28 augustus, 2015

Dönmedin de

Döndüm

Dönerim dönmem, ekmek arası ya da dürüm sana mı soracam? Dönmedin de Şüşü, döndüm be evlat. Nerdesin? Döndüm döndüm merak etme döndüm. Geldin mi? Döndüm lan döndüm. Geldim veya buradayım bile demiyorum, ama döndüm yani. Şu an 27 saat ve 14 dakikadır bunalımdayım, tam 27 saat ve 14 dakika önce bu kokmuş ülkeden binlerce kilometre uzaklıktayken ne vardı da ANNEAAĞ o bileti alıp da beni buraya geri getirdin. Ama döndüm. Şimdi pek olumlu konuşamıyorum, full negatifim, seni de bunalıma sokmayı düşünüyorum yeterince bunalımda değilmişsin gibi bu depresyonuma eşlik etmelisin, çünkü ben DÖNDÜM.

Nerdesin kızım sen en son 2 haziran yazmışsın? Çok ayıp etmişim doğru, oooo reina mı o? of course bende dedim ama herkes okumaya devam etmiş, bende dedim ki madem herkes okumaya devam ediyor biraz da onları bunalıma sokmam lazım çünkü bitch please i am back ve ben bu depresyonu tek başıma yaşamak istemiyorum. Evi bile nasıl toparladım bilmiyorum, Hollandaya geri döndüm, tuvalet paspasını bile getirdiğimin farkına vardım. TUVALET PASPAS'I. Lan bunun burda ne işi var diye düşündüğüm yarım saat boyunca bir cevap bulamadım. Onu bile getirmişim, bunalımımı sen düşün. Bir gün boyunca full 50 saat uyumadan devam ettim. Niye geri dönüyorsun? Diye soranlara, elimden tutup evlenme teklifi edip de ben hayır mı dedim de kalmadım seninle? Bi boğazda evlenme teklifi etmek zormuydu lan İSTANBUL? OKADAR ŞANSSIZIM. Bir insan ancak benim kadar şanssız olabilir bence. Bence ben çok şanssızım ve benim bloğumu okuyan herkes benim yüzümden de çok şanssız olabilir yani bilemedim. Ama toparlandım geldim. BEŞ tane bavul ile geri döndüm. Hatta bir tane bavul kapanmadı bile öyle yarım fermuarlı getirdim. Kapatalım mı diye sordu yer hostesi, yoq dedim o ne açılır ne de kapanır bu saatten sonra. Çünkü imkansız yani gördüğün gibi o bavulun içinde baddaniyeden tut, yazlık, kışlık ne varsa içinde. Kapanmadı. Evi arayıp "Bak bu tencereleri getirmiyorum geri, burada dağıtırım veririm birilerine" dedim, "O TENCERELERİ GETİRMESSEN SENİ GEBERTİRİM" dediler lan bana. Tencere lan bunlar tencere. Ben geri dönmek istemiyorum al tencereni diyemedim. Bi bavulun içinde de tencere, bardak, su makinesi var. Diğerleri ise ayakkabı falan hepsini anladım ama o tuvalet paspasına hala anlam veremedim. Ya tüğ döken baddaniyemi bile getirdim o evden 5 bavul çıktı resmen ve yan karşı komşuyla yeni tanışmışım yapmayın bunu bana, beni bağlayın gitmiyom. Havalimanında bavulları beklerken herkesin bavulu sağlam, bi benim beş tane ard arda gelen bavullarım hepsinin fermuarı patlak pıtlık çıktı. Napiyim yani, o bavulları kapatmak için üç kişi birden oturduk, ter döktüm, zıpladım sizin haberiniz yok, ama benim var. En son birinin benim sırtıma çıkıp oturduğunu hatırlıyorum o bavul kapanacak diye, o da gözlerim karardı artık yani bünye kaldıramadı. Ben iflas. Bavul kapandı.
Nasıl döndün ya? Diye soranlara: PLATONİĞİM. O bile belli etmese en azından benden hoşlanıyor yani ve ben çok da seksi bir kızım sonuçta burnumu da yaptırdım. NE BURNUN MU? EVET *omuzlar oh oh alttan kopuşlar*. Bu karga burun laz köprüsü has burundan kurtuldum artık ben ciddi anlamda bir Adriana Lima ve ben o çocukla evlenirsem biz bir Brad Pitt ve Angelina Joli ailesi, hem çok zenginiz hem çok class bir aileyiz. Arabalarımız ve evlatlarımız. Sadece Allahım vereyin bir boy da uzasaydık ya. Çocuğun yanına 10cm'lik topukla gittim hala kısacıktım ya o benim gelecekte ki eşim, en güzel beyim. O bir Brad Pitt ve ben kısa boylu, tombiş parmaklı, kalçası Amber Rose çakması bir Anjelina Jolie'yim. Ben onunla evlenecem. Bundan bi 30 saat önce dedi yani, Hollanda'ya gelecem evlenecez diye. GELECEĞE DAİR BİR SÖZÜM VAR ALLAHIM. Artık böyle. Beş sene sonrasını garantiye almam lazım kendimi yoksa bu şanssızlıkla iki sene sonra geberecem, bana da yazıq.

Döndüm yani. İstanbul adam yutar dediler, paramı yuttu adam yutmadı diyemedim. Şakır şakır paralar gitti. Ben dönmeden önce Euro 3,40'di dedim yarappim bak ben dönüyorum diye borsa işlerini bile hayırlı yaptın artık bi beş yap şunu da benim de yüzüm gülsün dedim. Şu an odam çok dağınık ve toplamak istemiyorum. Kendimi Serkan Kaya'ya verdim, artık bu günlerde onu dinler biraz bunalıma daha girer yazılar yazarım. Ama artık döndüm. 5 sene sonrasına ait düğün kartlarımı da hazırlıyayım, hayalim onunla evlenmek, hayatım Serkan Kaya. Nekadar boq ya.

Q harfi ile hayatımı kolaylaştırıyorum; yıqıldım
Şüheda Özyar


NOT: Dönmesini, gitmeden önce düşünecektin.

BU ARADA:
WWW.SHOPOHA.COM 'dan T-SHIRTLARINIZA SAHİP OLUN, size online bile destek çıkıyorum Allahım çok qoolım.

"Mavi mavi ne çok severim seni"
suheda ozyar, mavi, deniz, t-shirt, tshirt, oha, suhedaozyar, marka sahibi, blog



Geen opmerkingen:

Een reactie posten