Pagina's

Posts tonen met het label instagram. Alle posts tonen
Posts tonen met het label instagram. Alle posts tonen

14 februari, 2016

AAAAA

Ama bu nedir ya?

Hiç adaletli bi dünya olduğunu düşünmüyorum hayat hiç ama yok böyle dengesizlik. Murat Boz'un Aslı Enverle çıktığını öğrendiğim andan itibaren (YA HAAYIIIIRRRR YAA VALLA UMUT MUMUT HEPSİ GONE) hayata film izlerken araya giren reklamlar gibi hissetmeye başladım. Bi Aslı Enver şansı vereydin ya Allahım ya, only for one day yeterdi. Bi umudumuz vardı o da çölde su bizde baraj olduk. Böyle bazen AAAAA ama yok artık bu nedir ya diyorum. Kendimi bir gün böyle çok güzel hissedeğim tam o an bir kız görüyorum diyorum artık bu önceki hayatımda ben neler yanlış yaptımda yarappim bu durumlara düştüm yani. 17 yaşında ki kız karşıma yılların Adriana Liması gibi davranıyor, ben hala bıcı bıcı yaparken aşşağdan biri sıcak su açtığında ben duş alırken neden birden soğuk su akıyor diye düşüneyim. "ANNEAAĞ KAPAT ŞUNU YA," diye bağırıyım ama bu kadar adaletsiz bi dünya yemin ederim görmedim dünya güzeli.

Hem topçu, hem popçu hem oyuncu üstüne üstelik sadece sevgilisini takip ediyor. Demekki ben harbi öküzlerle konuşmuşum. Karşıma çıkan herkes benden şanssızmış. Ben umutsuz onlar benden daha umutsuz. Ya sadece sevgilisini takip ediyor demek, cool. Bu durumda hem Burak Özçivit hem Murat Boz'un sevgilisi olduğuna göre ben yine ortada kalıyorum. Tutunacak başka yakışıklı ünlüler bulmam lazım. Şuan listemde ki herkesin "sevgilisi var" imzası dolaşıyor. Murat Boz öyle seviyor ki artık yani sevgilisiyle paylaştığı fotoğrafda kız ağızını yüzünü kapatmış, donuyorum, sevgilim yanımda gözlerim gülü..... neyse daha fazla konuşamayacağım. Biz olsak "Ay olmadı, bir tane daha çekelim," deriz. Adam umursamamış, adam gibi adam sevgilisine sahip çıkmış. Hangi tarafa doğru ağlasam artık dayanamıyorum çok fazla üzerime geliyor medya. Neyse diyecek birşeyim kalmamış, Kardeşim Galasında, BURAATT diye bağırdığım ses tellerime yazık. Hiç faydasını görmedim.
AAAAA dedirten bin bir olay geçti başımdan. Çoğunlukla herşey benim düşündüğümden daha güzel ve farklı olduğu zaman. Örnek olarak benden daha güzel kızlar gördüğüm zaman kullanıyorum. Boy, desen bende yok mesela 1.60 ya varımdır ya yoğumdur. Parmaklarım bi şekil zaten kafalarına göre birden uzamamaya karar verdiler, enine doğru gidiyorlar. Tombul yani. Kalçalarım Kim Kardashian'ın kanıyla evirip çeviriyor kendini. Salıverdim yani. Nereye giderse gitsin artık umrumda değil. Öz güven denilen kelimesinin ilk iki harfi bile yok. Aynaya bakıp güzelim dediğim an fotoğraf kamerası benden nefret eder gibi görüntü veriyor. En son bir haber okumuştum, Justin Bieber instagramdan bir kız beğenmiş, kızın fotoğrafını kendi sayfasında paylaşıp "Who is this?!!," diye yağdırmış. Kız şimdi ünlü bir firmanın mankeni. Üstüne üstelik kız çocuk bakıcılığı yapıyormuş önceden ve daha bitmedi, kız 17 yasında! Tabii haberlerde okuyorum bunları, işte kızın adı Cindy Kimberly'miş. Aradım merak ettim artık. Bi baktım, kız harbi taş. Kız güzel yanı Allah bana vermemiş de diğer kimler kimler neler neler varsa vermiş. Kız bildiğin 1999'lu yani. Kıza bakıyorum, aynaya bakıyorum. Oturduğum yerde kilo aldığımı hissediyorum. Yüzüm gözüm kıllar içinde, önüm arkam yağlar içinde, sakal bıyık pas içinde, siz benim nasıl yandığımı nereden bileceksiniz? Gittikçe çirkinleşiyorum yani. O kız nedir ya. Ulan ben 17 yaşımda ki halimde Çılgın Bedişte ki Banu'yu örnek alıyordum. Hem o ne öyle yani milyonlarca takipcin var, sen gel elin Bağcılar kızını instagramına paylaş. Bana bu şans düşse çocuk "Look at this hahahahah" der, o derecede küfür yani. Instagramda dolanıyorum aşırı güzel kızlar görüyorum abi yani, vücut desen kusursuz, yüz hatları acayip, makyajları dev ve bunlar 1999'lu çoğunlukla. Geçen birini gördüm 2000 doğumlu. Ya bunlar modern insanlar ben yetişemiyorum artık. Printscreen yapıyor Kanka'ma gönderiyorum "Amk bunlar insansa ben neyim lan," diyorum. Hiç hayatımda başka işim gücüm kalmamış gibi stalklıyorum. Erkeklerden vaz geçtim yani bu devirin kızları daha çok ilgimi çekiyor. Nasıl bukadar güzel oluyonuz lan :') Gargamel fonteni gibiyim, yüzüm ayrı, götüm ayrı bi dengesizlikte. Ya hepsi de kılsız, fabrika gibiyim üretip duruyorum yemin ederim. Bi pozlar veriyorlar, diyorum Allahım azıcık ya, little little be vereydin bize? Biraz vücut, yüz güzelliği, fotoğraf kamerasının bizi sevme özelliği, şans ya, instagramda 16 yasında ki kız Chanel'den sponsorluk alıyor biz hala "Kanka bu fotoğraf olmuş mu lan söyle," tribindeyiz. Bi Neğin olamadık, köşe bucak kahrolduk mahfolduk. Ama hala bi umudum var, Arda Turan sevgililer gününde birşey paylaşmadı henüz, Allahım sen büyüksen. Ya bana bakacağından değil, kimseye yar edemiyoruz sorun orda hahahdhjgaj off.

