Pagina's

Posts tonen met het label ibrahim tatlises. Alle posts tonen
Posts tonen met het label ibrahim tatlises. Alle posts tonen

12 november, 2015

İşsiz

Çok güzelim be

Ne yapsam? Sağ tarafa mı dönsem, sol taraf mı. WhatsApp listemde kime mesaj atsam, ayy canım çok sıkılıyo ya, neyse şu oturma odasında biraz daha takılayım da o ney? Ay annemin bana olan bakışlarına bakar mısın işi gücü yok yine neyin peşinde şu işsizliğe bakar mısın gözüyle bakıyo. Neyse "Noldu anne?," ... "YOK YANİ TUTUNACAK DALIM OLSA SARILICAM YANİ NAPİYİM ÖLİYİMMİ?,". Bana bakan çok umutsuz bakıyor "Bu kızın hali ne olacak böyle?" der gibi ama ben bile kendimi işsiz güçsüz, ekonomik krizine yakalanmış asgari ücreti bile olmayan eleman gibi hissediyorum ya. Ev içinde ki stajyer gibiyim. Ne beni gören var ne de duyan. Ders mi çalışsam? Ay yok. Okulu mı bıraksam? Bence evet ya. Ay aynen okulu bırakmam lazım ya yeter bukadar yıllardır okuyorum hala "Ne olacaksın?," sorusuna "Mezun," diye cevap veriyorum be.

İşin gücün mü yok? Yok işim gücüm. Benim işim de yok gücüm de yok, daha nasıl açıklıyabilirim bilmiyorum. Evlenmeye bile mealliyim yani. Çocuğun soy ismini en hızlı şekilde nasıl kazanabilirim diye düşünürken yarı yolda kalıyorum hep. Ne yesem diye mutfağa giriyorum. "Ulan yemek yok, yemin ederim bugün kesin ölecem," diyip oturma odasına geçip ölmeye hazırlıyorum kendimi. Bu derecede. Geçen hafta sınav haftamın son haftasıydı, girdiğim her sınavdan, "Nasıl geçti?," sorusuna "Almadım," dedim. "Nasıl biliyorsun?," sorusuna. Altıncı hissim kuvvetlidir, ne yazdığımı hatırlamıyorsam alamamışımdır yani. Rivayetlere göre üç vakte kadar alamadım sonuçları gelecekmiş. Nasıl oluyor da elimize verecekleri olan kağıt parçası için g•tümüzü yırtıyoruz ya. Benim tek kurtuluşum o çocuk.
Bazen çok çabalarsın, herşey olur. Bazen hiç çabalamazsın, hemen olur. Bazen çabala çabala, öl. Şu son cümle gibiyim. Çok çabalıyorum ama hiç elde edemiyorum. Çok istiyorum, duâların anasını ağlatıyorum ama olmuyor birşey elime geçmiyor. Ne bu şanssızlık yani anlamıyorum. Odamda oturuyorum bazen, "Ne yapsam?," sorusunu sorarken Facebook'da geziniyorum. Sonra sıkılıyorum, aynı şeyi kırk kere görüyorum. Neymiş? Kız sözlenmiş ama benim Facebook'ımı eline geçirmiş. Onu bile aldı kız. Kız benim özgürlüğümü bile çaldı ve bende hala birşey yok. Okadar yazmama, çabalamama ve çalışmama rağmen nasıl oluyorda kendimi işsiz hissediyorum anlamıyorum. Durduk yere "Ulan bukadar da sıkılmaz ki," diyorum. Kendimi mutlu etmek için tatil yerleri bakıyorum, "Nereye gitsem?," diye. Mavi olan herşeyi seviyorum. Denizinde en açık mavisinden en huzurundan istiyorum. Bak bak, kapat. Yani ben bile böyle küçük şeylerden mutlu olabiliyorsam, sen bana niye yazmıyorsun zalim? Aslında olay bana yazıp veya yazmaman değil. Biri de yok aklımda ama olay psikolojikmen bitiyor yani. Etrafımda ki herkes öyle sözlenince, pat başka soy isime sahip olunca "Acaba lan?," diye düşünmüyo değilim. Geçen anneme "Şu ocak ayı geçsin de her ay başka bir ülkeye gitmeye karar verdim arkadaşımla," dedim. Ülkeler boğazımda dizildi yemin ederim, nerden de söyledim. "EVLEN DE GİDERSİN, SANA BAŞKA ÜLKE YOK," dedi net olarak. Ne dedim ben ya? Özgürlüğümü kısıtlıyorlar Allahım gör bak gör, yazsın çocuk artık gelsin istesin de gideyim buralardan. En çok da bu ülkeden gidip herhangi bir ülkenin zengin aile kızı rolünü oynamak istiyorum. Hatta şaka yok, bazen öyle hayaller kuruyorum ki kendi kendime, gerçekleşecekmiş gibi gözlerim doluyor ya. Hayalden gözlerim doluyor inanabiliyor musun. Götüm ya Allah kahretmesin. Sokağa çıkıp dilensem dahada zevk alırım galiba yani, hem insanlar var, evde kendi kendime konuşacağıma sokakta konuşur cebe para gelir en azından ne bileyim yani. Net olarak hiç bir işe yaramıyorum galiba. Bazen kendimi mükemmel sanıyorum, bazen de aynaya bakarak "Şu tipe bakar mısın," diyorum. Telefonumun ön kamerasıda beni her gün sevmiyor zaten. İşine göre bazen güzelim bazen çirkin çıkıyorum. Herkesin keyfine göre yemin ederim ayak uyduruyorum resmen. Benim hayatım diye rest çeksem, hayat bana "nereye gidiyon la?," der okadar uğursuzum. Yine Victorias Secret show'ı geçti günümüzde. Yuh yuh, OHÁ lan OHÁ be yeter, hıııı ayyy şuna bak ya offf Allahım be vallaha billaha of. Taş gibi kadınlar. Sonra dönüp kendime bakıyorum, "şişir şişir, işin yoook, gücün yoook, yemek ye sen otur afferin kendi kendine de ağla zaten çok iyi,". Ama kim ne derse desin, ben yinede güzelim be.

