralabilirsiniz" diye anlatılış şekli vardı. "İstesende giyinmem artık o ne lan" dedim salladım. Neyse su paletlerini giyindik. Okey. Tamam. Fena değil. Adam yeleklerimizi verdi. Hani ona da okey. Maymun gibi olduk amk bu ne diye bakış attım Ağırızaya. Üzerine bir de adam bize tüp müp derken ölüyoz anasını satayım su gözlüklerini de verdi. Sexy bikininin üzerine bu haşama olmadı dedim. Bu tüpler, bu ölümcül gözlükler abi terk terk yani gidiciğiz bugün. Ama Ağırıza bu gözlükleri taktı abi ben yıkıldım. Gözlerimiz anayasadan göründü anasını satayım göz falı baksan yirmi yıllık fal çıkar dedim. Ne hayal ettim yarappim ne yaşıyorum. Adam baktı ben çok gülüyorum "Eğer su altında ağızınıza su girerse şuraya basın tüm sular çıkar" dedi. Tamam lan dedim işte aradığım icaat. Bir kaç kere denedim, hani suyun altında niye güleyim lan manyak mıyım bile bile ölürmüyüm ben, diye düşünsem bile bi deneyim dedim, baktım işe yarıyor tamam dedim ölmeyiz öyle kolay kolay. Neyse adam işte bir kaç hareketler öğretiyor. Yok okey dediği zaman böyle bir hareket yapman gerekiyor, işte dilsiz nasıl anlaşabiliriz falan filan. Neyse hepsi copy paste anladık. Üç tane hocaları dördümüze böldüler. Allahım dualarım kabul olduğu için şükür şükür: hindistanlı yakışıklı bollywood aşkımla ben beraber olacaktık. Ağırıza ve diğer kıza özel başka hocalar falan. Neyse biz önden gidiyoruz. Ağırıza arkadan geliyor. "Allahım n'olur gülmiyeyim n'olur" diye diye denize giriyoruz. Balıkları da sevmem aslında ama Ağırıza için katlanıyoz işte seviyoz kızı. Balık gördüğüm yerde çırpınan biriyim. Hepsini köpek balığı sanarım. Yiyeceklermiş gibi yüzüyolar abi hep etrafımdalar. Neyse baktım baya diplerdeyiz. Lan dedim suyun içinde de bollywood'ı nasıl ayarlıyacağım anasını satıyım gözlerim pört pört zaten bok gibi görünüyorum. Arkamda tüp, üzerimde yelek, ayaklarım bir deniz kızı olmasa gibi bok gibi bunlarla nasıl yüzüyorlar??? Neyse abi bi 15 metre dibe girmişiz. Hala gülmedim, dizlerimizle yere değdik işte oğlanla bakışıyoruz. "Okey misin lan?" der gibi hareket çektim "Okey'im" dedi. Bu çocuk bana aşık abi diye sonuç çıkardım. Bana denizin içinde evlenme teklifi etsin. Etrafımızda balıklar dans etsin diye hayaller kurdum ki baktım abi yukardan bi bacaklar, bi çırpınmalar bize doğru iniyor. Lan bu gözlük ve tüpün yüzünden yukarı da bakamıyoz ki derken baktım bu Ağırıza. ABİ AJDHGFJKHDGFJHAG. Gülmemek için kendimi zor tutuyorum "Gülme Şüşü gülme" ... "Kızım saçmalama" ... "Lan 15 metre diptesin geberip gitçen kıyma" ... "yapma etme gurbanın olayım" derken Ağırıza da dizlerinin üzerine çöktüğü gibi göz göze geldik abi jahsgdfhsdgfkjhgdfjhgadfjhg. LAN! Yıkıldım! Ulan bir insanın kafası bukadar mı komik olur. Gözleri "ulan sıçtık amk ya napiyom ben" der gibi bakıyor. Yanında ki hoca da almış eline kamerayı selfie çekiyor kızla. Ulan bende bi dumanlar, bi baloncuklar. Uçuyorum abi yeni yıl kutlamaları gibi patlama yaşıyorum. Lan ağızıma, boğazıma, ciğerime su girdi ölüyom lan o çocuğu da çok sevmiştim Allahım affet günah hepsi affet diye diye su ağızımdan gitsin diye düğmeye basıp durdum. Sonrasında zaten çıktık, ölmedik. Yaşıyoz hala çocuktan nefret ediyorum bi kere.

Denizden çıktığımız gibi Ağırıza" "Olm bir balık aynı sana benziyodu valla" dedi. "Mal mısın olm sen?" dedim.  Hani hangi balığa benzettiğini de iyi biliyorum hepsi aynı. Ardından Bollywood "I think that one seems like you" diyip Ağırızayı gösterdi. Abi asjhdgfajhdgfdjkhg, Ağırızaya dönüp "8 yıllık ingilizce eğitimimde duyduğum en anlamlı cümle" diyerek geçtim.

Okey?
Şüheda Özyar


NOT: Yaz gelse de sevilsek.

Ağırıza'yı görüp de yaşam ile savaşırken ben:


19 november, 2014

Abiye

Renkli renkli

Düğünlerde giyilen abiyelere son! Ya şuna bak ne giyinmişşş? İğrenççç kırmızı, ayy buna bak yeşil... lan bu ne gökkuşağı gibi. Cinayet sebebim olabilir. Böyle abiye mi olur lan valla moda ölmüş. Bu insanlar nasıl düşünüyor. Hangi kafayla bu abiyeleri alıyor hiç anlamıyorum. Gelin tarafında ki tüm kadınlar bir biriyle red carpet'a gider gibi yarışıyorlar abi rengarenkler. RENGARENK. Bir de damat tarafına bak. Çocuk onlardan diye... şu tipe bak şu tipe. Bok gibi giyinmiş kızım. RESMEN BELLİİİİ. Ay OHÁ. Hangisi gelinin kız kardeşi, hangisi yengesi, hangisi halası, kuzeni hiç belli değil. İğrenç ötesi. Neyi ölçüyorsun? Sabrımı. Artık nefret ettim. Tahammül sınırım da, artık sabrım tükendi. ŞİŞTİM. Sinir hastası oldum ya, akıl sağlımı kaybettim.