Murat gittiği günden beri umut mumut hepsi dört köşe bucak kayboldu. Öz güvenim yerlerde sürünüyor hep bu 1999'lu 2000'li kızlar yüzünden. Sağ vurup Adriana Lima görünümlerden. AAAAA dediğim bir sürü olay var. Mesela bugün 14 şubat. Yok ya ne mucize bekleyecem. Hiç ya ben mucizelere inanmıyorum, mucize kim? Bu derecede boyutu aşıyorum. Kaç yıldır 14 şubat hakkında blog yazıyorum hala bi yanlızlık seremonisindeyim. Geçen bir kız doğum yaptı, 95'li çıktı. Bugün bi arkadaşım 98'li kızı istemeye gidiyor, ben 92'li olmama rağmen BURAK MURAT diyen bir insanım nekadar çok üzdünüz lan beni. Şuan yazarken aynaya bakıyorum da amk elli küsür yaşında iki çocukla ortada bırakılmış evi kim toplayacak bu kılları kim koparacak modundayım. Niye ben böyleyimde Aslı Envere herşeyi veriyon yarappim ya. Ne zaman etrafı camlı kaplı evimde oturup çok mutlu olacam ya, ben niye bukadar mutsuzum lan. Herkeste de bi acayip hormonlar var niye ben hala Banu gibiyim be AAAAAA YETER AMA. Instagramda 17 yasında ki kız nasıl oluyor da yılların mankeniymiş gibi duruyor da beni ezip geçiyor ya hala anlamış değilim.

BURAT yok artık,
Şüheda Özyar


NOT: Elimizde olmadığı için herşeye özendik biz.

14 şubat çiceklerim pofidikten geldi (A)

14 subat, aaaa, saskin, komik, argo, sevgili, suheda ozyar, suhedaozyar, oha, OHÁ, hikaye, justin bieber, instagram, cindy kimberly, 90, tshirt, tisort


