12 november, 2015

İşsiz

Çok güzelim be

Ne yapsam? Sağ tarafa mı dönsem, sol taraf mı. WhatsApp listemde kime mesaj atsam, ayy canım çok sıkılıyo ya, neyse şu oturma odasında biraz daha takılayım da o ney? Ay annemin bana olan bakışlarına bakar mısın işi gücü yok yine neyin peşinde şu işsizliğe bakar mısın gözüyle bakıyo. Neyse "Noldu anne?," ... "YOK YANİ TUTUNACAK DALIM OLSA SARILICAM YANİ NAPİYİM ÖLİYİMMİ?,". Bana bakan çok umutsuz bakıyor "Bu kızın hali ne olacak böyle?" der gibi ama ben bile kendimi işsiz güçsüz, ekonomik krizine yakalanmış asgari ücreti bile olmayan eleman gibi hissediyorum ya. Ev içinde ki stajyer gibiyim. Ne beni gören var ne de duyan. Ders mi çalışsam? Ay yok. Okulu mı bıraksam? Bence evet ya. Ay aynen okulu bırakmam lazım ya yeter bukadar yıllardır okuyorum hala "Ne olacaksın?," sorusuna "Mezun," diye cevap veriyorum be.

İşin gücün mü yok? Yok işim gücüm. Benim işim de yok gücüm de yok, daha nasıl açıklıyabilirim bilmiyorum. Evlenmeye bile mealliyim yani. Çocuğun soy ismini en hızlı şekilde nasıl kazanabilirim diye düşünürken yarı yolda kalıyorum hep. Ne yesem diye mutfağa giriyorum. "Ulan yemek yok, yemin ederim bugün kesin ölecem," diyip oturma odasına geçip ölmeye hazırlıyorum kendimi. Bu derecede. Geçen hafta sınav haftamın son haftasıydı, girdiğim her sınavdan, "Nasıl geçti?," sorusuna "Almadım," dedim. "Nasıl biliyorsun?," sorusuna. Altıncı hissim kuvvetlidir, ne yazdığımı hatırlamıyorsam alamamışımdır yani. Rivayetlere göre üç vakte kadar alamadım sonuçları gelecekmiş. Nasıl oluyor da elimize verecekleri olan kağıt parçası için g•tümüzü yırtıyoruz ya. Benim tek kurtuluşum o çocuk.
Bazen çok çabalarsın, herşey olur. Bazen hiç çabalamazsın, hemen olur. Bazen çabala çabala, öl. Şu son cümle gibiyim. Çok çabalıyorum ama hiç elde edemiyorum. Çok istiyorum, duâların anasını ağlatıyorum ama olmuyor birşey elime geçmiyor. Ne bu şanssızlık yani anlamıyorum. Odamda oturuyorum bazen, "Ne yapsam?," sorusunu sorarken Facebook'da geziniyorum. Sonra sıkılıyorum, aynı şeyi kırk kere görüyorum. Neymiş? Kız sözlenmiş ama benim Facebook'ımı eline geçirmiş. Onu bile aldı kız. Kız benim özgürlüğümü bile çaldı ve bende hala birşey yok. Okadar yazmama, çabalamama ve çalışmama rağmen nasıl oluyorda kendimi işsiz hissediyorum anlamıyorum. Durduk yere "Ulan bukadar da sıkılmaz ki," diyorum. Kendimi mutlu etmek için tatil yerleri bakıyorum, "Nereye gitsem?," diye. Mavi olan herşeyi seviyorum. Denizinde en açık mavisinden en huzurundan istiyorum. Bak bak, kapat. Yani ben bile böyle küçük şeylerden mutlu olabiliyorsam, sen bana niye yazmıyorsun zalim? Aslında olay bana yazıp veya yazmaman değil. Biri de yok aklımda ama olay psikolojikmen bitiyor yani. Etrafımda ki herkes öyle sözlenince, pat başka soy isime sahip olunca "Acaba lan?," diye düşünmüyo değilim. Geçen anneme "Şu ocak ayı geçsin de her ay başka bir ülkeye gitmeye karar verdim arkadaşımla," dedim. Ülkeler boğazımda dizildi yemin ederim, nerden de söyledim. "EVLEN DE GİDERSİN, SANA BAŞKA ÜLKE YOK," dedi net olarak. Ne dedim ben ya? Özgürlüğümü kısıtlıyorlar Allahım gör bak gör, yazsın çocuk artık gelsin istesin de gideyim buralardan. En çok da bu ülkeden gidip herhangi bir ülkenin zengin aile kızı rolünü oynamak istiyorum. Hatta şaka yok, bazen öyle hayaller kuruyorum ki kendi kendime, gerçekleşecekmiş gibi gözlerim doluyor ya. Hayalden gözlerim doluyor inanabiliyor musun. Götüm ya Allah kahretmesin. Sokağa çıkıp dilensem dahada zevk alırım galiba yani, hem insanlar var, evde kendi kendime konuşacağıma sokakta konuşur cebe para gelir en azından ne bileyim yani. Net olarak hiç bir işe yaramıyorum galiba. Bazen kendimi mükemmel sanıyorum, bazen de aynaya bakarak "Şu tipe bakar mısın," diyorum. Telefonumun ön kamerasıda beni her gün sevmiyor zaten. İşine göre bazen güzelim bazen çirkin çıkıyorum. Herkesin keyfine göre yemin ederim ayak uyduruyorum resmen. Benim hayatım diye rest çeksem, hayat bana "nereye gidiyon la?," der okadar uğursuzum. Yine Victorias Secret show'ı geçti günümüzde. Yuh yuh, OHÁ lan OHÁ be yeter, hıııı ayyy şuna bak ya offf Allahım be vallaha billaha of. Taş gibi kadınlar. Sonra dönüp kendime bakıyorum, "şişir şişir, işin yoook, gücün yoook, yemek ye sen otur afferin kendi kendine de ağla zaten çok iyi,". Ama kim ne derse desin, ben yinede güzelim be.

