Pagina's

Posts tonen met het label arkadas. Alle posts tonen
Posts tonen met het label arkadas. Alle posts tonen

10 december, 2015

Gelecek

Ooo 2016 süper

Acaba benim geleceğim nasıl olacak? Yok yani yine mutsuzluktan yıkılacam galiba. Artık kesin milletin torunları ne zaman evlenecek diye beklerim, bende ki bu şanssızlıkla gelecek bire göremiyorum o derecede karanlık. Hiç parlaklık yok yenim ederim, ışık falan da yok, desem ki şu dala tutunsam da bi gram mutlukuk girse cebimize o da yok. Geberdik umutsuzluktan Allah çarpsın ya. Ülkece kafayı yedik. Dışarda bi arkadaşımı görsem, "iyiyim," cevabından vazgeçmiş gibiler. "Nasılsın?," diye soruyorum ... "Eh yani kızım," dediği an uzaklaşıyorum. Kendim zaten sıkıntıdan patlıyacam huzur diyen beş harfi kelimeden eser yok. Ben mutsuz, arkadaşlarım benden mutsuz.

2016 yılı geliyor, okadar mutluyum ki baktırdığım her fal 2016'da bir ışık, bir umut bir bol miktarda para diyor. Sıkıntıların gidecek diyorlar. Ya ben böyle falların dediklerine inanan kızlardan değildim yemin ederim ama hani biri desin anlıyor musun, ya doğru olmasa bile insan inanmak istiyor. Benden öyleyim. 2015'in ilk yarım senesi çok şükür okadar güzel geçti ki, son yarım senesi, yani bu aralarda dahil, batıra batıra, sınavları göme göme, mutsuzluktan gebere gebere geçiriyorum. Ama geleceğimi çok merak ediyorum. Cidden Allah belamı versin böyle 10 saniyeliğine bile olsa ulan mutlu muyum değil miyim, zengin miyim değil miyim, evlimiyim değil miyim, bir de evleneceğim kişiyi görsem 10 saniye toplam etmez be ne günahım vardı benim ya. Bak bunların hepsine 1 saniye desen: mutluluk, zenginlik, evlilik ve eş derken dört saniye ya Allahım hayatımın bu umutsuz ve mutsuz dönemlerinde şerit gibi önümden geçecek dört saniyeyi bana çok görme yarappim only FORE.
Dildo ile İstanbula gittim geçenlerde. Ben her saniye ama her saniye bir arkadaşımla güldüğümü hatırlamıyorum. Bu da öyle biri, sanki biri Şüşü demiş de ayna koymuş karşıma. O derecede Dildo, aynı ben. O üzüldüğünde, yıpranmış halimden beter yıpranıyordum. Hiç bir arkadaşım üzüldüğünde, üzüldüğümü hatırlamıyorum ama cidden bu kızı seviyorum. Neyse gezdik, yedik vesaire derken. İstanbulda bir arkadaşımla, Güm, ile buluştuk. Sohbet muhabbet derken Güm birden, "Taksimde hiç falcıya gittiniz mi?" diye sordu. İşte bu be. İşte benim favourite arkadaşlarım. İşte beni ben yapan kankalarım. Hep gitmek istemişimdir, ama gidemedim. "Hayır," dedim ... "Ama beni götür," ... "Götür bizi n'olur," dedim. Kız tamam falan dedi gitti café'nin oraya götürdü. Ay burda ki adam öyle iyi bakıyor da böyle iyi bakıyor, herkes sıraya giriyor da bilmem ne. Bana bi gaz geldi tabii. Ama kapalıydı café, yarın arayıp randevu yapmamız gerekiyormuş o derecede iyi. Neyse Dildo'nun beyninde ki tüm etleri, hücreleri bitirdim "Bak gidecez, gideceeğğğz, o fala bakılacak, yemin ederim gidecez," dedim. Evden iki resim atıp Falcı Bacıya gönderipde iki satırlık fala mı kaldık lan, günde üç tane farklı şey söylüyor gülsemmi ağlasammı bilemiyorum. Ona bile güvenim kalmadı.