40% SALE on the OHÁ HIGH FIVE COLLECTION @ 
WWW.SHOPOHA.COM

Instagram: ohabysuhedaozyar
Snapchat: suhedaozyar
Periscope: suhedaozyar

24 september, 2014

Takip

Takip edeni takip ediyorum

YA Bİ GİT. Bİ HAYAT KUR KENDİNE. Bİ YAŞAM ÇABASI Bİ ENERJİ TÜKET. Bİ SU DEPOLA Bİ YÜRÜ. Bİ GEZ Bİ TOZ ANASINI SATIYIM YA. Ne bu ya. Sen kimsin abi. Seni ben ne diye takipe takip alıyım. Takip edeni takip ederim, siktir git. Kampanya var, üç çorap alana 20 çorap bedava diye kampanya mı olur. ??????. Bi tedavülden kalk bi ya. Bi Zürich de gez ulan. Bi nefes girsin şu nefes borularına. Bi oksijen girsin beynine. Üç çorap alana 20 çorap vereni gördüm lan. Tapuyu da vereyim mi? Al lan tüm tekstil fabrikam senin oslun, istediğin çorap olsun, yanına da buzdolabı hediye. Tam oldu bu.

Güzel sözler burada. Karikatür sayfası burada. Gülmekten öleceğiniz fotoğraflar, hiç bir yerde yok (sanki uzaydan geldi mal). Beni takip et, fotoğrafın beğenilir (yokluğa gel yokluğa). Kısa şarkı videolarım benim sayfamda izleyin, yani diyor ki yalvarırım abi nolur beğen bak sesim güzel değil, gitarı yeni öğrendim nolur ünlü olayım. Trend diye bir konu var herkes takip ediyor. Mesela ALS, bağış yapan sadece iki insan. Sonra bi ara Sebastian in, Nazım Hikmet out. Sonra insanlarda bir takip merakı bi "abi yalvarırım takip et bak ayağını öpeyim, taş böbreğin olayım takipe al". Olur ya, reklamcılık. Herkesin içinde var demek ki...
Biz insanlar bazen yokluğun dibini, yalnızlığın everstini yaşıyoruz. Dışım bahar bahçe, içim Türkü bar kafasındayız. Baktık yanımızda ki insanlar iki gün var, üçüncü gün yoklar; Social medya'ya sarıyoruz. Belimizi sıka sıka, sarıla sarıla hepimiz bir ünlüyüz. Yanımızda ki insanlar asla istediğimiz gibi olmasa bile, takipe takip abi. Sen beni takip et, ben seni yemin ederim ekmek kuran çarpsın geri takip edeceğim. Öl sen. Bukadar yalnızlık neyine? Bukadar çağresizlik? Emek versene sen şu takipçilerin için. Bak bana, o sözleri yazacağım diye karanlık gecelerim çoğalıyor. İlla bir kariyer yapacağım diye... takipe takip.
İsyanlardayız. Acaba diyorum bu insanlar neyin kafasını yaşıyorlar? Takip edeni takip. Beni takip et seni de edeyim. Nolur takip et bak numaramı bile veririm konuşuruz diyeni bile gördüm. Yalvarma ya, uyu sen. Uyumaktan daha güzel bir şey var mı. Şimdi kendimi bir takipe takip kafasına sokuyorum. Abi valla yalnızım. Şu kafadan bi çıkmak istiyorum. İki de bir fotoğrafların altına "Takip edeni takip ediyorum," diye copy paste yapmaktan zevk alıyorum. Okulu salladım, dersler mi? Amaaan koy g•te gitsin. Sonra bi bakıyorsun, 1 takipçin bile çoğalmadı. Yapmayın, etmeyin. Kendinize yazık etmeyin. Takip edeni seri geri takip. Ha yani ciddi anlamda takip etmeyende var. Keşke en büyük derdim bu olsaydı. Beni takip edeni ciddi geri takip etseydim, sevgili olsak, zengin olsak, evlensek, çocuk falan, yalımız, düğün davetiyenin üzerine de "takipe takip" yani diyor ki düğünümüze gel, biz de seninkine geliriz. Galiba bizim Türk milleti Takipe takipi burdan aldı. Lan düğüne davetiye yollasak "bizimkisine gelmedi bunlar biz niye gidelim?" diyen bir milletiz. Unfollow for unfollow.
Geçen de biri bulaşık reklamı yapıyor abi fotoğrafın altında. Ya diyor ki "Bulaşıklarınız ter temiz olacak, deterjanlar burdan!" diye. Ben sana nasıl güveneyim? Nasıl bileyim? Deterjanmısın sen? Reklam ajansı mısın? Nesin sen Sabancı mısın? Kafan mı güzel. Pazarlama müdürü mısın nesin sen? İki liralık deterjana bildiğin 10 TL kargo ücreti ödettireçen bana. Ne diyon? En son biri benim yetim fotoğraflarımın altına takip edeni takip ediyorum yazmış. Gittim buldum bunu instamessage'dan "TAAKİİİPPP. Adımızı takiplere yazdırdım. Takipi de arasına kondurdum. Üstüne takıp çaktırdım. Takip takip takip. TAAKİP" dedim. "Ne diyorsunuz?" dedi ... "Senin ne dediğini anlasam ben de ne dediğimi anlıyacam" dedim arkasındada "Git hava al. Git biraz gökyüzü gör. Nefes al, oksijen girsin beynine" dedim. Yıllardır içimde kalan takipe takip şarkımı böylece coverlamış oldum. Seni anlamıyorum, ama kendimi hiç. Ama gelelim asıl soruya. "What the fuck ik takipe takip?" ... = Bildiğin yalnızım. Yani baya baya yalnızım. Hatta iyi yalnızız ha. Çok yalnızız. Ölelim.