Bu elbiseler ne böyle abi stock'da abiye mi yok. Bitti mi yani tükendi mi. Doğru düzgün bir renk de mi yok? Siyah giyin. Bana kalsa siyah giyerim, hiç de bile cenazeye gider gibi durmuyor. Gayet şık. İlla düğün var diye ne olmamı istiyorsun yani? Özlem Özden mi olayım? Fake nişanlım mı olsun istiyorsun. Zaten şu orta pistte tüm sevgililer oynarken orada yapayanlız "hay anasını satıyım bu kaçıncı düğün hala yalnızım" diyorum. Bu da bi siyah giyebilmemin bir nedeni galiba.
Konu abiyeler ise, COME ON. Come on baby okadar da zor değil sana yakışan bir abiye giyinmek. Lan teyze'ye bakıyorum bordo, yenge yeşil, kız kuzenleri hooop mor ve ötesi, sana kırmızı çok yakışıyor, sarı gelin, turuncu yar esmer yar sonra bir pembe mezarlık olmak istedim. Hadi o renkleri geçtim abi niye üzerine yakışmayanı giyinmiyorsun. Kız gördüm 17 yasında sırt dekoltesi New York'a kadar. Direk bileti alaydın canım? Sen onu nasıl kaldırıyorsun? Hiç mi bir Nur Yerlitaş yorumunu dinlemedin? Hiç mi abi bi o tarz benim, bugün ne giyinsem'e bakmadın, hiç mi ayna bulamadın lan mirror mirror. Birini daha gördüm, elbise iki çift. Dedim okey olabilir. İşte üst taraf crop top, göbek desen bunalım, boşluk yani ve sonra uzun bir etek. Bi bakıyorsun: oh fena değil. Sonra dön yeniden bakıyorsun: O NEY? Allahım boşluk diye bıraktığı deliğe bi bak istedim, göbek ne o göbek. Salonda 1500 kişi var. Kız gelmiş üçlü elbise giyinmiş. Üst kısım, göbek, etek. Böyle nasıl bok. Nasıl iğrenç abi hiç mi biri gidip de demez "değiştir" şunu diye. Abi işte bilmem ne, balık formlu elbise giyinmiş milletin yorumu: kesin ip var amınakoyım bak oraya. Çizgiyi de mi görmüyor. Yeşil yeşil giyinmiş brokoli gibi gelmiş, orayı çek burayı çek. Biri gelmiş kırmızı kırmızı, lan biri de değil sülalecek kırmızı giyinmişler, domates değil manav mübarek. Düğüne geldik kalıp "iki kilo beş lira beş lira" diye gaza geliyorum. Hatta Allahım. Yarappim. Bu saçlarrr neeee. Ayyyyyy. Kuş sepeti gibi. Bok bok. Bok gibi. Ne yapmış o öyle. Topuza bak yaa. Ne bu kafa ne? Bu neyin kafası? Abi elbiseyi beğendik desek kafadan kaybediyor. Gideceğin kuaför çok önemli. ÇOOOOK önemli. Yemin ediyorum anlamıyorum. Kafalarına şekiller, güller, topuzlar, oradan toplamalar, örgüler, bana bırak diyişler. Yüzünde ki makyaj ne? Ay bunaldım. Bana bırakacaklar bu düğün organizasyon işini hepsini ben ayarlamam gerekiyor. Kız 20 abi 20, yüzünde ki makyajdan dolayı kızla iletişime bile geçemiyoruz "kinişimiyrim" diye. Şu düğünlere abiye giyen herkes hormonlu abi. Aynı o ses türkiye de ki yarışmacılar gibi. HEPSİ HORMONLU. HEPSİ. Abi dün 16 yaşında bir kız çıktı. ÇÜŞ LAN! dedim. Elimi kolumu uzattım televizyona girişiyordum. Bu on altıysa ben neyim abi. Kızlar görüyorum ben yirmi diyorlar. Ben neyim ozaman? Ben öleyim ozaman, şuradan gideyim oldu ozaman kalkalım biz. İlla bunalım, illa bi sıkıntı, bu yüzden televizyon seyretmeyi sevmiyorum abi bu hormonlar nerden geliyor? Bir kız daha vardı, ben 23 dedi: "ANNE HALA UMUDUM VAR VALLA ŞÜKÜR" dedim. Kız güzeldi lan. Napalım bizde işte bizden güzelini görünce çürüyoz, kokuyoz, kıskanıyoz napalım yani hormonlar böyle çalışıyo.
Ama en güzel elbiseler siyah elbiseler bence. Ama taşımasını bileceksin. Gelip de gökkuşağı gibi yürümeyeceksin. Incıklı bıncıklı, starwars hayranı bir şey ile gelmeyeceksin. Sade olacak sade. Mutlu oluyoruz sizi görünce çünkü abi bok gibi durmuş. En son ablamın kınasında çok sexy göründüğümü hatırlıyorum, çok açık mavi renki strapless bir elbise derken kafam bir elidor kızı, vücut yaza doğru olduğundan dolayı victorias secret. Kısmetimin açılma nedeniydi o elbise. Düğünü oldu abi böyle bombok bir renk, hatta borumbok bir renk giyindiğimi hatırlamıyorum. Saksı mavi bir elbise istedim, geldi bana götlalesi bi mavisi. Sonra dedim ki abi bu gelinin kız kardeşlerinin bir suçu yok. Düğünün verdiği gazdan dolayı biz böyle giyiniyoruz hepimiz. Üstelik düğünde saç bile bozulmuştu en son elbise de yırtıldı dedim oh abi kebap bu ne rahatlık yırtıl yırtıl sende hatta ben de şuradan yırtayım olsun mavi. Bu kınalar hep düğünlerden daha güzel oluyor bi anlamadım gitti.

Hep kızları çekiştirdim ama siz erkekler. Your adamlar. Siz her halinizle sexy insanlarsınız. Abi siyah bir pantalon üzerine beyaz tişört bile giyinseniz yakışıyor size. Düğünlerde siyah pantalon, cıks bir ayakkabı, beyaz bir gömlek giyinsen bile you are so hot (FİZİK DE ÖNEMLİ TABİİ). Gelip de beni bir dansa kaldırmadığınızdan dolayı hepinizden nefret ediyorum. Ama kızlar giyinmeyin abi. Teyzenize söyleyin kahverengi giyinsin ona yakışan bir renk giyinsin sende gelme öyle kırmızı kırmızı kan kırmızı bok yakışmıyor bile aldanmayın Hande Yener'e o da ne dediğini bilmiyor bazen. Sana kırmızı çok yakışıyor diyor gelmiş mutfakta hıyar kesiyor??????

