31 oktober, 2014

Diyorsun?

Dedim bile

Söylediklerin değil de, aklından geçenleri bilsem yeterlidir benim için. Bir insanın yaptıkları benim için çok önemlidir. Hareketleri, davranışları, karşında ki kişiye olan saygısı. Seviyorum dersin, ardından gidersin. Gidersin ama seviyorum diyemezsin. Diyorum ki, biz insanlar belirli bir yaştan sonra herşeyin neden tekrarladığını kendimize sormaktan vazgeçmeliyiz. Sen giderken, niye gidiyorsun? Değil de, gidersen yolun açık olsun diyebilmeliyiz veya gitmeden önce "Gitmeyeceksen, gel. Gideceksen hoşça kal" demeli bir insan. Biz insanlar çok hassas insanlarız. Kalbimiz çok çabuk kırılır, mesela benim kalbim çok çabuk kırılır. Bir papatyanın yaprağını kopardıkları gibi koparırlar beni. Bence aslında biz insanlar kendimizden başkasına inanmamamız gerekiyor. Önce sen, sonra yine sen...

Çok hassas bir insanım. Hani çok çabuk alınganımdır mesela, veya bir şeyin olacağına çok çabuk inanırım veya hissederim. Benim hazinemde zaman diye bir kelime yoktur çünkü zaman aslında sadece beş harften oluşan bir kelime ve bizi teselli etmesini inandığımız bir anlamı var: beklemek, geçecek, unutulacak ve her şey güzel olacak. Neden bir şeyin şimdi güzel olacağından kendimizi garantiye alamıyoruz? Veya neden bir insan gerçek yüzünü hemen karşında ki insana göstermiyor? Zaman kelimesine inanmam çünkü bu insanlara bağlı olan bir şey, hayırlısı derim. Olayı uzatmadan konuya giriyorum. İnsanlar çok boş. Kimse sen değil ve kimse asla senin gibi düşünmeyecek. İstersen 1 dostun olsun, istersen bin tane... hepsi bir birinden farklı. İstersen bir sevdiğin olsun, veya konuştuğun birileri, abi boş işler anlıyor musun. Bazen laf olsun diye ağır sözler paylaşıyoruz ama iyi değiliz anlıyor musun. İçten gidiyor abi, kanıyoruz kendimize, karşımızda ki insanlara inanıyoruz, arada ki hata bu biliyor musun, biz insanları çok ben yaparız, karşımızda ki insan bizi sallamaz bile. İsterse sağ kolun olsun, isterse sol kolun, insanlar boş anlıyor musun. Seni takıyor gibi yaparlar ama takmazlar. Gelip gidiyorlar abi, yeri geldiğinde sallamıyorlar. Kullanıp atmasını biliyorlar ve asla kimse senin dediğine ne değer verir ne de seni anladım diyerek geçiştirir. Biri bana "seni anlıyorum" dese, "Kendince 'anlamak' ne ise, onu anlamışsındır" derim. Çünkü benim ne düşündüğümü sen bilemezsin, anlamazsın abi sen. Kimsenin sığınacak bir kapı aramasın. Otur duâ et derim. Allaha sığın. Ona inan, ona âşık ol. Ona bağlan.
İnsanlar abi çok saf, gereksiz bazen ve cahil olduğunu düşünüyorum. Lan kafayı yiyorum niye diyorum biri senin o kişiye verdiğin değeri o da aynı şekilde sana vermesin diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Niye bir insan sana durduk yere bok gibi davransın? Hani moralini bozmaya değmez anlıyor musun. Yeri geliyor "siktir et" diyorum abi çünkü net bir kelime anlıyor musun. Senin adamlığına siktir et. Senin verdiğin değeri siktir et abi zaten insan olsaydın önce karakterine sahip çıkardın sonra beni önemserdin. İnsan abi sevdiği insanı bilmez mi? Hani ne bileyim yok ya, cümle kuramıyorum bukadar şerefsiz olunmaz diyorum. Bir kadın da şerefsiz olur adam da, farklılık yok.
Değer abi... saygı diyorum. Nasıl olur da bir insan bunların ikisini ön plana alamaz? Nasıl olur da bir İNSAN, bak İNSAN diyorum bu ikisinin kelime hazinesinde çok ağır kelimeler olduğunu bilmiyorlar. Sinirlerim bozuluyor abi milletin hiç bir boktan haberi olmadığını görünce. İnsanların boş konuşmalarına dayanamıyorum çünkü her KELİME önemlidir. Mesela sevdiğin insan bile ağızından çıkan bir kelime ya, bir kelimeye bile bakar okadar değerlidir kelimeler, satırlar, cümleler. Kimse kimsenin değerini bilmiyor, bilen de götten sallıyor amk. Bile bile kaybedilmez bu hayatta, vardır bir nedeni. Bile bile çekip gidilmez, bunun da var bir nedeni hatta bile bile bir insana şerefsizlik yapılmaz bunun nedeni de karakterindir, sensindir.
İnsanların sonradan boku çıkması gibi bir olay var hepimiz aynı darbeyi yiyoruz. Ama mavi olan herşeye inan. Mavi sonsuzluktur, ne seni aldatır ne de yanıltır. İnsanlar boş abi. Gider, döner dolaşır gezer sayar söver kabul edersen: sende de var bir ayarsızlık. Mavi olan her şey güzeldir tıpkı güzel olmasını istediğin insanlar gibi.

Bence beni fazla oyalama. Diyorsun? Dedim bile. Oyalama abi, insanlar bir birini boku bokuna oyalamasın. Benimle boş işlerle uğraşma abi. Önce kendini bir tanı, geçmişini unutamayan bir insanın geleceğine dair planları zaten olamaz. Mavi dediğin zaman tutacaksın kolundan "Benimsin," diyeceksin bitecek olay. İnsanlar diyorum, ne istediklerini bilmedikleri zaman seni oyalar "zaman" der, vurur darbeyi giderler. İkili oynama abi, iki kişilik insanlık bitti bu dünya da.

Öyle mi diyorsun Şüşü?
Dedim bile,
Şüheda Özyar


NOT: Oyalamadan git. Yolun açık olsun.

"Tek bir harfin değerini bilmedikten sonra papatya yaprakların suçu ne?..."

1 opmerking:

  1. You have to make a "question-answer"-part on your blog! I bet your suggestions can help people and it would be so funny! Please think about it :D

    BeantwoordenVerwijderen