Ha şimdi bu yazı ne alaka? Bende anlamadım, sen de benim gibi anlamadın. Bu satırları okuyan herkes ilk başta "He he takipe takip valla biliyom onu her yerde görüyom" demiştir. Bende yazacam lan bundan sonra, benim farkım ne? Ne lan benim senden farkım. Bildiğin takipe takip. Takip edeni takip ederim. Takip edeni la angara. Seri takip. Takip. Takipe takip eden insan yalnızdır. Mutsuzdur. Hüzünlüdür. Gülmüyordur. Abi WhatsApp'da ki bok emojisi bile gülüyor anasını satıyım böyle yokluk olmaz ya.

Sen hiç unfollow yedim demek nedir bilir misin?
Şüheda Özyar


NOT: Unfollow edeceksen neden selam veriyorsun zalimin kızı?

16 juni, 2014

Gülmek

Ağızını kapatta gül

Herkes farklı güler. Biri sesli, biri sessiz, biri "içimden güldüm"... "nasıl yani"... "baya baya içimden yani... böbrek, ak ciğer, safra kesesi hepsinle bir" ... "Neyse sana iyi günler, hadi öptüm. Öptüm öptüm, haaadi hadi". Konu kapanır. İnsanlar çok farklı karakterlere sahiptir. Güldüğün zaman seni ya anlar, ya'da anlamazlar. Öküz gibi kendi şakana gülmek diye bir şey daha var. Herkes susar sen gülersin. Çünkü komik abi. Benim şakalarımın hepsi komik. Ben baya baya gülüyorum içli dışlı. Beni sevmeyen kendi başına gülmesin. Şimdi sen bunu okurken yanında kim var Allaasen? Kendi kendine gülüyon, biri görse "bunu'da kaybettik ya la" der. Telefonuna bakan gülüyor, bilgisayarın ekranına bakan sesli gülüyor.

Abi gülmek çok acayip bir şey. Herkes güldüğü zaman hormonları değişiyor. Ben gülen insanları çok seviyorum çünkü gülmeyi biliyorlar. Surati asık gezen insanları'da anlıyorum "Ulan bu dünya'da ne buluyorlar'da gülüyorlar valla anlamıyom. Hiç komik değil" diyip geçiyorlar. Hatta gülümsemek bir reflekstir. Ben güldüğümde karşımdaki de muhtemelen "Ulan bu niye gülüyor, beni'de güldürüyor" der. Bu yüzden gülmek hiçte kötü bir şey değil. Ben gülerim'de, sen güldüğünde bir başka işte...
Mesela en büyük örnek ben içime içime gülerim. Ağızımı açar eşek gibi gülerim. Sessiz ama. Beni tanıyan herkes "GÜLÜYOR ŞÜŞÜ GÜLÜYOR, şaka komikti yani, ses yok ondan söyliyeyim dedim". Sessiz gülerim. Niye bilmem ama böyle yıkılırım ama aile arası sesli gülerim "Ya bırak! Git içine kapan. Git sokul bir yere, bu ne ya. Gülmüyor ki. Gülse birşey demem. Anırıyor resmen arkadaş," diyor herkes. Ne suçum var yahu! ĞAĞAĞAĞAĞAĞA diye gülmüyoz ya.