Gözüm kara kalmadı yara oldum rongo rongoronk,
Şüheda Özyar


NOT: Gökkuşağı gibi gülüşün var.

Ablamın kınasından:


17 november, 2014

Kilo

Zayıflamam lazım!

Spora gidelim. Evet bence de. Aynen yarın gideriz. Neyse haftaya. Kızım kış sezonu zaten ye bence yazın zayıflarız. Her neyse seneye artık eritiriz (Obezit oldu, kan şekeri, tansiyon falan derken fırladı gitti). Allahım bu kilolar ney ney. Ruhmen daralıyorum böylesi yok. NEREDE O VİCTORİAS SECRET'DA Kİ VÜCUT NIRDI? Bu vücudum çok merhametsiz. İşine geldiği zaman yiyor, konu spor olunca "Oruç geliyo oruç, 10 saat yemiyecen boşver 5 ay bekle sen" diyor. Nasıl da ileri görüşlü oluyoruz istesek. NEE? Ayyyyy götlalesine bak ya yemin ederim nasıl zayıfladı o öyle? Kesin kelepçe taktırdı. E salak. Valla salaggg, de ona kelepçe bileğe takılır mığdende ne işi varmış cnm:) Aşkı götünden anladı buna denilir galiba ahdgfakjhg.

Benim yiyip de zerre kilo almayan arkadaşlarım var ki ben hiç o katagoriye giremiyorum. Bir de her ne yediğine dikkat edip "ay bu 100 kalori" diyen arkadaşlarım var da bunlarla takılsam kesin Gone Girl'da ki Amy kadar psikopat olurdum galiba. Bu kilolar ne ve bu kilo ne abi göbek nedir yani bu ne? Bu kilolar çok fazla. Her yerdeler. HER YERDE. Bacak, kalça, göbek, baldır falan filan derken bi bu kiloları kaybedemedik. Herşeyi kaybederiz de kiloyu asla. Hadi onu salladım kilo almak için herşeyi yiyen ama 1 gram bile kilo almayan insanlardan nefret ediyorum. Evet aynen. O nasıl bir özgüvendir o. Nasıl yiyorsun da kilo almıyorsun. O nasıl bir ciğer. Bir böbrek, safra kesesi, gırtlak gırtlak bence o nasıl bir g•t yarappim yediği gibi de çıkıyor tövbe lan tövbe. Yiyipte çıkaramamak diye bir olay da var. Ozaman sar kendini yeşil çay'a sarıl nane çayına, sarıl kahve'ye iyi ki varsın.
Yaz tatilinden bir ay önce acayip spor yaptım. Böyle haftanın beş günü full gittim. "Bu yaz kaptık six packlı sevgiliyi" derken gaza gelip her gün iki saat spor yaptım. Beni görenler "aaa zayıfladın!" dediler. İşte duymak istediğim bu. Yaz tatiline gittik, fizik desen o biçim herşey harika yaz tatili sırf bu fizik yüzünden bile iyi geçti. Neyse yaz bitti, sıkıntı, stress, depresyon, bunalım, tansıyon sonra bir de Bu Tarz Benim derken baktım hiç kilo almadım ama ayna bana öyle demiyor. Ayna abi beni çok yanıltıyor. Baldırlar, kalça desen harita kadar, bacak hiç olmamış. ŞİŞMİŞİM. KİLO ALDIM ALLAHIM. Ama nasıl oluyor da tüm kıyafetlere sığıyoruz yine de. Neyse spor salonu yemin ederim bi 20 metre uzakta ama hiç gidesim yok. Geçen evdeyim. Sınavlar bitti oh şükür 3 sınavdan iki sonucu almışım, birini 55 ile tutturdum valla diyerine 70 aldım. Kalkıp halay çektim, göbek attım, horon teptim, halay başı oldum o ne lan o nasıl yüksek puan diyerekten sevindim. Diğerini bekliyoz işte. Tuttuysa tutmuştur. Neyse herşey yolunda gidiyor gibi ama sevgili hala yok derken abi biri bana "İnsanity" demişti. İvana Sert'in anladığı insan eti değil bu INSANITY. Evet. İnsanıty evde açıyorsun abi hop iki üç hareket minimum 30 dakika, maximum 45 dakika böyle herşey sıkılaşıyor ve yağları eriyor dediler. Aynen böyle anlattılar bana. Oh iyi lan dedim. Pilates gibi yani. Geldim gaza evde en ala programı buldum. 30 dakika sürüyormuş. Dedim oke. Açtım dolabımı bir Bülent Ersoy'un şarkıya başlamadan önce ki ruh hali gibi. TRAAAK çıkarttım içinden spor kıyafetlerimi. Spor yapacağım olum ben ne diyon sen der gibisinden giyindim kuşandım aynaya baktım "Bu bacaklar gidecek ulan!" diyerek kendimi bir güzel de gaza getirdim. Artık hazırım! Artık bende bir o mükemmel sevgili olmaya hazırım dedim ve spor programını açtım. YEMİN EDİYORUM. Bak Allah belamı vermesin ikinci dakikada nefes darlığından yere oturdum "Bu ne lan!" ... "Lan bu ne ölüyoz olm kendime eziyet"... dedim. PES ETMEDİM! Go Şüşü! YOU CAN! YES WE CAN! Dedim Allahım böyle kendime gaz verdiğimi görmedim. Verseydim evlenmiştim valla. Devam ettim. Sevgili olacak! Ve başladım yeniden. Ama nasıl zıplıyorum. ÖLDÜK LAN GEBERDİK KOKTUK. Nasıl hareketler bunlar ya. İndim, çıktım, koştum vallaha zıpladım derken abi en üst katta odam, Masterın odasına çökecek bu ne krak kruk ötüyor. Bi baktım Master odama daldı "Napiyon lan manyak mısın kafayı mı yedin bu ne?" dedi. El kol uzattı böyle. "İNSANITY OLM SEN NE ANLARSN:)" dedim. "Ya bırak okulda da yapıyorlar bizim sınıfımızda ki kızlar 10 dakika bile dayanamıyor" dedi. "Ben 60 gün boyunca yapıcam" dedim. "He bok" dedi. "Var mısın lan iddaaya €50?" ... "Yok ben seninle iddaaya girmem"... "Tamam €100 ozaman"... "Yok hayır girmem"..."Sana 15 dakika veriyorum. 15 dakika idare et" dedi. "Tabii olm ayıpsın" dedim çocuk gitti. Bana 15 dakika verdi. Bi güldüm önce. 15 dakika da nedir gelir geçer dedim. Sonra açtım Allah belamı vermesin 17 dakika da bıraktım arada 10 dakika da ara vermiştim hani sonuçta 17 dakika oldu. Zıplamalar koşmalar hepsi bu kilo yüzünden. Git spor salonuna yap sporunu gel eve ya yazık odanı yıkmaya değmez dedim. Master geldi geri odama baktı yerde iki büklüm Emrah gibi oturmuşum terden su oldum geberdim "Noooldu?" dedi. "17 dakika" dedim sustum.

