Pagina's

22 oktober, 2014

Şarj

Bitti bitti!

Dolu ya idare ederim 100'de şimdi. (1 saat sonra): AL BİTTİ BİTTİ N'OLDU? Sevgilim bile yok lan ne ara 30% oldu valla bunalım, valla terk-i diyar bu ne be! İlla uçuş moduna koymam mı gerekiyor bu nasıl bir on-social-life böyle. Tabii cnm mesaj atan yok biliyoruz ama illa bi atan olacak hani o 24 saat boyunca (kimse atmadı). Sen şarjsın ya sen bukadar çabuk bitemezsin. Senin bitmeye hakkın yok. Sen sevgili değilsin, niye trip atıyorsun. Ama aslında... sevgili olsan kesin seninle evlenirdim. İnterneti kapat, ışık mı? siyah ekran olsun, whatsapp? sms atabilirsin, eski fotoğraflara bak "bu nedir ya" de ve hepsini sil, sonra oyunları sil, uçuş moduna koy kendini... veeee... beş dakika bile olmadan uçuş modundan kaldır, "kesin mesaj geldi," diye düşün ve bir şey gelmesin. Sen boş umutlara kapılma. Kapa kapa, kapat şunu, koy uçuş moduna biraz da ulaşılmaz ol a aaaa kalmış orada 20% şarj zaten!

Telefonu anladım ama niye bu telefonun şarjıları bukadar çabuk bitiyor? Evet işte hepimiz bu sorunun cevabını öğrenmek için buradayız veya hepimizin şarjı bitti bitiyor, çıktığı gibi bittiği için bunu okuyoruz çünkü????? HAYAT BİZİMLE DALGA GEÇİYOR SAYIN OKUYUCULAR. Tabii ki: bizden bi bok olmaz düşüncesi telefonum şarjına geçmiş. İndikçe iniyor. Bittikçe bitiyor pezevenk. Böyle imtihan mı olur ya anlamıyorum. Telefonu şarjdan çıkarıyorum 100% diye mutluyum. Şarjdan çıkarıyorum TRAK 99%. Hiç bir zaman 100 ile dolaştığımı görmedim zaten. Hiç bir zaman bir sınava 100 aldığımı da hatırlamıyorum hani ya 55'dir ya da küfürü bastığım için 54. Telefonun şarjı neden bukadar çabuk bitiyor? Aslında abi doğruya doğru, sevgilisi olanın şarjı bizim yoksullardan daha çabuk bitiyor. "Nerdesin aşkım?... Burdayım aşkım... Nerdesin aşkım?... Burdayım aşkım... Ha burdasın burda taam..." bazen Cem Yılmaz bizi iyi anlıyor diyorum. Yani güzel anlıyor. Baya baya anlıyor. Nerdesin aşkım diye biri soran olmadığı için şarjı bazen çok dert etmiyorum. Eğer sevgilinizin şarjı sizinkinden daha çabuk bitiyorsa "KİMİNLE KONUŞUYORSUN?" diye sor. Sor bi ya. Yollamazsa printscreen bitirin olayı. Ondan size zarar gelir. Şarjımı bile bitirmeyen sevgiliyi ne yapayım? Bir şarj neden biter veya neden bukadar çabuk biter? Hiç bir şey yapmasam bile şarj bitiyor lan. Masanın üzerinde seyrediyorum abi anaaaa 89%... 88%... 40% ne? 40 mı? Haaah... öyle işte. Yhanı hiç farkında olmadan mesaj geldi mi gelecek mi, kaç dakika arayla mesaj geldi diye bakmıyorum tabii ki yedim kafayı. Durduk yere şarjım bitiyor çünkü abi o BİLE yoruldu anlıyormusun. Şarj bile diyor ki "La olm yazacaksan yaz oyalama bizi bitmiyelim" diyor. Bazen telefonum şarjı yerine ben şarj olmam gerekiyorum. Bazen çok yoruluyorum. Mesela şimdi sınavlar, projeler derken abi güzel şeyler ama şarjım bitiyor. Sonra bir de seni düşünmekse konu, bitti yani, status: 10% şarjınız kaldı. Pilim bitiyor anlıyor musun, bir de sen yorarsan beni, beni bitiriyorsun. Bazen telefonuna vereceğin değeri bana ver diyorum lan okadar mı zor cevap vermek mal valla mal, ne biterim ne de sana bildirim veririm giderim diye. Beni oyalamadan git, sadece ben yoksam düşüncelerinde git dedi şarj. Şarj olmak böyle bir şey. Mutluysan yüzde yüzsün. Mutluluk falan, huzur derken şarjın bitiyor: sinir, stress, bunalım... hassktr yha:) btti anasnı satıym :):). Deli gibi "ŞARJIN VAR MI?" diye sorduğum oluyor bazen insanlara, o şarjım bittiğinden değil "lan elbet de bir gün mesaj gelecek, kendimizi garantiye alalım" telaşısı o.
Uçuş standında olan bir telefonun neden bataryası su gibi bittiğini anlamıyorum. Lan sen uçuş modundasın ne ayaksın? Uçuş modu = abi bi sktr git valla seninle uğraşamayacağım, demektir. Ne diye krizlere giriyorsun hiç anlamıyorum. Durduk yere bitiyor lan bu şarj, sen kimsin? Abi sakladığım bir şey yok ama ekran bildiğin kara, kap kapra, black modus'a koyuyorum hani bir yandan hongong'da ki susam borsasıyla ilgilenmiyorum bile. 6üstü derdim şarj olmuş. Bazen herşey 6üstü bir şey. Altı üstü bir aşk. Altı üstü bir sen. Lan konuya bak: şarj. Hepimizin derdi aynı olmuş. Hepimiz monotonlaşmışız. "Ya yazarsa?," dediğim bir olay var TRAK şarjım bitiyor. O elma ekrana gelince sana da sayıyorum telefona da. Anasını satıyım ki bi dibimizde bitmeyen şarj telefonu yapamadılar. Google Glass bile çıktı biz hala şarjım bitiyor diye çırpınıyoruz. Geceden sabaha kadar telefonum şarjda, öğlen olmadan bitiyor. Bok var da bitiyorsun sen de herkesin biten bir hikayesi gibisin. Bazen beni kaybetmemen için elinden geleni yap derim, çünkü benim de şarjım bir yere kadar... ya biterse?