Ertesi gün oldu, café açtı "Nasıl yardımcı olabilirim?," diye sordu. Ay utandım, ne bu ya işi gücü bırakmış tek umutlarımız fallar der gibi arıyorum bir de sevgilim olsa gam yemiyecem ama neyse tamam: "Merhaba, fal baktırmak istiyorduk da, iki kişi," dedim. Öyle dolu. böyle dolu derken yarına randevu aldık. Bak okadar iyiymiş demekki kesin 2016 bana mutluluk getirecek dedim. Ama ben çok sabırsızımdır. Yani birşey istediysem hemen olsun isterim. Mesela fal. Fal baktırıcam ya ne diye bekletiyorsun beni 24 saat daha? O gün öyle birşey oldu ki, doktorumun asistanı ile konuşuyoruz. "Ne yapacaksınız?," diye sordu. "İşte fal baktıracaktık da yarına artık," dedik. Kız kalktı ayağa "OO FAL MI?," ... "Bak buraya gidin, bu kadın çok iyi, bu da numarası randevu alman lazım, banada al," dedi. O aynı gün için akşam saati 21:30'da Taksim'de başka bir café'de randevu aldık, hahahahaha so happy. Oraya gitmeden önce Nusr-et'e gittik. Fal'a yetişmemiz lazım diye etleri boğazımıza diktik, masadan nasıl kalktığımı hatırlamıyorum koşa koşa taksime gittik. Neyse geldik. Kadın hemen "Nasıl içersiniz kahvenizi?," diye sordu, orta dedik, oturduk. İçeri böyle tatlı, küçük ama ulan akşam akşam çarpılırız valla günah dediğim an Allah çarpsın bir saniyelik sadece o katın elektirikleri gitti geldi. "Dildo esheduennaillahe illallah yemin ederim bak üç harfliler dört dönüyo duâ kanka duâ ama fala bi baksın şimdi, boğazımıza tıktığımız etlere yazık yoksa," dedim. Neyse kahvemizi de içtik, içeri bi kadın geldi balkona oturdu. Bu arada falımı öyle bi çevirdim ki artık birşey çıkmalı dedim, devirdim fincanı o derecede birşeyler bekliyorum. Balkonda ki kadın başını çevirdi "Biri gelsin," dedi. Ay kendimi o an okadar umutsuz hissettim ki, bu ne lan diyip çıkıp gidecektim, yemedi. Kahve falına baktırmadan önce Dildo'ya "Kızım bak kadın falına bakarken öyle umursamıyormuş gibi davran oké mı? Hani çok merakın varmış gibi dinlersen kadını atacak da atacak o yüzden normal ol," dedim. Neyse kadın çevirdi fincanı, yemin ederim iki saniye içine baktı, koydu yerine, dışarıya baka baka anlattı. Ama lütfen, bir falcının ilk cümlesi bana karşı "Ne bu ya emekli, üç tane koca boşanmış, dört tane çocukla ortada kalmış kadınlar gibi bunalımdasın böyle, biraz kendine gel ya," dedi. Ay ben iflas. Dedim ne diyo lan bu kadın çok doğru dedi, acayip depresyondayım. İşte öyle "He salla he," kafasıyla dinliyorum ki, kadının her dediğine "Hadi bakalım," dedim. Sonunda okadar uyuz oldu ki kadın bana "Sana hadi bakalım, ben 28 yaşımda kocamı bulmuşum, sana hadi bakalım, sen kendini düşün," dedi. Yani demek kadın yalnızlığımı fincanda görmüş, güzel. Beni her gören yalnız olduğumu anlar lan zaten, neyse kadın işte 2016 çok dehşet geçecekmiş. Bu aralar full bunalım hep şanssızmışım ama üçüncü aydan sonra fena mutluluk yakalayacak mışım. Sonra kadın şükürey bin şükür asıl konuya geldi. Aklında 3 kişi var dedi HAHHAHAHAHAHA. Ya üç olsa neyse diyecem de eee? Biri seni seviyor, sen onu sevmiyorsun. Biriyle olur diyorsun o da öyle düşünüyor ama olmuyor, birini de sen istiyorsun heh işte onu unut öyle bir dünya yok dedi. YA BİR: Beni seveni ben niye sevmiyeyim ya? Geberiyorum diyorum, I cry and die, o derecede mutsuzum ya beni seviyorsa evlenelim? Neyse kadın devam etti, işte bunlardan hiç biriyle olmayacak, bunlardan bir halt olmaz dedi. Ay ağladım yemin ederim, NASIL ONUNLA OLMAZ? ONUNLA OLMAZSA BUNUNLA DA MI OLMAZ? HADİ ONLAR OLMADI, BU DA MI OLMUYOR? Sonra kadın harflerle geldi A, N, R, E harfleri ile birileri var burda, var mı öyle biri? Düşün düşün, ya aslında var. LAN. VAR VAR AYYYYYY. EVET VAR, dedim kadına. Ama burda yok, daha tanışacaksın. Dedi. Allah seni falcı yapanın da bin belasını versin be. Uzun boylu da, gözleri acayipmiş, kirpikleri çok güzelmiş, tüm kızlar hasta ama o bana hasta, iş adamıymış, anlı uzunmuş, saçları dalgalı derken kadın beklediğim kelimeyi söyledi, ZENGİNMİŞ hahahahahahahhaa. İşte bu çocukla yakın bir zamanda kalabalık bir ortamda buluşacakmışım. Ya konuştuğum ama hiç görmediğim biriymiş, ya da karşıma çıkacakmış. Sonra kadın falda ne dediyse boş. Demek A, N, R ve E ve zengin hea? Kesin o üç kişiden iki kişidir. 25 yaşımda da evlenecekmişim, 2016'dan sonra acayip kariyer acayip aşk yaşayacakmışım. BİLİYORDUM ALLAHIM, bu kulunu unutmadığını. Ay çok mutluyum lan, acaba kim bu çocuk... aaa, nnee, rrreee ve eee... hmmm KESİN O.