Niye kiloluyum Allahım niye niye. Niye bu yağlar bu eritmeyen cipsler, şekerle, çikolatalar why my lord why? Böyle bazı kızları görüyorum abi canları çıkıyor spor salonlarda. Bazen özeniyorum işte ne bilim her yerim hamur gibi, bi kıyması eksik diyorum. Sonra diyorum ki "olum ben böyle güzelim daha ne". İki saniye sürüyor bak yemin ederim. Burcu Esmersoy'u görüyorum böyle ne bilim Serenay falan nasıl zayıflar. Beni bi ayakta tutan Kim Kardashian. Kardaşım benim yemin ederim onda da kalça var. E zayıf falan da değil yani direğim benim mübarek beni bi sen mutlu ediyorsun böyle. Ne yesem ya? Çikolata? Ihmm. Şeker olur. Patates kızartması!!! Ay bol ketçap mayonez üzerine de soğan yedik mi ver elini "bu çocuk beni niye beğenmiyor lan?" düşüncesi. İnsanity. Spor. Yaz olsa da zayıflasak yemin ederim kilo aldım.

Zayıflamak için günde üç litrle su içeni gördüm, kızım sen hayırdır depo musun? Pınar su musun? Franchise yapalım istiyorsan maşAllah. Nerede bu Murat Boz gibi six packlı yakışıklı beni kıskanan kimseyle paylaşamayan sevecen adamlar nerdeeeeeee?

Merhaba kilo,
Şüheda Özyar


NOT: Beraber yemek yiyelim.

Her gün ben:


10 november, 2014

Geniş

Ben seni on üç harfli sevdim.

Ben seni çok harfli sevdim. Çok cümlelerle. Çok satırlarla sevdim seni. Bir sürü yazabildiğin hikayelere sığdırdım seni. Ben seni çok uzaktan sevdim. Hiç konuşmasan sevebileceğimden. Ben sen konuşmadan sevdim seni. Selamsız sevdim seni. Otobüs de ki yolculuk kadar çok sevdim seni. Cam tarafında oturduğun zaman sol tarafdan kaybettiğin yaşam gibi sevdim seni. Ben seni senin her nefes alışınla sevdim. Her nefes alışında bir umut daha besledim kendime. Belki sen de nefes alırken seversin diye. Ben senin gideceğini bile bile sevdim seni. Gelişin olsun da, gidişini her haliyle kabullenirim diye. Ben hiç aşık olmadım. Aşk'a inandığımı da hiç söylemedim ama ben seni gelmeyen mesajlarınla bile çok sevdim. Belki mesaj gelir diye beklediğim zamanlarımda bile sevdim seni. Ben seni zamanım diye sevdim, bazen günler bazen aylarca sevdim seni. Ben gülleri sevmiyorum mesela ama papatyaları severim. Ben herkesleşemem bu yüzden papatya yapraklarını her zaman seviyor diye avuttum kendimi. Bana gelirsen papatyaları kopar da getir. Ama koparırken seviyor de, büyüsü bozulmasın. Bir papatyanın bir tane daha yaprağı olsaydı sen de severmiydin beni? Ben seni evde içtiğim sıcak çikolata gibi çok sevdim. Saçım dağınık sevdim seni. En berbat eşofman takımımla sevdim seni içine düştüğüm uzun gelen kazağımın kolları gibi sevdim seni. Beklerken, içerken ve hatta çikolatanın tadını hissederken. Hayal kurmayı sevmem ben bilirsin bir gün ya olmazsa dediğimden. Ama seninle hayal kurmayı bile sevdim ben, bir gün yine de gelmeyeceğini bildiğimden. Ben seni kocaman bir adam yerine koyarak sevdim. Dört harfli sevdim seni ben, adam. Mesela ben sabırlı değilimdir bilirsin sabır edemem ben. Seviyorsam çıkıp söylerim hemen ama sevmediğini bildiğim için hep içime attım ben. Bu yüzden seni hep içime atarak sevdim ben. Makarnayı severim veya aynaya bakıp gülümsemeyi. En çok da kendimi sevdiğim gibi sevdim ben seni. Konudan konuya atlamayı severim çünkü buluşmamız gereken çok konu var. Geçmişten bahsetmeyi sevmiyorum; o vardı, olacakdı, gidecek