Pagina's

Posts tonen met het label yalniz. Alle posts tonen
Posts tonen met het label yalniz. Alle posts tonen

20 oktober, 2015

Büyük konuşma

Dedim sana

GÖR BAK GÖR. AL BAK. GÖR. Senden önce gitti, otur sende afferin. O hayatta evlenmez be diye diye çeyrek tak sen afferin. Yani büyük konuşmak istemem de ben asla Trabzonluya varmam be, ne Trabzonlusu (TRABZONLUYLA EVLENDİ, ZORLA TRABZONSPORLU OLDU, HORON BİLE TEPTİ, YAYLADA OTURUYOR, YAZ KIŞ FINDIK TOPLUYOR). Ya büyük konuşma bak tersi başına geliyo yemin ederim yarın kınasına sonra ev ziyaretine gidersen görürsün sus bence. Böyle böyle demiştin hatırlatırım, never say never diye boşuna demiyor Justin dedim sana onu dinle diye de işte yine beni sallamadın kanka. Beni sallayacaksın yoksa gidersin fakire oturur ağlarsın böyle. Zamanında böyle dedim de çok büyük konuştum keşke demeseydim. YA DİMİ keşke. Artık düğününe gelirim.

Büyük konuşmak kadar tutan bir duâ yoktur. Bu yüzden geleceğe dair planlarımı ve sözlerimi her zaman dikkatli seçerim. Yani eskiden mesela "HAYATTA TÜRKİYEDEN BİRİYLE EVLENMEM VALLA, ALLAH KORUSUN, HAYATTA," diyordum. Şimdi ulan iyk öyle demişim kesin tutar bu çünkü bi zengin iş adamıyla evlenip Türkiye'ye gitmeyi kim istemez? Boğaz'da evi veya her daima Porsche'ım kapımda olsa fena mı. Ama dikkatli konuşurum "Allah var şimdi, büyük konuşmak istemem de kısa boylu boyfriend mi?????? Tabiiki de hayır," diyorum. Böyle şeyler ama hangi konuda büyük konuştum bir düşüneyim.. Ha.. Neyse. Evet. Şunu dedim. Bunu da dedim. O da vardı. Evet. Neyse. Tamam bittim ben kesin bittim.
Eskiden çok fazla büyük konuşmuşluğum vardır, hepsi teker teker tutuyor galiba bilemedim. Bu yüzden genç yaşlarda, hatta olgunlaştığın dönemde ne dediklerini anlamasan, bilmesen, bilinç altında olmasan bile gerçekten dikkat etmek gerekiyor. Benim örnek verebileceğim bir sürü arkadaşlarım var. Hepsi büyük konuştu, ne konuştularsa da başlarına geldi. Bugün kızlarla arabadayım, Dum, Dil'aya ikide bir "Ben sana dedim dimi," ... "Dedim ben sana büyük konuşma diye," ... "Bak dedim sana," ... "Gidersin şimdi Ankaralıya," ... "Dedim, bak". TAMAM ANLADIK DEDİN TAMAM. Böyle arakadaşlıklar iyiki var "Dedim bak," cümlesini nerden geldiğini hatırlatıyorlar. Büyük konuşmayacaksın kanka. BIG. Bizim bir arkadaş grubun içinde kız: "Aramızda en geç kesin Durmaz evlenir, ay yemin ederim o hayatta evlenemez," dedi. Yemin billah o kız hepimizden önce evlendi. Hemde öyle bir evlendi ki, çeyrek taktık çeyrek, ev ziyaretine gittik be ev. Sonra zengin zengin diye tutturuyorum, elin fakiri gelip beni isteyeceği günü de biliyorum yani bukadar heves ettim şimdi okadar konuştum tersi çıkar. Dünyanın en şanssız kızlar listesinin başını çekiyorum be sen ne diyorsun. Biliyorum yani kendimden, etrafımdakileri mıgnatıs gibi çekerim, sanki arkadaş grubumu bilerek seçiyorum hepimiz bir mutsuz, hepimiz bir ne konuştuysa başına geliyor. Kız cidden bak 7 yıldır ben Karadenizliyle evlenmem dedi, 7 yıl, Allah belamı versin bak şuan evli ve evde hamsi pişiriyor ve kuymak'ı çok seviyor. Öğğğğğğ be. Biri ben hayatta ülke dışı sevgili yapmam, erkek mi yok dedi dedi, şuan Fransa'dan sevgilisi var ve evlenecek. Ben pinti adamla niye evleneyim ya benim için herşeyi yapacak dedi, Allah çarpsın çocuk sırf para harcamayım diye evden sandwich yapıp getiriyor ve kız çok mutlu. AY ALLAHIM ALLAH KORUSUN YEMİNLE. Geçen annemle konuşuyoruz işte yine klasik "Yok mu birileri?," dedi ağlıyorum yani. YOQ ANA diye dizlerine çöküyorum daha neyine nasıl inandırayım. Telefon sık sık elimde tamam, bi yazanım yok ama, kendimi yalnız hisssettirmemek için o telefon elimde, lütfen. İnandıramıyorum işte. Sonra annem ve benim görüşlerim biraz farklıdır bazı konularda. Kadını bi şekilde uyuz ettim, "İNŞŞŞALLAH SANA BİR HOCA DÜŞER," dedi. AY BEN ŞOK. "ANNE TUTAR O"... "ANNE ÇEK GERİ NOLUR BAK TUTACAK" dedim. Öyle içten söyledi ki hissettim. Annem ne duâ ederse tutuyor buna şahidim. Kadına bi ters birşey söyliyeyim, sınavımı 55 alacağıma 54 alıp geçemiyorum o kadar bi şanssızlık yani. Yalvardım geri çek diye çünkü tutar bu ve hayallerim suya düşer biliyordum. Ben diyorum tüm alışveriş merkezlerini alt üst yapacam, arabamı Vale'lere verecem herkes beni tanıyacak, annem diyor ki cami'den camiye gidecen ve cami'de ki market seni tanıyacak. "Tamam," dedi, "o zaman inşAllah karşına hayırlı, imanlı ve...," Bakıyorum kadına yani de diyorum, ZENGİN DE ANNE ZENGİN YA ÖFFH ÖLCEM BAK TUTACAK DİYORUM SANA, "ve zengin bir eş nasip etsin," dedi. AYH AMİN. VALLAHA BİN KERE AMİN dedim. Yani hoca olmasına karşı değilim, bende şükür elimden geldiği kadar imanıma düşkün olmaya çalışıyorum ama come on please, HOCA? İmanlı olsun, insan olsun, büyük konuşmasın, yakışıklı olsun, boyu uzun olsun, hayırlısı olsun, zengin olsun, beni çok sevsin, fazla kıskanmasın hep yazsın, arasın para para para parağğğğ that's oké.

