10 juli, 2014

Yol tarifi

O öyle düm düz gitti

Hahgdjfag sokağı nerede acaba? Hangi sokak? Hahgdjfag sokağı. Hadi ya fag sokağı? Evet evet o sokak. Sen bence dön böyle eve git. O niye? FAG sokağı diye bir sokak mı olurmuş? Evet efendim. Lan git şurdan dön evine fag mıdır fak mıdır göz göre göre günaha sokacağım seni fak sokağı arıyor geri zekâlı, ingilizce dersinden aklıma kalan tek kelime zaten, valla bir kere işime yarayacağını bilmiyordum da harbiden 8 sene gördüğüm ingilizce dersime yazık, din dersi görseydim sevabını da görürdüm valla. Fak sokakmış, töbe töbe.

Çoğu insanlar tomtom yerinde yol tarifi sorar. Bence hala öyle olması gerekiyor, sonuçta insanlar ile iletişim çok öndemli. Mesela ev içinde oturur iken onların yüzlerine bakacağıma, gülüp konuşacağıma telefonuma sarıyorum. Öpüp kokluyorum "TELEFOOĞNN" diye, sonuçta seviyorum telefonumu. Mesaj gelmese bile tuş kilitini açıp kapatmak bile hoşuma gidiyor. Telefonum elimde olduğu zaman annemin sevgilimin var olduğunu düşünmesi bile hoşuma gidiyor bazen, yani en azından bana bir sevgili layik görüyor. SEVIYORUM LAN BEN BU KADINI. Biliyor yani, bende biliyorum, bir sevgili bana çok yakışır diye ama olmayacak yani. Ali gelmediği sürece ben hala bir Şüşü.
En son nezaman yol tarifi sorduğumu bilmiyorum. Ha bir saniye telefonum da ki şarj yüzde 1% olduğunda sormuştum. O telefonun şarjı neden bitiyor onu bile anlamıyorum. Teknolojik aletlerden sıra geldiğinde nefret ediyorum, sinir sistemimi Ajdar gibi bozduğu için. Bana yol tarifi olarak kolay sorular sormaları gerekiyor, mesela Macdonalds nerede gibi sorular veya Çarşı nerede? Güzellik salonları sordukları zaman zaten laluk gibi kalıyorum, kendime olan bakımım yılda bir olduğundan dolayı güzellik salonlarına karşı bir antipatim var.

En zor yol tarifi ise oturduğum mahallenin adresleri. Hiç bir fikrim olmaz. Bizim arka sokakta ki adresden haberim olmaz mesela veya bizim yanımızda ki eve adamlar direk başka bir sokak ismi vermişler. Ayrımcılığın bukadarı. Bizim evi bulmak isteyen yanda ki evi görüp yolunu şaşırır yolunu değiştirir 300 tane tur atar ki "lan bu ev nerede" diye. Mesela ben en son bir adrese gideceğim diye bir mahallede on tur atmıştım. Haberim yok tabii "Lan allahalla ben sanki buraya demin de geldim ama şu ev güzelmiş lan yuh" diyorum. Meğersem ev önümdeymiş, navigasyon da ki kadında iki de bir "geldin geldin" diyor geri zekâlı sanki evi biliyoz da zırt pırt geldin diyor. İyi oldu ozaman konvoy halinde halay çekelim ne lan bu.
Eve gidiyorum. Bizim otobüs durağından inipte eve giden yol çekilmez. Bi uzun geliyor gözüme sevabını işliyoz sanki Ümreye yolculuk yapıyorum. Baktım uzaktan bir yerden bir araba yavaş yavaş bizim bu mahallede sürüyor. Allahalla dedim bu işte bir bozukluk var. Bir motor bozukluğu, bir depo bozukluğu bir "where the fuck am I?" sorusu gibi var bir eksiklik. Dedim kesin bana bir şey soracak okadar da şanssızım bu hayatta. Şom ağızlımıyım, bu araba geldi tam yanımda durdu. Aha dedim bi bildiğim yok ama yardım ederiz. "Excuse me?" dedi, dedim sıçtım ben ya. Yok yani başka kelime yok. Sıkıntıya girdim, bunaldım, ruhum daraldı, HEYECANLANDIM YA HEYECANLANDIM, excuse me dedi ne diyecem yani Yes mı diyim No I don't no mı diyim ne diyim de get mi diyim? Nefes aldım, olacak lan dedim "Yes" dedim (ÇOK ŞÜKÜR ALLAHIM AĞIZIMDAN YES KELİMESİ ÇIKTI). "Do you know where Pehghgsdfhgsfg street is?" dedi de ne dedi lan bu? Peh dan sonrasını anlamadım. Bu ingilizler ne diye Hollandalı pilakalı arabada geziniyorlar anlamadım üstüne üstelik mal mal konuşuyorlar, dili mili sürtüyor ne ediyor, yavşıyor mu bana gülüyor mu Pehghsdfhgsfg nedir ya bana bir anlat? Boş ver hiç sıkıntıya giremem adama direk "NO" dedim. Arabanın içinde bir adam bir de kadın, yani aslında bir kız bir de oğlan var. Çocuk bana baktı "No?" diye sordu. "No no I don't know" dedim ulan bir baktım kız oğlana "Geri zekâlı anlamadı galiba bizi" dedi. KİM? BEN? Tamam lan dedim bizim mahalle değil mi. "Sir?" ... "Yes?" ... "On the first street you have to go left, than you have to turn left again and than left again and at least again left" dedim. "Oh really thank you!" dediler bi mutluluk. Ben ne dediğimi bile anlamadım bunlar thank you dedi. Geçtim sokağın köşesine yürüdüm durdum bekledim. Bunlar iki dakika sonra önümden geçtiler. Sonra iki dakika sonra yine, bir kere daha, bir kere daha sonunda düm düz gitti.

Bunlar sola döneceğim diye mahallede aynı sokaktan 5 kere geçtiler ajshdgfajhdgf ( Ümre turu temsili ). Bunları aynı sokaktan dönderttim. Geri zekalı ben miyim lan, sol sol yapa yapa yine aynı sokağa çıkarsın mal. Elin turisti gelmiş bana hava atıyor Pehghgsdfhgsfg street diye. Bende LEFT derim, sonuçta I am always RIGHT (LAN BU ÇOK COOL OLDU).

Left döner left döner,
gün gelir devran döner
Şüheda Özyar


NOT: Tüm sokaklar sana çıkıyor.

Geen opmerkingen:

Een reactie posten