17 september, 2014

Böcek

Yer lan o beni!

"BÖCEEEEEKK", bağırma lan! "BÖCEEEEEEEK" ... lan bağırma alt tarafı böcek ya! "YİYECEK BENİ" ... ?? ... ?? ... şakamısn sn? :)) Böcek o, seni yemez. O alt tarafı bir böcek. Uçar, konar, gider. Hayatı asıl o tesbih yapmış, dünyayı sallıyor "la bugün nereye gitsem lo?," diyerekten kendini alamıyor. Böcekler çok masum hayvanlardır. Böcekler candır, böcekleri seviyorum. Ben böcek gördüğüm zaman koşmuyorum. Maroton koşmuyorum ben böcek gördüğüm zaman seviyorum, besliyorum, kan veriyorum, can veriyorum, üzerini örtüyorum (NOT). BÖCEK GÖRDÜĞÜM YERDE BEN YOKUM.

Böcekler dünyayı ele geçiriyor sanki (CIA). Hayatıma giren herkese değer veririm. Konuştuğum ve görüştüğüm herkes benim için çok önemlidir. Gelenler oluyor geldiği gibi gidenlerden, gidenler oluyor hiç selam bile vermeden. Bazen şair oluyorum bazen sadece bir ben. Bazen cümleler kuruyorum, çoğu insanı içinde yaşatabiliyorum. Bazen okumaktan nefret ediyorum, sonra deli gibi yazmak istiyorum. Beni nadir insanlar çok iyi tanır, diyerleri sadece gördüğü gibi tanımaya çalışır. Bazen böceklerin hayatı da böyledir, biz onları gördüğümüz gibi yargılarız. Çirkinse, trak diye öldürürüm, ardından "lan naptım ben ya," derim. Veya bazen sevabına camı açar " NOOOLUR git bak Allasen camı bile açtım, git hadi canım bnm yha uç :))" der saatlerce böceğe bakarım. Bazen kıymak istemezsin canlara, sonra bi bakmışsın sen olmuşsun bir seri katil, bi böcek cinayet müdürü, bi peynirli, bir de patatesli falan... nekadar tuttu?
Hayat hep karşılıklıdır. Sonucu hep para. Kaç para lan bir günaydın mesajı? Kaç para lan birine değer vermek? Kaç para bir sesini duyabilmek? Parayla herşeyi çözebilseydik, seninle mi uğraşırdım lan diye düşünmüyor değilim. Gider ayakkabı alırdım, sonra böceklere özel ülke kurar ve bir bahçe dolusu papatyalar yaptırırdin. HEPSİ BANA! Gülleri sevmiyorum, bana papatya verebilirsin mesela doğum günüme papatya al, yaprakları hep seviyor...
Neyse böcekleri sevmiyorum. Abi böcek görüyorum her yerim kaşınıyor. Lan boynum da mı geziyor, saçıma mı girdi, kollarım huylandı, bacağım kaşınıyor falan bir şekil oluyorum. Dışım bahar bahçe, içim Türkü bar gibi hissediyorum. Her yerim böcek, kaçsam kaçamam gibi. Her yerde kokun var. Hatta bir böceği falan öldürdüğüm zaman "ALLAHIM AKŞAM UYURKEN LÜTFEN AĞIZIM AÇIK UYUMİM NOLUR" diye duâ ederim. Televizyonda falan gördüm, ağızın açık uyurken ağıza böcekler falan giriyormuş. KİM GİRİYO, KİM GİRİYO? Haa böcek mi giriyo? İyi ya valla. Ölelim. Ne diyim? Bazen "lan şuraya kamera taksam, uyurken beni çekse, sabah kendimi bi izlesem mi acaba," diyorum. Bukadar aksiyon, bukadar film, bukadar kendi kendimi korkutma çabaları hiç bir türk filminde yok, çünkü malım ben (değilim). Neyse böcekler, NO. Sevmiyorum. Hele örümcekler. MY LORD. Benden uzak, Allaha yakın olsunlar. Lan diyorum işte örümcekler dinimizde çok değeri falan filan, sonra bakıyorum abi örümceye "bu mu lan?," diyorum. Korkuyorum abi ürperiyorum, böyle göt kadar örümcekten kaçıyorum resmen. "DİNİME İMANIMA SENİ BAŞIMIN TACİNA KOYUYORUM," gibi lüks bir cümlede kuramıyorum. Bildiğin anasını satayım ayak parmağımdan daha küçük olan böcek beni hayattan soğutuyor. Bana "bitch I am here," diyor. YANİ NE DİYİM? Yok hani cesur olanlar da var, alıyor eline falan, bi entrika hareketler, ağızan sokup çıkarmalar, ele alıp cama fırlatmalar, Aref gibi hokus pokus halleri valla ne diyem? Şimdi şu böcekler hepsine bir birine benziyor ama hepsinin isimleri farklı. Bana sorarsan hepsi bir örümcek, hepsi bir böcek ama sadece 1 böceğin ismini çok iyi biliyorum abi o isimi istesemde unutamam: Okuldayız. Bildiğin ders falan, yoğun, Depresyon ile iki haftadır bir sunuma hazırlanmaya çalışıyoruz ama hep erteliyoruz abi, hep. Kızda motivasyon yok, ben desen aşk acısı, gücüm yok, dermanım kalmadı, nezaman bitiyor lan bu okul? halleri. Neyse Depresyon yoğun istek üzere bilgisayarın arkasında. Abi çok sıcak bir de, yanıyoruz bildiğin geçtim cama doğru okul bahçesini süzüyorum derken cama bi böcek kondu mu, indi mi, uçtu mu abi bu böcekler her yeri havalimanı sanıyor sabiha gibi konuyorlar ya! diyerekten bi baktım böcek dışarı tarafta tamam mı, lan ne oldu bitti demeden bende bi panik bi heyecan, bi O BÖCEK BENİ YİYECEK düşüncesiyle camı hızlı kapatarak "OSSURUK BÖCEĞİ LAN O!," dedim trak camı kapattım. Ulan arkadan biri "E ÇÜŞ YANI!," dedi. Allah benim belamı vermesin yani, bi bildiğim böcek ismi ossuruk böceği zaten. Ossuruk diye böcek isim mi olurmuş anasını satıyım ya. Yok hani ne diye OSSURUK diye isim koyuyorsun lan. Bildiğin rezil oldum. Bilgisayar odasında Türkler falan vardı hiç farkında değildim. Böceğin adı Ossuruk napim şimdi Ahmet mi diyim Hasan mı diyim Beytullah mı diyim yani. Rezil oldum, Depreyson bana bakarak "vereyim mi mikrofonu?," dedi .. "migrenim tuttu ya ondandır," dedim. Ne diyim? Ossuruk böceğinden korktum mu diyim? Rezil mi edeyim kendimi?

Bugün Depresyon üzerinde böcek var diye hissetti, her yerini dövdü abi her yerini. Lan oram kaşınıyor, yok buram kaşınıyor, saçım da diye diye okşadı her yerini dövdü dövdü. "Lan yokluğu belli etme bari, söyle bana ben seni de severim hani," dedim. Böcekler acayip abi. Göt kadar yine de korkutuyorlar adamı. Hasta ediyorlar lan beni her yerdeler. Uykumda, uyandığımda, gece uyumaya çalışırken, tavanda, yerde, köşede... aşk bu aşk, her şeyde biraz sen varsın.

Baktığım heryerde gözlerin,
Şüheda Özyar


NOT: Kalbini kırmaya korktuğun insanlar neden hep kalbini kırıyor?

Geen opmerkingen:

Een reactie posten