Sonra Dildo girdi. "Dediklerimi unutma," dedim. Kız girdiği gibi kadına yapıştı. Ya dedim hadi benim aklım sıfır, sen niye eksileri karıştırıyon canım arkadaşım? Kadın yirmi dakika dışarı baka baka anlattı geleceğimi. O günden bugüne kadar dışarı bakıp birşeyler anlatmaya çalışıyorum kendime de, "ulan nekadar mutsuzum ya," diyorum. Demek 2016 benim yılım olacakmış. Çok merak ediyorum çok. Fallara acayip sarıldım bu ara, binnazablaya veriyorum kafayı, kahvemi içtikçe falımı baktırıyorum. Hepsi ayrı bi kafadan birşeyler sızlıyor o yüzden onuda bırakıyorum artık. Bir de kadın deseydi bari, evleneceğim kişi bana TİFANNY yüzük ama en pahalısından böyle 30bin falandı galiba. 15O tane gül. Tamam mı ANRE? Ay yoksa bu salak falcı Andrew'dan mı bahsediyor? Vallaha düşüp bayılırım, çocuk yunanistandan geliyor lan Türk bile değil. Olabilir konuşmuyoruz bile, hatta kadın bu çocuk İstanbuldan değil demişti. AYYY FAK MY LIFE YA, BU DA MI FAKE? OFFFFF.

2016 size şans getirsin,
Şüheda Özyar


NOT: Duymak istediklerimizi duymayı sağlarız hep, ama gidenin elinden hiç tutamadık biz.

Ben ve Dildom, greetings from Istanbul:

suheda ozyar, gelecek, dildo, fal, komik, istanbul, taksim, bi melek, ask, evlilik, mutsuz, depresyon, OHÁ, oha, marka, t-shirt, tisort, amsterdam, arkadas, dost


40% SALE on the OHÁ HIGH FIVE COLLECTION @ 
WWW.SHOPOHA.COM

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

20 oktober, 2015

Büyük konuşma

Dedim sana

GÖR BAK GÖR. AL BAK. GÖR. Senden önce gitti, otur sende afferin. O hayatta evlenmez be diye diye çeyrek tak sen afferin. Yani büyük konuşmak istemem de ben asla Trabzonluya varmam be, ne Trabzonlusu (TRABZONLUYLA EVLENDİ, ZORLA TRABZONSPORLU OLDU, HORON BİLE TEPTİ, YAYLADA OTURUYOR, YAZ KIŞ FINDIK TOPLUYOR). Ya büyük konuşma bak tersi başına geliyo yemin ederim yarın kınasına sonra ev ziyaretine gidersen görürsün sus bence. Böyle böyle demiştin hatırlatırım, never say never diye boşuna demiyor Justin dedim sana onu dinle diye de işte yine beni sallamadın kanka. Beni sallayacaksın yoksa gidersin fakire oturur ağlarsın böyle. Zamanında böyle dedim de çok büyük konuştum keşke demeseydim. YA DİMİ keşke. Artık düğününe gelirim.