Şarjım bitiyor sonra konuşalım diyen de var. Şarjım bitene kadar konuşalım diyen de. Bir de hiç şarjı bitmeyen ben varım ajhgdfajg. Okadar zor değil be sevgili seni seviyorum demek veya sana değer veriyorum demek. Benimle şarj olurmusun de mesela... EVET EVET SENİNLE 100% OLMAK İSTİYORUM. Telefonumun ekranına "elma" görünene kadar seninle beraberim...

Sonuç olarak bu sarj niye bitiyor amk? diye soruyu hala kendimize soruyoruz asdghfjh.

Şarjım bitmek üzere,
Şüheda Özyar


NOT: Her güzel bir hikayenin sonunda bir elma vardır.

Şarj bilidirimi gelince ben:


17 oktober, 2014

Ne giysem?

Ne giysem yaaa!!

Ben bunu hangi kafayla aldım lan? Ulan bu dolapda giyecek hiç bir şey yok. Valla yok ya bu ne bak Nur Yerlitaş gibi kafamı şekile sokacam yapma bunu dolap ya! Nerede bu kıyafetler! Nerede bu çoraplar ya! Çamaşır makinesine atıyorum abi çift çoraplarımı TRAK bir tane çıkıyor. Nabiyon sen ya? Yok yani o çorap nereye gidiyor? Bazen pantalonumu atıyorum makineye, ulan çıktıktan sonra o pantalon yok. Yok yani kaybolmuş gitmiş. Her yeri delik deşik ettim. Survivor gibi ac kalır, sussuz kalır yine de balık yesem bile o kıyafet yok hani bulamıyorum. YAAAA!! Kızım buluşmaya ne giysemmm? Ayy yok onu geçen ay aldım... Ya hayııırrrrr onu dün giydim şapşik ne diyorsunn yhaaa. Çıplak mı gidiyim? Nasıl bir arkadaşsın sen? Ya taam taam ben bulurum bir şeyler.

Bu dolapta hiç kıyafet olmaz mı? Olmaz tabii ki de. Hiç bulamıyorum abi yok yani kıyafet yok. Sorun yaşıyorum resmen. Resmen yokluk yaşıyorum. resmen bir defa giyindiğim bir şeyi ikinci defa giyemiyorum. Hani giyersem de full time onu giyiyorum. Kaç tane OHÁ tişörtü giydim abi her günüm OHÁ oldu. Sonra işte hiç kıyafet yok. Bugün ne giysem? diye bir program var yani bakıyorum abi millet bok gibi giyinmiş, bir de bana bakıyorum ya diyorum ben bir Şüheda Özyar, ben bir Şebnem Gürsoy sonra aynaya bakıyorum ben bir Almilla. Bildiğin ev mode on ne bileyim işte çok kararsızım. Bir terazi burcu olarak hepimiz çok kararsızız. Ne giysem diye saatlerce, günlerce, aylarca, yarım sene boyunca, bir iki yıl falan, sonra müebbet vereydin amk diye bakabilir ve düşünebilirim. Seninle yemeğe çıksam bile o giyindiğim kıyafeti bir hafta önceden beri "ulan ne giysem ya?" diye düşünürüm sonra son dakika gol olarak başka bir şey giyerim. Mesela ben giyindiğim herşeyden çok çabuk sıkılırım senden sıkıldığım gibi, dolaba bakar tüm kıyafetlerin alın yazısı "bok" gibi görünür gözümde. "Yok bu değil"... "Bu hiç değil"... "Bu da değil" ... "İşte bu!" ... "Tam 5 tane kavanoz bal 3 lira" der kafayı yerim. Konu kıyafet ise normal bir insan gibi düşündüğümü hiç söylemedim mesela.
Sonra dışarıda görüyorum işte ben gezerken millet ne giymiş hep kendimce yorumlarım. What the fak abi ya? O leggin ne la? Ay üzerini kapat bari don gibi duruyor. Ayyyyy tüm hatlar belli. YUUUH ne giymiş, valla günah bak billaha günah. Kumaş mı yetmedi cnm? :) Alır dikeriz yani sorun yok. Çekeydin az yukarı? Der der dururum çünkü başka işim yok. Millete yorum yapmak hoşuma gidiyor. Yok günah, yok ayıp falan tamam, you're right yani ama başka hobim yok. En azından Nur Yerlitaş gibi surat yapmıyoruz ya.