di -dı, -ti, -deydi kelimelerden hoşlanmıyorum. Ne önemi var ki şimdi sana geçmişimden bahsetsem, yarını bile sen tamamlayacağını bilsem? Karşımdakine çok inanırım hemen. Öyle fazla uzatmayı sevmem mesela. Kısa keserim olayı. Seviyorum der papatyaları saklarım. Veya gel diye emir vermeyi sevmem, kendim gelirim yanına beraber oluruz, fena mı? Beklemeyi sevmiyorum, baktım zaten olası yok, ben gelirim, zaten senden kaybedecek bir şeyim yok derim. Çünkü seni bekleyerek sevdim ben. Saniyelerle sevdim. Beni tanıyorsan makarnayı, çikolatayı ve patates kızartmasını severim. Sana en çok ben değer veririm ama yeri geldiğinde hiç umrumda olmazsın. Hayal kurmayı sevmem ama zengin olmayı çok isterim. Boğazda evim olmasını, seninle çay içmeyi severim. Hiç ciddi olamam, çünkü gülesim gelir. Seni severim ama gülerim. Gözlerime uzun bakanından hoşlanmam, yine gülerim. Hayal kırıklığından çok korkarım. Mesela sen sevmiyorsun, bu benim en büyük hayal kırıklığım. Yani hayal kırıklığından hoşlanmam. Hayali silerim, geri kalanlarla devamını kurarım. Çok yazı yazabilirim. Attığımı tuttururum. Çok inatçı olabilirim ama seni çok güzel de sevebilirim. Aşırı derecede senden hızlı bir şekilde bıkabilirim. Bu yüzden saniyelerle severim seni. Bu benden kaynaklanmadığını da iyi bilirim. Sen olayı fazla uzattığındandır o bilirsin iki kere iki bile dört ederken benden; senin beni sevmeni beklmememi bekleme. Binlerce hikaye kurabilirim ama boş oturmayı sevmem. Kelimeleri bir araya getiremediğim zaman içim sıkılır, sonra döner seni yine severim. Boş işlerle uğraşan insanları sevmem. İnsan satanı sevmem. İki yüzlü insanlardan nefret ederim. "Zaman," diyenden uzak dururum. Benimle konuşmayı seven insanlara sıkı sarılırım. Çok iyi sarılabilirim. Kaburgalarını yerinden çıkartabilirim. Seni çok kaburgalı sevdim ben. Sana sarılabilirmiyim? derim mesela, öyle de çok severim seni. Doğum günlerini sevmem. Kendi doğum günümü "Evet doğmuşum ben şükür" der ertesi güne bakarım. Aşk dolu olan geleneksel günlerini sevmem. 14 Şubat'tan nefret ederim. Yalnız girer, yapayalnız çıkarım. Sonra işte ben seni hep dün gibi sevdim. Ben seni her zaman gideceğini bile bile sevdim. Ben seni her zaman boşverdim. Bu yüzden sen benim en güzel boşverdiğimsin. Ben sana çok çabuk darılabilirim çünkü ben başka severim. Herkesleşmeyi sevmiyorum. Ben sana darılırım sen de beni biraz daha sev. Ben seni çok başka sevdim. Herkes seni sevebileceği gibi seni de ben sevmek istemedim. Ben senin benimle dalga geçmelerini sevdim veya beni umursamadığın hallerini daha çok. Makarna yerken bile sevebilirim seni. Ben beni kıskanmayanı sevmem. "Pek takmam öyle nezaman cevap verdiğin, ister az sonra, ister şimdi ister yarın," cümlelerden nefret ederim; takmam, umursamam, sallamam, ilgilenmiyorum, fark etmez, ne yaparsan yap dedirten cümleler kurulduğu sürece oradan uzaklaşırım. Benlik bir şey değildir o. Ben umursarım mesela, çok da takarım. Ben seni çok umursadığım için severim seni. Seni en çok sana verdiğim ilgimle sevdim seni. Benim sana yazmam seni ilgilendirmesi gerekiyor çünkü ben çok harfli severim. Benim alfabem çok geniş değildir aslında ya seni seviyorum dur ya da seni sevmiyorum. Ben seni on üç harfli sevdim, senden de aynısını bekledim..