Büyük konuşmak kadar tutan bir duâ yoktur. Bu yüzden geleceğe dair planlarımı ve sözlerimi her zaman dikkatli seçerim. Yani eskiden mesela "HAYATTA TÜRKİYEDEN BİRİYLE EVLENMEM VALLA, ALLAH KORUSUN, HAYATTA," diyordum. Şimdi ulan iyk öyle demişim kesin tutar bu çünkü bi zengin iş adamıyla evlenip Türkiye'ye gitmeyi kim istemez? Boğaz'da evi veya her daima Porsche'ım kapımda olsa fena mı. Ama dikkatli konuşurum "Allah var şimdi, büyük konuşmak istemem de kısa boylu boyfriend mi?????? Tabiiki de hayır," diyorum. Böyle şeyler ama hangi konuda büyük konuştum bir düşüneyim.. Ha.. Neyse. Evet. Şunu dedim. Bunu da dedim. O da vardı. Evet. Neyse. Tamam bittim ben kesin bittim.
Eskiden çok fazla büyük konuşmuşluğum vardır, hepsi teker teker tutuyor galiba bilemedim. Bu yüzden genç yaşlarda, hatta olgunlaştığın dönemde ne dediklerini anlamasan, bilmesen, bilinç altında olmasan bile gerçekten dikkat etmek gerekiyor. Benim örnek verebileceğim bir sürü arkadaşlarım var. Hepsi büyük konuştu, ne konuştularsa da başlarına geldi. Bugün kızlarla arabadayım, Dum, Dil'aya ikide bir "Ben sana dedim dimi," ... "Dedim ben sana büyük konuşma diye," ... "Bak dedim sana," ... "Gidersin şimdi Ankaralıya," ... "Dedim, bak". TAMAM ANLADIK DEDİN TAMAM. Böyle arakadaşlıklar iyiki var "Dedim bak," cümlesini nerden geldiğini hatırlatıyorlar. Büyük konuşmayacaksın kanka. BIG. Bizim bir arkadaş grubun içinde kız: "Aramızda en geç kesin Durmaz evlenir, ay yemin ederim o hayatta evlenemez," dedi. Yemin billah o kız hepimizden önce evlendi. Hemde öyle bir evlendi ki, çeyrek taktık çeyrek, ev ziyaretine gittik be ev. Sonra zengin zengin diye tutturuyorum, elin fakiri gelip beni isteyeceği günü de biliyorum yani bukadar heves ettim şimdi okadar konuştum tersi çıkar. Dünyanın en şanssız kızlar listesinin başını çekiyorum be sen ne diyorsun. Biliyorum yani kendimden, etrafımdakileri mıgnatıs gibi çekerim, sanki arkadaş grubumu bilerek seçiyorum hepimiz bir mutsuz, hepimiz bir ne konuştuysa başına geliyor. Kız cidden bak 7 yıldır ben Karadenizliyle evlenmem dedi, 7 yıl, Allah belamı versin bak şuan evli ve evde hamsi pişiriyor ve kuymak'ı çok seviyor. Öğğğğğğ be. Biri ben hayatta ülke dışı sevgili yapmam, erkek mi yok dedi dedi, şuan Fransa'dan sevgilisi var ve evlenecek. Ben pinti adamla niye evleneyim ya benim için herşeyi yapacak dedi, Allah çarpsın çocuk sırf para harcamayım diye evden sandwich yapıp getiriyor ve kız çok mutlu. AY ALLAHIM ALLAH KORUSUN YEMİNLE. Geçen annemle konuşuyoruz işte yine klasik "Yok mu birileri?," dedi ağlıyorum yani. YOQ ANA diye dizlerine çöküyorum daha neyine nasıl inandırayım. Telefon sık sık elimde tamam, bi yazanım yok ama, kendimi yalnız hisssettirmemek için o telefon elimde, lütfen. İnandıramıyorum işte. Sonra annem ve benim görüşlerim biraz farklıdır bazı konularda. Kadını bi şekilde uyuz ettim, "İNŞŞŞALLAH SANA BİR HOCA DÜŞER," dedi. AY BEN ŞOK. "ANNE TUTAR O"... "ANNE ÇEK GERİ NOLUR BAK TUTACAK" dedim. Öyle içten söyledi ki hissettim. Annem ne duâ ederse tutuyor buna şahidim. Kadına bi ters birşey söyliyeyim, sınavımı 55 alacağıma 54 alıp geçemiyorum o kadar bi şanssızlık yani. Yalvardım geri çek diye çünkü tutar bu ve hayallerim suya düşer biliyordum. Ben diyorum tüm alışveriş merkezlerini alt üst yapacam, arabamı Vale'lere verecem herkes beni tanıyacak, annem diyor ki cami'den camiye gidecen ve cami'de ki market seni tanıyacak. "Tamam," dedi, "o zaman inşAllah karşına hayırlı, imanlı ve...," Bakıyorum kadına yani de diyorum, ZENGİN DE ANNE ZENGİN YA ÖFFH ÖLCEM BAK TUTACAK DİYORUM SANA, "ve zengin bir eş nasip etsin," dedi. AYH AMİN. VALLAHA BİN KERE AMİN dedim. Yani hoca olmasına karşı değilim, bende şükür elimden geldiği kadar imanıma düşkün olmaya çalışıyorum ama come on please, HOCA? İmanlı olsun, insan olsun, büyük konuşmasın, yakışıklı olsun, boyu uzun olsun, hayırlısı olsun, zengin olsun, beni çok sevsin, fazla kıskanmasın hep yazsın, arasın para para para parağğğğ that's oké.

Kim zamanında büyük konuştuysa hepsi başlarına geldi. Arkadaşlarım benim hakkımda "Bu kesin hemen evlenir gider bu," dediler. Hepinizin Allah belasını vermesin amk hepiniz evlendiniz hala yalnızım lan yalnız. Nekadar büyük konuştuysalar bir okadar da yalnızım şuan. Neyse, gelir geçer tabii ki de herşey Allahtan. Bilip bilmeden konuşmayın. Bilin ve öyle konuşun. İstediğiniz ne varsa duâ edin. Hep duâ edin, ne isterseniz. Elbette bir gün tutar. Mevlam ne diyor sen yeterki Duâ et; Ben kabul ederim. Böyle eskiden sihir falan varmıdır acaba diye düşünüyorduk ya, işte en büyük sihrin değerini çok bilmiyoruz bence. Bu hikaye için de Dum'a çok teşekkür ediyorum, okadar çok BEN DEDİM SANA BÜYÜK KONUŞMA DİYE DEDİM, dedi dedi sonra döndü bana "Al sana hikaye buldum bloğuna yaz bana da teşekkür et," dedi. Çok haklısın valla, ben neler dedim de şuan sizlerle bir arabanın içindeyim yarappim SEN KORU YA SEN. Sonra ben eskiden "AY HAYATTA KILLI BİR OĞLANA ASLA GİTMEM YANİ, ÇİFT GEZECEZ" dedim, şuan arada sırada öyle biriyle konuşuyorum. Çok az yani, ay inşAllah seninle evlenirim be. Müzik zevkimiz aynı nasıl olsa, ağda falan da yapıyorum sorun olmaz yani. Sen gel beni iste, verdim gittim kendimi.