Kim zamanında büyük konuştuysa hepsi başlarına geldi. Arkadaşlarım benim hakkımda "Bu kesin hemen evlenir gider bu," dediler. Hepinizin Allah belasını vermesin amk hepiniz evlendiniz hala yalnızım lan yalnız. Nekadar büyük konuştuysalar bir okadar da yalnızım şuan. Neyse, gelir geçer tabii ki de herşey Allahtan. Bilip bilmeden konuşmayın. Bilin ve öyle konuşun. İstediğiniz ne varsa duâ edin. Hep duâ edin, ne isterseniz. Elbette bir gün tutar. Mevlam ne diyor sen yeterki Duâ et; Ben kabul ederim. Böyle eskiden sihir falan varmıdır acaba diye düşünüyorduk ya, işte en büyük sihrin değerini çok bilmiyoruz bence. Bu hikaye için de Dum'a çok teşekkür ediyorum, okadar çok BEN DEDİM SANA BÜYÜK KONUŞMA DİYE DEDİM, dedi dedi sonra döndü bana "Al sana hikaye buldum bloğuna yaz bana da teşekkür et," dedi. Çok haklısın valla, ben neler dedim de şuan sizlerle bir arabanın içindeyim yarappim SEN KORU YA SEN. Sonra ben eskiden "AY HAYATTA KILLI BİR OĞLANA ASLA GİTMEM YANİ, ÇİFT GEZECEZ" dedim, şuan arada sırada öyle biriyle konuşuyorum. Çok az yani, ay inşAllah seninle evlenirim be. Müzik zevkimiz aynı nasıl olsa, ağda falan da yapıyorum sorun olmaz yani. Sen gel beni iste, verdim gittim kendimi.

Dedim ben sana dimi,
Şüheda Özyar


NOT: Seni istemiyorum de, ben sana evet derim.

Büyük konuşunca ben:

buyuk konusma, buyuk, konusmak, komik, argo, ohá, oha, suhedaozyar, suheda, hikaye, t-shirt, marka, tshirt, brand, moda, tovbe, arkadas, yalniz

25 juni, 2014

Kendi kendime

Kendi kendime konuşmayı çok seviyorum, anlatamam yani o derece.

Kulaklıklarımı taktığım gibi biri arar. Konuştuğun gibi de biri sana dön dön bakar hani "Bu geri zekalı da ne diye kendi kendine konuşuyor" diye. BU DÜNYA'DA EN SON KENDİ KENDİNE KONUŞACAK OLAN TEK İNSAN BENİM Bİ KERE. Okadar yokluktan başımızı vurmadık henüz. Harbiden kendi kendime konuştuğumu düşünüyorlar. Benimde arkadaşlarım var lan, yani yarım senede bir arayıp soruyorlar bi kere.

