20 april, 2015

Dönüş bileti

Her gidişin bir dönüşü vardır

Herşeyin başlangıcı gibi de bitişi vardır. En nefret ettiğim şeydir bitişler, sonlar, gitmeler, vedalar, hiç birini sevmiyorum... En neşeli anında gelen hüzüntü gibidir dönüş bileti. Geri gitmek istemediğini sadece kendin bilmen gibi. Bazı şeyleri böyle bazen sadece iki üç günlük tatilde hayatında ki kararları mahfedersin ya, bazı şeyleri batırdım gibi. Üç günün iki günü miğdem bulandı, kustum. Bir günü başım ağırdı ama ona hep yazdım. Öyleyim, böyleyim, başım ağrıyor kustum diyorum yediğim bokları bile anlatan bir insanım sen beni nasıl sevmezsin dedim. Kafam güzel olunca beni istemiyorsun diye haykırdım sonra içki benlik birşey olmadığını anladım. Anason kokmasın masalar. Bana bir tane nane limonlu çay lütfen! Onun geleceği yok zaten... Her halimle istemediğinin de farkına vardım. Çok istersen olmuyor dediklerinde ben isteyeceğimde olmayacak mı havalarına giriyordum ki olmadı. Avucumun içinde tutamadığım bir kaç sevgi sözcükleri. Şu an uçakta avucumun içine alabildiğim tek şey güneş, ve hissedebildiğim tek şey ise sıcaklık. Yani üç günlük tatilde kaybettiğim insanlardan geriye kalan tek şey soğukluk ve hatıralar olsa. Bir kaç gün tatil yapmak herkesin yapmak istediği birşeydir galiba, İzmir. Üç günlük tatil için küçük bir bavul getirdim ve bu bile bana yetmediğini anladım. Bir yere gittiğim zaman herşeyi getirmek istedim. Ki anladım, istediğin herşeyi getirebilirsin de düşündüğünü bırakamazsın. Bana bir kutu almışlardı, unutmak istediklerini bu kutuya anlat sonra kapağını kapat dediler. Kapağı kapanınca konu kapanmıyor ama insan buna da inanmak istiyor işte. Tıpkı aldığım uçak bileti gibi. Giderken bitiyor da, dönerken yeniden başlıyor.
Hayatımda yapmam dediklerimi yaptım, yaparken de insanları kendimden soğuttum. Kendimi de kendimden soğuttum. Sonra üsteledim, sevdiğim insanları kırdığım zaman bir kere daha kırarım, sonra bir kere daha, sonunda özür diler kenara çekilirim. Seni kırmak istediğimden değil, olayı düzeltmeye çalışırken herşeyi boka batırmakdır bunun adı. Ve bu konuda baya bir tecrübeliyimdir. Bu yüzden de bazen geri dönüş bileti herşeyden daha iyi gelir. Havada uçmak gibi birşey ama kendimi bilirim, sonuçta sana değer vermesem seni bir kere daha kırmam, sonra bir kere daha... Slow müziğe benzetirim bazen hayatı. Beğendiğim bir müziği bıkana kadar dinlerim, seni de kendimden bıktırdığım gibi. Geri dönüş bileti bazen "vay be" dedirten tek bilettir. Bitti ve geçti manasında. Bitti ve geçti'nin arasına ince bir çizgi koydukları zaman arasında ki ince ayrıntıyı kaçırmaman gerekiyor. Yani sevmek, sevilmek, özlemek, boka batırmak. En son dayanamayıp beyaz çikolatalı çilekli pasta aldım. Oturdum iki dilim yedim. Beyaz çikolataya tat veren çilek gibi olmanı çok istedim. Geri döndüğümde yüzüme bakıp konuşacak tek insan olmanı istedim. Zaten çok çevrem yok diyip tek çevrem sen olmanı isterdim. İzmirin 23 derecelik havasında güneşim olmanı istedim, yani istedim bunu, sonra en sevdiğim yazarın bana verdiği heyecanı görmek gibidir hayat. Bu hayat hep bi sonradan hikayesi gibi. Çünkü sonradan hepimiz birer birer pişman olduk. Uçak bileti birşeyden kaçmak gibi görünsede birşeyden uzak durmak gibidir aslında. Çünkü herkes bulutların üzerinde uçmak ister. Geri dönüş biletinde herkes yorgundur. Çoğunlukla herkes uyur ve uykunun tadını bir de uçarken çıkarır. Havalarda uçuyorum bu olsa gerek veya ayakta mı uyuyorsun? Değil ama uçarken uyumayı seviyorum. Uçarken dışarı bakmayı seviyorum. Koydular beni koridora, uyuyan herkesin başı yolu kapatıyor. Onlar bile uyurken gitme dediklerini anladım. Yani her bir hareket bile bir anlam taşır bu bünyemde. Sonra acil çıkışı açıp bulutların üzerine zıplamak istiyorum şu an. Mutluluk benim için sadece bulutların yukarısında olan hayat. Mavi, güneş ve beyazlık. Çocuk gibi gülmeyi çok istedim. Bu yüzdende bazen hayatımda acil çıkışım olsun istedim. Şurdan bir atlasam da mutlu olsam. Mutluyum ama dahada mutlu olabilirim çünkü bunu başarabilirim. Duâ ile...

Uçabileceğim günü bekliyorum veya seninle sırf iki bilet alıp bir yerlere uçmak isterdim. Sana bulutların üzerinde uçmanın keyfini her türlü anlatabilirim. Gidiş ve dönüşü olan birşey. Seninle gidip de seninle dönmek gibi. Bi beyaz çikolatalı çilekli pasta mesela, veya acil çıkışı olan bir yer gibi...

Ruhumda kanatlarım yok ama uçağın kanatları var: Benimle iki bilet olur musun?

Hoşgeldin,
Şüheda Özyar


NOT: "Vay be" dedirten tek şeydir geri dönüş bileti...

İzmir 23 derece dediler, bu yüzden bulutların üzerinde uçarken en sevdiğim yazarla tanıştım ve sonunda güneşi avucumun içine alarak geri döndüm:

izmir, tatil, pucca, suheda ozyar, suheda, susu, donus bileti

Geen opmerkingen:

Een reactie posten