Dedim ben sana dimi,
Şüheda Özyar


NOT: Seni istemiyorum de, ben sana evet derim.

Büyük konuşunca ben:

buyuk konusma, buyuk, konusmak, komik, argo, ohá, oha, suhedaozyar, suheda, hikaye, t-shirt, marka, tshirt, brand, moda, tovbe, arkadas, yalniz

04 oktober, 2015

Yıqıldım

Ne tarafa?

Artık hangi tarafa doğru yıkılacağımı şaşırdım. Şu tarafa mı yoksa bu tarafa mı bilemedim. Yemin ederim ruh halim şu japon görmez olsun klibi gibi. Ben hayatımda ingilizcede 1 diyip, ne ne? diyen kankalarım var günahkâr olurum bunların yüzünden. İşte bu yüzden NERİMAN İPLİKÇİ gibi kanka olma duası, ENTER enter enter enter *motherload* para da gelsin fast. Kendimi kendine iyi bak diyen Ömer Köroğlu hikayesi gibi hissediyorum valla AYYYH fena oldum yemek mi yesem yarappim. Biz eskiden öylemiydik, Ömer Köroğlu hayatımızı kurtarıyordu o dönemler vesaireee diye reklam yapıyodu böyle arada sırada ama aldırmıyorduk çünkü biz eskiden BöyLeE HaRfleRLe bÜYüdük. Kendine iyi bak derler, ve giderler. Hadi ben bunalıma girdim ne dediğimi bilmiyom kanka da sana ne oluyo sana? YAW BİR TANE NORMAL ARKADAŞIM OLMAZ MI BENİM? BİR TANE, ONLY ONE.

Aq yıqıldım. Cidden hangi tarafa doğru kaysam diye bilemedim. Her yere yıkıldım galiba anlamadım. Çok bi değişik hissediyorum kendimi hatta nasıl bir değişik onu bile bilmiyorum. Böyle bir değişik yani ruh halime noluyo yarappim what's going on? Depresonda mıyım? Am I in depresyon? Nasıl bileceğim bunu yani depresyonda olduğumu nasıl öğreneceğim? Saçımı da kesmedim ama bi şekil yapmayı düşünüyorum. Galiba ağır bunalımdayım, exclusive versiyon of bunalım. Because ve love to be loved. Titanic mı izlesem? Ay yok barbie daha güzel, evet.
Depresyonda mıyım? Bilmiyorum ama fena canım sıkkın. Böyle oturup, mavi'yi izleyebileceğim bir manzaram olsa. Evimin her tarafı cam böyle, güneş hafiften vuruyor, çok sıcak değil ama soğuk da değil aslında normal. Elimde sıcak çikolata üstünde krema'sı. Elimde sigaram olmasın içmiyorum ama fena izlerim. Yani sadece o deniz manzarasını, evimin her tarafının cam olması, hava durumu ver kimse olmaması yanımda bence beni rahatlatır. Huzur var bu işte. Derinden derine bir sonsuz deniz manzarası ve sessizlik. Sonra ne mi oluyo? Pat put sesler geliyor. Arkamı bi dönüyorum, yarappim a handsome boy!! Elinde sıcak çikolata bana doğru geliyor. Bana la bana bana sana değil yani. Hayal kurmak bedava git kendine kur. Neyse devam ediyorum. Çocuk "Aşkım," diyor. WHAT THE FAK LAAA?? Çocuk yeşil gözlü, uzun boylu, kaslı ve bi gülümsüyor ben ağlıyorum o kadar güzel yani. Bi detay gözüme çarpıyor, masa'da golden creditkard iki tane (ZENGİNİZ YANİ). Bir de Porsche arabamın anahtarı da yanında. Çocuk yanıma geliyor, kahveyi masaya bırakarak belimden sarılıyor ve diyor ki "Bu manzarayı her zaman seninle izlemek istiyorum..." KESTİİİK. Yönetmen Şüşü aracılığıyla bu bölüm de sona ermiştir "YA GERÇEKÇİ BİRŞEY YOK MU, REAL YANİ?". Fake fake takılıyorum yarappim odamın dört duvarına yapışık kalmışım. Sims'de aile kursam bile daha mutlu oluyorum ya bu nasıl bir hayat. En azından Sims oynarken adamlar benim gibi fakirlik çekmesin diye "Motherload" kodunu girer birden cebe 50.000 sims parası gelirdi. ALLAHIM, BİR ARALAR KURDUĞUM HAYAT BİLE ZENGİNDİ YA. Bu yaşadığımız hayat bir oyunsa, yokmu yarappim bir kod, bir şifre, bir duâ hemen tutsun da şu bankamı açtığımda içinde yüzbinlerce trilyonca money cash money bulunsa? Ya bak aile ile bir araya geliyoruz, aile şu şekil "Aynen bence cafe açsak çok iyi tutar. Pideci de açabiliriz. Açalım evet, kafe açalım. Açıyoruz hemen tamam," diyorlar. Bukadar lafta kaldı kelimesine inanmazdım, ama bizim aile hep lafta kalıyor. Ne zaman bir araya gelsek bunlar zengin olacak, kafe açacak da biz faydalanacaz. ON sene önce bunlar "Simit Sarayı açsak var ya fena tutar" dediler. ON sene sonrayız, biz değil başkaları açtı. Ve adam şuan bir ferrari sahibi, bir köşk bir hizmetçi bir gold creditkard masterı ve ben hala bugün ne yapsam da sonra kurtulsam fakirlikten diye düşünüyorum? BEYNIM YANDI BEYNIM. Demin bi sigara cümlesi kurdum. Depresyonda olanlar sigara içiyormuş. Bilmiyordum, taaki ben Türkiyede bir paket alana kadar. Depresyondaydım ama coollık olsun diye bir kaç tane içmeye başladım, because sevdiğim çocuk damat olmuştu. Sonra napiyorum falan dedim paketi verdim birilerine. O bir kaç sigara bana cidden zarar vereceğini düşündüm hemen bıraktım. Beni bırakıp düğün gününde evet diyen bir çocuğa değmez dedim. Sende eğer sigara kullanıyorsan, bırak demeyeceğim. Eyvallah derim, sende kendini rahatlama yöntemini böyle bulmuşsun demek. Ben namaz kıldım böyle cidden rahatlatıyor beni. Duâ da ediyorum tabii ki de ama şuan fena birşey geldi aklıma. Duâ ederken "motherload" diyecem artık adjhfgajhkg ARTIK NEKADARI TUTARSA. 10.000 EURO DA YETER ŞİMDİLİK AMA OLSUN. SEVERİZ BİZ. RİCH PEOPLE.