Kendi kendimize konuştuğumuz zamanlar var. Hep annemin yüzünden. Örnek o. Mutfakta saatlerce, yıllarca, bi asır lan bi asır boyunca kendi kendine konuşur mu bir insan? Hadi dedikleri mantıklı olsa anlayacağım ama mantıklı değil abi. İki kelimsinden biri "Kimse bana yardım etmiyor,, anca kendi rahatlıkları, herşey hazır önlerine gelsin istiyorlar" (7637624x sordum ki "anne yardım lazım mı?" diye, YOK dedi NAPİM? ÇAY MI İÇİM NAPİM?) ... "Hepsi babalarına çekmiş," duyanda babamın suç işlediğini şanar ama dünya tatlısı adam ya. Anneme göre ona çektiğim dönemler sadece okulda yüksek not aldığım zamanlar veya diplomayı aldığım zaman "İşte tam ben" diyor. Dışarı çıkmak istediğim zaman, yemeğe gittiğim zaman, akşam eve geç geldiğim zaman, istediği huyu sergilemediğim zaman hep babama çekiyorum ki seviyorum ben o adamı ya. Nekadar'da çok çekmişim sana, örneksin. Terapi gibi hissediyor kendini galiba. Mutfakta lan mutfakta. Yıllarca konuşuyor, yıllarca kendi terapisini kendisi uyguluyor. Ben kendime terapi uygulasam, benim terapimi örnek alan herkes ve ben dahil kafayı buluruz. Yeriz kafayı yani, açık açık baya baya.

Hiç çalmayan telefonum o gün çalası gelmiş. Bence eskiler daha güzel. WhatsApp olmayınca birine haber vermek için bir birimizi arardık. Çok arayanım var dı o zamanlar. Şimdi arayanım yok onu bırak aramak isteyipte aramaktan vazgeçenimde yok yani okadar yokluktayım. Şimdi herkes WhatsApp atıyor bir birine, onu geçtim bana WhatsApp atanda yok. Hep aynı insanlar, sıkıldım ya, bunaldım. Ruhum daraldı. Dur hikaye'ye başlamadan öne şunu söylim, dün Depresyon ile sinemaya gittik. "Bugün günlerden ne lan?" dedim, Haziran 24'ü dedi "Bugün 4 sene önce Aşk-ı Memnu'nun finaliydi" dedi. "Sen iyimisin arkadaş?" dedim "Yok yani DÖRT sene lan DÖRT? Kafayı yedin, bunalımdaysan söyle'de bilim yani" dedim. (Kendi kendine Aşk-ı memnu ile ne tür bir ilişkin var senin? Dört sene olmuş?)

Çarşı da yalnız başıma gezeyim dedim. Beni gezdiren yok, kolumdan tutupta "gel gidelim" diyen yok olduğundan dolayı kulaklıklarımı taktım, yürüyorum. Bi baktım aaaa, telefonum çaldı. Ağırıza arıyor. Tatile gideceğiz, gazlıyor beni. Nekadar heyecanlı olduğunu anlatıyor. Bende karşılıklı çarşı'da gezerken ise kulaklıklarımda bulunan mikrofon'dan cevap veriyorum hani yoramam kendimi. "Ya işte öyle de, bende çok heyecanlıyım, üçyüz beşyüz, üçyüz beşyüz, dımtıs dımtıs" derken ulan uzaktan (2 metre uzaktan) iki çocuk, çocuk diyorum bak bana bakıyorlar. Böyle durmuşlar, beni izliyorlar. Ya diyorum bunlar ciddi ciddi beni mi süzüyor yoksa bana mı öyle geliyor lan? Ay nasıl hareket etsem, nasıl dursam. Şöyle dursam daha mı sexsy görünüyorum, gülsemmi n'apsam lan diyorum. Baya baya içime içime girecekler yani okadar güzeliz. Dedim kesin numaramı soracaklar. Bende kendimi ona göre hazırlıyorum tabii. Çok yakışıklı olmasalar'da en azından süzüyorlar beni. Birileri'de güzelliğimin farkında dedim ki ulan çocuklardan biri "Bok kafa kafayı yedi lan"... "Olm burası Amsterdam, otu çeken kendi kendine konuşuyor" dedi. BOK KAFA? OT? BEN? Öyle mi lan? Demek kafayı yedim? BEN? Tamam ya sorun yok. Gittim çocukların yanına "Mikrofon o mikrofon" dedim "Senin arayanın yoksa ben nnn'aaapim arkadaş?" dedim, sonra iki çocuktan biri arkadaşına "Olm turist olarak sen kalk İstanbul'dan Amsterdam'a gel, kız sana yalnızlığı yüzüne vursun ajfgksgf" dedi. "DAŞŞAK MI GEÇİYON UMUT? O Aysel var ya abi kesin nuska yaptı bak ben sana yemin ediyorum" dedi. Ay dedim bu'da yalnızmış kesin Ayselin bir oyunu bu. Elbette seninle bir gün karşılaşacağız, sonra çocuklarımız olur. Birinin adını Ot koyarız diğerinin adını Mikrofon.

Turist olup başka bir ülkeye gelip orada bile yalnızlığın yüzüne vurulması çok bok bi durum bence. Ben almim.

Bir papatya çayı lütfen,
Şüheda Özyar


NOT: Yalnızlık iki kişiliktir. Bir ben, yine ben.