Ben seni çok geniş sevdim,
Şüheda Özyar


NOT: Umursamadı, kalk bir çay iç.


"Ne sevilmedik ama..."




07 november, 2014

Mavi tık

Abartma

Sadece okuduktan sonra iki saniye sonra cevap verdi abartma bence. Saçmalama tabii ki de ayrıl. Küfür gibi ya ben olsam terk ederdim. Aynen, üç kere boş ol der engellerdim yani. Afferin, beğendim bu düşünceni. Ya manyaklaşma kızım mavi oldu işte ondan sonra neeeeeeeeee? Ay OHÁ kırk iki saniye sonra mı cevap vermişşş. Çüş, sende de iyi sabır varmış valla. Ben direk basardım kavgayı, ayrılıdım yani. Sil şu WhatsAppı kurtulalım. Yani bence hepimiz ayrılalım. Allah bilir kimlerle konuşuyorrrrr. Aynen... NEEEE? Mavi olduktan sonra hemen mi cevap vermişşşş? Ay ona mavi olalım mı de, valla bak anlarsa senindir anlamıyorsa öküzdür yani.

Ne bu şimdi? Mavi tık? Adamlar gri tıktan sonra renk katalım derken olayı sonsuzlaştırdı. Bence hepsi çok saçma. Yok okudu ama cevap vermedi diye bir olay net olarak var bu saatten sonra ama niye yani bence çok gereksiz. Bu icaatı kesin ben çıkarmış olmam gerekiyor. Nezaman yazmış, nezaman online gelmiş oysa last seen'ı kapatan bir insandım ben ne ara böyle oldum. Hep mi hayatımda biri olması gerekiyor derken bi ignore da biz çakalım istedik. Kontrol etmeyi sevmem ama kontrol edersem diplomalısını yaparım yani beni buna zorlama. Bence mavi tık çok saçma bir şey. Artık herkes bir birine istemese bile daha da dikkatli bir şekilde bakacak, dikizleyecek, hesap soracak... en kötüsü o printscreenlar hep "Yollandı" ... "Görüldü" ikilisinin arasında gidip gelecek. Eskiden mesaj atardık bir birimize: "Okumadım la gelmedi" derdim her zaman. İşe yarardı. Şimdi öyle bir lüksüm yok. En son okadar çok duygu kattım ki yüreğime gittim eskilere "İyi geceler :)" yazdım. Yüreğim gidiyor abi niye cevap vermedi lan bu gece oldu derken WhatsApp'a baktım kapı gibi yasal uyarı geldi gönderilmedi diye. Ay dedim şükür Allahım sen ne kadar büyüksün işte sen yollamıyorum diyince yollamıyorsun böyle bana ilettiğin mesajı seveyim diyorum ama artık öyle bir şey de yok çünkü mavi anlıyon.
Eskiden mesaj atardık, gitti mi gitmedi mi diye bir derdimiz yoktu. Bir mesaj da okadar çok kontör gidiyordu ki bir mesajın içine günaydınlar, napıyorsunlar, ne yapacaksınlar, seni böyle özledim şöyle özlüyorum kelimeler. Şimdi bakıyorum abi biri günaydın yazıyor karşı taraf da günaydın yazsın diye müebbet bekleyeni gördüm. Lan sabah atılan günaydın mesajına öğlen cevap verilir mi? Şimdi yeterince sevgili bir biriyle kavga etmediği yetmiyor gelmişler "Okundu ama sallamıyor seni" mesaj iletisi koymuşlar. NE BU? BU NE BU? Ya yok böylesi anlıyor musun. Yuvalar yıkılacak. Depremler oluşacak. "OKUDUN AMA SALLAMIYON DEĞİL Mİ?" diyecek herkes atacak printscreen'ı susacak karşı taraf diyordu Nihat Hatipoğlu.
Benim gibileri de vardır "Yazdı mı la?" ... "Al şuna bi bak en son kaçta online gelmiş" ... "Bak dedim sana takmıyor diye dimi" ... derken sesimiz evrene duyuldu galiba adamlar "Öyle mi? AL SANA MAVİ TIK" dedi bizi menapoza soktu. Amaaa... abartmayın. Bence boş ver ya. Ha okudu ha okumadı, ha okudu iki saat sonra cevap verdi. Bazen aceleden okuyup kapatıyorsun hani acelen var. Veya sallamıyor TAKMIYO SENI YANİ DON'T CARE DEDİ BLUE. Mavi'yi severim. Sonsuz olan her şeydir o ama o ne? Çocuğa seni seviyorum dediğimi farzet, okunmuş ama iki dakika sonra gelmiş bende seni seviyorum dese ne yazar? Terk ediyorum lan seni. Buna dayanamam ben bünye kabul etmiyor. Sevgili benlik bir şey değil galiba. WhatsApp da bunalıma girmeye değmez. Gelmiş "iletildi" ... "Okundu" ... diyecek sonra ben kara kara niye yazmıyor, kimle yazışıyor diye diye yiye yiye yiyeceğim kafamı beyin kalmadı yemin ederim. Lan senin üzerine düşündüğüm gibi okula verseydim kafamı kesin masterı bırak lüksek lisansı da salladım doktoramı almıştım bildiğin.
Ama konu mavi tıksa. Helal olsun lan. Çıkarana da helal olsun bence. Bence de bana direk cevap vermen gerekiyor, sen kimsin de beni ignore yapıyorsun? Adamlar bildiğin demiş ki "Şüşü sana özel bir uygulama çıkarıyoruz, artık seni mi engelliyor başka birine mi yazıyor al bak gör" ... bir de kamera olayını çıkarsalar. Hani takip edebileyim ne yapıyor falan diye, yoksa çok mu abartılı olur bu? Böyle Whatsapp'dan bakayım kim yazmış kim napmış diye. Şu kızlar niye benim hoşlandığım çocuğa yazıyor? Bilmiyorum ya bence abartmıyalım. Zaten çocuk senden hoşlanıyorsa verir cevabını. İster şimdi, ister sonra. Sana ilgi gösteriyorsa "Mavi tıkı boşver, ben sana yazıyorum artık sen anla..." desin yemin ederim sallamam mavi'ymiş yok griymiş yok bilmem ne sen benimle evlen.

Kim çıkardıysa o mavi tıkı kendisini bi tıklasın. Bok var da lüzümsüz yere icaatlar çıkarıyorsunuz. Last seen'ı keyfimden kapattım sanki. Özelim olsun. Okuduysam okudum, okumadıysam da sana ne yani sen kimsin? Sevgilim değilsin bir şeyim değilsin, kan bağı bile yok, kimsin? Yazarsa senindir, yazmazsa zaten hiç senin olmamıştır. Zaten okudum yani yakında mavi uygulamayı kapatabilecekmişiz öyle dediler, uğraşıyorlarmış. Bİ ZAHMET YANİ ARTIK BİTSİN ŞU OLAY. İKİ GÜNDÜR KAFAYI YEMEDİM SADECE PSİKOLOJİKMEN GİTTİK HANİ KAYBOLDUK YOG OLDUK.

Giden hiç dönmedi mavi,
Şüheda Özyar


NOT: Seni seviyorum  icon-blue 

Şüşü'nün bakışından mavi tık:



05 november, 2014

O kim?

Kıskanmadım?

BEN Mİ? SEN KİMSİN YA? Whoaryou? Ya git bi işine bak, başka işim yokmuş gibi tabii ki kıskanıcam o kız km englle sil onu:) cinimi sıkıyon:) Kıskanmak mı? Ağır hobilerimden bir tanesidir. Ay bayılıyorum kıskanmaya. Kıskanmayanı da anlamıyorum zaten. Ciddi anlamda anlamıyorum. Doğuştan yetenekliyimdir. Çok ağır kıskanırım ay hemde öyle böyle değil. Döverim de. Trip mi? Yetenek sizsiniz'e katılma nedenim olabilir okadar kendime güveniyorum. Dört evet'i alıp ayrılabilirim ikinci tura bile gelmem. Kıskanmak, dövmek, vurup parçalamalar, tripler, hareketler, figürler falan ay anam o kim??? Ne yazmışşşşş? YUUUUH ay OHÁ benim ki altına yorum mu yapmış? OVER. Terk ediyorum seni, bildiğin aldatıyon beni.