Ama her zaman bu sorunu yaşamışımdır "Bugün ne giysem?" gibi sorular aklımı her zaman kurcalar. Dolabımda 10 tane jean, 40 tane bluz olsa bile o dolapta giyecek hiç bir şey yok. Hepsi bokkey. Hepsi bir ikinci el gibi, hepsinde aynı soru "Bu neyin kafası?". Mesela bu yaz şimdi dünya da Şüşü'nün aklına gelemeyecek bir date'ı vardı. İşte ne bilim abi çocuk zengin falan filan, bildiğin kos kocaman beyaz at değil ama beyaz arabasıyla beni bildiğin kapıdan gelip alacaktı derken Şimay'a "LAAAN! DAHA 30 DAKİKA KALDI!," dedim. Plansız bir buluşmaydı. Heyecanlıydım tabii ki de falan derken bi baktım... a aaaaa haa sktrrr :)) Kıyafetim yok. Bildiğin ben buluşacağımı bilmediğim için abi normal kıyafet falan getirdim. Bu kez evde 4 kız, bir de Master var dı. Dört kızın kıyafetlerini döktük yerlere, salona, banyo'ya, mutfağa. Panik atak yaşadım abi bu iş olursa benim hayatım kurtulacak, bir daha ki aya sözlenirim falan derken dört kızda da mı kıyafet olmaz? Yok yani abi kendimi anladım ama kıyafet yok. Şimdi Ağırıza benden biraz uzun falan, kapalı da. O bluz olarak ne giyse bana mini bir elbise olarak gelir dedim. Aldım onun dört gündür giyindiği bluzu bu kez buluşmaya ben giyeceğim diyerek giydim. Abi bi kokuyor. Bi koku var valla mağra kokusu gibi. Lan annemin işkembe çorbası yaptığında evi saran virüs gibi koku. Orada Ağırıza'ya bi saydırdım tabii. Elbise uzun geldi. Dedim: Sıçtım :). Çocuk 10 dakikaya geliyor lan ben de hala bi bok yok. "Lan kemer yok mu kemer?" dedim hani tarz yaparım mini gelir biraz. Zaten bacaklarım kısa, uzun elbise zerresine olmaz hani, aslında olur da topuk falan yok yani hiç bir şey yok yanımda. Evi evirdim çevirdim en son bi kablo buldum adjhgfkjhgd. Abi USB kablosu buldum siyah. "LAN BULDUM!" dedim. Aldım USB kablosunu kemer diye belime taktım. Böyle nasıl abi Apple yapmış bir icaat ben onu belime takıyorum. Elbise istediğim boyutta oldu. Hani mini biraz, hoş ve güzel derken abi kablonun ucu ZORT diye ortaya çıkıyor. Lan otursam çocuk belime bakacak "Anam usb kablosu" diye masayı terk eder abi hayat terk hani beyin istifa, arabayla geri döneceğime atla geri dönerim dedim. Allah belamı vermesin dedim. Ulan USB kablosu her halinden kendini belli ediyor dedim. Çocuk "Yaa telefonumun şarjı bitiyor" dese, "ver ver ben takarım," diyerek belime takacam lan bu gidişle şarj olacak o telefon bu ne lan kendimi rezil ediyorum abi bluetooth gibi çekiyorum bu kemer ne?
En sonunda dedim yemek masasında kapı gibi usb kablosu görünecek Turkcell gibi dört çekeceğim abi ben en iyisi pantalon, üzerine bluz (yüz yılın icaatı) giy git dedim. Beğenirse senindir, beğenmezse zaten hiç senin olmamıştır dedim..

Aynaya baktım "giyecek hiç bir bok yok" dedim, ardından usb kablosu suratıma değecek rezillik falan derken Şimay ile yerlere yıkıldık. Ben bu kızı çok seviyorum abi benimsiyorum. Yerden topladık bir birimizi yıkıldım. Lan dedim hayatımın adamıyla yemeğe çıkıyorum belime usb kablosu bağladım yok böyle bir rezillik. Yani şu ki çağreler tükenmez aslında. Giyecek hiç bir şeyim yok lan Allah kahretmesin. Lady Gaga kutu bile giyse yakışıyor abi bu nedir. Ama ciddi ciddi soruyorum kendi kendime hani "Bu ne biçim kıyafet?"...

Bu da olmadı,
Şüheda Özyar


NOT: Sen her halinle güzel ve özelsin.

Şimay ile belime bağladığımız USB kablosu hiç de fena durmadığını görünce biz:



USB kablosu ve ben:


Ben:


14 oktober, 2014

Yazmıyor

Online ama yazmıyor ya!

AYY! Online kızım kesin yazacak bak! ... YUUH! AYYY OHÁ öküz ya, mal yemin ederim mal bak offline gitti kızım napim yani? Ohhof, valla damar dinlyecem olm bu ne. Sinir ediyor beni abi sen niye online olduğun zaman bana yazmıyorsun da gelmiş trip atıyor, offline gidiyor sonra 300 kez online geldiğinde anca cevap yazıyorsun? Lan benim bünyem kabul edemez bak ciddi söylüyorum ben böyle karşı tarafın triplerine alışkın değilim canım, öküzüm yapma canısı. NE NE NE? VAAY ŞEREFSİZ YA! OFFLİNE GİTTİ HEA! Demek senin smiley üzerine bir cevap bile vermedi, OK bile demedi öyle mi? Yazma sen de. Verme cevap ya. Bırak. Bence de, afferin. O kim ki ya?... Neeee? ne yazmış ne yazmışşş? Ayyyy yaz yaz kızım ya ben de özledim yazzzz yaaa canım benim yhaaaa, çok tatlı değil mii offhhh :)