Etrafımda ki herkes benden güzel sanki ya niye böyle oluyor ben anlamıyorum. Okulda yazıyorum şu hikayeyi, herkes harıl harıl proje için çalışıyor bi benim nedense hiç çalışasım yok. Okulu mı bıraksam? Yanımda ki kız susmadı abi ya, nefret ediyorum okul için bukadar stresse girenleri. Ya zaten yoluna girecek yani neyine strese giriyorsun? Olmazsa bidahakine olur, o diplomayı bir gün eline alacaksın zaten ne bu alev alev tutuşur gibi. "Bi susarmısın ya?," dedim. "Ben senin gibi boş konuşmuyorum en azından fallar hakkında," dedi. Şimdi doğru dedi bak, demin internetten "Hangi falıma baktırsam acaba? Tarot mıı yoksa Astroloji mi?," diye sordum bunlara hahahahahahah. Napiyim lan öliyimmi. O çocuğu istiyorum doğruyu söylesinler. (15dk sonra) Ay tarot falını seçtim, okadar şanssızım ki Allah belamı versin okadar kart arasında hep ters kartları seçmişim. Para BILE tersine çıkmış. ULAN BAZEN DE DİYORUM Kİ, MİLYARLARIM OLSA DA BOŞ OTURSAM MK YA.

Gücün yok mu sevgilim,
Şüheda Özyar


NOT: İşim sen olsan da, tüm gücümü sana versem.