Sevmek, sevilmek, aşk, sevgi, saygı, güven falan BİNGO hepsinin içinde bulunan gen: kıskanmak, sonra devreye ben giriyorum vuruyorum tabii, parçalamak, hırpalamak, sileceksin onu diye tehditler, ayrılmalar, sızlamalar sonra hoppa yine yalnızız. Şüşü'nün dünyasında böyle. Bir önce ki hikaye de çirkin kız güzel oğlanlardan bahsediyordum veya tersi. Abi o çocuklar niye sevgililerini kıskanıyor anlamıyorum, lan kız güzel bile değil. Gel çık benimle. Beni kıskan ne diye kendini zora sokuyorsun onu kıskanıyorsun ya? Abi hiç anlamam. Beni bile kıskanmayan birini ben n'aaaapim hani? Sevmiyorsun derim. Çünki ben ağır basarım. Biz kızlar böyleyiz. Hatta ben böyleyim abi, bana uyan "bende!" desin. O kız kim? Hiii. Peki bu kim? Tamam anladım. Peki şu kim şu? Yorum yazmışsın iki sene önce ki fotoğrafı altına? E ÇÜŞ ŞÜŞÜ ABART İSTİYORSAN. Sevmiyorsun beni dimi? Al git çık o kızla hadi. O daha değerli zaten, al hadi bye. der çeker giderim. Valla giderim yani o nasıl bir işmiş öyle. Ben kim diye soracağım sen bana çüş, OHÁ, sıkma, etme mi diyeceksin. Excuse me? O benim kitabımda yer almıyor hani who the fuck is she? Sil gitsin. Delete. Are you sure? Çok sure evet, sil. Bence bir insan kıskanmalı. Ama dozu kaçmadan. Abartmadan kıskanacaksın hani sende sıkılmayacaksın, hoşuna gidecek güleceksin yani oyşşş diye sevecen beni ne var sanki. Bence biri bana bunu demesi gerekiyor yani "O kim?" ... "Silerimisin şunu?" ... "TÜM OĞLANLAR BAKIYOR BENİ SİNİR Mİ ETMEK İSTİYORSUN?" DESİN YA NOLUR NOLUR ALLAHIM DUY SESİMİ DESİN HADİ YOLLA BANA BÖYLE BİRİNİ BEKLİYOM.
Çocuğun dediğini umursayacağımdan değil. Sil dediğinde silmeyeceğim. Şunu bir desin ama hani bi göreyim. Tıpkı biriyle buluştuğun zaman kızın ödemesi gibi. Kızın ödediğini hiç gördünüz mü? Valla ben gördüm bildiğin ben ödedim yani. Yaz tatilinde Zengin ile buluştum bir kaç kere. Abi dedim evleneceğim adam işte ne olsun, bi yerde okumuştum "Bir erkeğin veya adamın yanında kız ödemez ama o eli bi göreyim, bi cebe gittiğini hissedeyim" diye. Dedim abi ben bunu uygulayım. Aklıma sıfatıma tüküreyim bir daha internette okuduğumu yapmıyorum lan. Zengin beni en zengin kahvaltı salonuna götürdü. Nasıl yiyeceğim Allahım masa dolu hatta sucuk mu lan o???? Allahım kızartılmış, bir tane ya bir tane sucuk koymuşlar. Masa da aramadığın peynir yok, bizim köy peyniri bile var. Neyse geçtik hepsini. Çocuğa baktım: "Bak ben ödüyorum, ona göre, ya ma yok" dedim. Bildiğin çocuk bana bakarak "Tamam sen nasıl istiyorsan" dedi. AY. ZORT. MOR ÖTTÜM MOR. Bildiğin telefonumu elime alıp bankama girme arasında saniyeler oynadı. Vay mal. Vay gereksiz insan. Vay zengin dedik bana ödettiren çocuk. Vay sıpa vay Allahım n'olur param olsn nolur vlla rzl olcm yha:)). Baktım çok şükür param var, gittim kapı gibi iki kişilik kahvaltı için 200TL ödedim anasını satıyım o parayla gider ayakkabı alırım lan, kıyafet alırım sen kimsin? Odun ya. Ondan sonra biz kızlar oğlanlara neden odun veya öküz dediğimizi yeniden hatırladım. Ya insan der ki "Saçmalama öyle bir şey mi olur, bak konuşmam bir daha" .... "Tamam sen nasıl istersen" diyip de kenara çekileni gördüm ya valla ben de ki şanssızlık işte ölcem sonunda. Ama hani okadar soğdum ki Zenginden, kıskanmak mı? Çüş lan 200 TL kahvaltı ödedik anasını satıyım sucuk bile bir dilimdi, diyorum. Sucuk lan sucuk. Bizim bakkaldan toptan alır yine karlı çıkarsın. Ben eskiden daha da çok kıskanırdım. Şimdi yoruluyor insan. Kıskanmak mı? Abi beni kıskandıracak duruma getirme nolur. Biliyorsun sevmediğimi, yapma. Kızı sevmiyorum abi git ne yaparsan yap ama ben görmim yoksa bildiğin herşeyi araştırırım. Kavga gürültü bitiririm olayı net. Biz kızlar herşeyi araştırırız. Senin bulamadığını buluruz biz. Ben bu konuda çok yetenekliyimdir. Kendimi zorlamam ama bulursam mahfederim olm seni. Facebook, Tumblr, Instagram, Twitter, Google'a bile adını yazar senin geçmişini bulur dökerim ortaya. Kim napmış, kimi like etmiş, kim kime yorum yapmış, nezaman paylaşmış, en son WhatsApp'da kaçta önline gelmiş??? Bir de Facebook'da en son kaçta online dı?? Facebook'da kim öyle yorum yapmış ya?? Hii amcasıymış neyse geç. Instagram'da fotoğraf beğenmiş mi??? NE? EVET Mİ? AY BENİ IGNORE EDİYOR YA VALLA CRAZY OLDUM BEN YETTİ YAW.... Bu kız da kim her fotoğrafını beğenmiş çocuğun, çocuk mu görmemiş gelmiş benimkini beğeniyor. Salak valla beni sıkıntıya sokuyorlar.

Tabii ki de kıskanmanın dereceleri var. Çok kıskanırsan giderler, hiç kıskanmazsan "sevmiyorsun" der yine giderler. Demek ki sonunda gidiyorlar yani bence kıskan hani kimseye zararı yok. Bence ben gidersem kimse seni bukadar güzel araştıramaz ve bence ben seni çok güzel kıskanırım. 

Kıskanmadım ya, sadece o kim?
Şüheda Özyar


NOT: Seni en güzel ben kıskanırım.

O kız kim? diye sora sora ben:


03 november, 2014

Çirkin

Bu mu sevgilisi?

Sevgilisine bak AYYYY. I am so more beautiful yani. Bu ne yaaa? Valla bok gibi uyum söylim sana. Kriz geçiricem ay tut beni. Bu ne la? Ayyy bu ne inanmıyorum. Hayatta olamaz. Ben BİLE daha güzelim ya bu nasıl bir şey. O çocuğun yanında ben olmam gerekiyor ya adaletine edeyim dünya. Böyle uyumsuzluk mu olur ya. Matamatik sorusunda ki X gibi. Ayy Halil Sezai ft. Burcu Esmersoy kadar uyumsuzlar. Ya bana niye gelmiyor bunlar, bana bana. Dış görünüş herşey değil derer yani come on hepimiz biliyoruz dış görünüş is everithink. Everythink? EVEREYTHİNK. Yani ne diyorum "Ay kız şunun sevgilisine bak"... OOFF NOO. NO Allahım NOO. Bu nasıl bir alın yazısı Allahım NOO. Benim bile böyle bir alın yazım yok ya sevgiliye bak: ÇÜŞŞŞŞ. YUH LAN BU NE??? Nasıl nasıllll? AYYY ÇOCUK ÇOK MU AŞIKMIŞ???? YHAAA bu ne yaa. Ben kızın tipini gördüğüm zaman yön değiştiririm ya yön yön, bu çocuk nasıl ona aşık olmuş da bana olmamış???