Lan mesaj gelmiyor onu geçtim, attığım mesajlara bile cevap gelmiyor artık bu mu adalet? Bu nedir ya? Bu nasıl bir ruh daralma, bir psikolojik bozukluğudur. Manyak gibi bekliyorum abi offline gidişine bir hikaye yazsam yarın roman biter "Offline gittin gideli, online hiç doğmadı yar" diye söz/yazar/besteci olurum. Bu nedir ya? Bu mu senin bana karşı olan, saygın, sevgin, bana karşı inanışın veya beni hiç takmadığın her halden belli hani net. Kimle konuşuyorsun abi sen? Benden başka işin mi var senin? Ben ruh hastası falan değilim ama konuştuğum kişinin sadece BANA ayıt olmasını isterim. Yani bana online geleceksin, benim için offline gideceksin. Varsa başka biri görüştüğün çık ortaya at bana printscreen ve de ki "Şüşü bak bunlarla konuşuyorum sakın yanlış düşünme". Ben değer verdiğimi başka biriyle paylaşamıyorum, galiba en kötü alışkanlığım bu. Ben seni kimseyle paylaşamıyorum galiba kısa cevaplarımın nedeni hepsi bu. Beni idare etmeni beklerken bildiğin ignorens is bless yapıyorsun sen beni ignore ediyorsun yani offline gidiyorsun.
Var mı abi ya Murat Kekilli gibi hissediyorum kendimi onun Çılgın klibinde oynuyor gibiyim. Bildiğin offline gidince odanın için de kendimi sağdan sola savuruyorum yani uçuruyorum kendimi bu nedir ya. Sen kimsin ki bana cevap vermiyorsun? Veya online olduğun da bana yazmıyorsun? O telefon eline değdiği zaman aklına ilk gelen ben olmam gerekiyor. Böyle nasıl söylesem "Şüşü.... Şüşüüü" diye hiç mi uçmuyor beyninde nereye gidiyor lan bu beddualar? Abi hiç bir şey anlamıyorum elin bokkey kızına bilene kapı gibi değer veriliyor, online olup yazışmalar falan fıstık, kıskanmalar, yapma, etme, sen benimsin sözleri. İzliyorum abi uzaktan, lan diyorum bu bokkey kız kim ki konuştuğu kişi buna direk cevap yazıyor online olduğunda. Bir de bana bakıyorum, lan müebbet geçti aradan yani bi asır, ölcem yarın öbür gün hala gözlerim WhatsApp ekranında günlük tutar gibi gidişini izliyorum. Gidişin bile bok gibi, gelişin niye güzel olsun ki?

Sonra diyorum "lan bırak zaten değer verse yazar" ... "isterse yazar" diye. Zaten olay o kelime de başlıyor ve bitiyor "isterse". Lan Yıldız Tilbe'ye bile favlar geliyor attığı tweetlardan bana bile online gelen yok. İsterse diyorum çünkü sen istersen zaten yazarsın, istersen zaten beni sen yapardın ve istersen zaten beni kaybetmeyi göze almazdın. Bence benim en sevilecek tarafım seni kıskanmak olsun. Seni kimseyle paylaşamamak, elimde olsa WhatsApp'ı sadece benim ve senin adına alacağım yani KİME YAZIYON YA? Lan yıllardır sorduğum bu soruyu bi çözemedim. Bok var online geliyorsun da bana yazmıyorsun. Hatta bokkey var offline gidişine saydığım kadar kimseye saymadım. Ulan bi yaz ya. Bi Allahını seviyorsan yaz lan ne olacak? Ben smiley yolladığım zaman sen "Ee ne yapıyorsun?" yaz. Ben sana trip attığım zaman sen beni idare et, avucunda taşı çünkü beni kaybetmek sana yakışmaz. Çocuk bi selam yazsa, arkadaşa döner "Çıkma teklifi mi etti lan bu bana?," diye sorarım yani okadar benimsiyorum seni. Okadar değer veriyorum ve bir okadar da gidişlerini sevmiyorum. Benden başka kimse trip atamaz en güzel tribi ben atarım. Sonra bakarım abi sen bu tribe katlanabiliyor musun? Kime trip attıysam gitti bu arada ashgdfkajhgfd. Gitti lan bildiğin gitti "lan sıkıntı istemiyorum hayatımda" dediler gittiler, şimdi "son pişmanlık neye yarar" diyorum "Offline gidişinin bile bir nedeni var, olmadı yar..."

Kaç saat geçiyor aradan yazmıyorsun. Sen nesin ya? Saatler geçse sana cevap vermesem bile hiç merak bile etmiyorsun beni, ki ben telefonun başında çağresiz bekleyen 2487562384765 trilyon insanlardan sadece biriyim. Bu yazmadığın mesajların hepsi bir bir sana girsin. Öl sen. Git haydarpaşanın duvarlarına vur kendini. Git ne yaparsan yap. Benim sana yazmak istediğim gibi kimse sana yazmak istemez. Kimse bana yazmıyor diyemez, kimse benimle konuşurken online olup offline gidemez. Hatta istiyorum ki sana mesaj attığım zaman orada "Papatyam" yazmasını. Her sabah yazdığımda bir Papatyanın günaydını kadar güzel olmasını istiyorum, her günün. Bir papatyanın falı gibi her gün seviyor olsun istiyorum. Her gün yazmak, cevap vermek, konuşmak, benimsemek, benim olmanı isterdim de işte mal cevap bile vermiyor.

Madem yazmayacaktın, neden ilk sen başladın?
Şüheda Özyar


NOT: Yazmıyorsa yazmaması daha iyi olduğu içindir, bırak yazmasın.

Online olup bana yazmayınca ben:


"Bana bir kelime yazman yeterliydi, satırları doldurmak için..."

10 oktober, 2014

Şarkılar

Haydi sallayalım dünyayı

Nasıl da dans ederdik arkadaş yok böyle bir hobi. Yani kadın salladıkça biz de hop cümbür cemaat hareketler, kollar, tripler, şekiller, durmadan dans edelim aşk için diye sallardık evi. Yıkardım oturma odasını içeri gelir paldır küldür müziğin sesini kısardılar. Lan ilk kez dans etmenin bukadar zevkli olacağını hatta olabileceğini o zamanlar öğrenmiştim. Yonca Evcimik bize hatta bana topluca dans edebileceğimizi öğretti. Takıyor abi arkasına üç beş adam, haydi sallayalım dünyayı dedikçe kollar havada bildiğin oturma odasında semazen gibi döndüğüm günlerimi hatırlıyorum. Ne günlerdi abi ya yok böyle bir zevk.