Oturmaktan sıkılınca ben:


issiz, gucsuz, ibrahim tatlises, bos bos oturmak, sikilmak, sikiliyorum, suheda ozyar, suhedaozyar, ohá, oha, t-shirt, martka, tisort, amsterdam, yazar



40% SALE on the OHÁ HIGH FIVE COLLECTION
WWW.SHOPOHA.COM

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

06 september, 2015

Serkan Kaya sendromu

Ah ulan ah

Günümüz ilişkilerinin en büyük sorunu diyebileceğimiz, ünlü psikolog İsmail YK'nın literatüre kazandırdığı sendrom. Beni beğenini ben ben beğenmem, benim beğenendiğim ise beni beğenmez. Bana sen uzaksın, bana sen mezarsın bir başka söyle yaşarsııın. Ay bunların hepsi İsmail YK ama şöyle birşey var bence senin en iyi arkadaşın diyebileceğin kişi seninle aynı müzikleri dinlemeli, seninle aynı anda ağlayıp gülmeli. Bence ben Serkan Kaya dinlersem o da dinlemeli, sonuçta ben ağlarken o da LOVE ME LIKE YOU DO LO LO LOVE ME LIKE YOU DO diyip o LO kısmında halay çekmemeli.

Ne badireler atlattım yemin ederim çağ atladım. İsmail YK'yı aştım en sonunda Serkan Kaya'yı dinledim. Kanalda çalıştığım dönem bir çocuk kulaklık takıyordu. Ay aşşağda Hülya Avşar çekimi çocuğun kulağından bir İbrahim Tatlıses patlıyordu. "Ayıp ayıp, çekim var İbrahim Tatlısesin sesini kıs," dedim görgüsüz. Çocuk bana baktı "O İbrahim Tatlıses değil," dedi. Gözlerim parladı. Yoksa yeni birini mi keşfedeceğim diyerekten "KİM?" dedim, kulaklığı aldım, "aç sesini aç," dedim. İşte o an. O saniyeden itibaren ben bir efkar qız altmışbir. Ben bir kanayan kırmızı gül MSN profil fotoğrafı. Gül derken bu yorumu yapmadan geçmiyorum. Ceren Hindistanın sevgilisi geçen buna 1001 tane gül almış. Kadın mutlu bir şekilde fotoğraf paylaşmış instagrama. Beyin otomatikmen "1001 tane gül? 1 tane gül 4 TL ise, 1001 tane güle adam 4004 TL mi ödedi????????" dedim, ay hemen dedim benim eskilere bir şarkı gönderim "Serkan Kaya - benden adam olmaz" diye. Gülleri sevmiyorum tamam da hiç 1001 tane gül gönderenide görmedim dedim. Biri de yorum yazmış "Gözlerimden kan aktı," diye. Alkışladım. AYNEN dedim, benim de. İşte bu tam bir İsmail YK, bu tam bir Serkan Kaya - Aşk ne demek bilen var mı?
Serkan Kaya sendromu nedir? Diye soranlara, ne değil ki diyorum? SEVEMİYORUM SENDEN BAŞKASINI!!! İlla depresyonda olman gerekmiyor, şarkıyı açtığın gibi zaten belirli bir moda giriyorsun, AH ULAN AH diye. IM IN BUNALIM, PLEASE CLOSE THE DOOR MOM. Çıktığımı da hiç hatırlamıyorum. Serkan Kaya sendromu benim için tam bir İstanbul özlemi gibi birşey. Şöyle bir baktığın zaman hepimiz platoniğiz. Ya seviyoruz o sevmiyor, sonra o seviyor biz sevmiyoruz. Adam bile Sevemiyorum şarkısının ilk cümlesi "Düşünmesem mi, üzülmesem mi?" diye başlıyor. Adam bile ne yaptığını bilmiyor bu yüzden 2x beni bunalıma sokuyor. Bir baktın İsmail YK araya giriyor şappur şuppur beni op, yoksa ben tipsiz miyim hee? Başkaları napıyor şap ayarlıyor, yoksa ben zurna mıyım he? Adam çözmüş, adam biliyor. Tipsizim diyor çok açık yani.
Kalakaldım kışın ortasında yine. Yazın 40 derecelik sıcağında kalakaldım şarkısını 4 kızla bir arabada bağırarak söylediğimi hatırlıyorum boğazda turlarken. Dedim ben bağırıyorum tamam bi nedenim var, e benim Kara da bağırıyor onu da anladım, ama aramızda hiç derdi tasası olmayan Marka yağdırıyor. Nasıl söylüyo yarappim dedim Allah kimseye böyle bir acı vermesin bak kız bize demiyo ama içi dolu. Bir gün klübe gidiyoruz, dört kız. İşte, ben, Kara, Marka ve Erberk. Arabesk night. Allahım çok cool. Beni dışardan gören, r&b sanar ama içim bir Yıldız Tilbe. Marka çok yemek yer, o gün çok yemek yedi üstüne üç beş içti lak kızı tuvaletlerden çıkaramıyoz ama Allahım içim gidiyor şimdi Serkan Kaya çalacak da ben tuvaletteyim olmuyor böyle valla COME ON MAN. 45 dk uğraştık, Marka tuvaletten çıkmadı, en son güvenlik dışarı çıkarttı. Kızın temiz hava alması gerekiyor derken biz dört kız dışardayız. Ne hikmetse yemin ederim bu dünyanın en şanssız ve bahtsız kızı olarak kendimi ilan ediyorum, tam dışarı çıktık Serkan Kaya - Kalakaldım, çaldı. Marka sen otur dedim, Kara'nın kolundan tuttum "NOLUR" dedim bak ölecem yoksa çok çağresizim koş diyerek sürükledim kızı içeri girdim. "Dur nakarat gelsin sonra gidelim," dedim, 15 saniye için g*tümü yırttım. Bağıra bağıra söyledim. Tamam bitti, gel çıkalım dedim. Ama önemli olan o an orda o şarkıyı bağıra bağıra söylediğin zaman karşında ki kişinin sana aynı şekilde eşlik etmesi. Ben kendimi damarcı sanıyordum da bu kız da aynı ben dedim. Karanın gözleri parladı. Serkan Kaya aslında ya son ses dinleyip eşlik etmen gereken bir sanatçı, ya da Serkan Kaya'yı bırakıp İsmail Yk dinle, en azından sana sana ölürüm, sana sana yanarım dersin yine de kimse seni ciddiye almaz bilirsin. BECAUSE sen VEVO dinlerken ben POLL PRODUCTİONS takılıyodum, bitch please.