Etrafımda ki herkes benden güzel sanki ya niye böyle oluyor ben anlamıyorum. Okulda yazıyorum şu hikayeyi, herkes harıl harıl proje için çalışıyor bi benim nedense hiç çalışasım yok. Okulu mı bıraksam? Yanımda ki kız susmadı abi ya, nefret ediyorum okul için bukadar stresse girenleri. Ya zaten yoluna girecek yani neyine strese giriyorsun? Olmazsa bidahakine olur, o diplomayı bir gün eline alacaksın zaten ne bu alev alev tutuşur gibi. "Bi susarmısın ya?," dedim. "Ben senin gibi boş konuşmuyorum en azından fallar hakkında," dedi. Şimdi doğru dedi bak, demin internetten "Hangi falıma baktırsam acaba? Tarot mıı yoksa Astroloji mi?," diye sordum bunlara hahahahahahah. Napiyim lan öliyimmi. O çocuğu istiyorum doğruyu söylesinler. (15dk sonra) Ay tarot falını seçtim, okadar şanssızım ki Allah belamı versin okadar kart arasında hep ters kartları seçmişim. Para BILE tersine çıkmış. ULAN BAZEN DE DİYORUM Kİ, MİLYARLARIM OLSA DA BOŞ OTURSAM MK YA.

Gücün yok mu sevgilim,
Şüheda Özyar


NOT: İşim sen olsan da, tüm gücümü sana versem.



Oturmaktan sıkılınca ben:


issiz, gucsuz, ibrahim tatlises, bos bos oturmak, sikilmak, sikiliyorum, suheda ozyar, suhedaozyar, ohá, oha, t-shirt, martka, tisort, amsterdam, yazar



40% SALE on the OHÁ HIGH FIVE COLLECTION
WWW.SHOPOHA.COM

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

Geen opmerkingen:

Een reactie posten