Eski şarkılar çok güzel bence. Yani nasıl söylesem yemin ederim bir show var dı Film gibi mi ne nasıl ağlardım yarappim. O baba o kapıdan gelmeyince nasıl düz söverdim. İlk kez o programdan dolayı hayata karşı nasıl direnmem gerektiğini ve sövebileceğimi öğrendim. Ya çocuk seni bankta bekliyor abi çık gel şu kapıdan ne beni sıkıntı, panik, stress, bunalıma sokuyorsun. Televizyona bakıpta sövdüm abi ben, tükürdüm yani bildiğin ekranı ıslattım ben o programdan dolayı. Kapı lan kapı kapı, bi kapıdan bile içeri giremediler ya la. Bence ben o programı izlediğim gibi bi psikolağa görünmem gerekiyordu çünkü kim nerede bir araya gelemiyorsa direk ağlıyorum artık. Sonra bu programda sufi gibi müzik çalıyor abi nasıl içerikli nasıl damar, nasıl fabrikasyon hatalı bir müzik bu ki her duyduğumda bildiğin ağlıyordum. Şimdi geri dönüp dinlediğimde "bildiğin kendi kendimi sıkıntıya sokmuşum mal mal," diyorum. Bir Seda Sayan programı olamadılar.
Veya konu şarkılarsa, Grup Hepsi - Kalpsizsin diye bir şarkı vardı eskiden çok popüler. Yani sana nasıl anlatsam ben bildiğin evde bir Grup Şüşü. Evde abi klibin aynısını yapacağım diye şemsiyeyi açar kapatırdım böyle hop bir dön, araya bir de salsa kattık mı, omuzları horon gibi salladık mı valla billa oldu yani bu bence harika. Bu kızlar benim geleceğim gibi görüyordum. Bir gün o yaptıkları dansları ben de yapacağım diyerek avutuyordum kendimi. Nasıl ama böyle breakdance'ı ilk onlardan öğrendim. Geri dönüp baktığım da ise bildiğin Van halay'ı çekiyor gibi duruyor. Yere kalkıp inmeler, çıkmalar, zıplamalar gibi. Sonra hep aşk üzerine sözler. Anladığımdan değildi, kalpsizsin diyerek geçiyorduk. Kime söylüyorum belli değil ama şu sarı kızın sesini benim sesime çok benzetiyordum. Bizler de o aralar küçüktük. Petek Dinçöz'ün bir aralar - Foolish Casanova diye bir şarkı çıkardığını hatırlıyorum. Yok abi yani sen hangi veya neyin kafasını yaşıyorsun bu şarkının sözleriyle ve ismiyle? Şimdi hala dönüp baktığımda Petek Dinçöz hala bir Foolish Casanova, bir dönüş noktası, evrimin everestini yaşamış değil hani. Bildiğin minare şok. Burak Kut - Benimle oynama mesela. BENİMLE OYNAMA, SÖYLEDİM SANA, şansını zorlama zart zurt. Abi 90lı yıllar ya yemin ederim 10 yaşında falan bile değildim nasıl aşk acısı içeren sözler sölüyordum ben. Ne la bu. Bildiğin Kut ile beraber herkesi bu şarkıyla uğurluyordum. Yok bilmem Mirkelam vardı bir aralar, tavla tavla beni tavla, salla pulları zarları sözleri şimdi dank ediyor. Meğersem tavla'dan bahsediyormuş. Yani ben yıllarca bak yemin ederim bildiğin bir asır boyunca kız tavlamasından bahsettiğini sanıyordum. Aralarından en acemi safı da bu galiba. Aşkı tavla'ya dönüştürdü, sonra zaten bunu takip eden İsmail YK geldi bilmem ne Allah senin belanı versin, Bir dudak ver, git hadi git sonra son dönemler Facebook falan. En son yine bir Yonca Evcimik duydum - Bandıra bandıra. BANDIR BANDIR YE BENİ HİÇ DOYAMAZSIN TADINA, geçtim aynanın karşısına açtım klibi kalktım oynamaya. Nasıl kopuyorum var ya Allahım dedim bildiğin bu bir pilates evreni, bir yoga sendromu, bir hayat kurtarıcı şarkıymış. Sonra abi baktım, eskiden olan her şey daha da güzel dedim. Şarkılar olsun o MSN dönemin de ki ulan offline gideyim de online geleyim yazsın bana bile olsa o heyecan eskiden güzeldi...

Bence sen de eski şarkılar gibisin. Hep bir hatıra var için de. Hep bir hatıralamaca. Sonra açıyorsun bir Yonca Evcimik lan diyorsun anasını satayım nasıl da oynuyorduk bildiğin sülalece, kuzen falan bizim sınıf kopuyoz anlıyon. Hatta Mustafa Sandalın onun arabası var şarkısı vardı. Nalet olsun abi. Nalet olsun o şarkı olur da o adamın dans hareketleri. Tripler. Figürler. Bir Yeşilçam Cüneyt Arkın bile böyle taklit edilmez diyorum. Sonra bi aynaya bakıyorum anaaaaa nabiyom la ben şıkı şıkı sallayalım kalçayı anam oooohoo ohoooo.

KIZLAR!
Şüheda Özyar


NOT: Eski şarkılar gibisin, durduk yere hatırladığım.

08 oktober, 2014

Tipsiz

Ne zaman dışarı çıksam

Ne zaman tipsiz bir şekilde dışarı çıksam bi Brad Pitt bir eski sevgili bi kral, ünlü görüyorum. Hayat terk. Alın yazı istifa. Ne zaman özene bözene giysem sokakta ki kaldırıma selam veriyorum. Bence bu benim kaderim. Alın yazım. Ya tipsizim abi herkesi görüyorum. Tip diye bir şey kalmamış şıftım kaymış gelmiş eski sevgilimi görüyorum. İlk okul da beğendiğim çocuğu görüyorum yani çocuk ne desin? "Lan bu Şüşü de gittikçe tipsiz oluyor lan" dediğini buradan duyuyorum. Nerede lan bu adalet? Burada bir tipsiz varsa o da sensin!