Hatta biriyle yazıştığımız zaman çok farklı gülen insanlar var:
Normal insanlar: hahahaha
Anormal insanlar: Ay çok komikti vallaha yıkıldım, sesli güldüm: HAHAHAHAHAHA (sanki biz içimize kapanarak gülüyoz, biz böylede malız)
Depresyondayım: Ulan YIĞILDIM valla YERLERDEYİM: hkaşgdkgfadhkgfah
Sen ne ayaksın.: İnternette gördüm, valla artık böyle: ĞAĞAĞAĞAĞAĞA
Öküzler: Ha ya çok komikti: haha
Allahın odunu: Ndn bn h soylsne :) : h

Güldüğünü yazıp ama aslında gülmeyende var. O tam bir oyuncu! Seni alıyorum. Seni star yapmaya karar verdim. hahahaha yazıpta telefon başında hiç yüz ifadesinde ince bir çizgi bile değişmeyen insan, sen n'esin? Sen hangi kafadansın. Sen ne duygusuz bir insansın? Ne bozuk bir yapın var senin. Pintirikçi. İstisnacı. Fake people, you are fake oké?
Depresyon ile çarşıdan eve doğru yürüyoruz. Hava güzel olduğundan dolayı konu bende hep yalnızlık. Hava güzel olunca böyle insanın "Ay yanımda şimdi böyle biri olacaktı, valla tutacak kolumdan gel diyecek, koruyacak beni"... "Neyden koruyacak seni lan?"... "Yani ne bilim, güneşten"... "GÜNEŞ?" Yani sevgili olsun, taştan olsun, ama benimle olsun. "Taş?"... "Al sana taş arkadaş, çok zor değil yani"... "Bi dalga geçme ya, bi ha". Depresyon ile çok konu konuşuruz. Çoğunlukla geleceğimiz hakkında veya hayata dair başarmak istediklerimiz konusunda. Bazen ise ruh halimden veya yalnızlıktan, bunların hepsi'de yokluktan. Sınavım bok gibi geçtiği zaman Depresyona sorarım mesela "Lan senin sınavın nasıl geçti?"... "Hiç sorma, valla bok" dediğinde üzülmem, gülerim.
Çarşıda yürürken Depresyon ile tüm konuları konuşma özelliği var bende. Konudan konuya atlarım, gülerim'de. Bi o beni anlıyor galiba. Ben güldüğümde, o'da gülüyor, üzüldüğümde ise Bedirhan Gökçe dinletiyor. Ama Depresyon biraz duygusuzdur. Odun'dur ama Nesat Ertaş dinlemesini bilir. Neyse uzaktan bir grup çocuklar kestim. BUNLARI AYARLAMAM GEREKİYOR! dedim. Başladım gülmeye. "Ay gerçekten işte öyle, sonra böyle oldu" diye kuyturuk cümleler kurmaya başladım. Türkçem düzeldi. Çok düzgün Türkçe konuştum. Hatta güldüm. En güzel halimle gülmek istedim ki çocuklar bana baksın "Ay bu okadar çok güzel gülen kız kimdi?" diye ansınlar beni. Sessiz güldüm, havaya kaldırdım kafamı (şimdi bu gülüşü az bi hayal edin), gözlerimi kapattım, ağızımı açtım, böyle hiç ses yok ama ben bir Margot Robbie'yim derken birinden "Ağızını kappatta gül" dedi. Ay o hayal perest dünyam bi yıkıldı. Ağızımı kapatmam, kaşlarımı büzmem ile yanımdan geçen oğlanların "Kafaya bak" düşüncesi arasında tam 0,26 saniye vardı. "Kim dedi lan onu?" dedim. "Ben," dedi elin Recep İvediği oturmuş café'de beni ayarlamaya çalışıyor. "Bi kalk bi yerinden, bi spor yap, bi gül" dedim devam ettim.

Tren istasyona doğru yürüdüm "Biri bir şey desin diye canım çıksın, öküz gelmiş ağızını kapa'da gül diyor"... "Yok yani, bende ki bu şanssızlık tarihe kazık atar".. Hep o millet komik diye bana yolladıkları mesaja "hahaha" yazıpta gerçekten gülmediğim için bunların hepsi başıma geliyor. Bundan sonra hep gülüyorum. Senin şakan bok gibi olsa bile ben hunharca güleceğim. Belki bu kez Ali beni arar ashdgaghsfjkagh

ĞAĞAĞAĞAĞAĞAĞAĞA,
Şüheda Özyar

NOT: Gülmek terapi gibidir, sana çok yakışıyor.

Depresyon ile aynı dersten büte kaldığımızı öğrenince biz: