Pagina's

Posts tonen met het label bursa. Alle posts tonen
Posts tonen met het label bursa. Alle posts tonen

12 september, 2014

Uyanmak

Böyle mi uyulur?

Sabah zorla, isyanla bi haykırış bi yokluk bi YETER YA seslenişi bi ulusa mesaj gönderme "YA KALK YA," ile capslock konuşmalarıyla biri uyandırılır mı? Söyle bi Allahını bi anlat bana bi derdin ne? Sabah niye bu insanlar zorla uyanıyor? Sabah niye bukadar güzel de akşam niye uyuyamıyoruz. Bu psikologlar nerede? Bu derdimize derman olun. Uğur Koşar abi buna bir çağre bul, bi hissedelim sabah uyanış halimizi. Hadi ben neyse, ben bi tıkırtıda uyanıyorum da sen ne diye hala yataktasın? Yok yani bıraksalar ertesi gün kalkacaksın. Senin derdin ne bana bi anlat? Bi söyle bi çağre bulalım ya yeter ya yeter napalım anasını satayım ya iğne mi vuralım napalım?

Biz insanlar uyumayı da uyanmamayı da çok seviyoruz. Nefes almayı, güneşi görmeyi, denize girmeyi, deniz gibi bir manzaramız olsun isteği, hepsini seviyoruz. Hepsine bir çok şükür. Ama biz insanlar yani şimdi ben seninle yazarken konuştuğum için sen diyorum, nasıl bir insansın ki gece uyumamayı sabak kalkmamayı becerebiliyorsun? Senin bu yokluğun ne yani? Senin bu sıkıntın ne? Yaz tatiline gittiğim zaman her sabah erken kalkmayı seviyorum çünkü günümü dolu dolu geçirmek istiyorum. Yani ben tatile gelmişim, uyumak neyime? Güneş var, huzur var, deniz var. Stress yok sıkıntı yok, çalan bir saatim yok, bu yüzden yaz tatiline gittiğin zaman erken uyan! Ağırıza ise uyanmayı hiç sevmiyor, "Kızım kalk lan kalk bak saat 9 oldu," diyorum, "La olm bırak beni sapıkmısın ya uyuyorum," diyor. Zorla, silahla, saldırıyla uyandırdığım oluyor, sonunda uyanıyor. Lan yalnız başıma kahvaltıya indiğim oldu Hotelde "Ulan okadar para ödedim kahvaltıya mı inmeyeceğim," düşüncesini benden alamıyorum. Master zaten hiç uyanmıyor. Sabah 9'da kaldırsam öğlen 15:00'de uyanır. Günün değerini bilmelisin. Sen her zaman uyuyabilirsin, ama bugünü tekrar yaşayamazsın...

Bursa'dayız, acaba beni Bursa'dan okuyucularım var mıdır veya Bursa'yı seven? Bi evde beş genç kaldık. Ben, Ağırıza, Master, Şimay ve Ciddi. Şimay ve Ciddi benim en sevdiğim iki kız kuzenlerim. Onlara bayılıyorum. Onlara hastayım. Onlar benim en büyük varlıklarım. Onlar olmasa hiç uzaktan var olduğunu bilip, 365 gün konuşmadan seveceğim birinin var olduğunu bilir miydim? Şimay ve Ciddi bir birinden çok iki farklı karaktere sahipler. Şimay, Ciddi'den bir kaç yaş küçük olsa bile Şimay ile konuşmadan dünyayı alt üst edebileceğim biri. Ciddi ile dünyayı alt üst etmeye kalksak "Niye dünya'yı alt üst edeceğiz Şüşü abla niye?," diye sorar. Her insanın ayrı ayrı sevdikleri insanlar vardır. Görmeden sevmek ve görmediği halde sevildiğini bilmek gibi... Neyse ben her zaman Şimay ile yatağımı paylaşırım. Onsuz yatamam. Ona sarılarak uyumam gerekiyor, alışkanlık işte. Kızı benimsiyorum, o her zaman bir candır. Güldüğüm zaman bokunu çıkarırım, o da benimle katılır gibi bir şey. Neyse herşey iyi, hoş, güzel. Herkes uyudu zart zurt sabah saat 7 oldu uyandım. Şimayı dürtüklüyorum "Kızım kalk lan sabah oldu," diye. Önce iki ııh, yook, hııı, saat kaç?, ıııııh diye isyan tonlarını sergiledi. Neyse dedim bu uyanana kadar gideyim diğer oda'da Ağırıza ile Ciddi'yi uyandırayım. Gittim. Ne göreyim. ALLAHIM. TÖVBEAAĞĞH. Ağırıza tabut gibi bankta uyuyor. Düm düz abi kıpırdamıyor bile, üzerinde ise seccade. Böyle bildiğin baddaniye yerine seccade. Lan ömrüm bedel yemin ederim ilk kez böyle bir şey ile karşılaşıyorum. Yanıma bakıyorum Ciddi bi bacağı yukarıda diğeri ise yolunu kaybetmiş bilmem ne yerde. Lan diyorum bu milletin ne cins cins uyuma töreni var anasını satayım aile yadigarı gibi hepsi tuhaf hepsi de inside my family. Sonra ben yıkıldım abi ben koptum. Benim gözümden yaşlar akmaya başladı. "ŞİMAAYY GOOŞŞŞ GOŞŞ," diyorum. Abi diyorum bu ne lan exorcism mi yaşıyoruz ne oluyor. Şimay geldi, zaten bu kız gülmeye başladığında bana bi haller oluyor bende gülüyorum. Sonra Ağırıza uyandı "Ne gülüyonuz olm manyakmısınız," dedi. "LA OLM YAŞIYON DİMİ?," dedim. "Salakmısın olm," dedi "Lan ne morga girer gibi uyuyon ya," dedim... "Harbi geri zekalısın," dedi. BEN MİYİM LAN GERİ ZEKALI? Baddaniye var, yorgan var, döşek var en kötü ihtimal halı var veya perdeyi söküp al ser üzerine ya ne beni kanlı pıçaklı film sahnelerine sokuyorsun, ödüm kopuyor. Please cnm :)

Neyse anlatmak istediğim bu değildi aslında. Uyuyamıyoruz geceleri, sabah da uyanamıyoruz. Biz çok insan gördük ağızı açık uyuyan valla ben kendimi hep öyle yakalıyorum. Hepimiz geceleri "Ulan gece oldu bari gece mesaj at ya," demiştir veya en kötü ihtimal arkadaşına "La olm yine uyuyamıyorum ya," demiştir. Abi ben ne yazıyorum ya uyuma sorunun varsa git psikolağa ben mi kurtarıcam seni Allahalla ya come on bi kendine gel bi bitch please close the door, look at the tavan, ona baktığın gibi kimseye bakamazsın zaten.

Biz ne uyumayı becerebildik ne de uyanmayı,
Şüheda Özyar


NOT: Çok uzun uyumayı ama sabah uyanabilmeyi isterdim.

Ağırıza morga giderkene adjhsgajhgdfjhagfd:



14 augustus, 2014

Ne ara bittin?

Dalga mı geçiyon tatil?

Tatile gidiyorum! diye hava basar, üç hafta sonra dönüyor diye uçağın resmini paylaşır. Durumun vahim hali bu olsa gerek. Evrenin dengesizliği, tatilinin everesini yaşıyorum galiba. Tatile gidiş çok güzel, oh keyif-i âlâ. Kebap. Dürüm. Ekmek arası kıyma gibi ama dönüşü işkembe çorbası. Mangalın üzerinde unutulmuş domates gibi bir şey. Biten herşeyden nefret ediyorum. Tıpkı tatil gibi. Lan daha dün gidiyordum, mutluydum, ne ara bittin sen ya? Şu an ki psikolijimi anlatamıyorum.

Oh be çok şükür Şüşü yazdı diyenler vardır galiba. Ne hikayeler topladım yarappim sana anlatamam. Yıkılıyorum. 365 gün yaşayamadıklarımı elin 3,5 haftanın her haftanın 7 günün her günün 24 saatine her saatin 60 saniyesini sığdırdım. Yazmayı özlemişim. İçeri mesajlar geliyordu "YAZ ŞÜŞÜ YAZ" diye. Bİ BİLSEN İÇİMDE Kİ RUH HALİMİ BÖYLE DEMEZSİN AMA. Ben bu tatili sevdim. Ağırıza ile 3,5 hafta yan yana iç içe girdim. Ağız kokumu çekti, sevdi, okşadı. Nişanlanacak, sözlüsüne kuma aldı beni. Benimle çıkıyor şu an. Bir insanı daha iyi tanımak için iç içe yaşaman gerekiyormuş. Karı koca oldum onunla. Karım oldu kocam oldu. Sinir oldum ona lan ne dağınık insan diyerekten. En önemlisi dağınıklık. Ben titiz bir insanım. Dağınık olmaya gelemiyorum. Olmuyor işte. O tuvalet kapağı kapanacak. Sen en son o tuvaletten çıktığın zaman o kapak açık kalmayacak. Kapanacak. O ney lan (Şimay'ın - kız kuzenim Bursa'dan - dediği gibi).
Tatili net özet geçiyorum, 8 gün Alanya takıldık, hotelde konsept dışı kaldım, ha hatta bavulum gelmedi bilmem ne Hollanda'da kaldı, bavulsuz kaldım, koktum, çürüdüm 18 saat boyunca, sonra 8 gün Fethiye yaptık, ben böyle bir mavilik görmedim yarappim bir kere daha mavi rengi neden sevdiğimi anladım, sonra Bursa'ya gittik bir hafta boyunca, son iki gün ise İstanbul. Lanet olsn ki bitti. Ben bu tatili anlamıyorum. Hatta öğretmenleri, iş verenleri hiç anlamıyorum. Hiç biri halimizden anlamıyor. Zaten tatil dönüşü insanda psikoloji diye bir şey kalmıyor ne diye ilk gün ödevi kıçımıza dayatıyon, iş yerinden arıyon "bugün erken gelebilirmisin?" diye. DÜN GELDİM LAN DÜN DÜN. Bu tatilden dönüş olayı bi beni etkilemiyor sanırım, herkeste vardır. Hatta tatilde hiç bir yere ayrılmayıp aynı şehirde kalanları düşünemiyorum. Sende ki ruh kimsede yok yemin ederim. Sende ki can, sabır, dedemin vesikalık fotoğrafında bile bulunmuyor net söylüyorum. Hala yüzün gülüyor ya pes. Ben tatile gitmeyeceğim, herkes babadan kalma miras gibi fotoğraflar paylaşacak ve ben beğeneceğim öyle ya? Yok, öyle bir lükse sahip değilim. Suratımı asarım. Anneme trip atarım "BİZ NİYE GİTMİYOZ HERKES GİDİYOR!" derim. Ağlarım lan hatta. Duvara gömerim kendimi net yıkılırım Murat Kekilli'nin - Seni Çılgın klibinde yer alırım. ABİ BUNALDIM YA. Pes artık. Şu ulan sınavlar başlayacak, iş yoğunluğu var, lan yuh yaz tatile daha 365 gün var psikolojisi beni benden alıyor. Daha bunun son bahar, kışı falan var. Varda var. Daha toparlamam gereken sınavlar var. Net bir şekilde sıçtım.
Neyse en son yazımda Ağırıza benim uyurken çıkaracağım sesten bahsediyordum. Bilmiyordu tabii. Önceden kıza net bir şekilde anlattım "Lan bak IIIIIHII diye ses çıkaracağım beni döv, it, vur, gebert, Şüşü sus de ben susarım" dedim. Yani önlemlerimi aldım tabii. Kızı uyardım "bak ben normal değilim, uyurken içimden bir varlık sesi çıkıyor, bir mağıra, bir uçak bir Gülyabanı benden söylenmesi" dedim. Ağırıza tınlamadı. Yok lan dedi, okadar abartma dedi. Bok abartma dedim. Kız beklemedi tabii. Sonra ben uyurken ilk gece normal uyumuşum. Bu benim ciddi ciddi abarttığımı yok saçmalıyorsun kızım sende her insan gibi normal uyuyorsun işte dedi. Sonra görürsün kızım sen dedim bu daha ne ki yani sen iyi halime rastlamışsın dedim. Neyse ertesi gün borudan ses çıkarcasına ses çıkarmışım. IIIIHHIII böyle ayıdan ses çıkarcasına kendimi yıpratmışım. Ağırızanın ödü kopmuş. Ne lan bu demiş. Şüşü demiş, sus, olm sus lan kes, demiş. Ben üç saniye susup devam etmişim. Tüm gece içine etmmişim. Kızı uyutmadım. Sabah uyandım "senin ebene tükürim Şüşü. Senin hayata dengesiz bakışına edeyim Şüşü. Allah senin belanı vermesin kızım nasıl bir ses lan bu? BABAMIN TARLASINDA MI ÇALIŞIYON NE İŞLE UĞRAŞIYON GECE GECE!" diye saydı, sıvaladı, bağırdı, çağırdı, uyutmamışım, gözlerinin altı morluk olmuş. Güldüm bende, yıkıldım yerlere "ben dedim kızım" dedim, güne devam ettim.

