16 juni, 2014

Gülmek

Ağızını kapatta gül

Herkes farklı güler. Biri sesli, biri sessiz, biri "içimden güldüm"... "nasıl yani"... "baya baya içimden yani... böbrek, ak ciğer, safra kesesi hepsinle bir" ... "Neyse sana iyi günler, hadi öptüm. Öptüm öptüm, haaadi hadi". Konu kapanır. İnsanlar çok farklı karakterlere sahiptir. Güldüğün zaman seni ya anlar, ya'da anlamazlar. Öküz gibi kendi şakana gülmek diye bir şey daha var. Herkes susar sen gülersin. Çünkü komik abi. Benim şakalarımın hepsi komik. Ben baya baya gülüyorum içli dışlı. Beni sevmeyen kendi başına gülmesin. Şimdi sen bunu okurken yanında kim var Allaasen? Kendi kendine gülüyon, biri görse "bunu'da kaybettik ya la" der. Telefonuna bakan gülüyor, bilgisayarın ekranına bakan sesli gülüyor.

Abi gülmek çok acayip bir şey. Herkes güldüğü zaman hormonları değişiyor. Ben gülen insanları çok seviyorum çünkü gülmeyi biliyorlar. Surati asık gezen insanları'da anlıyorum "Ulan bu dünya'da ne buluyorlar'da gülüyorlar valla anlamıyom. Hiç komik değil" diyip geçiyorlar. Hatta gülümsemek bir reflekstir. Ben güldüğümde karşımdaki de muhtemelen "Ulan bu niye gülüyor, beni'de güldürüyor" der. Bu yüzden gülmek hiçte kötü bir şey değil. Ben gülerim'de, sen güldüğünde bir başka işte...
Mesela en büyük örnek ben içime içime gülerim. Ağızımı açar eşek gibi gülerim. Sessiz ama. Beni tanıyan herkes "GÜLÜYOR ŞÜŞÜ GÜLÜYOR, şaka komikti yani, ses yok ondan söyliyeyim dedim". Sessiz gülerim. Niye bilmem ama böyle yıkılırım ama aile arası sesli gülerim "Ya bırak! Git içine kapan. Git sokul bir yere, bu ne ya. Gülmüyor ki. Gülse birşey demem. Anırıyor resmen arkadaş," diyor herkes. Ne suçum var yahu! ĞAĞAĞAĞAĞAĞA diye gülmüyoz ya.

Hatta biriyle yazıştığımız zaman çok farklı gülen insanlar var:
Normal insanlar: hahahaha
Anormal insanlar: Ay çok komikti vallaha yıkıldım, sesli güldüm: HAHAHAHAHAHA (sanki biz içimize kapanarak gülüyoz, biz böylede malız)
Depresyondayım: Ulan YIĞILDIM valla YERLERDEYİM: hkaşgdkgfadhkgfah
Sen ne ayaksın.: İnternette gördüm, valla artık böyle: ĞAĞAĞAĞAĞAĞA
Öküzler: Ha ya çok komikti: haha
Allahın odunu: Ndn bn h soylsne :) : h

Güldüğünü yazıp ama aslında gülmeyende var. O tam bir oyuncu! Seni alıyorum. Seni star yapmaya karar verdim. hahahaha yazıpta telefon başında hiç yüz ifadesinde ince bir çizgi bile değişmeyen insan, sen n'esin? Sen hangi kafadansın. Sen ne duygusuz bir insansın? Ne bozuk bir yapın var senin. Pintirikçi. İstisnacı. Fake people, you are fake oké?
Depresyon ile çarşıdan eve doğru yürüyoruz. Hava güzel olduğundan dolayı konu bende hep yalnızlık. Hava güzel olunca böyle insanın "Ay yanımda şimdi böyle biri olacaktı, valla tutacak kolumdan gel diyecek, koruyacak beni"... "Neyden koruyacak seni lan?"... "Yani ne bilim, güneşten"... "GÜNEŞ?" Yani sevgili olsun, taştan olsun, ama benimle olsun. "Taş?"... "Al sana taş arkadaş, çok zor değil yani"... "Bi dalga geçme ya, bi ha". Depresyon ile çok konu konuşuruz. Çoğunlukla geleceğimiz hakkında veya hayata dair başarmak istediklerimiz konusunda. Bazen ise ruh halimden veya yalnızlıktan, bunların hepsi'de yokluktan. Sınavım bok gibi geçtiği zaman Depresyona sorarım mesela "Lan senin sınavın nasıl geçti?"... "Hiç sorma, valla bok" dediğinde üzülmem, gülerim.
Çarşıda yürürken Depresyon ile tüm konuları konuşma özelliği var bende. Konudan konuya atlarım, gülerim'de. Bi o beni anlıyor galiba. Ben güldüğümde, o'da gülüyor, üzüldüğümde ise Bedirhan Gökçe dinletiyor. Ama Depresyon biraz duygusuzdur. Odun'dur ama Nesat Ertaş dinlemesini bilir. Neyse uzaktan bir grup çocuklar kestim. BUNLARI AYARLAMAM GEREKİYOR! dedim. Başladım gülmeye. "Ay gerçekten işte öyle, sonra böyle oldu" diye kuyturuk cümleler kurmaya başladım. Türkçem düzeldi. Çok düzgün Türkçe konuştum. Hatta güldüm. En güzel halimle gülmek istedim ki çocuklar bana baksın "Ay bu okadar çok güzel gülen kız kimdi?" diye ansınlar beni. Sessiz güldüm, havaya kaldırdım kafamı (şimdi bu gülüşü az bi hayal edin), gözlerimi kapattım, ağızımı açtım, böyle hiç ses yok ama ben bir Margot Robbie'yim derken birinden "Ağızını kappatta gül" dedi. Ay o hayal perest dünyam bi yıkıldı. Ağızımı kapatmam, kaşlarımı büzmem ile yanımdan geçen oğlanların "Kafaya bak" düşüncesi arasında tam 0,26 saniye vardı. "Kim dedi lan onu?" dedim. "Ben," dedi elin Recep İvediği oturmuş café'de beni ayarlamaya çalışıyor. "Bi kalk bi yerinden, bi spor yap, bi gül" dedim devam ettim.

Tren istasyona doğru yürüdüm "Biri bir şey desin diye canım çıksın, öküz gelmiş ağızını kapa'da gül diyor"... "Yok yani, bende ki bu şanssızlık tarihe kazık atar".. Hep o millet komik diye bana yolladıkları mesaja "hahaha" yazıpta gerçekten gülmediğim için bunların hepsi başıma geliyor. Bundan sonra hep gülüyorum. Senin şakan bok gibi olsa bile ben hunharca güleceğim. Belki bu kez Ali beni arar ashdgaghsfjkagh

ĞAĞAĞAĞAĞAĞAĞAĞA,
Şüheda Özyar

NOT: Gülmek terapi gibidir, sana çok yakışıyor.

Depresyon ile aynı dersten büte kaldığımızı öğrenince biz:

Geen opmerkingen:

Een reactie posten