"Ya cidden nasıl yalnızsın sen anlamıyorum," diye mesajlar geliyor. YA BEN ANLAMADIM SEN NASIL ANLAYACAN? Diyemiyorum çünkü ne zaman telefonumun ön kamerasını açsam  kamera bana gapa gapa Allah aşkına diyo. O kız ben değilim aşkım yemin ederim ön kamera aramızı bozmaya çalışıyor anlamıyorsun. FİTNE FESAT YEMİN EDİYOM SANA NE ARARSAN ÖN KAMERADA VAR AŞKIM PLEASE BELİEVE ME. Bi Justın Bieber şansı olmadı anasını satıyım durduğum yerde keşfedilemedik. Veya sokakta yürürken bir yönetmen yanıma gelip de "Seni ünlü yapacağım, sen acayipsin!!" demedi hala yirmili yaşlarımda keşfedilecek insanım ben niye bana Ajda Pekkan muamelesi yapıyosunuz yaaaaa gencim ben genç!!!

Beni anlayacak biri çıksın hemen evleniyom,
Şüheda Özyar


NOT: Gülüşüm seni sevmişti.

Demek o da zengin koca buldu?
depresyon, bunalim, yiqildim, yikildim, komik, suheda ozyar, ohá, oha, blog, yazi, hikaye, allahim, dua

BU ARADA:
WWW.SHOPOHA.COM 'dan T-SHIRTLARINIZA SAHİP OLUN!

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

06 september, 2015

Serkan Kaya sendromu

Ah ulan ah

Günümüz ilişkilerinin en büyük sorunu diyebileceğimiz, ünlü psikolog İsmail YK'nın literatüre kazandırdığı sendrom. Beni beğenini ben ben beğenmem, benim beğenendiğim ise beni beğenmez. Bana sen uzaksın, bana sen mezarsın bir başka söyle yaşarsııın. Ay bunların hepsi İsmail YK ama şöyle birşey var bence senin en iyi arkadaşın diyebileceğin kişi seninle aynı müzikleri dinlemeli, seninle aynı anda ağlayıp gülmeli. Bence ben Serkan Kaya dinlersem o da dinlemeli, sonuçta ben ağlarken o da LOVE ME LIKE YOU DO LO LO LOVE ME LIKE YOU DO diyip o LO kısmında halay çekmemeli.