Tabii ki de değil. O tipsiz benim. Anlamıyorum abi bildiğin annem bana "Git ekmek al," dediğinde "Lan nolcak şurdan şurası," diyorum. Çekiyorum terlikleri, saçımı bağlıyorum, işte sen söyle eşofman takımı falan bildiğin karaktersiz, şekilsiz, bakımsız bir şekilde 2 TL lık ekmek almaya. Arada ki mesafe 3 dakika hani o da maximum. Gidiyorum dışarı. Anaaaa. Ay merhabaaaa. Hıııı... Yaw nerden çıktın karşıma hay anasını satıyım yhaaaa canım ben de özledim. Lan uzaktan eski sevgili görüyor. Gülüyor resmen hissediyorum. Ya gülmese içten içe "bunu mu kaybettim" diyor. Yani o cümlenin bumu kelimesi oluyorum. Küfür etse yeridir. Ayrıldığımız da bile böyle koymadı yani bu tipim ne Allahım. Lan yandan ayna gibi görünen cama bile bakamıyorum. Koşuyorum resmen n'olur alayım da çıkayım şu ekmeği diye içim içimi yiyorum. Sonra kendime küfür abi her şey, kendime sayıyorum bari bir kere kendine bi bak diyor ayna. Bu benliğim beni benden alıyor. Ya diyorum bir gün ünlü olacağım millet beni sevecek işte sayacak bilmem ne çıkıyorum dingdong ahırı gibi dışarı görüyorum orada Brad Pitt, e adam napsın yani beni gördü es geçiyor. Benim için duracak en son insan o olur bu saatten sonra. Sokakta ki kaldırımlar bana Atiye şarkısından selam yolluyor "Bumudur? Budur!" diyor. Ölelim. Almam gereken tek şey ekmek ya her şey bana inat gibi.

Olay o değil de benden tipsiz olanlar da var ama nasıl ilgi çekiyorlar, nasıl. Benden daha bok görünenler var nasıl insanların ilgi ve alakası oluyorlar bilmiyorum. Ya kızın kaşı bile yok hani gülmüyor anlıyor musun, makyajsız kızın süratı bir Bülent Ersoy. Onun makyaj ekibi bile gelse seni kurtaramaz o derecede berbat görünüyorsun ama niye ben? Ya senin kaş kaş. Kaşın bile yok ya nasıl bir özgüven var sende ki gidiyor abi alıyor ekmeğini geri gidiyor. Eski sevgilimi bile ayarlayıp o süpermarketten çıkıyor. Kızı gören der eski filimler de ki Ayşe, ama süpermarketten bir çıkışı var sanki dersin Victorias Secret show elin de poşetler falan. Yok hani bu öz güven nerden fırlıyor. Tabii ki de her tiple dışarı çıkarım bu saatten sonra sevgili mi bulunur lan diyorum hepsi bir birine benziyor. Sonra o tipsiz halimle çıkıyorum dışarı ne mankenler, ne futbolcular, ne ünlüler lan yemin ederim bakkalın oğlu bile güzel görünüyor gözümde hani gökten bana bakkalın oğlu yağsa alıp nikah masasına giderim o derece. Hem bu tipsiz olaylar sadece kızlarda var galiba. Erkekler/oğlanlar/adamlar ne giyse iyi, süper, hoş, cool oluyor. Biz onu BİLE beğeniriz. Yeter ki adam gibi çocuk olsun. Yeter ki bize değer versin, sevsin, saygılı olsun, yeter ki bizi en tipsiz halimizle beğensin. Bence beni en tipsiz halimle beğenmen benim için çok önemlidir. Bence bana saygılı olman gerekiyor, bence bana değer vermek sana çok yakışır. Ben tipsiz olsam bile sen bana "Çooook güzelsin," demen gerekiyor hani. Ben "Hee ne demezsin çook," desem bile sen bana "Benim gözüm de böylesin," demen gerekiyor. Lan ben bu gidişle kendimle evlenecem valla her halimle güzelim abi bildiğin dışarıda üç boyutlu bir şekilde yürüyorum var ya elimde BİM poşeti bile olsa o eski sevgili beni terk ettiğine bin pişman! Yaşasın biz tipsizler! Hep tipsiz olanlar ve tipli olmak isteyen ama tipsizlerin dibini vuranlar BİZ!

Benim tipim şekil, önümden çekil değil. Tipim şekil gel yanıma al numaramı, çıkma teklifi et, sevgilim ol evlenelim İstanbul boğazında yani zorun ne? Yani ben acele eden biriyim, yok bilmem seninle altı ay konuşacağım sonra çıkacağız da bilmem ne. Sıkılırım. Çok çabuk sıkılırım birinden. Biri benimle konuştuğu zaman söylecek abi "Tipsizsin ama seviyorum seni" ... sonra ver elini Paris, Londra, Barcelona, İstanbul, Çağlayan, Gürsel mahallesi, Tümleç sokak ... "aşkım BİM'den süt alalım" falan...

Bence tipsiz olduğum halde çok da güzelim abi yani ne diyim hatta mesela çok güzel bir gün. Abi çok Joli gibi hissediyorum kendimi işte, kaşlar kara, gözler kara, saçlar owww, tipim vayyy... açıyorum kamerayı, ya diyorum bu kesin Instagramlık olmalı, TRAK fotoğraf bok gibi. Ay tipim leş. Lan bu kamera da ne var Allahını böyle mi görünüyorum lan bu ne Yıldız Tilbeyle valla billa kan bağım yok abi ama bu saç ne?

Tipe bak,
Şüheda Özyar


NOT: Beni her halimle seveceksen, gel.

Bu benim en tipsiz halim:


30 september, 2014

Boşver

Başka bir şey desen şaşardım

Anlat anlat anlat, sonra boşver desin. Olm sen hastamısın? Zaten yorum yapsan şaşardım bak şaşırırdım yani. Ne diyorsun? Lan tarihi yazdım neyini boşvereyim? Taxi mi çekim napim yani? Mesaj bile atmıyo la neyini boş verim? BOŞVER. Hayatım da bu kelime kadar, rahat, kebap, olm bu dünya üç günlük diyen, git anasını satıyım banka soy dedirten tek kelime. Boşver, kendini rahat hissettirmenin tek yolu. Sonsuz maviliğin tek rahatlatıcı kelimesi. Seni her gün düşünmemem için bana en yakın olan tek kelimedir, boşver. Okuyup geçme ya, o kelime benim için senden değerlidir. Boşver dersin, bir o gider... bir de sen susarsın.