Ağırıza hopladı zıpladı. O günden beri benimle dalga geçiyor. Her saniye IIIIIIHI diyor. N'apım Allasen n'apim? Öleyimmi? Dedim ben normal değilim diye'de bu tatil niye bitti ya? Allaaen niye bitti bu tatil? Dalga mı geçiyon tatil? Dengemi niye bozuyon yaz? Aşık mı oldum ben ne oldum ben bana ne oluyor lan ruhmen iyi değilim. Fuck the system Allahını yıllık 4 sezonun içine edeyim. Bende ne hikayeler var varya, hepsini yazmak istiyorum, ama bu şimdilik sadece bir başlangıç. Ha bu arada SAÇ RENGİM AÇILDI. TÖVBEST. Bakalım kitabım nezaman D&R raflarında bulunacak...

Dip notu aldınız umarım,
Şüheda Özyar


NOT: Tatili güzel yapan sadece anılardır.

Şimdi ŞÜŞÜ FOTOĞRAF dediler:


14 maart, 2014

Nerede?

Elinde elinde.

Bazen çok unutkan oluyorsun veya bir şeyi kafana çok takarsın, "TELEFONUM NEREDE LAN?" dersin yanında ki insan sana dön dön bakar "Elinde ya mal" der. Şimdi bu mal ben mi oluyorum, yoksa telefonum mu. O telefonun elimde ne işi var? Ben onu en son odamda bıraktığımı hatırlıyorum. Böyle bazen gidiyor kafa işte. Kafa mı gidiyor, beyin mi duruyor "La olm çalıştırma beni, bünyen almıyor işte" diyerek. Bende anlamıyorum. Böyle yoruluyor insan ya. Durduk yerde bunalıma giriyorsun "Ulan nerede bu kalem?", kız gitmiş toka olarak saçına takmış sonra nerede diye haykırmış. Sana sansürlü evet, 3 evetle seni "nerede kulübüne" uğurluyoruz.

Var böyle arada sırada oluyor insana, geliyorlar baya. Kafana çok şey takarsın, sonra diğerlerini unutursun. Çok şey düşünürsün, sonradan çok şey takarsın kafana. Mesela hoşlandığın bir çocukla konuşursun. Çocuk online gelir, sana yazmaz. Sen ona en son "Nasılsın?" diye sordun, ama bu o soruya cevap vermiyor. Yani bunu çok takarsın kafana, arkadaşına "YAZMIYO LAN BANA" dersin, arkasından "Kesin başka biriyle konuşuyor. Ulan yine online geldi. Şerefsiz yemin ederim yazmıyorum daha. YUUUH, yazmıyor lan. Yazmazsan yazma, bir daha nah yazarım sana, gör bak!" ... (2 dakika sonra).... "İyiyim, sen nasılsınn?" ... "OHÁ, YAZDI LAN YEMİN EDERİM. Sen nasılsın'ada iki tane n harfi koydu. Ben en iyisi cevap verim" ... "Bende iyiyim sağol :)" dersin. Konu burada kapanır. Bazı insanlar çok " :) " . Biz insanlar çok şey takarız aklımıza. İki tane n harfi koymanın mutluluğunu yaşıyoruz. Mesela hayal gücümüz çok fazla bizim. Çocuk beni aldatıyor başkalarıyla konuşuyor deriz, iki saat sonra gelen mesaj ise "uyuya dalmışım". Böyleyiz biz, ne bilim belki de ben sana çok fazla değer verdiğim için hayal gücümü çok kullanıyorum ama sen değer vermediğin için rahatlıkla uyuyabiliyorsun. Bu yüzden şimdi sen ellere online, bana last seen'sın.