Ne badireler atlattım yemin ederim çağ atladım. İsmail YK'yı aştım en sonunda Serkan Kaya'yı dinledim. Kanalda çalıştığım dönem bir çocuk kulaklık takıyordu. Ay aşşağda Hülya Avşar çekimi çocuğun kulağından bir İbrahim Tatlıses patlıyordu. "Ayıp ayıp, çekim var İbrahim Tatlısesin sesini kıs," dedim görgüsüz. Çocuk bana baktı "O İbrahim Tatlıses değil," dedi. Gözlerim parladı. Yoksa yeni birini mi keşfedeceğim diyerekten "KİM?" dedim, kulaklığı aldım, "aç sesini aç," dedim. İşte o an. O saniyeden itibaren ben bir efkar qız altmışbir. Ben bir kanayan kırmızı gül MSN profil fotoğrafı. Gül derken bu yorumu yapmadan geçmiyorum. Ceren Hindistanın sevgilisi geçen buna 1001 tane gül almış. Kadın mutlu bir şekilde fotoğraf paylaşmış instagrama. Beyin otomatikmen "1001 tane gül? 1 tane gül 4 TL ise, 1001 tane güle adam 4004 TL mi ödedi????????" dedim, ay hemen dedim benim eskilere bir şarkı gönderim "Serkan Kaya - benden adam olmaz" diye. Gülleri sevmiyorum tamam da hiç 1001 tane gül gönderenide görmedim dedim. Biri de yorum yazmış "Gözlerimden kan aktı," diye. Alkışladım. AYNEN dedim, benim de. İşte bu tam bir İsmail YK, bu tam bir Serkan Kaya - Aşk ne demek bilen var mı?
Serkan Kaya sendromu nedir? Diye soranlara, ne değil ki diyorum? SEVEMİYORUM SENDEN BAŞKASINI!!! İlla depresyonda olman gerekmiyor, şarkıyı açtığın gibi zaten belirli bir moda giriyorsun, AH ULAN AH diye. IM IN BUNALIM, PLEASE CLOSE THE DOOR MOM. Çıktığımı da hiç hatırlamıyorum. Serkan Kaya sendromu benim için tam bir İstanbul özlemi gibi birşey. Şöyle bir baktığın zaman hepimiz platoniğiz. Ya seviyoruz o sevmiyor, sonra o seviyor biz sevmiyoruz. Adam bile Sevemiyorum şarkısının ilk cümlesi "Düşünmesem mi, üzülmesem mi?" diye başlıyor. Adam bile ne yaptığını bilmiyor bu yüzden 2x beni bunalıma sokuyor. Bir baktın İsmail YK araya giriyor şappur şuppur beni op, yoksa ben tipsiz miyim hee? Başkaları napıyor şap ayarlıyor, yoksa ben zurna mıyım he? Adam çözmüş, adam biliyor. Tipsizim diyor çok açık yani.
Kalakaldım kışın ortasında yine. Yazın 40 derecelik sıcağında kalakaldım şarkısını 4 kızla bir arabada bağırarak söylediğimi hatırlıyorum boğazda turlarken. Dedim ben bağırıyorum tamam bi nedenim var, e benim Kara da bağırıyor onu da anladım, ama aramızda hiç derdi tasası olmayan Marka yağdırıyor. Nasıl söylüyo yarappim dedim Allah kimseye böyle bir acı vermesin bak kız bize demiyo ama içi dolu. Bir gün klübe gidiyoruz, dört kız. İşte, ben, Kara, Marka ve Erberk. Arabesk night. Allahım çok cool. Beni dışardan gören, r&b sanar ama içim bir Yıldız Tilbe. Marka çok yemek yer, o gün çok yemek yedi üstüne üç beş içti lak kızı tuvaletlerden çıkaramıyoz ama Allahım içim gidiyor şimdi Serkan Kaya çalacak da ben tuvaletteyim olmuyor böyle valla COME ON MAN. 45 dk uğraştık, Marka tuvaletten çıkmadı, en son güvenlik dışarı çıkarttı. Kızın temiz hava alması gerekiyor derken biz dört kız dışardayız. Ne hikmetse yemin ederim bu dünyanın en şanssız ve bahtsız kızı olarak kendimi ilan ediyorum, tam dışarı çıktık Serkan Kaya - Kalakaldım, çaldı. Marka sen otur dedim, Kara'nın kolundan tuttum "NOLUR" dedim bak ölecem yoksa çok çağresizim koş diyerek sürükledim kızı içeri girdim. "Dur nakarat gelsin sonra gidelim," dedim, 15 saniye için g*tümü yırttım. Bağıra bağıra söyledim. Tamam bitti, gel çıkalım dedim. Ama önemli olan o an orda o şarkıyı bağıra bağıra söylediğin zaman karşında ki kişinin sana aynı şekilde eşlik etmesi. Ben kendimi damarcı sanıyordum da bu kız da aynı ben dedim. Karanın gözleri parladı. Serkan Kaya aslında ya son ses dinleyip eşlik etmen gereken bir sanatçı, ya da Serkan Kaya'yı bırakıp İsmail Yk dinle, en azından sana sana ölürüm, sana sana yanarım dersin yine de kimse seni ciddiye almaz bilirsin. BECAUSE sen VEVO dinlerken ben POLL PRODUCTİONS takılıyodum, bitch please.

Mesele ne senin benden ayrılman, ne de benim sana darılmam, ne aramaman ne de sormaman... derken araya İbrahim Tatlıses giriyor "ARAMAM SORMAM BİR DAHA, YALVARSAN BİLE ALLAHA"... sonra oğlu giriyor işin içine "Kaç kere, öldüm ateşlerde, yangın var bu şehirde," bir bakıyorsun İsmail YK "Facebook facebook, her gün aradım durdum," diyor. Bu İsmail YK adamı sendromdan çıkarır yeniden sokar. Serkan Kaya sendromu çok karışık bir sendromdur. Ne hissedeceğini bilmezsin ama dinlemesi güzeldir. Bağıra bağıra, sesi sonuna kadar açıp dinlemeyi de seversin. Ağlamazsın, sözleri ne diyor bilmezsin ama kulağa güzel gelir. Dinler, dinler durursun çünkü O GÜNLER UNUTULUR MU, LOKMA DEĞİL YUTULUR MU?

Bir yerlerde kalakaldım,
Şüheda Özyar


NOT: Aynı müzikleri dinlediğiniz insanlara sarılın.