Ne de uyuz olurum depresyonda olduğum sürece bana boşver diyen herkese. Ne de gıcık kaparım sana. Adına Ulan Istanbul derim çünkü ne diyorsun yani sen? Çünkü Allasen sen kimsin? Sen kim oluyorsun da benim anlattığım onca kelimelere sen boşver diyorsun? Ulan tarihi yazdım lan, bildiğin savaşa giriyorum, durduk yere askere gitsem mi diyorum okadar bunalmışım, sen gelmişsin bana boşver diyorsun. Artist misin? Dağ mısın bayır mı anasını satıyım gelmiş üç günlük bakımsız kaşlarıyla bana hava basıyor: Boşver. Lan diyorum, derdimi anlatıyorum çocuk yazmıyor, bildiğin geç cevap yazıyor, rötarlı cevaplar, işte stressliyim, sıkıntı var, ulan ne diye cevap versem yardım et bana bak çocuk bekliyor diyorum, boşver diyor. Gel de döv. Gel bi duvara portren kalsın. Aslında boşver demek nedir bilir misin? Ya boşver de, sen bana boş ver dediğin zaman bildiğin kopuyorum yani. Uçan Sabri gibi koltuktan yere zıplıyorum abi bunalıma giriyorum. İnsanlar nasıl bir birine boşver diyor onu anlamıyorum. Ben genellikle "la bıktım la senden" ... veya "Olm bu çocuk amma dram anasını satıyım ha" dediğim zaman boşver derim. Yani kendi sıkıntılarını anlatıyorsun ama beni de sıkıntıya sokuyorsun hani boşver amaaan koy göte gitsin (not). Bazen boşver bir küfür değildir, bir kurtuluş, bir rahatlamaca aslında. Boşver dersin, hiç ummadığın anda. Seni kıranlara, kırmak isteyenlere, kırmaya izin vermeyene. Çekip gidene, gidip de geri dönenlere... boşver. Bazen sırf o seninle konuşmuyor diye boşver dersin. Bir "Sen olmasan da olur, sadece ben olsam da olur" cümlesi gibi kendini rahatlatmak mesela. Bazen biz insanlar kendimizi çözemediğimiz zamanlar birine anlatırız: "Ya abi bak yemin ederim yazmıyor, ulan bi yaz bi smiley koy bari değil mi bi ok de ne bileyim alfabenin ilk harfini koy A de ben de B diyim bukadar mı zor benimle konuşması abi valla işin içinden çıkamıyorum," dersin beklersin hani karşında ki seni anlasın diye o bari hayatında ilk kez doğru dürüst yorum yapsın dersin, adam gelir yılın en yetim kelimesini oscar ödülü gibi yüzüne çarpar "boşver ya" der. Ulan nesin sen? Yok hayır ilk kez adam yerine koyalım dedik seni geldin sıçtın batırdın yani boşver de ne, oldu olmayalı eyvallah deseydin, git kendini camdan at de, yemek ye de öl de dahada yararlı olurdu yemin ederim.

Bazen biri boşver der. Sen de "cidden boşver" dersin. Sırf kendin boş vermen gerektiğini bildiğin için değil, biri bunu onaylaması gerekiyor. Biz insanlar tek başımıza iş yapamıyoruz. İlla birine sormamız gerekiyor. İnsanlar var Rabbinden hayırlısını diler, boşver der ve geçer gider. Benim gibiler de var mesela "Allahım hayırlısı da... LAN AYŞE YAZMIYO BANA NAPİM BOŞ VEREYİM DİMİ?" der. En son birine çocuk yok yazmıyor bak beni kaybedecek yemin ederim o kim ki ya beni bekletiyor diyorum, öyle de böyle de bekleye bekleye çocuğun sevgilisi oldu Allah belanı versin bu kez yani çocuk nişanlanıyor diyorum. Gelmiş bana boş ver dedi. La valla mı la? La HADİ CANIM, dedim. Lan boşver diye diye diye diye çocuk nişanlanıyor dedim. "Hayırlısı," dedi. Bok dedim. Sok o kelimeyi bi tarafına dedim. Bunun nesi hayırlısı lan dedim. Yazma yazma dedin boşver dedim. Al sana boş ver. Çocuk nişanlanıyor yani daha ne diyim? Kader mi diyim alın yazısı mı diyim QAPAQ mı diyim?

Biz her zaman boş veririz. Boş vermeyi iyi biliriz biz. Boşver diye sınav olsa, önüme gelen sınav kağıdına "boşver" yazar çıkardım. Ben mesela seni boş veremem. İlla bana yazmanı isterim. İlla bana değer vermeni, illa iki hafta sonra doğum günümü kutlamanı, papatyalar yollamanı ve illa seninle mavi olmak isterdim ve illa bir gün sana saçmaladığım zaman boşver demeni isterdim...

Boşver,
Şüheda Özyar


NOT: Sen benim en güzel boş verdiğimsin...