Yaz tatilinde Bursa'dayım bir dönem. Şimay ile zafer plaza, kent meydanı diye geziyoruz. Bir olay var, tatilde olduğum zaman her bir şeyim dahada kıymetli oluyor. Cüzdanıma, telefonuma, hepsine sıkıca sarlıyorum. Elimde tapu var da elden gidecekmiş gibi hissediyorum. "Şüşü ne diye sarılıyon böyle ya" diyor, "Olm çalınırsa görürsün" diyorum. Biri mesaj attığından değil yani. Bu AYFON, havam olsun diye taşıyorum yanımda. Şimdi Türkiye'de ki alışveriş merkezleri en güzelidir. Alt katta BİM var, en üst katta İskenderci var. Yemek bölümü diye bir yer var. Böyle bolluk görmedim. Yemek seçebiliyoruz, öyle bir lüksümüz bile var. Oturduk Şimay ile bir yerde. Farklı birşey alayım derken, gittim yine aynısını aldım. Sonra oturduk. Şimdi böyle oturduğun zaman sanki herkes sana bakıyor gibi hissediyorsun. Bakıyorlar oysa. Durdum. Böyle sol taraftan "Ulan sanki bu apaçiler beni süzüyor" dedim Şimay'a. Kaderimde apaçilerin var olduğunu bilseydim, yemin ederim kaderime çizgi çizerdim ki konumuz bu değil. Telefonumu çıkarayım dedim çantamdan. Çantamı arıyorum, telefon yok. Ceketimin cebine bakıyorum, yok. Masayı süzüyorum yok. Şimay'a döndüm "Lan telefonum yok, sana mı verdim" dedim, bende bir panik oluştu. Şimay her yerini arıyor, ama yok. Sonra ayağa kalktım, olur ya bu götle üzerinde oturmuşumdur, telefon yok. Sonra uzakta ki masadan bir ses geldi "ELİNDE!" dedi, ne diyor lan bu diyerekten baktım"... "ELİNDE ELİNDE!" dedi elini gösterdi, sonra ulan dedim yoksa telefonum elimde mi, az baktım, rezil olduğumun kanıtıdır dedim. Kendimi rezil edeceğime onları rezil edeyim dedim, anlamıyormuş gibi davrandım "NEREDE NEREDE?" dedim, grup haliyle "ELİNDE!" dediler, ellerini gösteriyorlar böyle savaş içinde bir birinin elleriyle oynuyorlar, kafam dumanlı bugünde sarhoşum modunda olan Arsız Bela'lılar. "NEREDE NEREDE NEREDE?" dedim yine, "ELİNDE ELİNDE" dediler, sonra grubun içinde bir çocuk "olm bu bizle dalga mı geçiyor lan" dedi, göz göze geldim "Adam haklı beyler, dağılın" dedim. Elime telefonumu aldım, oturdum. UZA der gibi kendimi alışveriş merkezin üst katında oturan klas insanı gibi hissettim.

Böyle bazen nerede? sorusuna rezil oluyorsun ya. İşte ona unutkanlık derim. Veya aklıma biraz sen kaçtın, aklımı karıştırdın. Yazacağın yok ama, insan elinde telefonla bekliyor işte. Bazen adam haklı çıkıyor, "Ulan telefonun elinde olduğu halde nerede diye soruyorsun ya, neyse devam edemi...." (dağılın).

Aklım karışıyor bazen,
Unutuyorum seni,
Şüheda Özyar

NOT: Elinde olanın değerini bilmediğin zaman, nerede diye haykırırsın.