Kara ile yıqıldıq:



BU ARADA:
WWW.SHOPOHA.COM 'dan T-SHIRTLARINIZA SAHİP OLUN.

20 mei, 2014

Buzdolabı

Hiç mi yemek olmaz?

"YOK YANİ BU BUZDOLABI NE İŞE YARIYOR ARKADAŞ İÇİNDE YEMEK OLMAYACAKSA?," dediğim isyanlarım var benim. Acıkırım, acıkınca çok yerim. Ne bulursam yemem, aradığımı bulduğumda yerim sadece. Arayıpta bulamadığım çok şey var benim. Yemek aradığımda bulamam, tatlı isterim, en son lokmayı kardeşim o an ağızına attığını görürüm. Hayata küserim, net. Yemek benim için çok önemlidir. Sevgili olmazsa, yemek var, kilo var, güneş var, hayat var, nefes var, spor salonları var "ERİYECEK BUNLAR ERİYECEK" dediğim yaza hazırlıklarım var.

Birini kaybetmek veya onu aradığın yerde bulmak gibi bir lüksümüz yok bizim. Annemin var ama. En son tokamı halının altından çıkardı, ne işi var orada bilmiyorum ama bir şeyler yapmışımdır elbet. Mesela tatlı krizim tutunca her yeri delik deşik ederim. Önce "Ulan market açıkmıdır?" diye düşünürüm, sonra saatin 23:00 öldüğünü görünce "Allah kimseye kaynana olarak Semra'yı vermesin" diyorum. Ne alaka diye bende bilmiyorum ama aç olurken sen değilsin diyorlar ya, işte bu ben. Dolapları ararım, yemek yok. Yemeklere bakarım, iki gün önce ki makarna hala taş gibi duruyor, ama İKİ GÜN ÖNCE. Sonra tatlı istiyor canım, buzdolaba bakıyorum, YOK. Buzdolabın tüm raflarını geziyorum. Bünye "yemek, yemek, ipad iki, ipad iki," diyip duruyor. Annemin köy'den. KÖY. Köyden getirdiği peyniri bile buluyorum, ama beni sevindirecek tatlı bulamıyorum. Sonra oturma odasında bulunan kapağı olan her süsü açar kaldırırım,, "ŞEKER YA? ULAN ŞEKER DE Mİ YOK?" diye bunalıma giriyorum. Canım beni sevindirecek birşeyler istiyor. Aşk olmasa, saygı, sevgi, aşk ya, aşk olsun, sensizlik olmasın, seninle aşk, huzur ve mutluluk. Nutella lan Nutella olsun. Nutella istiyorum. Ohhh.

Şimdi ben marketten ne alırsam o benim olmalı. Yani ben çikolata alırsam, o çikolata benim. Yoğurt alırsam o yoğurtun tarihi geçene kadar o yoğurt benim. En çok sevdiğim ise Danone, o Danone'yi alana kadar canım çekiyor, aldıktan sonra vazgeçiyorum. Kardeşim herşeyi süpürüyor. Süpürke makinesi gibi bir migdesi var. "İstiyormusun?" sorusunu bitirmeden elimde ki gitti bitti. Böyle migdesi olanlara hayret ediyorum. Geçenlerde "Şeker var," dedim. Çantamı karıştırdı, odamı alt üst etti "YOK, HANİ?" dedi. "AL LAN AL AL, ALLAHALLA YA, AL ŞEKER" dedim.
Açıktım. Her yeri aradım, her yeri, ama YOK. "ANNE ŞEKER YA ALLAHINI SEVİYORSAN?", yok şeker dedi. "ÇİKOLATAYI KİM BİTİRDİ?" dedim, cevap yok. "LOKMA YOKMU LOKMA?"... "LOKMA YA?"... "EKMEK?"... "BİSKÜVİTLİ ÇİKOLATA'DA MI YOG YA!!!" diyorum. Evde yok. En son buzdolabı dedim. Rafları alt üst ettim derken "ÇOK ŞÜKÜR'E BİN ŞÜKÜR" dedim gülerek. Gözlerim parladı. Çikolata gördüm. Aldım elime, kapattım buzdolabını. Açtım paketi, içi BOŞ. Kardeşim benimle dalga geçmiş. Ben ona süpürke dediğim için boş çikolata kutusunu buzdolabına koymuş. Yeminlen çok üzüldüm. Yani açlık hislerimle oynuyorsun sonuçta. Öksüz hissettim bir an kendimi. Kardeşimin odasına gittim "GÜNAH LAN GÜNAH. ABLANA YAPILIR MI BU!" dedim gözlerim doldu.

En son olarak anneme gittim "ŞU BUZDOLABINI AT GİTSİN" dedim.
"Bu'da kafayı yemiş arkadaş" dedi. O BUZDOLABI HALA BOŞ Bİ KERE.

SENİN BANA VEREMEDİĞİN O MUTLULUĞU BUZDOLABIN RAFLARI VERİYOR, N'ABER?
Şüheda Özyar


NOT: Bir çikolata beni mutlu etmeye yetiyor.