Mesele ne senin benden ayrılman, ne de benim sana darılmam, ne aramaman ne de sormaman... derken araya İbrahim Tatlıses giriyor "ARAMAM SORMAM BİR DAHA, YALVARSAN BİLE ALLAHA"... sonra oğlu giriyor işin içine "Kaç kere, öldüm ateşlerde, yangın var bu şehirde," bir bakıyorsun İsmail YK "Facebook facebook, her gün aradım durdum," diyor. Bu İsmail YK adamı sendromdan çıkarır yeniden sokar. Serkan Kaya sendromu çok karışık bir sendromdur. Ne hissedeceğini bilmezsin ama dinlemesi güzeldir. Bağıra bağıra, sesi sonuna kadar açıp dinlemeyi de seversin. Ağlamazsın, sözleri ne diyor bilmezsin ama kulağa güzel gelir. Dinler, dinler durursun çünkü O GÜNLER UNUTULUR MU, LOKMA DEĞİL YUTULUR MU?

Bir yerlerde kalakaldım,
Şüheda Özyar


NOT: Aynı müzikleri dinlediğiniz insanlara sarılın.

Kara ile yıqıldıq:



BU ARADA:
WWW.SHOPOHA.COM 'dan T-SHIRTLARINIZA SAHİP OLUN.