25 augustus, 2014

Fake

Ne alırsan hepsi fake © Türkiye

Abi bunun fiyatı nekadar? 750 TL. Oh. Ucuzmuş la, ben daha pahalısını arıyorum, çünkü ben malım ben fake bir çantaya 750 TL vereceğim. En son ne olur? Allasen 100'e ver. YOK ABİ KURTARMAZ, der sonunda 50 TL'ye alır gidersin. Lan ben Türkiye kadar Fake tekstil üzere, ticaret ile uğraşan memleket görmedim. Türkiye'den ne alsam hepsi fake. Hepsini de Türkiyede takmayı seviyorum. Türkiye'ye gidince tarzım değişiyor. Oradan ne alırsam hepsi cool. Geri dönüyorum abi bu bok ülkeye geri dönüyorum aldıklarımın hiç birini beğenmiyorum. Çürüyor, kokuyor dolapta sonra hiç bir şeyim yok diye dolanıyorum.

DÖNMEK İSTİYORUM! Tatilden dönen herkes "LA OLM BURADA HAYAT YOK YA LA VALLA " diyor. Hepimizin durumu aynı. Kiminle görüştüysem hepsi "La olm ben orada yaşayacağım. Valla fuck this yani. Fuck that, everyting fag yani ben dönüyorum" der bir ay sonra sınavlardan kalır olayı uzatır. Türkiyede hayat çok başka. Akşamları dışarı çıkabiliyorum arkadaş var mı böyle bir hayat, lükse gel. Burada ben bir çoban, orada bir diva gibiyim. Akşamları dışarı gezmeyi, insanların güler yüzünü seyretmeyi seviyorum. Burada karpuz bile yesem tadı tuzu yok diye kenara koyarım. Bazen hayat bir kaç günlük veya anlıktır derler. Hayat Rabbimizin bize sunduklarından ibaret yapmamız gereken tek şey anı yaşayıp duâ etmek "My Allah, al beni buradan please koy beni Türkiye'ye" demektir.

Türkiye, genellikle tatil bölgelerinde herkes inanılmaz bir Lady Gaga modunda. Herkes bir fake'lık peşinde. Lan Converse'ler gördüm €8 euro adhfgakjhgdf. Ödüm koptu, bu ne ucuzluktur dedim. Dışarıdan baktığın zaman fake görünmese bile giyindiğin zaman o sinyaller beyine gidiyor ya "La olm çıkar beni ayağından, €8 euroluk Converse mı olurmuş, tedavülden kalk bi. Bok gibi çıkar çıkar," dediği an o ayakkabıyı çıkarıyor kenara koyuyorsun. Hatta bu OHÁ tişörtlerin replikaları çıktıktan sonra FAKE denilen herşeye karşıyım. Almıyorum lan. Sadece 15.000 liralık original çantayı 150 TL'ye gördüğüm zaman dayanamıyorum. Okadar param yok yani gökten düşmediğine göre veriyoz işte. Sonra iki gün takıyor "La olm okadar da düşmedik, bunu da takmıyorum," diyor kenara koyuyorum. Ben herşeyden çok kolay vaz geçen biriyim. Biri beni sıkarsa, vazgeçerim. Kasa da uzun sıra varsa elimdeki herşeyi bırakır dükkandan çıkarım. Dengesizim de, ne alsam diye düşünmeye kalksam dükkanı kapatırım. Bana yamukluk yapan insana karşı susar yavaş yavaş o yamukluğu ona haberi olmadan zamanla yapıştırırım. Buna karşı sabrederim ama sabırsızımdır. Sonra herkes bu yaz tatile gittiğinde "Şüşü bak bu senin fake tişörtlerin" diye fotoğraf çekip attılar. Ben bile bir tanesini göremedim lan ama seviniyorum en azından insanlar bir şeyin bilinç altında: OHÁ = Şüheda Özyar...

Neyse Ağırıza ile fake fake dolaşıyoruz. "Kızım," dedim "şu fake Chanel boy bag çantalar var ya, alıcam lan," dedim. "La olm alma napacan," dedi. Ne alsam önce alma, sonra almadıktan sonra "alsaydın ya la," der. Veya bazen tam tersi "Alımmi la?," dediğim zaman "Alsana olm," der. Onu dediği zaman almam onu "Harbi problemlisin," der. Neyse Türkiyede inanılmaz çok çantacı varmış. Adamlar ticareti çözmüşler. Bize bir çanta 50 TL turistlere 50 euro. Bizim turistlerde yavrum saf yemin ediyorum hemen "Oh oke oke cheap cheap," diyor alıyorlar. Lan İstanbulda kesilmiş karpuz aldık, bize 5 TL turist geldi €5 euro dedi adam. Turist saya saya aradan çekildi. E yani WTF. Kesilmiş göt kadar karpuz dilimine €5 euro verilir mi lan, that is fucking 15 TL. Herneyse konu çanta. Girdik bir kaç dükkana, fiyat bilgisi alıyoruz. "Abi bunun fiyatı nekadar?," ... "Sana 200 TL," diyor. Bu ben nasıl bir benlik anlamıyorum. Bana 200 TL'de başkasına 100 mü anlamıyorum. Sonra adama baktım "Peki buna nekadar?," dedim Ağırızayı gösterdim güldüm böyle, "Sana da en son 150 TL olur," dedi. Ağırızaya baktım "Olum benden ucuz çıktın ya la," diyerek dalga geçtim. Neyse biri der 200 TL, diyeri 350 TL, sanki Trabzon hasır takımı alıyoruz anasını satayım, haftaya kuzen evleniyor taki arıyoruz. En son bir FAKE'a girdim yine. Abi dedim bunun fiyatı nekadar? Ama var ya o çanta her yerde aynı yani, yok böyle bir şey hepsi aynı. "750 TL," dedi. Lan şoka girdim. Micheal Kors'un FAKE üstü FAKE çantasının böyle FAKE bag'ı olamaz yani. "Abi ne yaptın ya," ... "Çok ucuz," dedim. Lan merakımdan sordum yani alacağımdan değil. "O gerçek deri bi kere," dedi. "Hıı evet belli digital yazılarla üstünden geçiyordu zaten," dedim. Baktım adamın morali bozuldu "MİÇEL ÇORS ÇANTANIN ORİGİNALİNİ GÖRE GÖRE ANCA RÜYANDA GÖRÜRSÜN!," diye haykırdı tamam mı. Lan originalı hotelde zaten sana mı hesap verecem çorlu adam. Döndüm adama "Abi şaka mı yapıyorsun ya, kos kocaman MİÇEL ÇORS yani, inş :))" dedim. FAKE MAKE dinlemedim, almadan geri geldim.

Ha şu olay daha var. Nezaman tatilden dönsem bu ülke bana çok pahalı geliyor. Dükkanlara giriyorum, bir kazak mesela €15 euro. ÇÖŞŞŞŞ diyorum. "LA 45 TL VERİLİR Mİ ONA, YÜRÜ ÇIKIYOZ" derim. Depresyondan çıkmaya çalışırken kendi kendimi depresyona sokuyorum. E abi bizimde ticaret ile uğraşmamız gerekiyor diyorum sana ama beni dinleyen yok. Bir litre suya €1,50 euro verilir mi lan 4,5 TL. Get the fuck off yani, onunla iki magnum alırım lan hemde bademli.

Çok ucuz,
Şüheda Özyar


NOT: Önemli olan fiyatı değil, sende ki değeri.

Geen opmerkingen:

Een reactie posten