Biri bana "Boşver ya" dediğinde ben:


26 september, 2014

Evleniyor

O BİLE evleniyor

Kim kim kim? Yok artık! Lan o BİLE evleniyo ha. BİLE yani. O kim ki ya? YUUH sevgilisine bak. Ay ölcem. Salak yemin ederim geri zekalı ha. Ben BİLE evlenmiyom lan. Okadar akıllıyım. Bence önce kariyer. Sonra koca vs. vs. Ama YOK YA. Onun da mı sevgilisi var? Ne ara bulmuş? Yaz tatilinde bulmuş? Ayy mal. Yaz tatilinde yazın keyfini çıkart ne diye sevgili buluyo (kendisini odaya kapattı). Kim ne demiş, kim evlenmiş, kimin sevgilisi var, kim aldatmış, kim napmış napmış? Ayy sözlenmiş mi?? OHÁ ayrıldı demekkkkkkk, yesssss, ayrıldııııı, sevenler ayrılsın, benim gibi kavuşmasın Allahımmmmm (A)

Ne diyorduk? Sevmek, sevilmek, aşk, saygı falan fıstık, fasa fiso hepsi lagaluga. Hayata bakış açım: lagaluga. Çünkü abi çok boş işler bunlar. Napıyorsun? Müdürüm. Ne müdürü. Boş işler müdürüyüm. İŞTE BU! Hayatta aradığım meslek. Beni yazıp anlatmış. Beni çizmiş. Sevmek, çok fakirlik işi. Yani abi ben class bir insan olarak. Sevmek mi? HAHA. Gülmek? İşte bu. Kariyer abi. Bu dünya da kariyer yapıcan. Bu dünya da seni seven, sayan biri var zaten, Allah. Yani önemli olan Rabbini hissetmek. Tamam anladık yalnızız ama kariyer abi. Herşeyin önde gideni o.
Şimdi depresyona gireceksin, ay mesaj atmadı, ay götüm ağırdı, ay gözlerimi telefonumdan ayıramıyorum, ay onlayn geldi bekliyeyim önce o yazsın, ÇÖÖÖŞŞ online gelip offline gitti, zart zurt lagaluga, sinir, stress, konuşmuyor, etmiyor, terk etti, gitti beni bıraktı yapayalnız okyanusun ortasında, ama baktığımız gökyüzü aynı falan derken ağla abicim? Yok yani ağlasaydın bir de? Giderse gitsin abi koy g*te gitsin. G•tün tekisin de sonra orada ki yıldız sansür değil dersin, yıldızlı bir götsün anlamında. Hayalin olsun. Tamam biz de yağmur yağdığında, gece olunca, telefona amansız amansız "lan yine mi mesaj yok" dediğimiz günler yokluğun dibini vuruyoz ama salla yani. Gurur mu? OF COURSE. O da olacak abicim. Mesaj mı atmıyor. Sen de atma. Kimsin lan sen, ben mi sana mesaj atacam? de. Çünkü emin ol, sen böyle düşündüğün sürece o çoktan başkalarına "selam :)" yazmıştır BİLE.

Şimdi o BİLE evleniyor. Göt kadar çocuk yemin ederim yirmi yaşında kalkmış, sözlenmiş, nişanlanmış, evleniyor. "Aşık olduk biz," diyor güya hava basıyor hani biz aşkı meleklerden çaldık ya söze gel. Allah bozmasın yani ne diyim, Allah mutluluk vermesin. La evlen diyorum, evlenme diyen yok zaten. Yirmi yaşında o BİLE evleniyor. BİLE kelimesi çok ağır bir küfürdür. Ulan ne ara tanıştın, sözlendin, evleniyon. Zaten bunalımdayım, gelen, gidiyor, gelen tekmeyi basıp gidiyor. Sanki sen çok güzeldin de. Seninle zoru başardım lan ben duâ et. Ama O BİLE evleniyor. Nalet olsun. Kendisinin Yıldız Tilbenin paylaştığı tweetlardan farkı yok, boş yani. Mesela Serdar Ortaç bile şarkılar yazıyor abi ne dediğini anlamıyoruz, bu o BİLE evleniyor da ona benziyor yani. EVLENİYOR ama niye abi niye? Kimse anlamıyor. Serdar Ortaç gibisin, varsın ama ne diyorsun? Düğün davetiyeleri geliyor "Salon Sade" de düğünleri var. Ulan o kızı hatırlıyorum, en son "Düğünüm, kır düğünü olacak, çalgılı değil, soft, denize karşı" diyordu. Gitmiş en kıro salonu tutmuş, üstüne üstelik, yemekte pilav ve et var, çalan grup ise "Grup exclusive". Ya bi git. O Exclusive nasıl çalıyor tüm dünya biliyor lan. Marsda bile duyuldu tüm notları bozuk çaldıklarını. Bi garılar yok mu bi oynuyorlar düğünde AYY ALLAHIMM. Böyle rezillik yok. Sonra aralarından ben görünüyorum şöyle kameralardan, nasıl da oynuyorum yarappim. Gaza geliyorum işte napim. O BİLE evleniyor diye ağlıyımmı? Ya geçende bir kız nişanlandı, 19 YAŞINDA. Ay çocuk bi yakışıklı bi güzel bi hoş, bir Pitt bir de Tarkan yani. Yani kıza bak, aynen Sevinç Sırma.

Bazen diyorum ki abi bana noluyor? Yok yani sus otur sana noluyor? Yalnızlık almış başını gidiyor zaten, senin sorunun ne? Ulan o BİLE evleniyor hé? Yok yani evlenmek istediğimden değil. O TİP NASIL EVLENİR? Manasına geliyor. Tabii ki kıskanmıyorum, 20 yaşında evlenmek ben geri zekalıyım gidiyorum demek. Hatta kızlar, okey, tamam anlıyorum bizler biraz çok hayal kurarız. Ama adam olacak erkekler? Git bi hayata karşı bi diren. Sen ne diye aşık oluyon, kız istemeye gidiyorsun? Bi flörtü yaşa bi tad onu. Bi Arda Turan ol, Sinem ile çık sonra bırak abi. Ben olsam öyle yapardım. Adam gibi adam, OHÁ lan!

Lagaluga,
Şüheda Özyar


NOT: Sen BİLE gittin.

"O BİLE evleniyor ha?" dediğimde ben:




"Bize hayal kurmayı öğrettiler, sonra BİLE BİLE çekip gittiler."