Bir insan bukadar şanssız olamaz. Bukadar evrenin zort dönüşü olmaz abi hayat bana Halil Sezai gibi uzattıkça uzatıyor, dalgasını geçtikçe geçiyor lan yok böyle bir şey. Her bir insanın dönüş noktası varmış, benimkisi noktalı virgüllü, noktalı virgüllü gidiyor. Onun nasıl öyle yakışıklı bir sevgilisi olur? Sorusunu her gün kendime soruyorum. Dışarıda yakışıklı birini görüyorum "Bu var ya bu"... diyorum "Benim olaydı ya"... "aaaa haddiii yaaaaaa. Sevgilisi mi varmış? Bu mu sevgilisi? BU MU?" ... - Çalınan şarkı: Güvendiğin dağlara karlar mı yağdı... - Yani diyorum ki, acayip yakışıklı bir Brad Pitt'in yanında Jolie gezmesi gerekirken (yani ben), niye bir Brad Pitt'in yanında Yıldız Tilbe gezsin? Niye abi niye? O nasıl bir kızdır ya. Biz kızlar başka kızlara gıcık oluruz. Ben benden güzel olan herkese, sevgilime yazan, yanına yapışan, onun tüm kız kankalarına uyuz olurum çünkü why? anlıyon. Boş işler bunlar. O kızın bile sevgilisi var ya ölcem. O nasıl bir özgüvendir o. Çaşıdayım, Allahım neler kaçırmışım neler yaaaa. Ben evde otururken tüm Boy'lar burada geziyormuş, benim kısmetim buradaymış diyorum Allahım artık duvardan başka birini sevebileceğim derken bi bakıyorum tüm o yakışıklıların yanında bokkey gibi bir kız. Selena'yı üç kere çağırsan seni kurtarmaz anlıyon. Geziyorum abi çarşıda bakıyorum benden bakımsız biri tamam mı, zort yanına biri geliyor Allahım diyorum arasam bulamam. Facebook'ı, ınstagramı delik deşik etsem bulmam bu nasıl yakışıklı bir çocuk. Onun bile sevgilisi var ya anlamıyorum. Aynaya bakıyor "Peh"... "Ulan benden daha güzeli yok" diyorum, bakıyorum yanıma boş. Solum boş, sağım boş e eski sevgililerim desen zaten hepsini hangi kafayla beğendim bende anlamıyorum, so bitch please beni bile hak etmiyorsun. En son çalıştığım bir mağzada Marka ile kısmetimizi aradık. Dedik: kesin bulacağız. Nezaman yakışıklı çocuk görsek arkadan sevgilisi çıkıyor. Ya yok böyle bir şanssızlık dedik. Kimi beğensem, bi sevgili. Sevgili olmasa da beni beğenmiyor arkadaş bende anlamadım. Onun BİLE sevgilisi var, nasıl oluyor? Kıza bakıyorum MY LORD diyorum sonra bu soruya cevap bulamıyorum. Ben sözlenmeyi, nişanlanmayı, evlenmeyi geçtim zaten düşünmüyorum ulan benimle çıkarmısın diyen de yok hani de bari anlıyon, çay içelim de bir şey de. İnsanlar nasıl oluyor da bi güzele çirkin gidiyor I don't know. Mesela Murat Boz OWWWWW, eski sevgilisiyle ayrıldı diye bir kına yakmadığım kaldı, yani bana kalacağından değil abi o nasıl bir kızdır? Belki de yetmiş milyon insan arasından benimle çıkar nerden biliyon? Böyle bazen çok tuhaf ama dünya da bir çok insan var sen gelmişsin yalnızlığın dibini boyluyorsun. Tüm yakışıklı oğlanları o çirkin kızları kaptı NOLUR BANA GEL YA. Bari çirkin olsun ama zengin olsun ona da rağzıyım da oda beni bulmuyor hani. Marka ile mağzada kısmet aradık abi yok böyle yokluk. Çıkacağından değil hani insan bekliyor işte. Bence kendine güvenen "abi ben yakışıklıyım, güzelim, bana herkes bakar ama sadece sen bak bana yeter," diyen biri direk mail atsın abi böylece online Esra Erol izdivacımı da gerçekleştirmiş oldum (oh be rahatladım). Ama böyle işte nasıl oluyor da elin hödük kezbanı bir pirens yakalıyor ben kurbağı bile zor buluyorum anasını satıyım ya. AYRILMIŞ MIIII? ALLAHIMMMM!! YESSSS!!! Çocuk bana kalacağından değil ama çocuğa yazık ya öyle bir kızla ömür bile geçirilmez. En son bir düğündeydim. En güzel düğünlerde süzerim. Abi kız bok gibi, çocuk baya bildiğin yakışıklı. Kız evleniyor ben kendimi kızın yerine koyuyorum dahada güzel yakışıyoruz diyorum ya bu nasıl bir beyin terkdir. Sonra bir çocuk gördüm Allahım, DELİCİOUS, BABY YOU'RE MİNE diyorum, ayarlıyacagğiiim seni spaydiiiiimmm, YESSSS, aşkım kelimesi de sana nasıl yakışıyor ayyy bana papatyam dediğini buradan duyabiliyorum derken bi bakıyorum parmağında yüzük arkasından Nur Yerlitaş face kız geliyor, kolundan tutuyor alıp götürüyor aşkımı.... gitme.... çok hayaller kurmuştum seninle.............. "Bok gibi kızın aldığı çocuğa dön bi bak istedim" dedi Hayat. :)))))

Ben çok çabuk sıkılırım aslında. Baktım bu iş çok uzuyor, kısa cevaplar veririm, isteksizce yazarım hatta seni umursamayan bir noktaya beni getirdiğin zaman haberin olmadan kaybedersin. Çirkin sevgili de böyle bir şey. Bana yakışsın ya abi bok gibi görünmesin veya zengin olsun ona da okey. Hatta benden ayrıldıktan sonra benden çirkin olan bir kızla çıktığını gördüğüm zaman ki reaksiyonum: HAHAHAHAJHGDFJKHSGDFKHAJSGKFHJG.

Zaten benden güzeli yok ya neyse,
Şüheda Özyar


NOT: Armutun iyisini ayılar yer.

EVLENSEM Mİ?